O çok farklı bir davranışla ilgilendi, fakat bunu anlamak çok fazla zaman alır.그는 다른 방식으로 보살폈어요 그걸 이해하는 데는 오랜 시간이 걸리죠.
O çok farklı bir davranışla ilgilendi, fakat bunu anlamak çok fazla zaman alır.Lui îi păsa într-un fel aparte, însă e nevoie de timp pentru a înţelege acest lucru.
O çok farklı bir davranışla ilgilendi, fakat bunu anlamak çok fazla zaman alır.Ő egy nagyon más módon törődött, de sok időbe telik ezt megérteni.
O çok farklı bir davranışla ilgilendi, fakat bunu anlamak çok fazla zaman alır.On dbal veľmi odlišným spôsobom, no porozumenie si vyžaduje veľa času.
O çok farklı bir davranışla ilgilendi, fakat bunu anlamak çok fazla zaman alır.Ông ấy quan tâm theo 1 cách khác, nhưng lại mất nhiều thời gian để thấu hiểu.
O çok farklı bir davranışla ilgilendi, fakat bunu anlamak çok fazla zaman alır.On nie był obojętny, choć do uczuć podchodził w inny sposób. Trzeba dużo czasu, by to zrozumieć.
O çok farklı bir davranışla ilgilendi, fakat bunu anlamak çok fazla zaman alır.Zijn liefde kwam op een heel andere manier, maar het duurt lang voor je dat begrijpt.
O çok farklı bir davranışla ilgilendi, fakat bunu anlamak çok fazla zaman alır.Νοιαζόταν με έναν πολύ διαφορετικό τρόπο, αλλά θέλει χρόνο να το καταλάβεις αυτό.
O çok farklı bir davranışla ilgilendi, fakat bunu anlamak çok fazla zaman alır.Он заботился совершенно другим образом, но потребуется много времени, чтобы осознать это.
O çok farklı bir davranışla ilgilendi, fakat bunu anlamak çok fazla zaman alır.Той проявяваше грижа по много различен начин, но трябва много време, за да разбереш това.
O çok farklı bir davranışla ilgilendi, fakat bunu anlamak çok fazla zaman alır.הוא דאג בצורה שונה ביותר, אבל לוקח הרבה זמן להבין את זה.
O çok farklı bir davranışla ilgilendi, fakat bunu anlamak çok fazla zaman alır.لقد اهتم بعائلته بطريقة مختلفة و لكن تفهم هذه الطريقة تتطلب الكثير من الوقت.
O çok farklı bir davranışla ilgilendi, fakat bunu anlamak çok fazla zaman alır.それを理解するには時間が必要です 彼の人生の社会的側面は
Ona anlattım, "hayır, hayır, hayır, ben daha yeni Lübnan daydım" dedim. "Nerde olduğun beni ilgilendirmiyor."No me importa donde hayas estado.
Onlarla ne yapacakları sizi ilgilendirmez. (Alkış)(拍手)
Onlarla ne yapacakları sizi ilgilendirmez.Apa yang ingin mereka lakukan di bukit itu bukanlah urusan Anda.
Onlarla ne yapacakları sizi ilgilendirmez.Ce qu'ils en font ne vous regarde pas.
Onlarla ne yapacakları sizi ilgilendirmez.Es geht Sie nichts an was sie damit machen.
Onlarla ne yapacakları sizi ilgilendirmez.Họ làm gì với họ không phải là chuyện của chúng ta.
Onlarla ne yapacakları sizi ilgilendirmez.Jak s nimi naloží, to už není vaše starost.
Onlarla ne yapacakları sizi ilgilendirmez.그들이 그것과 무엇을 하느냐는 여러분의 일이 아닙니다.
Onlarla ne yapacakları sizi ilgilendirmez.Não é da nossa conta o que eles fizerem com elas.
Onlarla ne yapacakları sizi ilgilendirmez.Nemusí vás zaujímať, čo s ním spravia.
Onlarla ne yapacakları sizi ilgilendirmez.Ni vaša stvar kaj počnejo z njimi.
Onlarla ne yapacakları sizi ilgilendirmez.No es asunto de Uds. lo que hagan con ellas.
Onlarla ne yapacakları sizi ilgilendirmez.Non è affar nostro cosa ci fanno.
Onlarla ne yapacakları sizi ilgilendirmez.Nu e treaba voastră ce fac cu ei.
Onlarla ne yapacakları sizi ilgilendirmez.Semmi közünk hozzá, hogy mire használják.
Onlarla ne yapacakları sizi ilgilendirmez.To nie wasza sprawa, co z nimi zrobią.
Onlarla ne yapacakları sizi ilgilendirmez.Δεν είναι δική σας δουλειά το τι θα κάνουν με αυτούς.
Onlarla ne yapacakları sizi ilgilendirmez.И это не ваше дело, что они будут там делать.
Onlarla ne yapacakları sizi ilgilendirmez.Не е ваша работа, какво ще правят с тях.
Onlarla ne yapacakları sizi ilgilendirmez.אין זה עניינכם מה הם עושים איתן.
Onlarla ne yapacakları sizi ilgilendirmez.واعلموا أنه ليس من شأنكم ما يفعلون بها"
Onun yüzünden ilgilendiğim kadın sayısı...À cause de lui, j'ai dû m'occuper de ces femmes...
Onun yüzünden ilgilendiğim kadın sayısı...Aku harus menangani sejumlah wanita untuknya...
Onun yüzünden ilgilendiğim kadın sayısı...A nők, akikkel én törődöm...
Onun yüzünden ilgilendiğim kadın sayısı...Le donne delle quali mi sono dovuto occupare...
Onun yüzünden ilgilendiğim kadın sayısı...Số đàn bà mà tôi giải quyết giúp hắn...
Onun yüzünden ilgilendiğim kadın sayısı...عدد النساء الاتي قمت بالإهتمام بهم من أجله
Orası sizi ilgilendirmez, efendim.Dat zijn jouw zaken niet.
Orası sizi ilgilendirmez, efendim.Det angår ikke dig.
Orası sizi ilgilendirmez, efendim.Det angår inte dig.
Orası sizi ilgilendirmez, efendim.Ehhez semmi közöd, uram
Orası sizi ilgilendirmez, efendim.Eso no es asunto suyo.
Orası sizi ilgilendirmez, efendim.Ini bukan urusanmu.
Orası sizi ilgilendirmez, efendim.- Δεν σας αφορά αυτό, κύριε...
Orası sizi ilgilendirmez, efendim.Не е ваша работа.
Orası sizi ilgilendirmez, efendim.Не е на вашия бизнес.
Orası sizi ilgilendirmez, efendim..זה לא עסקך
Orası sizi ilgilendirmez, efendim.ذلك ليس من شأنك
Ortaklar toplantılarına katılmalı ve konut kooperatifini ilgilendiren konulara katılmalısınız.A participar en las juntas de la comunidad de vecinos e influir en sus asuntos.
Ortaklar toplantılarına katılmalı ve konut kooperatifini ilgilendiren konulara katılmalısınız.Delta i stämmor och på dem påverka det som händer i bostadsaktiebolaget.
Ortaklar toplantılarına katılmalı ve konut kooperatifini ilgilendiren konulara katılmalısınız.osallistua yhtiökokouksiin ja vaikuttaa niissä taloyhtiön asioihin.
Ortaklar toplantılarına katılmalı ve konut kooperatifini ilgilendiren konulara katılmalısınız.participer aux réunions de la copropriété pour avoir une influence sur les affaires de la copropriété.
Ortaklar toplantılarına katılmalı ve konut kooperatifini ilgilendiren konulara katılmalısınız.принимать участие в собраниях акционерного общества и влиять, таким образом, на дела домовой компании.
Ortaklar toplantılarına katılmalı ve konut kooperatifini ilgilendiren konulara katılmalısınız.المشاركة في اجتماعات الشركة والتأثير أثناءها في أمور شركة الإسكان.
Oyunumuzu beğenenler bunlardan ibaret değildi; Beyaz Rusya hükümeti de oyunumuzla ilgilendi.Dostali jsme za hru nejen poděkování, ale projevili o ni zájem dokonce i běloruští vládní funkcionáři.
Oyunumuzu beğenenler bunlardan ibaret değildi; Beyaz Rusya hükümeti de oyunumuzla ilgilendi.이 게임을 통해 사람들에게 고맙다는 얘기도 듣고 심지어 벨라루스 정부의 관심을 끌기도 했습니다
Pazar büyüklüğü? İlgilendiğimiz şey:시장 규모와 관련해 관심을 가져야 할 부분은