Ana içeriğe geç
Sözlük

ilgilendi ile cümle

ilgilendi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Bu dalın bir ucu tabi ki bizim en çok ilgilendiğimiz insana ırkına ait.החלק האנושי של ענף זה, הרחק בקצה אחד, הוא, כמובן, זה שאנו מעוניינים בו ביותר.
Bu dalın bir ucu tabi ki bizim en çok ilgilendiğimiz insana ırkına ait.الجزء البشري في هذا الفرع بعيداً جداً في إحدى النهايات, هو بالتأكيد أكثر جزء نهتم به.
Bu dalın bir ucu tabi ki bizim en çok ilgilendiğimiz insana ırkına ait.人類の部分は もちろん 我々が最も興味のあるところでしょう 我々は約600~800万年前に
Bu durum özellikle Rusya'nın internet trafiğini denetlemekle yakından ilgilendiğinin bir göstergesi.Esto ha sido particularmente evidente en el interés ruso por monitorear el tráfico de la red.
Bu görüşler, onları ilgilendiren konularda, yaşlarına ve olgunluklarına göre göz önüne alınacaktır.Der tages hensyn hertil i forhold, der vedrørerdem, i overensstemmelse med deres alder og modenhed.
Bu görüşler, onları ilgilendiren konularda, yaşlarına ve olgunluklarına göre göz önüne alınacaktır.Dessa åsikter skall beaktas i frågor som rörbarnen i förhållande till deras ålder och mognad.
Bu görüşler, onları ilgilendiren konularda, yaşlarına ve olgunluklarına göre göz önüne alınacaktır.Ditrecht omvat tevens de vrijheid, van godsdienst en overtuiging te veranderen, en de vrij-
Bu görüşler, onları ilgilendiren konularda, yaşlarına ve olgunluklarına göre göz önüne alınacaktır.É reconhecida a liberdade de empresa, de acordo com o direito da União e as legislaçõese práticas nacionais.
Bu görüşler, onları ilgilendiren konularda, yaşlarına ve olgunluklarına göre göz önüne alınacaktır.Essi possono esprimere liberamente la propria opinione; questa viene presa in
Bu görüşler, onları ilgilendiren konularda, yaşlarına ve olgunluklarına göre göz önüne alınacaktır.Ésta será tenida en cuenta en relación con los asuntos que les afecten, en función de su edad y de su madurez.
Bu görüşler, onları ilgilendiren konularda, yaşlarına ve olgunluklarına göre göz önüne alınacaktır.Niemand darf der Folter oder unmenschlicher oder erniedrigender Strafe oder Behandlung unterworfen werden.
Bu görüşler, onları ilgilendiren konularda, yaşlarına ve olgunluklarına göre göz önüne alınacaktır.Poglądy te sąbrane pod uwagęw sprawach,które ich dotyczą, stosownie do ich wieku i stopnia dojrzałości.
Bu görüşler, onları ilgilendiren konularda, yaşlarına ve olgunluklarına göre göz önüne alınacaktır.Tieto názory sa berú do úvahy pri otázkach, ktoré sa ich týkajú, vsúlade sich vekom a vyspelosťou.
Bu görüşler, onları ilgilendiren konularda, yaşlarına ve olgunluklarına göre göz önüne alınacaktır.Véleményüket életkoruknakés érettségüknek megfelelően figyelembe kell venni az őket érintőügyekben.
Bu görüşler, onları ilgilendiren konularda, yaşlarına ve olgunluklarına göre göz önüne alınacaktır.V záležitostech, které se týkají dětí, sepodle jejich věku a zralosti musí ktěmto názorům přihlížet.
Bugün size dünyayı ilgilendiren bir sorunu anlatmak istiyorum.제가 오늘 여러분께 이야기하고 싶은 세계적인 도전 과제는
Bugün size dünyayı ilgilendiren bir sorunu anlatmak istiyorum. Nadiren ilk sayfalarda yer alırA világméretű kihívás amiről ma szeretnék Önöknek beszélni alig kerül címoldalra.
Bugün size dünyayı ilgilendiren bir sorunu anlatmak istiyorum. Nadiren ilk sayfalarda yer alırDe globale uitdaging waar ik jullie vandaag over wil spreken haalt zelden de voorpagina.
Bugün size dünyayı ilgilendiren bir sorunu anlatmak istiyorum. Nadiren ilk sayfalarda yer alırDie globale Herausforderung, über die ich heute sprechen möchte, schafft es selten auf die Titelseiten.
Bugün size dünyayı ilgilendiren bir sorunu anlatmak istiyorum. Nadiren ilk sayfalarda yer alırEl desafío mundial del que quiero hablarles hoy rara vez ocupa las primeras páginas.
Bugün size dünyayı ilgilendiren bir sorunu anlatmak istiyorum. Nadiren ilk sayfalarda yer alırGlobální výzva, o které bych dnes ráda mluvila se málokdy dostane na titulní strany.
Bugün size dünyayı ilgilendiren bir sorunu anlatmak istiyorum. Nadiren ilk sayfalarda yer alırLa sfida globale di cui vi voglio parlare oggi raramente occupa le prime pagine.
Bugün size dünyayı ilgilendiren bir sorunu anlatmak istiyorum. Nadiren ilk sayfalarda yer alırLe défi mondial dont je veux vous parler aujourd'hui fait rarement la une des journaux.
Bugün size dünyayı ilgilendiren bir sorunu anlatmak istiyorum. Nadiren ilk sayfalarda yer alırProvocarea globală despre care vreau să vă vorbesc astăzi rareori apare pe prima pagină a ziarelor.
Bugün size dünyayı ilgilendiren bir sorunu anlatmak istiyorum. Nadiren ilk sayfalarda yer alırSự thách thức toàn cầu mà tôi muốn nói với quý vị hôm nay ít khi nào lên trang nhất của báo chí
Bugün size dünyayı ilgilendiren bir sorunu anlatmak istiyorum. Nadiren ilk sayfalarda yer alırSvetovni izziv, o katerem želim govoriti danes, se redkokdaj pojavi na naslovnicah.
Bugün size dünyayı ilgilendiren bir sorunu anlatmak istiyorum. Nadiren ilk sayfalarda yer alırTantangan global yang ingin saya bicarakan kepada Anda hari ini jarang menjadi berita utama.
Bugün size dünyayı ilgilendiren bir sorunu anlatmak istiyorum. Nadiren ilk sayfalarda yer alırWyzwanie o zasięgu światowym, o którym opowiem rzadko dociera na pierwsze strony gazet.
Bugün size dünyayı ilgilendiren bir sorunu anlatmak istiyorum. Nadiren ilk sayfalarda yer alırΗ παγκόσμια πρόκληση για την οποία θέλω να σας μιλήσω σήμερα σπάνια εμφανίζεται στα πρωτοσέλιδα.
Bugün size dünyayı ilgilendiren bir sorunu anlatmak istiyorum. Nadiren ilk sayfalarda yer alırГлобальные трудности, о которых я хочу сегодня поговорить, редко появляются на первых полосах.
Bugün size dünyayı ilgilendiren bir sorunu anlatmak istiyorum.האתגר הגלובלי שאני רוצה לדבר איתכם עליו היום
Bugün size dünyayı ilgilendiren bir sorunu anlatmak istiyorum.التحدي العالمي الذي أرغب في التحدث لكم عنه اليوم
Bugün size dünyayı ilgilendiren bir sorunu anlatmak istiyorum.トップページに載ることがほとんどない話題です
Bu iki dünyayı birleştirmekle ilgilendiğimden, yapışkan notları düşündüm.Como estava interessado em integrar estes dois mundos, pensei em post-its.
Bu iki dünyayı birleştirmekle ilgilendiğimden, yapışkan notları düşündüm.Fordi jeg var interesseret i at integrere disse to verdener, tænkte jeg på sticky notes.
Bu iki dünyayı birleştirmekle ilgilendiğimden, yapışkan notları düşündüm.Inną drogą integracji tych światów były dla mnie karteczki.
Bu iki dünyayı birleştirmekle ilgilendiğimden, yapışkan notları düşündüm.Karena ingin menyatukan kedua dunia ini saya jadi teringat kertas berperekat.
Bu iki dünyayı birleştirmekle ilgilendiğimden, yapışkan notları düşündüm.Mivel érdekelt ennek a két világnak a találkoztatása eszembe jutottak a post-it üzenetek.
Bu iki dünyayı birleştirmekle ilgilendiğimden, yapışkan notları düşündüm.Omdat ik deze twee werelden wilde integreren, dacht ik aan post-its. Ik dacht:
Bu iki dünyayı birleştirmekle ilgilendiğimden, yapışkan notları düşündüm.Parce que je voulais intégrer ces deux mondes, j'ai pensé aux mémos.
Bu iki dünyayı birleştirmekle ilgilendiğimden, yapışkan notları düşündüm.Por el interés que tenía en integrar estos dos mundos, Pensé en las notas adhesivas.
Bu iki dünyayı birleştirmekle ilgilendiğimden, yapışkan notları düşündüm.Siccome ero interessato ad integrare questi due mondi, ho pensato ai foglietti adesivi.
Bu iki dünyayı birleştirmekle ilgilendiğimden, yapışkan notları düşündüm.저는 실생활과 디지털세계를 통합하는데 관심이 많았기 때문에, 이런 sticky note (역주: 포스트잇) 장비를 생각해 냈습니다.
Bu iki dünyayı birleştirmekle ilgilendiğimden, yapışkan notları düşündüm.Vì tôi muốn hòa nhập hai thế giới đó, và nghĩ đến các mẩu giấy ghi nhớ.
Bu iki dünyayı birleştirmekle ilgilendiğimden, yapışkan notları düşündüm.Weil es mich sehr interessiert hat diese zwei Welten ineinander zu integrieren, dachte ich an Klebenotizen.
Bu iki dünyayı birleştirmekle ilgilendiğimden, yapışkan notları düşündüm.Zájem o propojování těchto dvou světů mne vedlo k úvahám o post-itech.
Bu iki dünyayı birleştirmekle ilgilendiğimden, yapışkan notları düşündüm.Понеже бях заинтересован от интегрирането на тези два свята, си мислех за лепящи се листчета.
Bu iki dünyayı birleştirmekle ilgilendiğimden, yapışkan notları düşündüm.Поскольку мне хотелось объединить электронный и физический мир, я подумал о клейких листочках для заметок.
Bu iki dünyayı birleştirmekle ilgilendiğimden, yapışkan notları düşündüm.מכיוון שרציתי לשלב את שני העולמות הללו, חשבתי על פתקיות מדבקה.
Bu iki dünyayı birleştirmekle ilgilendiğimden, yapışkan notları düşündüm.لأني كنت مهتما بدمج العالمين الرقمي و الحقيقي، فكرت في الصفحات اللاصقة.
Bu iki dünyayı birleştirmekle ilgilendiğimden, yapışkan notları düşündüm.次に考えたのは付箋メモです 普段使っている付箋メモを
Bu ikimizi ilgilendiren bir mesele.- Nous allons régler ça nous-même.
Bu ikimizi ilgilendiren bir mesele.Θα το φροντίσουμε εμείς οι δυο.
Bu kilogramlar ve Newtonlar beni ilgilendirmiyor.Nu vil du måske sige:
Bu konuşmada beni ilgilendiren şey arabalar.Ce mă interesează aici sunt mașinile.
Bu konuşmada beni ilgilendiren şey arabalar.Ce qui m'intéresse dans ici c'est les voitures.
Bu konuşmada beni ilgilendiren şey arabalar.Čo ma zaujíma, sú autá.
Bu konuşmada beni ilgilendiren şey arabalar.제가 관심있는 것은 차입니다. 자동차는 우리가 쓰는 것일 수 있지만
Bu konuşmada beni ilgilendiren şey arabalar.Lo que me interesa en esta charla son los coches.
Bu konuşmada beni ilgilendiren şey arabalar.Nem másról fogok beszélni, mint az autókról.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod