Ana içeriğe geç
Sözlük

ilgilendi ile cümle

ilgilendi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Ama 1950'lerde hiçbir şey insanları 1950 yılı kadar çok ilgilendirmedi.Tapi puncak ketertarikan orang-orang akan tahun 1950 adalah di tahun 1950.
Ama 1950'lerde hiçbir şey insanları 1950 yılı kadar çok ilgilendirmedi.Αλλά τίποτα δεν απασχόλησε τους ανθρώπους για το 1950 περισσότερο απο το έτος 1950.
Ama 1950'lerde hiçbir şey insanları 1950 yılı kadar çok ilgilendirmedi.Але нічого не цікавило людей сильніше у 1950-му, ніж сам 1950-й.
Ama 1950'lerde hiçbir şey insanları 1950 yılı kadar çok ilgilendirmedi.Но ничто не интересовало людей сильнее в 1950-м, чем сам 1950-й.
Ama 1950'lerde hiçbir şey insanları 1950 yılı kadar çok ilgilendirmedi.Но нищо не заинтересова хората през 1950 така, както годината 1950.
Ama 1950'lerde hiçbir şey insanları 1950 yılı kadar çok ilgilendirmedi.אבל שום דבר לא גרם להם להתעניין ב-1950 כמו השנה 1950 עצמה.
Ama 1950'lerde hiçbir şey insanları 1950 yılı kadar çok ilgilendirmedi.لكن لا شيء جعل الناس أكثر اهتماما بـ 1950 مثل السنة 1950.
Ama 1950'lerde hiçbir şey insanları 1950 yılı kadar çok ilgilendirmedi.高かったときはありません (笑)
Ama ben senin bu tür sorunlarla ilgilendiğini hiç düşünmemiştim.Ξέρεις, ποιον θέλω να πω... Εκείνον τον καμπούρη.
Ama ben süreçle ilgileniyorum bunları oluşturma süreci, benim asıl ilgilendiğim olay.Aber was mich interessiert, ist der Prozess, der Prozess der Erstellung als eigentlichen Vorgang.
Ama ben süreçle ilgileniyorum bunları oluşturma süreci, benim asıl ilgilendiğim olay.Ampak mene zanima proces, proces ustvarjanja, kot tisti pravi dogodek, ki me zanima.
Ama ben süreçle ilgileniyorum bunları oluşturma süreci, benim asıl ilgilendiğim olay.Dar eu sunt interesat de proces, de procesul de creatie, ca fiind principalul lucru in care sunt interesat.
Ama ben süreçle ilgileniyorum bunları oluşturma süreci, benim asıl ilgilendiğim olay.기회를 준다고 생각합니다. 하지만 전 그 과정에 더 관심이 갑니다 창조의 과정이 제겐 더 관심이 가는 과정입니다
Ama ben süreçle ilgileniyorum bunları oluşturma süreci, benim asıl ilgilendiğim olay.Ma a me interessa il procedimento, della creazione, quello è ciò che mi interessa.
Ama ben süreçle ilgileniyorum bunları oluşturma süreci, benim asıl ilgilendiğim olay.Maar ik ben geïnteresseerd in het proces, het creatieve proces interesseert me.
Ama ben süreçle ilgileniyorum bunları oluşturma süreci, benim asıl ilgilendiğim olay.Mais c'est le processus qui m'intéresse, le processus de création, c'est l'évènement qui me fascine.
Ama ben süreçle ilgileniyorum bunları oluşturma süreci, benim asıl ilgilendiğim olay.Mas eu estou interessado no processo de criar, é o processo que me interessa realmente.
Ama ben süreçle ilgileniyorum bunları oluşturma süreci, benim asıl ilgilendiğim olay.Men jeg er interesseret i processen, den kreative proces, som den egentlige hændelse, jeg er interesseret i.
Ama ben süreçle ilgileniyorum bunları oluşturma süreci, benim asıl ilgilendiğim olay.Nhưng tôi quan tâm đến quá trình, quá trình của sự tạo dựng, là hoạt động thực sự mà tôi thích thú với.
Ama ben süreçle ilgileniyorum bunları oluşturma süreci, benim asıl ilgilendiğim olay.Pero me interesa el proceso, el proceso de crear, es el evento que me interesa de verdad.
Ama ben süreçle ilgileniyorum bunları oluşturma süreci, benim asıl ilgilendiğim olay.Но меня интересует процесс творения как таковой.
Ama ben süreçle ilgileniyorum bunları oluşturma süreci, benim asıl ilgilendiğim olay.Но ми е интересен процеса, на създаване. Самото изобретение ми е наистина интересно.
Ama ben süreçle ilgileniyorum bunları oluşturma süreci, benim asıl ilgilendiğim olay.וכל הדברים האלה. אבל אני מתעניין בתהליך, התהליך של היצירה, בתור האירוע שמעניין אותי.
Ama ben süreçle ilgileniyorum bunları oluşturma süreci, benim asıl ilgilendiğim olay.و ما شابه. لكنني مهتم بالعملية، عملية الابتكار، كالحدث الحقيقي الذي أهتم فيه.
Ama bizim ilgilendiğimiz kısım, atışları yapabilen kısım.Agora, o que nos importa são os outros que irão manter fazendo cestas nos lances livres.
Ama bizim ilgilendiğimiz kısım, atışları yapabilen kısım.이제 생각해야 할 건 자유투 시도를 연속으로 한다는 사실이에요.
Ama bizim ilgilendiğimiz kısım, atışları yapabilen kısım.los tiros libres
Ama bizim ilgilendiğimiz kısım, atışları yapabilen kısım.Nun interessieren uns nur diejenigen, die weiterhin Freiwürfe machen.
Ama bizim ilgilendiğimiz kısım, atışları yapabilen kısım.Nu, vad vi bryr oss om är de som alltid den gratis-kast.
Ama bizim ilgilendiğimiz kısım, atışları yapabilen kısım.Obchodzą nas jedynie Ci, którzy zaliczają kolejne rzuty osobiste.
Ama bizim ilgilendiğimiz kısım, atışları yapabilen kısım.Teď nás zajímají jen ti, kteří budou pokračovat v házení na koš.
Ama bizim ilgilendiğimiz kısım, atışları yapabilen kısım.Зараз, нас хвилюють лише ті, що вдало виконали це вільне жбурляння.
Ama bizim ilgilendiğimiz kısım, atışları yapabilen kısım.Сега, това, което ние се грижим за са тези, които да направят свободен-хвърля.
Ama bizim ilgilendiğimiz kısım, atışları yapabilen kısım.כעת, מה שחשוב לנו הם אלו שממשיכים .לזרוק את זריקות העונשין
Ama bizim ilgilendiğimiz, ne kadar sürede bu hale geldikleri.Interesuje nas jak długo im to zajęło.
Ama bizim ilgilendiğimiz, ne kadar sürede bu hale geldikleri.우리는 시간이 그들을 가두어 버렸다는것이 흥미로웠습니다.
Ama bizim ilgilendiğimiz, ne kadar sürede bu hale geldikleri.Pe noi ne interesează cât timp le-a luat să ajungă aşa.
Ama bizim ilgilendiğimiz, ne kadar sürede bu hale geldikleri.Wij zijn geïnteresseerd in de tijd nodig om die grootte te bereiken.
Ama bizim ilgilendiğimiz, ne kadar sürede bu hale geldikleri.Но нас интересует время, нужное для достижения этого.
Ama bizim ilgilendiğimiz, ne kadar sürede bu hale geldikleri.כן, יש להם גוף גדול יותר,
Ama bizim ilgilendiğimiz, ne kadar sürede bu hale geldikleri.لكننا مهتمين بالوقت الذي استغرقته لتصل لحجمها ذاك.
Ama bizim ilgilendiğimiz, ne kadar sürede bu hale geldikleri.体のサイズが最大になるのに5千万年かかりました
Ama bizim ilgilendiğimiz şey, ne zaman anlaşmazlık olup olmadığı hakkında bir şeyler söyleyebilir miyiz?Ampak nas zanima, ali lahko kaj povemo o tem kdaj pride do nesoglasja in kdaj ne?
Ama bizim ilgilendiğimiz şey, ne zaman anlaşmazlık olup olmadığı hakkında bir şeyler söyleyebilir miyiz?Dar noi suntem interesați să comparăm situaţiile dezacord versus acord.
Ama bizim ilgilendiğimiz şey, ne zaman anlaşmazlık olup olmadığı hakkında bir şeyler söyleyebilir miyiz?하지만 저히도 흥미가 있습니다. 협상이 이루어질 때와 결렬될 때에 대해서 뭔가 알 수 있는게 있냐는거죠.
Ama bizim ilgilendiğimiz şey, ne zaman anlaşmazlık olup olmadığı hakkında bir şeyler söyleyebilir miyiz?Maar wat wij willen weten, is: kunnen we iets zeggen over wanneer al dan niet een meningsverschil optreedt?
Ama bizim ilgilendiğimiz şey, ne zaman anlaşmazlık olup olmadığı hakkında bir şeyler söyleyebilir miyiz?Ma ci interessa capire se possiamo dire qualcosa circa la chiusura o la mancata chiusura di accordi.
Ama bizim ilgilendiğimiz şey, ne zaman anlaşmazlık olup olmadığı hakkında bir şeyler söyleyebilir miyiz?Nas interesuje to, czy można porównać sytuacje gdy brakuje porozumienia z tymi, gdzie ono jest?
Ama bizim ilgilendiğimiz şey, ne zaman anlaşmazlık olup olmadığı hakkında bir şeyler söyleyebilir miyiz?Nhưng chúng tôi quan tâm tới việc, giả dụ khi có hoặc không có bất đồng thì khác nhau thế nào
Ama bizim ilgilendiğimiz şey, ne zaman anlaşmazlık olup olmadığı hakkında bir şeyler söyleyebilir miyiz?Pero estamos interesados en si podemos decir algo sobre lo que ocurre cuando hay o no desacuerdos.
Ama bizim ilgilendiğimiz şey, ne zaman anlaşmazlık olup olmadığı hakkında bir şeyler söyleyebilir miyiz?Uns interessiert, ob wir etwas über Uneinigkeit versus Einigkeit sagen können.
Ama bizim ilgilendiğimiz şey, ne zaman anlaşmazlık olup olmadığı hakkında bir şeyler söyleyebilir miyiz?Αλλά εμείς ενδιαφερόμαστε, μπορούμε να πούμε κάτι για το πότε προκύτπουν διαφωνίες και πότε όχι;
Ama bizim ilgilendiğimiz şey, ne zaman anlaşmazlık olup olmadığı hakkında bir şeyler söyleyebilir miyiz?Але нас цікавить, чи можна сказати щось про ситуації, у яких розбіжності є, і в яких немає?
Ama bizim ilgilendiğimiz şey, ne zaman anlaşmazlık olup olmadığı hakkında bir şeyler söyleyebilir miyiz?Но нам интересно другое, можно ли сказать что-либо о случаях, когда возникают или не возникают разногласия?
Ama bizim ilgilendiğimiz şey, ne zaman anlaşmazlık olup olmadığı hakkında bir şeyler söyleyebilir miyiz?Но се интересуваме, можем ли да кажем нещо, кога се получават неразбирателства?
Ama bizim ilgilendiğimiz şey, ne zaman anlaşmazlık olup olmadığı hakkında bir şeyler söyleyebilir miyiz?אבל אותנו מעניין אם אפשר להגיד משהו על מה שקורה כשיש אי-הסכמה או כשיש הסכמה.
Ama bizim ilgilendiğimiz şey, ne zaman anlaşmazlık olup olmadığı hakkında bir şeyler söyleyebilir miyiz?ولكن نحن مهتمون في، هل يمكن أن نقول شيئا عندما تحدث الخلافات مقابل عندما لا تحدث؟
Ama bizim ilgilendiğimiz şey, ne zaman anlaşmazlık olup olmadığı hakkında bir şeyler söyleyebilir miyiz?不一致があるときと そうでないときの差にあります 彼らは 言い争って合意できず 結局 少ないお金しか
Ama bu sayıların onları ilgilendirmediğini düşündüler.Ale mysleli si, že pro ně ta čísla neplatí.
Ama bu sayıların onları ilgilendirmediğini düşündüler.Ale nemysleli si, že tie čísla sa vzťahujú aj na nich.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod