1850'lerin başında Paris'e taşındı ve elektriksel kaplama ile ilgilendi.1850年代早期迁居法国,在巴黎定居,在那儿对电镀术产生兴趣。
Belçikalılar Almanların aksine yönetimle daha fazla ilgilendiler.小德意志方案与大德意志相反。
Birincisi hukuk bilimini, ikincisi hukuk felsefesini, üçüncüsü hukuk toplumbilimini ilgilendirmektedir.通常社會學類內容於第一冊,政治為第二冊,法律為第三冊,經濟為第四冊。
Papa 7. Clement ve birkaç Katolik kardinal dersleri duydular ve teoriyle ilgilendiler.這些演講被當時的教皇克萊門特七世和一些樞機聽到,並引起他們的興趣。
Bu sadece bizi ilgilendiren bir konu değil.하지만 그 일은 나와 상관이 없는 일이었다.
Uluslararası Ceza mahkemesinin görevi, tüm toplumları ilgilendiren en ciddi suçlarla sınırlıdır.재판소의 관할권은 국제공동체 전체의 관심사인 가장 중대한 범죄에 한정된다.
Antropolojiyle de yakından ilgilendi.그는 성리학에도 깊은 관심을 기울였다.
Çocukluğundan beri müzikle ilgilendi ve kendi kendini yetiştirdi.어릴 때 음악 교육을 받긴 했지만 스스로 계속 발전시켜 왔다.
Ebû Vakkās ilgilendi.정신없이 바빴죠.
Diğer çocukların hepsi büyüdüklerinde resimle ilgilendiler.부모님이 모두 직장에 다녀 어린시절 외할머니(신애덕)의 손에 자랐다.
Bu sırada siyasetle ilgilendi.이 시기에 정치를 시작했다.
Onun da öncelikle doğa olaylarıyla ilgilendiğini görüyoruz.이런 의미에서 그는 자연물의 일부인 사물에도 선의 원리가 파생되어 있다고 봤다.
"Beni tüm insanların değil, tek tek insanların mutluluğu ilgilendirir."אשר איננה מעוניינת ברווחת העם כולו אלא רק בטובת אנשיהם".
Bu sırada çeşitli yerleri gezdi, özellikle Orta Doğu’yla ilgilendi.אך הוא המשיך בינתיים לעסוק בעיקר בנושאים של המזרח התיכון.
1899 yılından itibaren “sosyal açıdan kadın” konusu ile ilgilendi; bu konuda bir uzman kabul edildi.ב-1894 פרסם גוף בשם "החברה הלוחמת באנטישמיות" דעות מומחים בנושא זה.
Beni ilgilendiren tek şey buydu.זה הדבר היחיד שהיה רוצה.
Onun da öncelikle doğa olaylarıyla ilgilendiğini görüyoruz.בנוסף, לרוב התעלמו מראיות הנוגעות לעניינים על-טבעיים.
Resim ve karikatür ile ilgilendi.היא עוסקת בציור וברישום.
Daha sonra dans ile ilgilendi.מאוחר יותר התפתח הריקוד.
Bu konu bizi burada ilgilendirmiyor.אין זה נוגע לנו.
Küçük yaşlarda spor ile ilgilendi.בצעירותו עסק רבות בספורט.
Otel yönetimi ile ilgilendi.משרת את מנהל המלון.
Kelamcılar inancı ilgilendiren birçok sorular sormuşlar veya sorulan sorulara akli cevaplar aramışlardır.יש לו גם עוזר בשם "מר גורי הבובה" (Mr. Puppy the Puppet) שמציג לו שאלות רציניות או מטיל ספק בהיגיון שבתשובות.
1910 Fovizm ile ilgilendi.בשנת 1910 נסמך לרבנות.
Bu yüzden onu ilgilendiren tek şey, Prens'ten ne şekilde olursa olsun, kurtulmaktır.כי כל סמכות שנטל לעצמו הנסיך נגרעה מהם.
Hindistan'da kaldığı dönemde doğu edebiyatı ve felsefesiyle ilgilendi.מסעותיו באסיה עוררו את עניינו בפילוסופיה ובדת של המזרח.
Princeton'daki son iki senesinde "teoloji ve doktrinleriyle yoğun bir şekilde ilgilendi".През последните две години в Принстън той „става дълбоко заинтригуван от теологията и нейните доктрини“.
1930 yılların sonlarında astrofizik ve kozmoloji ile ilgilendi.В края на 1930-те интересите му се насочват към астрофизиката и космологията.
Sonra tavukçuluk ile ilgilendi.След това преминава в Тиквешко.
Bu sırada siyasetle ilgilendi.По това време започва да се интересува от политика.
Kelamcılar inancı ilgilendiren birçok sorular sormuşlar veya sorulan sorulara akli cevaplar aramışlardır.Участниците трябва да познаят толкова отговори, колкото точки са заложили.
Güzel sanatlarla ilgilendi.Занимава се с изобразително изкуство.
