Ana içeriğe geç
Sözlük

ilerliyor ile cümle

ilerliyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Arabaya yukarıdan bakıyoruz. Araba yolda ilerliyor.Tady je kabina a auto má čtyři kola.
Araba yolda ilerliyor.E vamos dizer que estamos viajando em uma estrada.
Araba yolda ilerliyor.Sagen wir mal, es fährt auf einer Straße.
Araba yolda ilerliyor.И нека приемем, че тя се движи по пътя.
Araba yolda ilerliyor.נגיד שהיא נוסעת בכביש מסוים.
Araç yoluna paralel olarak raylar üzerinde ilerliyor, altından da arabalar.Berjalan di atas rel menyusuri jalan pinggiran kota, dan mobil-mobil berjalan di bawahnya.
Araç yoluna paralel olarak raylar üzerinde ilerliyor, altından da arabalar.Den kører på skinner ned ad en forstadsvej, og bilerne kører nedenunder den.
Araç yoluna paralel olarak raylar üzerinde ilerliyor, altından da arabalar.Er fährt auf Schienen eine Straße im Vorort entlang, und die Autos fahren darunter.
Araç yoluna paralel olarak raylar üzerinde ilerliyor, altından da arabalar.Hij rijdt op rails op een suburbane weg, en de auto's rijden eronder door.
Araç yoluna paralel olarak raylar üzerinde ilerliyor, altından da arabalar.Il se déplace sur des rails le long d'une route de banlieue, et les voitures passent en dessous.
Araç yoluna paralel olarak raylar üzerinde ilerliyor, altından da arabalar.이것은 교외의 도로 위를 운행하고 차들은 그 아래로 움직이죠.
Araç yoluna paralel olarak raylar üzerinde ilerliyor, altından da arabalar.Merge pe şine, pe o stradă din suburbie, iar maşinile merg pe sub el.
Araç yoluna paralel olarak raylar üzerinde ilerliyor, altından da arabalar.Pohybuje se po kolejích na předměstské silnici a auta mohou jezdit pod ním.
Araç yoluna paralel olarak raylar üzerinde ilerliyor, altından da arabalar.Porusza się po torach wzdłuż drogi, a auta jeżdża pod nim.
Araç yoluna paralel olarak raylar üzerinde ilerliyor, altından da arabalar.Potuje po tirnicah, po predmestnih cestah, in avtomobili vozijo pod njim.
Araç yoluna paralel olarak raylar üzerinde ilerliyor, altından da arabalar.Se kulkee raiteilla esikaupunkitietä pitkin, ja autot kulkevat sen alitse.
Araç yoluna paralel olarak raylar üzerinde ilerliyor, altından da arabalar.Síneken közlekedik végig a külvárosi úton, és az autók alatta mennek.
Araç yoluna paralel olarak raylar üzerinde ilerliyor, altından da arabalar.Va sobre rieles por una calle suburbana, y los coches pasan por debajo.
Araç yoluna paralel olarak raylar üzerinde ilerliyor, altından da arabalar.Viaggia su rotaia su una strada suburbana, e le macchine viaggiano sotto.
Araç yoluna paralel olarak raylar üzerinde ilerliyor, altından da arabalar.Viaja sobre carris numa estrada suburbana, e os carros circulam debaixo ele.
Araç yoluna paralel olarak raylar üzerinde ilerliyor, altından da arabalar.Κινείται σε ράγες σε έναν προαστιακό δρόμο, και τα αυτοκίνητα κινούνται κάτω από αυτό.
Araç yoluna paralel olarak raylar üzerinde ilerliyor, altından da arabalar.Він їздить по коліях по приміських дорогах, і машини подорожують під ним.
Araç yoluna paralel olarak raylar üzerinde ilerliyor, altından da arabalar.Он перемещается по рельсам, по пригородной дороге, а под ним перемещаются машины.
Araç yoluna paralel olarak raylar üzerinde ilerliyor, altından da arabalar.Той пътува по релси по крайградски път, и колите се движат под него.
Araç yoluna paralel olarak raylar üzerinde ilerliyor, altından da arabalar.הוא נוסע על מסילה בכבישי הפרברים, והמכוניות בכביש נוסעות תחתיו.
Araç yoluna paralel olarak raylar üzerinde ilerliyor, altından da arabalar.وتتحرك على سكك عبر الطرق الريفية والسيارات تنتقل داخلها
Araç yoluna paralel olarak raylar üzerinde ilerliyor, altından da arabalar.田舎の道もです そして車がバスの下を通るのです で このバスは時速100マイルまで加速します
Arap Baharı sonbahara giriyor ve kışa doğru ilerliyor.A Primavera Árabe dirige-se ao Outono e move-se para o Inverno.
Arap Baharı sonbahara giriyor ve kışa doğru ilerliyor.Arabska Wiosna zmierza ku jesieni i dalej ku zimie.
Arap Baharı sonbahara giriyor ve kışa doğru ilerliyor.Az Arab Tavasz már az ősznél tart és a tél felé halad.
Arap Baharı sonbahara giriyor ve kışa doğru ilerliyor.De Arabische Lente gaat de herfst in en beweegt zich naar de winter.
Arap Baharı sonbahara giriyor ve kışa doğru ilerliyor.Der arabische Frühling neigt sich dem Herbst entgegen, und es wird Winter.
Arap Baharı sonbahara giriyor ve kışa doğru ilerliyor.아랍의 봄은 가을을 향하고 있습니다. 그리고 이젠 겨울을 향하고 있습니다.
Arap Baharı sonbahara giriyor ve kışa doğru ilerliyor.La primavera araba sta volgendo verso l'autunno e sta per trasformarsi nell'inverno.
Arap Baharı sonbahara giriyor ve kışa doğru ilerliyor.La primavera árabe se encamina hacia el otoño y avanza hacia el invierno.
Arap Baharı sonbahara giriyor ve kışa doğru ilerliyor.Le printemps arabe devient automne et l'hiver approche.
Arap Baharı sonbahara giriyor ve kışa doğru ilerliyor.Mùa xuân Ả Rập đã kéo dài tới mùa thu và giờ đang chuyển qua mùa đông.
Arap Baharı sonbahara giriyor ve kışa doğru ilerliyor.Primăvara Arabă se întreptă către toamnă şi se deplasează către iarnă.
Arap Baharı sonbahara giriyor ve kışa doğru ilerliyor.Η Αραβική Άνοιξη οδεύει στο φθινόπωρο και βαδίζει προς τον χειμώνα.
Arap Baharı sonbahara giriyor ve kışa doğru ilerliyor.Арабската пролет преминава към есента и се придвижва към зимата.
Arap Baharı sonbahara giriyor ve kışa doğru ilerliyor.Арабская Весна перетекает в осень, а затем в зиму.
Arap Baharı sonbahara giriyor ve kışa doğru ilerliyor.האביב הערבי נסוג אל הסתיו ומתקדם לתוך החורף.
Arap Baharı sonbahara giriyor ve kışa doğru ilerliyor.الربيع العربي يتحول الى خريف وفي اتجاهه الى الشتاء.
Arap Baharı sonbahara giriyor ve kışa doğru ilerliyor.冬になりました この運動は今後長期化するでしょう
Araştırdıkça çok daha rahatsız alanlara ilerliyoruz.À medida que olhamos, entramos em várias zonas inconfortáveis.
Araştırdıkça çok daha rahatsız alanlara ilerliyoruz.Bei unseren Betrachtungen geraten wir in alle möglichen unbequemen Bereiche.
Araştırdıkça çok daha rahatsız alanlara ilerliyoruz.Como vemos, nos metemos en un terreno escabroso.
Araştırdıkça çok daha rahatsız alanlara ilerliyoruz.Daardoor komen we in allerlei ongemakkelijke gebieden.
Araştırdıkça çok daha rahatsız alanlara ilerliyoruz.Gdy się temu przyjrzeć, natkniemy się na wiele niewygodnych obszarów.
Araştırdıkça çok daha rahatsız alanlara ilerliyoruz.Keď sa rozhliadame, často sa dostaneme do veľmi nepohodlných miest.
Araştırdıkça çok daha rahatsız alanlara ilerliyoruz.보시다시피, 우리는 이런 모든 불편한 분야로 가게 됩니다.
Araştırdıkça çok daha rahatsız alanlara ilerliyoruz.När vi gräver djupare hamnar vi i många obekväma situationer.
Araştırdıkça çok daha rahatsız alanlara ilerliyoruz.Nhìn kĩ hơn, chúng ta rơi vào đủ mọi kiểu lĩnh vực khó chịu.
Araştırdıkça çok daha rahatsız alanlara ilerliyoruz.Ovunque guardiamo scopriamo degli ambiti scomodi.
Araştırdıkça çok daha rahatsız alanlara ilerliyoruz.Pe măsură ce privim, intrăm în tot felul de zone incomode.
Araştırdıkça çok daha rahatsız alanlara ilerliyoruz.Quand on regarde de près, on tombe sur toutes sortes de zones d'ombre.
Araştırdıkça çok daha rahatsız alanlara ilerliyoruz.Saat kita melihat, ada berbagai daerah yang tidak jelas.
Araştırdıkça çok daha rahatsız alanlara ilerliyoruz.І куди не глянемо, усюди стикаємося з такими незручними зонами.
Araştırdıkça çok daha rahatsız alanlara ilerliyoruz.Куда бы мы ни глянули, нас окружают неудобные вопросы.
Araştırdıkça çok daha rahatsız alanlara ilerliyoruz.Може да видим, че навлизаме в много некомфортни области.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod