Ana içeriğe geç
Sözlük

ilgilendi ile cümle

ilgilendi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Elbette bu 'iş' beni de ilgilendiriyorI'm minding this matter for sure.
Ve aslında ilgilendiğimiz, bu türden konular.And these are the kind of topics we really actually care about.
Bunun yanında, beni daha yakından ilgilendiren bir sorunum var.I, however, have a problem very close to home.
İşte beni ilgilendiren problem budur son on yıl veya civarında.So here's the problem that I've been interested in in the last decade or so.
İşte bu laboratuvarımda ilgilendiğimiz şey.So that's what we're interested in looking at in my lab.
Sonra UNAMA Afganistan'la ilgilendi.And then UNAMA became involved in Afghanistan.
Fakat ilgilendiği sadece Çinin kahramanları değil.But it's not just Chinese heroes he cares about.
Ama ben süreçle ilgileniyorum bunları oluşturma süreci, benim asıl ilgilendiğim olay.But I'm interested in the process of creating, as the real event that I'm interested in.
ilgilendiđim tek ţey kaliteli, çok kaliteli kahve.Danny: The only thing I was interested in is quality and quality coffee.
Beni bazen ilgilendiriyorlar. Ve defterlerimde birçok resmi var.They occasionally interest me, and I have many pictures of them in my notebooks.
Bu örnekte sadece pozitif değerlerle ilgilendiğimiz için, y eşittir 6 diyoruz. -I wanted this to be a positive x-value instead of a negative x-value.
Seni ilgilendirmez.None of your business.
Onlarla ne yapacakları sizi ilgilendirmez.It's not your business what they do with them.
Ama 1950'lerde hiçbir şey insanları 1950 yılı kadar çok ilgilendirmedi.But nothing got people interested in 1950 like the year 1950.
Burada bizim ana olarak ilgilendiğimiz iki hedef var.There are two primary targets we're doing here.
İlgilendiğim bir diğer alan ise yaslanmanın çok önemli bir faktör olduğu gerçeğiydi.The next area that was of interest to me was the fact that reclining was a very important factor.
Bu bölüm Sanja Gupta'nın asıl ilgilendiği kısım.This is a segment that Sanjay Gupta actually took care of.
Ve bu süre içinde Sizi ilgilendiren her hangi bir iş bulunamadı mı?And during this time haven't you found anything to interest you?
Artık makineye iyice alışmaya başladıkları zaman, kargaların geri dönüşüyle ilgilendik.So, when they get really used to that, we move on to the crows coming back.
Bir yerimi incitmem sen niye ilgilendiriyor?What is it to you where I am hurt?
Eşim "Seni ilgilendirmez." diye yanıtladı.My wife replied, "None of your business."
Erkekler pede dokunmazlar, çünkü onları ilgilendirmez.They are not going to touch that, because it's not your matter.
Haberimiz var. Erkeđimi rahat býrak. Seni ilgilendirmez!Não deixem que a enterrem como um cachorro.
Eugene, hiç müdahale etmedim... ama bu ailemi ilgilendiriyor.Um grande católico encontrou a solução! Colocar seus filhos na fábrica... não adoecerão.
Tam da sizi ilgilendiren bir konu hakkýnda Bay Woeste'yle konuţuyorduk.Sendo assim, podem decidir qual será seu futuro. E o de seus filhos.
Onun yüzünden ilgilendiğim kadın sayısı...The women that I've had to take care of...
Bir adamla çıkıp çıkmamam ya da aynı mekanda bulunup bulunmamam... ...seni neden ilgilendirsin?Why does it matter to you whether I've dated a man or if I'm in or out of a room alone with a man?
- Bireysel inançların beni ilgilendirmiyor.[Black] (God) doesn't care about our individual ears???
Ne gibi şeyler alıcıları ilgilendiriyor?What sort of things are the buyers interested in?
RAB yine de ilgilendi sıkıntılarıyla Yakarışlarını duyunca.Nevertheless he regarded their distress, when he heard their cry.
Kendini ilgilendirmeyen bir kavgaya bulaşan kişi, Yoldan geçen köpeği kulaklarından tutana benzer.Like one who grabs a dog's ears is one who passes by and meddles in a quarrel not his own.
Çıplaktım, beni giydirdiniz; hastaydım, benimle ilgilendiniz; zindandaydım, yanıma geldiniz.›Naked, and ye clothed me: I was sick, and ye visited me: I was in prison, and ye came unto me.
Benim yapacağım sizi ilgilendirmez, sizin yapacağınız da beni ilgilendirmez."You are not answerable for my deeds, nor I for what you do."
Tevbelerini kabul etmesi veya işledikleri zulümden dolayı onları azaplandırması seni ilgilendirmez.You have no say in the matter if He pardon them or punish them, for they are unjust.
Ama politikacıları ilgilendiren bir konu değil.Gay is evil dont support it in any form.
Hem sanatçı hem de öznelerini ilgilendiren bu tartışmacı konu Archibald ile yakından ilgili.This has been a contentious point with the Archibald, regarding both artists and their subjects.
Bu durum özellikle Rusya'nın internet trafiğini denetlemekle yakından ilgilendiğinin bir göstergesi.This has been particularly clear in Russian interest in the monitoring of internet traffic.
Ve beni ilgilendiren ve kitaba nüfuz eden şeyler de bunlar oldu.And those are the things that interested me and influenced the book.
İhaleyle bir İtalyan ve iki Alman firmasının ilgilendiği bildiriliyor.One Italian and two German companies reportedly have indicated interest.
El Tani, ülkesinin BH ile ikili ilişkileri ilerletmekle ilgilendiğini söyledi.Al-Thani said his country is interested in enhancing bilateral ties with BiH.
İki yabancı banka, Arnavutluk'un Tasarruf Bankası'yla ilgilendiklerini resmen beyan ettiler.Two foreign banks have officially registered interest in Albania's Savings Bank.
SE Times: Geçen yıl, Makedonya geleceğini ilgilendiren birçok konuda yaşamsal önemde kararlar aldı.SE Times: Last year, Macedonia made several crucial decisions for its future.
Lieberman da İsrail'in Karadağ'ın turizm sektörüne yatırım yapmakla ilgilendiğini belirtti.Lieberman said that Israel is interested in investing in Montenegro's n tourism industry.
Ne var ki, üç yabancı banka, hisseleri satın almakla ilgilendiklerini gösterdi.However, three foreign banks have shown an interest in purchasing shares.
Erdoğan, "Bu da, Balkanlar'la ilgili her şeyin bizi ilgilendirdiği anlamına geliyor." dedi."This means everything related to the Balkans is of interest to us," Erdogan said.
Milletvekilinin davası Hırvat halkını son derece ilgilendiriyor.His case is of considerable interest to the Croatian public.
Bu konular, AB üyelerini ve aday ülkeleri eşit derecede ilgilendirmektedir.These issues concern the EU members and aspirant countries equally.
Ankara, siyasi istikrar sağlanması halinde Sancak'a yatırım yapmakla ilgilendiğini belirtmişti.Ankara has shown interest in investing in Sandzak, but only if there is political stability there.
Çok sayıda potansiyel bağışçı reform projelerinin finansmanıyla ilgilendiğini belirtti.Several potential donors have already expressed an interest in funding reform projects.
Turizm Bakanı Elena Udrea hükümetin meseleyle ilgilendiğini söyledi.Tourism Minister Elena Udrea says the government is looking into the issue.
Şu anda 15 yabancı firma ARMO'yu satın almakla ilgilendiğini belirtti.Currently, 15 foreign companies have expressed interest in acquiring ARMO.
Ülke medyası da kasete daha çok Batıyı ilgilendiren uluslararası bir sorun olarak muamele etti.Media in the country treated it as an international issue of concern mainly to the West.
Pek çok gemicilik şirketi limana veya liman yönetimine ortak olmakla ilgilendiğini belirtti.Many shipping companies have expressed an interest in co-owning and co-managing the port.
Surma'ya göre, ulusal çıkarı ilgilendiren konularda pek çok işbirliği olasılığı bulunuyor.According to Surma, there are many possibilities for co-operation on issues of national interest.
Hizmetlerimizle ilgilendiklerini belirten daha yaşlı turistler de var," şeklinde konuştu.However, there were older tourists who expressed interest in our services," Vujacic says.
SETimes muhabiri Muhamet Brayşori, Pack ile bölgeyi ilgilendiren meselelere ilişkin konuştu.SETimes correspondent Muhamet Brajshori spoke with Pack about the key issues concerning the region.
SETimes'a konuşan Prgomet, "Son seçimler ve partinin tedavi edilmesi her HDZ üyesini ilgilendirmeli."The last elections and cure of the party should concern each HDZ member.
Sınırlardan insan ve mal geçişinin kontrolü polisin görevi olup KFOR'u ilgilendirmemektedir.Control of persons and goods crossing the borders is a police task and does not concern KFOR.
Taslakta, Anayas Mahkemesi'nin kendisini ilgilendiren değişiklikler de öngörülüyor.The draft also envisions changes that will affect the Constitutional Court itself.
Şirketler, Durres'te bir nükleer yedek parça fabrikası kurmakla ilgilendiklerini belirttiler.The companies have expressed interest in building a nuclear spare parts plant in Durres.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod