Kronik yorgunluk çeken hastalarla ilgilendiğime dair bir ünüm vardı.Aveam reputaţia de a fi interesat de pacienţi cu oboseală cronică.
Kronik yorgunluk çeken hastalarla ilgilendiğime dair bir ünüm vardı.Avevo la reputazione di interessarmi in pazienti affetti da stanchezza cronica.
Kronik yorgunluk çeken hastalarla ilgilendiğime dair bir ünüm vardı.Eu tinha a reputação de me interessar por doentes com fadiga crónica.
Kronik yorgunluk çeken hastalarla ilgilendiğime dair bir ünüm vardı.Ich hatte einen Ruf für mein Interesse an Patienten mit chronischer Müdigkeit.
Kronik yorgunluk çeken hastalarla ilgilendiğime dair bir ünüm vardı.Ik had de reputatie geïnteresseerd te zijn in patiënten met chronische vermoeidheid.
Kronik yorgunluk çeken hastalarla ilgilendiğime dair bir ünüm vardı.Jag hade ett rykte om att vara intresserad av patienter med kroniskt trötthetssyndrom.
Kronik yorgunluk çeken hastalarla ilgilendiğime dair bir ünüm vardı.J'avais la réputation d'être intéressé par les patients atteints de fatigue chronique.
Kronik yorgunluk çeken hastalarla ilgilendiğime dair bir ünüm vardı.Jeg havde et ry for at være interesseret i patienter med kronisk træthed.
Kronik yorgunluk çeken hastalarla ilgilendiğime dair bir ünüm vardı.전 만성피로에 있는 환자들에게 큰 관심을 가지기로 유명했었습니다
Kronik yorgunluk çeken hastalarla ilgilendiğime dair bir ünüm vardı.Měl jsem pověst, že se zajímám o pacienty trpící chronickou únavou.
Kronik yorgunluk çeken hastalarla ilgilendiğime dair bir ünüm vardı.Miałem opinię lekarza zainteresowanego pacjentami z przewlekłym zmęczeniem.
Kronik yorgunluk çeken hastalarla ilgilendiğime dair bir ünüm vardı.Olyan hírem kelt, hogy érdekelnek a krónikus fáradtságban szenvedő betegek.
Kronik yorgunluk çeken hastalarla ilgilendiğime dair bir ünüm vardı.Saya terkenal sebagai dokter yang tertarik pada pasien dengan kelelahan kronis.
Kronik yorgunluk çeken hastalarla ilgilendiğime dair bir ünüm vardı.Tenía la reputación de interesarme en pacientes con fatiga crónica.
Kronik yorgunluk çeken hastalarla ilgilendiğime dair bir ünüm vardı.Tôi vốn nổi tiếng là rất quan tâm tới các bệnh nhân bị mệt mỏi kinh niên.
Kronik yorgunluk çeken hastalarla ilgilendiğime dair bir ünüm vardı.Είχα μία φήμη για το ενδιαφέρον μου σε ασθενείς που έπασχαν απο σύνδρομο χρονίας κόπωσης.
Kronik yorgunluk çeken hastalarla ilgilendiğime dair bir ünüm vardı.Имах имиджа на лекар, интерсуващ се от пациенти с хронично чувство на отпадналост.
Kronik yorgunluk çeken hastalarla ilgilendiğime dair bir ünüm vardı.יצא לי מוניטין בתור כזה שמתעניין בחולים שיש להם עייפות כרונית.
Kronik yorgunluk çeken hastalarla ilgilendiğime dair bir ünüm vardı.كانت لي سمعة بأنني مهتم بالمرضى الذين يعانون من الاجهاد المزمن.
Kronik yorgunluk çeken hastalarla ilgilendiğime dair bir ünüm vardı.慢性疲労患者の専門医 という評判がありました 好ましい評判ではありません
Mıchael, İnsların hikâyelerinde ne anlıyorsun? İlgilendiğin konu mu?Michael, ποια είναι η γνώμη σου για το θέμα των ανθρώπων; Θα σας ενδιέφερε;
Muhabirlere ne söyleyeceğim seni ilgilendirmez.Alors, quoi que je doive dire à la conférence de presse, ne vous en mêlez pas.
Muhabirlere ne söyleyeceğim seni ilgilendirmez.Ezért bármit is mondok a sajtókonferencián, ne avatkozz bele.
Muhabirlere ne söyleyeceğim seni ilgilendirmez.لا تهتم بما سأقوله للصحافة
Muhabirlere ne söyleyeceğim seni ilgilendirmez.لا تهتم بما سأقوله للصحفيين
Myhrvold kuyruklarını hızla yere vuran dinozorların savaşla değil aşkla ilgilendiklerini düşünüyor.비디오: 미어볼드는 채찍 같은 꼬리를 가진 공룡이 사실은 싸움이 아닌, 사랑에 관심이 있었다고 생각합니다.
Myhrvold kuyruklarını hızla yere vuran dinozorların savaşla değil aşkla ilgilendiklerini düşünüyor.Myhrvold crede că dinozaurii care produc zgomote cu coada erau interesanţi de dragoste, nu de război.
Myhrvold kuyruklarını hızla yere vuran dinozorların savaşla değil aşkla ilgilendiklerini düşünüyor.Myhrvold denkt dat dinosaurussen met zwiepende staarten geïnteresseerd waren in de liefde, niet in oorlog.
Myhrvold kuyruklarını hızla yere vuran dinozorların savaşla değil aşkla ilgilendiklerini düşünüyor.Myhrvold è convinto che i dinosauri che agitavano la coda fossero interessati a fare l'amore, non la guerra.
Myhrvold kuyruklarını hızla yere vuran dinozorların savaşla değil aşkla ilgilendiklerini düşünüyor.Myhrvold nghĩ rằng khủng long đập đuôi quan tâm đến tình yêu hơn là chiến tranh.
Myhrvold kuyruklarını hızla yere vuran dinozorların savaşla değil aşkla ilgilendiklerini düşünüyor.Myhrvold pense que les dinosaures à longue queue étaient intéressés par l'amour, pas par la guerre.
Myhrvold kuyruklarını hızla yere vuran dinozorların savaşla değil aşkla ilgilendiklerini düşünüyor.Myhrvold piensa que los dinosaurios que restallaban las colas estaban interesados en el amor, no en la guerra.
Myhrvold kuyruklarını hızla yere vuran dinozorların savaşla değil aşkla ilgilendiklerini düşünüyor.Myhrvold tror at hale-piskende dinosaurer var interesseret i kærlighed og ikke krig.
Myhrvold kuyruklarını hızla yere vuran dinozorların savaşla değil aşkla ilgilendiklerini düşünüyor.Мирволд мисли, че пляскайки с опашката, динозаврите били склонни на любов, не война.
Myhrvold kuyruklarını hızla yere vuran dinozorların savaşla değil aşkla ilgilendiklerini düşünüyor.Мирволд считает, что динозавров, щёлкавших хвостами, интересовала любовь, а не война.
Myhrvold kuyruklarını hızla yere vuran dinozorların savaşla değil aşkla ilgilendiklerini düşünüyor.וידיאו: מירוולד חושב שדינוזאורים הצליפו בזנבם מתוך אהבה ולא מתוך מלחמה.
Myhrvold kuyruklarını hızla yere vuran dinozorların savaşla değil aşkla ilgilendiklerini düşünüyor.الفيديو: ميهرفولد يعتقد أن ديناصورات الذيل اللاسع كانوا مهتمين بالحب، وليس الحرب
Myhrvold kuyruklarını hızla yere vuran dinozorların savaşla değil aşkla ilgilendiklerini düşünüyor.尻尾をバシッと鳴らすのは 戦いでなく求愛のためだと考えます ロバート:尻尾は意思疎通用のムチだと言いました
Nasıl yaşadığım seni ilgilendirmez... ...benden konuşmayalım, senden bahsedelim Oppa.Tu n'es pas intéressé par ma façon de vivre, ne parlons plus de moi, parlons de toi, Oppa.
Nasıl yaşadığım seni ilgilendirmez... ...benden konuşmayalım, senden bahsedelim Oppa.Úgysem érdekel, milyen az életem, ezért ne rólam beszéljünk, hanem rólad.
Nasıl yaşadığım seni ilgilendirmez... ...benden konuşmayalım, senden bahsedelim Oppa.Ξέρω καλά ότι δεν σε ενδιαφέρει για το πως θα ζήσω την ζωή μου.
Nasıl yaşadığım seni ilgilendirmez... ...benden konuşmayalım, senden bahsedelim Oppa.انا مدركة جيدا انك غير مهتم بكيف اعيش دعنا لا نتحدث عني, ولنتحذث عنك اوبا
Ne dediysem dedim, seni ilgilendirmez.Apapun yang aku katakan padanya, itu bukan urusanmu.
Ne dediysem dedim, seni ilgilendirmez.Karkoli sem mu že odgovorila, te to nič ne briga.
Ne dediysem dedim, seni ilgilendirmez.Mình nói gì với cậu ấy, cũng không phải việc của cậu.
Ne dediysem dedim, seni ilgilendirmez.Orice i-as fi spus, nu este treaba ta.
Ne dediysem dedim, seni ilgilendirmez.Qualunque cosa gli abbia detto, non rientra nei tuoi affari.
Ne dediysem dedim, seni ilgilendirmez.Qu'importe ma réponse, ça ne te regarde pas.
Ne dediysem dedim, seni ilgilendirmez.Vad jag än sa till honom har inget med dig å göra.
Ne dediysem dedim, seni ilgilendirmez.Was auch immer ich zu ihm gesagt habe, es geht dich nichts an.
Ne dediysem dedim, seni ilgilendirmez.Wat ik ook tegen hem zei, het zijn niet jouw zaken.
Ne dediysem dedim, seni ilgilendirmez.Ό,τι και να του είπα, δεν σε αφορά.
Ne dediysem dedim, seni ilgilendirmez.Что бы я ему не сказала, это не твое дело.
Ne dediysem dedim, seni ilgilendirmez.,לא משנה מה אומר לו .זה לא עיניינך
Ne dediysem dedim, seni ilgilendirmez.، أي كان ما قلتله له .فهذا الأمر لا يخصك
Ne dediysem dedim, seni ilgilendirmez.あんたには関係ないでしょ そうだな
Neden onbin mil uzakta olup bitenler hepinizi ilgilendiriyor?1만6천km 이상 떨어진 곳에서 벌어진 일이
Neden onbin mil uzakta olup bitenler hepinizi ilgilendiriyor?Czemu to co się dzieje 10 tys. mil stąd ma dla was wszystkich znaczenie?
Neden onbin mil uzakta olup bitenler hepinizi ilgilendiriyor?¿Debería importarles algo que sucede a 16 mil kilómetros?
Neden onbin mil uzakta olup bitenler hepinizi ilgilendiriyor?De ce contează pentru voi ce se întâmplă la 10 mii de mile distanță?