Bu doğal uydu insanlık tarihi boyunca insanları ilgilendiren bir konu olmuştur.Свръхестествени убеждения са съпътствали хората по време на цялата човешка история.
Uluslararası Ceza mahkemesinin görevi, tüm toplumları ilgilendiren en ciddi suçlarla sınırlıdır.Stvarna nadležnost Suda ograničena je na najteža kaznena djela, značajna za cijelu međunarodnu zajednicu.
Zimmer, aksiyon sekanslarının müziğini bestelerken, Howard filmin drama sahneleriyle ilgilendi.Zimmer je skladao akcijske sekvence, a Howard se fokusirao na dramski dio.
Gençliğinde politikayla ilgilendi.Kao mladić zainteresirao se za politiku.
Kürt meselesi ve Kürt halkının sorunlarıyla yakından ilgilendi.Vrlo su dobro bili poznati njegovi stavovi i polemike o vučjoj populaciji.
Daha sonra dans ile ilgilendi.Poslije se bavio košarkom.
Bu sırada siyasetle ilgilendi.Oduvijek ga je zanimala politika.
Az yemek verdiğim zaman 'kilo alıyorsam bu benim sorunum, seni ilgilendirmez' diye kızardı bana.""Ako je u čemu skrivio ili ti je što dužan, to meni upiši.
Birincisi hukuk bilimini, ikincisi hukuk felsefesini, üçüncüsü hukuk toplumbilimini ilgilendirmektedir.Prva se polovina ciklusa bavi prakticiranjem filozofije, a druga polovina bolesnim stanjima čovjeka.
İstediği her şeyle ilgilendiği için bilgisi de, görgüsü de arttı.Htio je znati više o svojoj vjei, zato što je sve zaboravio.
Atletizm, futbol ve basketbolla ilgilendi.Obožava nogomet, bejzbol i košarku.
İstatistiksel astronomi alanıyla ilgilendi.Način gledanja na statistiku prostornih podataka.
Bayern Münih'te oynadığı sürece, Real Madrid, Milan, Juventus ve Fiorentina Breno ile ilgilendi.Uz Bayerna, za mladog Brazilca zainteresirani su bili Real Madrid, AC Milan, Juventus i Fiorentina .
Evrenin nihai kaderi, fiziksel kozmolojinin ilgilendiği bir konudur.Konečný osud vesmíru je témou fyzikálnej kozmológie.
Ağırlıklı olarak Versailles Antlaşması'nın uygulanmasıyla ilgilendi.Tým prakticky vypovedalo Versaillskú zmluvu.
Zamanının büyük kısmını ay gözlemleri ile geçirmesine rağmen yer çekimi ile de ilgilendi.Väčšinu svojho vedeckého času trávil pozorovaním Mesiaca, ale tiež ho zaujímala aj gravitácia.
En önemli anayasal değişiklik büyük olasılıkla baş yöneticiyi ilgilendiriyordu.Najväčšiu zmenu však predstavovalo zavedenie priamej voľby prezidenta.
Lisedeyken sanatın çeşitli branşlarına ilgi duydu ve ilgilendi.Na strednej škole sa začala zaujímať o rôzne druhy umenia.
Arkadasları, özellikle Gaugin, onu dekoratif sanatlara ilgilendirmeye başladılar.Gothicmetalové skupiny, predovšetkým Therion zo Švédska, primiešavali do svojej tvorby orchestrálne prvky.
Onun da öncelikle doğa olaylarıyla ilgilendiğini görüyoruz.No a jeho pozornosť si zasluhovalo iba to, čo je prírodné.
Uluslararası Ceza mahkemesinin görevi, tüm toplumları ilgilendiren en ciddi suçlarla sınırlıdır.Pristojnost Sodišča je omejena na najtežja hudodelstva, ki zadevajo mednarodno skupnost kot celoto.
1920'ler, 1930'lar ve 1940'larda aktif olarak politikayla ilgilendi.V 1920-ih, 1930-ih in 1940-ih je bil dejaven v politiki.
Matematiğin yanı sıra hidrolik ve akışkanlar mekaniği ile ilgilendi.Poleg matematike se je ukvarjal tudi z mehaniko in hidravliko.
Özellikle tarih, edebiyat ve astroloji konuları ile ilgilendi.Posebno zanimanje je kazal za zgodovino in astrologijo.
Savaştan sonra havacılıkta kaydedilen teknolojik gelişmelerle yakından ilgilendi.Po vojni se je letalska tehnologija razvijala dalje.
Yaşamının son döneminde insan hakları sorunları ve tıp meslek ahlakı konuları ile çok yakından ilgilendi.V zadnjem obdobju življenja se je ubadala s hudimi zdravstvenimi in finančnimi težavami.
Ticaret ve siyasetle ilgilendi.Zanimalo pa ga je pravo in politika.
Eğitim konularıyla özellikle ilgilendi ve aynı zamanda bölgenin edebiyatı üzerinde önemli bir etkiye sahipti.Zanimal se je tudi za čisto statistiko ter pomembno prispeval na tem področju.