Ana içeriğe geç
Sözlük

ilgilendi ile cümle

ilgilendi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Bu konuşmada beni ilgilendiren şey arabalar.O que me interessa são os carros.
Bu konuşmada beni ilgilendiren şey arabalar.Quello che mi interessa in questo discorso sono le auto.
Bu konuşmada beni ilgilendiren şey arabalar.To co mnie interesuje w tej wypowiedzi to samochody.
Bu konuşmada beni ilgilendiren şey arabalar.Was mich in dieser Rede interessiert, sind Autos.
Bu konuşmada beni ilgilendiren şey arabalar.Wat me vandaag interesseert, zijn auto's.
Bu konuşmada beni ilgilendiren şey arabalar.Онова, което ме интересува, са колите.
Bu konuşmada beni ilgilendiren şey arabalar.То, что меня интересует, это, собственно машины.
Bu konuşmada beni ilgilendiren şey arabalar.מה שמעניין אותי בהרצאה הזו הן מכוניות. אתם אולי רואים מכוניות,
Bu konuşmada beni ilgilendiren şey arabalar.ما يهمني في هذا الحديث هي السيارات. الآلات هي ربما الأشياء التي نستخدمها,
Bu konuşmada beni ilgilendiren şey arabalar.色々な意味で私たち自身とも言える自動車
Bu nedenle Rus yayıncılar bize bir geliştirme projesi siparişi vermekle ilgilendi.C'est pourquoi les éditeurs russes voulaient que nous développions un de leurs projets.
Bu nedenle Rus yayıncılar bize bir geliştirme projesi siparişi vermekle ilgilendi.Dlatego rosyjscy wydawcy byli zainteresowani zleceniem nam produkcji nowego projektu.
Bu nedenle Rus yayıncılar bize bir geliştirme projesi siparişi vermekle ilgilendi.그래서 러시아 회사들이 저희에게 관심을 보이고 개발 프로젝트를 맡겼어요
Bu nedenle Rus yayıncılar bize bir geliştirme projesi siparişi vermekle ilgilendi.Taky proto si u nás ruští vydavatelé objednali projekt na zakázku.
Bunlar aileleri toptan olarak ilgilendiriyor.Diese
Bunları gerçekleştirdiğim süreçte ilgilendiğim çok farklı düşünceler oluyor.A lo largo de mi trabajo he tenido una amplia gama de intereses.
Bunları gerçekleştirdiğim süreçte ilgilendiğim çok farklı düşünceler oluyor.Au fil de mes oeuvres j'ai trouvé une large gamme d'intêréts.
Bunları gerçekleştirdiğim süreçte ilgilendiğim çok farklı düşünceler oluyor.이런 작업들을 하는 과정에서 보건데 저는 다양한 분야에 관심이 있는 것 같습니다.
Bunları gerçekleştirdiğim süreçte ilgilendiğim çok farklı düşünceler oluyor.Nel corso del mio lavoro ho una vasta gamma di interessi.
Bunları gerçekleştirdiğim süreçte ilgilendiğim çok farklı düşünceler oluyor.No decurso do meu trabalho tenho uma grande variedade de interesses.
Bunları gerçekleştirdiğim süreçte ilgilendiğim çok farklı düşünceler oluyor.Pe parcursul executării lucrărilor mele am avut o gamă largă de interese.
Bunları gerçekleştirdiğim süreçte ilgilendiğim çok farklı düşünceler oluyor.Podczas wykonywania pracy korzystam z szerokiego zakresu zainteresowań.
Bunları gerçekleştirdiğim süreçte ilgilendiğim çok farklı düşünceler oluyor.Terwijl ik met mijn werk bezig was heb ik mijn interessegebied uitgebreid.
Bunları gerçekleştirdiğim süreçte ilgilendiğim çok farklı düşünceler oluyor.Trong quá trình làm việc của tôi Tôi có một loạt các mối quan tâm.
Bunları gerçekleştirdiğim süreçte ilgilendiğim çok farklı düşünceler oluyor.Während meiner Arbeit habe ich ein breit gefächertes Interesse.
Bunları gerçekleştirdiğim süreçte ilgilendiğim çok farklı düşünceler oluyor.Στην πορεία της δουλειάς μου ανέπτυξα μία ευρεία γκάμα ενδιαφερόντων.
Bunları gerçekleştirdiğim süreçte ilgilendiğim çok farklı düşünceler oluyor.В хода на работата си имам широк обхват от интереси.
Bunları gerçekleştirdiğim süreçte ilgilendiğim çok farklı düşünceler oluyor.В ходе выполнения работы у меня проявляется широкий круг интересов.
Bunları gerçekleştirdiğim süreçte ilgilendiğim çok farklı düşünceler oluyor.במהלך העבודה שלי יש לי תחומי עניין רבים.
Bunları gerçekleştirdiğim süreçte ilgilendiğim çok farklı düşünceler oluyor.في أثناء القيام بعملي كان لدي العديد من الإهتمامات.
Bunları gerçekleştirdiğim süreçte ilgilendiğim çok farklı düşünceler oluyor.幅広いエリアに興味を持つようになりました そして、そのうちいくつかがメディアを創造するアイデアであり--
Bununla beraber, sınır ötesi işbirliği, basitçe yerel düzeyi ilgilendiren bir husus değildir ve olamaz da.Avšak přeshraniční spolupráce se netýká − a nemůže se týkat − jednoduše pouze místní úrovně.
Bununla beraber, sınır ötesi işbirliği, basitçe yerel düzeyi ilgilendiren bir husus değildir ve olamaz da.Grænseoverskridende samarbejde drejer sig dog ikke, og kan ikke være, kun omkring det lokale niveau.
Bununla beraber, sınır ötesi işbirliği, basitçe yerel düzeyi ilgilendiren bir husus değildir ve olamaz da.Helyi szinten azonban a határokon átnyúló együttműködés nem igazán egyszerű, és nem is lehet az.
Bununla beraber, sınır ötesi işbirliği, basitçe yerel düzeyi ilgilendiren bir husus değildir ve olamaz da.Ma la cooperazione transfrontaliera non è, e non può essere, solo un fenomeno a livello locale.
Bununla beraber, sınır ötesi işbirliği, basitçe yerel düzeyi ilgilendiren bir husus değildir ve olamaz da.Men gränsöverskridande samarbete handlar inte och kan inte handla bara om den lokala nivån.
Bununla beraber, sınır ötesi işbirliği, basitçe yerel düzeyi ilgilendiren bir husus değildir ve olamaz da.Niektoré projekty na miestnej úrovni môžu navyše súvisieť s otázkami národnej a európskej politiky.
Bununla beraber, sınır ötesi işbirliği, basitçe yerel düzeyi ilgilendiren bir husus değildir ve olamaz da.Niemniej jednak współpraca transgraniczna nie może dotyczyć tylko poziomu lokalnego.
Bununla beraber, sınır ötesi işbirliği, basitçe yerel düzeyi ilgilendiren bir husus değildir ve olamaz da.No entanto, a cooperação transfronteiriça não se limita, e nem se deve limitar, apenas à escala local.
Bununla beraber, sınır ötesi işbirliği, basitçe yerel düzeyi ilgilendiren bir husus değildir ve olamaz da.Rajatylittävässä yhteistyössä ei kuitenkaan ole eikä voi olla kyse yksinomaan paikallisesta tasosta.
Bununla beraber, sınır ötesi işbirliği, basitçe yerel düzeyi ilgilendiren bir husus değildir ve olamaz da.Sin embargo, la cooperación transfronteriza no afecta, ni puede llegar a afectar, sólo al ámbito local.
Bununla beraber, sınır ötesi işbirliği, basitçe yerel düzeyi ilgilendiren bir husus değildir ve olamaz da.Toch is en kan grensoverschrijdende samenwerking niet alleen op lokaal niveau worden bekeken.
Bununla beraber, sınır ötesi işbirliği, basitçe yerel düzeyi ilgilendiren bir husus değildir ve olamaz da.Totuşi, cooperarea transfrontalieră nu este şi nu se poate desfăşura doar la nivel local.
Bununla beraber, sınır ötesi işbirliği, basitçe yerel düzeyi ilgilendiren bir husus değildir ve olamaz da.Εντούτοι, η διασυνοριακή συνεργασία δεν αφορά αpiο-κλειστικά το τοpiικό εpiίpiεδο.
Bununla beraber, sınır ötesi işbirliği, basitçe yerel düzeyi ilgilendiren bir husus değildir ve olamaz da.Обаче, трансграничното сътрудничество не е, и не може да бъде, само на местно ниво.
Bunun yanında, beni daha yakından ilgilendiren bir sorunum var.Ich habe jedoch ein Problem, das mich direkt betrifft.
Bunun yanında, beni daha yakından ilgilendiren bir sorunum var.Ikzelf heb echter een veel directer probleem.
Bunun yanında, beni daha yakından ilgilendiren bir sorunum var.Io, comunque, ho un problema molto vicino casa.
Bunun yanında, beni daha yakından ilgilendiren bir sorunum var.하지만 내게 매우 내부적인 문제가 생겼다.
Bunun yanında, beni daha yakından ilgilendiren bir sorunum var.Mais il y quelque chose qui me concerne directement.
Bunun yanında, beni daha yakından ilgilendiren bir sorunum var.Mam jednak problem bardzo mi bliski.
Bunun yanında, beni daha yakından ilgilendiren bir sorunum var.Můj problém je ovšem velice blízko.
Bunun yanında, beni daha yakından ilgilendiren bir sorunum var.Tapi ada masalah lainyang sangat dekat dengan saya.
Bunun yanında, beni daha yakından ilgilendiren bir sorunum var.Totuşi, şi eu am o problemă mult mai intimă.
Bunun yanında, beni daha yakından ilgilendiren bir sorunum var.Tuy nhiên, tôi có 1 vấn đề rất gần với bản thân mình
Bunun yanında, beni daha yakından ilgilendiren bir sorunum var.Van viszont egy másik probléma, ami közvetlenül érint.
Bunun yanında, beni daha yakından ilgilendiren bir sorunum var.Yo, sin embargo, tengo un problema muy cercano a mi hogar.
Bunun yanında, beni daha yakından ilgilendiren bir sorunum var.Υπάρχει ωστόσο ένα πρόβλημα πολύ πιο κοντά μου.
Bunun yanında, beni daha yakından ilgilendiren bir sorunum var.А я маю іншу, ближчу.
Bunun yanında, beni daha yakından ilgilendiren bir sorunum var.Имам много по-належащ проблем.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod