Pazar büyüklüğü? İlgilendiğimiz şey:¿Tamańo del mercado?, nos interesa saber:
Pazar büyüklüğü? İlgilendiğimiz şey:Wielkość rynku - z jakim biznesem mamy do czynienia?
Pazar büyüklüğü? İlgilendiğimiz şey:Наскільки нас цікавить розмір ринку.
Pazar büyüklüğü? İlgilendiğimiz şey:حجم السوق؟ أي نوع من الاهتمام هذا؟
Pazar büyüklüğü? İlgilendiğimiz şey:ビジネスを拡大できるのか? 趣味でやる程度の大きさなのか?
Peki bu neden sizi ilgilendiriyor?1万マイルも離れた国の事が なぜ大切なのでしょう?
Peki bu neden sizi ilgilendiriyor?Ale dlaczego ma to być istotne dla was?
Peki bu neden sizi ilgilendiriyor?Alors, pourquoi cela vous concerne-t-il vous ?
Peki bu neden sizi ilgilendiriyor?De ce sunt importante aceste lucruri pentru voi?
Peki bu neden sizi ilgilendiriyor?Entonces, ¿por qué es esto importante para Uds.?
Peki bu neden sizi ilgilendiriyor?És hogy miért fontosak ezek Önök számára?
Peki bu neden sizi ilgilendiriyor?Giờ tại sao chuyện này lại quan trọng với bạn?
Peki bu neden sizi ilgilendiriyor?왜 이것이 여러분의 문제일까요?
Peki bu neden sizi ilgilendiriyor?Maar waarom is dit belangrijk voor jou?
Peki bu neden sizi ilgilendiriyor?Mengapa semua ini penting bagi Anda?
Peki bu neden sizi ilgilendiriyor? Neden onbin mil uzakta olup bitenler hepinizi ilgilendiriyor?Proč se vás to týká, když žijete 10 tisíc mil daleko od místa, kde probíhá tato změna?
Peki bu neden sizi ilgilendiriyor?Nun, warum geht Sie das etwas an?
Peki bu neden sizi ilgilendiriyor?Ora, perché vi importa?
Peki bu neden sizi ilgilendiriyor?А защо това има значение за вас?
Peki bu neden sizi ilgilendiriyor?Ну так вот, почему же все это для вас важно?
Peki bu neden sizi ilgilendiriyor?כעת למה זה חשוב לכם?
Peki bu neden sizi ilgilendiriyor?و لكن ما الذي يجعل هذه المسألة مهمة بالنسبة لكم؟
Prenses'i ilgilendiren bir yanlış anlaşılma.A hercegnővel kapcsolatos félreértés.
Prenses'i ilgilendiren bir yanlış anlaşılma.Un malentendu à propos de la princesse.
Prenses'i ilgilendiren bir yanlış anlaşılma.Μια παρεξήγηση που έχει να κάνει με την Πριγκίπισσα.
Prenses'i ilgilendiren bir yanlış anlaşılma.خطأ يتعلق بالاميرة
RAB yine de ilgilendi sıkıntılarıyla Yakarışlarını duyunca.(105:44) Но Он призирал на скорбь их, когда слышал вопль их,
RAB yine de ilgilendi sıkıntılarıyla Yakarışlarını duyunca.A však patřil na úzkost jejich, a slyšel křik jejich.
RAB yine de ilgilendi sıkıntılarıyla Yakarışlarını duyunca.A wszakże wejrzał na ucisk ich, i usłyszał wołanie ich.
RAB yine de ilgilendi sıkıntılarıyla Yakarışlarını duyunca.Con todo, él los vio cuando estaban en angustia, y oyó su clamor
RAB yine de ilgilendi sıkıntılarıyla Yakarışlarını duyunca.Contudo, atentou para a sua aflição, quando ouviu o seu clamor;
RAB yine de ilgilendi sıkıntılarıyla Yakarışlarını duyunca.Dar El le -a văzut strîmtorarea, cînd le -a auzit strigătele.
RAB yine de ilgilendi sıkıntılarıyla Yakarışlarını duyunca.Dầu vậy , khi nghe tiếng kêu_cầu của họ , Ngài bèn đoái xem họ trong cơn gian_truân họ ,
RAB yine de ilgilendi sıkıntılarıyla Yakarışlarını duyunca.Dầu vậy, khi nghe tiếng kêu cầu của họ, Ngài bèn đoái xem họ trong cơn gian truân họ,
RAB yine de ilgilendi sıkıntılarıyla Yakarışlarını duyunca.De reájok tekintett a nyomorúság napján, mikor meghallgatá rimánkodásukat;
RAB yine de ilgilendi sıkıntılarıyla Yakarışlarını duyunca.dog så han til dem i Trængslen, så snart han hørte dem klage;
RAB yine de ilgilendi sıkıntılarıyla Yakarışlarını duyunca.Il vit leur détresse, Lorsqu`il entendit leurs supplications.
RAB yine de ilgilendi sıkıntılarıyla Yakarışlarını duyunca.그러나 여호와께서 저희의 부르짖음을 들으실 때에 그 고통을 권고하시며
RAB yine de ilgilendi sıkıntılarıyla Yakarışlarını duyunca.Men han såg till dem i deras nöd, när han hörde deras rop.
RAB yine de ilgilendi sıkıntılarıyla Yakarışlarını duyunca.Mutta hän katsoi heihin heidän ahdistuksessaan, kun hän kuuli heidän valitushuutonsa.
RAB yine de ilgilendi sıkıntılarıyla Yakarışlarını duyunca.No, zase len videl, keď im bolo úzko, keď počul ich krik,
RAB yine de ilgilendi sıkıntılarıyla Yakarışlarını duyunca.Og han så til dem når de var i nød, idet han hørte deres klagerop.
RAB yine de ilgilendi sıkıntılarıyla Yakarışlarını duyunca.Pure, egli guardò alla loro angoscia quando udì il loro grido
RAB yine de ilgilendi sıkıntılarıyla Yakarışlarını duyunca.Telkens echter als God hun onderdrukking zag en hun kermen hoorde,
RAB yine de ilgilendi sıkıntılarıyla Yakarışlarını duyunca.Tetapi TUHAN mendengar teriakan mereka, Ia memperhatikan kesusahan mereka
RAB yine de ilgilendi sıkıntılarıyla Yakarışlarını duyunca.Und er sah ihre Not an, da er ihre Klage hörte,
RAB yine de ilgilendi sıkıntılarıyla Yakarışlarını duyunca.Vendar se je oziral na njih stisko, ko je slišal njih vpitje.
RAB yine de ilgilendi sıkıntılarıyla Yakarışlarını duyunca.Πλην επεβλεψεν επι την θλιψιν αυτων, οτε ηκουσε την κραυγην αυτων
RAB yine de ilgilendi sıkıntılarıyla Yakarışlarını duyunca.Въпреки това, обаче, Той погледна на утеснението им, Когато чу вика им;
RAB yine de ilgilendi sıkıntılarıyla Yakarışlarını duyunca.וירא בצר להם בשמעו את רנתם׃
RAB yine de ilgilendi sıkıntılarıyla Yakarışlarını duyunca.فنظر الى ضيقهم اذ سمع صراخهم
RAB yine de ilgilendi sıkıntılarıyla Yakarışlarını duyunca.然 而 他 聽 見 他 們 哀 告 的 時 候 、 就 眷 顧 他 們 的 急 難 日
RAB yine de ilgilendi sıkıntılarıyla Yakarışlarını duyunca.然而 他 聽見 他 們 哀告 的 時候 、 就 眷顧 他 們的 急難日
Sadece 5 saniye. Bu bölüm Sanja Gupta'nın asıl ilgilendiği kısım.Jest to 5 sekund z programu CNN, którym zajmował się Sanjay Gupta.
Sanırım bu bizi ilgilendirmiyor.Bueno, supongo que no importa de cualquier manera.
Sanırım bu bizi ilgilendirmiyor.Może trochę wyolbrzymiam problem...
Sanırım bu bizi ilgilendirmiyor.Niekedy to neprekáža.
Sanırım bu bizi ilgilendirmiyor.Nun, denke ich, es spielt keine Rolle, so oder so.
Sanırım bu bizi ilgilendirmiyor.Většinou to nevadí.
Sanırım bu bizi ilgilendirmiyor.Я здогадуюсь, що це вже не так і важливо.