ilgi ile cümle

ilgi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Tom'un Rusça öğrenmeye çalışmakla ilgilendiğinden bile şüpheliyim.I doubt that Tom is even interested in trying to learn Russian.
Tom Mary'ye sorunla ilgileneceğini söyledi.Tom told Mary that he'd look into the problem.
Tom Mary ve çocuklarına ilginç bir hikaye anlattı.Tom told Mary and her children an interesting story.
Tom Mary'ye ilginç bir hikaye anlattı.Tom told Mary an interesting story.
Tom Mary ile ilgileniyor gibi görünüyor.Tom seems to be interested in Mary.
Tom gerçekten ilgilenmiş olsa bile Mary'nin geçmişiyle ilgilenmediğini söyledi.Tom said he didn't care about Mary's past even though he really did.
Tom Mary'nin okuması için ilginç bir kitap çıkardı.Tom picked out an interesting book for Mary to read.
Tom Mary ile ilgilenmiyor.Tom isn't interested in Mary.
Tom Mary ile uzaktan ilgilidir.Tom is distantly related to Mary.
Tom'un Mary ile ilgili yüksek görüşü var.Tom has a high opinion of Mary.
Tom Mary'ye şarkı yazma ile ilgili birkaç güzel tavsiye verdi.Tom gave Mary some good advice about how to write songs.
Tom Mary'nin hikayesini ilginç buldu.Tom found Mary's story interesting.
Tom Mary'yi ilginç buldu.Tom found Mary fascinating.
Tom Mary'nin söylediğiyle ilgileniyor gibi görünmüyordu.Tom didn't seem interested in what Mary was saying.
Tom konuyla ilgili Mary ile aynı fikirde değildi.Tom didn't agree with Mary about the matter.
Tom o yokken Mary'nin onun eviyle ilgileneceğine güvenemiyor.Tom can't trust Mary to look after his house while he's away.
Tom ve Mary, bununla ilgili ne yapacaklarından pek emin değildir.Tom and Mary aren't quite sure what to make of this.
Tom ve Mary havuzu olan bir ev satın almakla ilgilenmiyorlar.Tom and Mary aren't interested in buying a house with a pool.
Sağlığınızla ilgili endişeliyiz.We're worried about your health.
Tom'un başını belaya sokmakla ilgili uzun bir geçmişi var.Tom has a long history of getting into trouble.
Tom'un ilgilenmesi gereken bitmemiş bir işi vardı.Tom had some unfinished business to attend to.
Tom Fransızca öğrenmekle çok fazla ilgileniyor gibi gözükmüyor.Tom didn't seem terribly interested in learning French.
Tom sorunlarla kendisi ilgilenmeye karar verdi.Tom decided to take matters into his own hands.
Tom'un niçin geç kalacağıyla ilgili bir neden düşünemedim.I couldn't think of any reason why Tom would be late.
Ben o sorun ile ilgili daha fazla zaman harcamak istemediğimi fark ettim.I realized that I didn't want to spend any more time dealing with that problem.
Kesinlikle benim bir ilgim yok.I have absolutely nothing to do.
Ne ilginç bir kitap!What an interesting book!
İyi bir işçi her zaman aletleriyle ilgilenir.A good workman always takes care of his tools.
Doğruyu söylemek gerekirse tatlım, ben hiç ilgilenmiyorum.To tell the truth, sweetheart, I'm not at all interested.
Onun ilginç bir işi var, orada çok çalışmak zorunda.He has an interesting job, where he has to work a lot.
Tanrım, beni arkadaşlarımdan kurtar, düşmanlarımla kendim ilgileneceğim!Save me, Lord, from my friends, I will deal with my enemies myself!
Tom Mary'nin çocuklarıyla ilgili yaşadığı problem hakkında John'la konuşmasını istedi.Tom wanted Mary to talk to John about the problem she was having with his children.
Tom Mary'nin John'la ilgilendiğini düşünüyor.Tom thinks Mary is interested in John.
Tom Mary'ye ilgi göstermeye başladı.Tom has started to show an interest in Mary.
Tom sporlara ilgi göstermedi.Tom showed no interest in sports.
Tom sorunla ilgilenmek için isteksiz görünüyor.Tom seems to be unwilling to tackle the problem.
Tom sorunla ilgili yapacağı bir şeyi olmadığını söylüyor.Tom says he has nothing to do with the matter.
Tom evvelki gün müzede bazı ilginç kılıçlar gördü.Tom saw some interesting swords at the museum the day before yesterday.
Tom toplantımızda ilginç bir soru gündeme getirdi.Tom raised an interesting question at our meeting.
Tom Amerikan tarihi ile çok ilgili.Tom is very interested in American history.
Tom ilgilenilmesi çok zor biridir.Tom is very difficult to deal with.
Tom Yunan mitolojisi ile gerçekten ilgileniyor.Tom is really interested in Greek mythology.
Tom balinalarla ilgili çok sayıda dergi makalesi yazdı.Tom has written many magazine articles on whales.
Tom'un sonuçlara atlamayla ilgili kötü bir alışkanlığı vardır.Tom has the bad habit of jumping to conclusions.
Tom'un ilgilenecek bazı şeyleri var.Tom has some things to take care of.
Tom'un ilgilenecek bazı sorunları var.Tom has some problems to deal with.
Tom'un diğer insanların yiyeceğini çalmakla ilgili vicdan azabı yok.Tom has no qualms about stealing other people's food.
Tom televizyon izlemeye ilgisini kaybetti.Tom has lost interest in watching TV.
Tom'un Mary ile ilgili sevgi dolu anıları var.Tom has fond memories of Mary.
Tom'un Mary ile ilgili bazı sorunları vardı.Tom had some problems dealing with Mary.
Tom'un hırsızlıkla bir ilgisi yoktu.Tom had nothing to do with the theft.
Tom'un çocuk kaçırmakla ilgisi yoktu.Tom had nothing to do with the kidnapping.
Tom'un Mary'nin kovulmasıyla bir ilgisi yoktu.Tom had nothing to do with getting Mary fired.
Tom sorunla ilgili yapacağı bir şey olduğunu sanmıyor.Tom doesn't think that he has anything to do with the matter.
Tom yaptığıyla ilgilendiğimi düşünmüyor.Tom doesn't think I'm interested in what he does.
Tom'un bir şey hakkında üzülmesine gerek yok. Mary her şeyle ilgilenecek.Tom doesn't need to worry about a thing. Mary will take care of everything.
Tom balıkçılık ile ilgili ilk şeyi bilmiyor.Tom doesn't know the first thing about fishing.
Tom Mary'nin klasik müzikle ilgilendiğini bilmiyordu.Tom didn't know that Mary was interested in classical music.
Tom kesinlikle Mary ile ilgileniyor gibi görünüyor.Tom definitely seems to be interested in Mary.
Tom'un kesinlikle en büyük oğluyla ilgili sorunları vardı.Tom definitely had problems with his oldest son.

İlgili Sayfalar