Hayatı gayet sıradan ve mutlu bir şekilde ilerliyordu.Dělala můj život tak živým a vášnivým.
Ordu sürekli ilerliyordu.Neustále se točil dál.
Sadece Brandenburg fabrikasında kamyon üretimi tam hızla ilerliyordu.Az országot jellemző nehézipar Brandenburgban csak pontszerűen alakult ki.
Sovyetler, onları durdurmak için Berlin'e doğru ilerliyorlardı.Az Amerikai Egyesült Államok átengedte Berlint a szovjeteknek.
Bu dalgayı ilerliyor olarak düşünün. x {\displaystyle x} yönünde.Előre haladhatunk, ha tekintjük X {\displaystyle X} .
Bu sırada Sanayi Devrimi ilerliyordu.Lassan érlelődött az ipari forradalom.
Sovyetler ise hızlı bir şekilde Almanya'ya ilerliyorlardı.Ettől kezdve a szövetségesek gyors iramban nyomultak Németország felé.
Buna rağmen diğer milliyetçi ordular ilerliyorlardı ve durum cumhuriyetçiler açısından kritik görünüyordu.A gárdisták tovább törtek előre, a helyzet pedig kezdett kritikussá válni.
Savaş Tekrar İlerliyor (marş)Elän sut uudestaan (Ohj.
Oyunun çoğunda oyuncu yalnız başına ilerliyor.Οι περισσότεροι ηθοποιοί στην ταινία παίζουν ουσιαστικά τους εαυτούς τους.
Kullanıcılarla iletişim yavaş ilerliyor.Συνεχής ενημέρωση των χρηστών.
Bu sırada Sanayi Devrimi ilerliyordu.Den industrielle revolusjonen hadde begynt.
Bu sırada Sanayi Devrimi ilerliyordu.Terjadilah Revolusi Industri.
Savaş Tekrar İlerliyor (marş)Dia harus kembali bangkit (move on).
Kullanıcılarla iletişim yavaş ilerliyor.Akses untuk pengguna menjadi lebih cepat.
Ama bu yolda ilerliyoruz." dedi.Chúng tôi sẽ tiếp tục theo hướng này."
Ordu sürekli ilerliyordu.Quân đội liên tục được tập trận.
Bu sırada Sanayi Devrimi ilerliyordu.Bấy giờ, cuộc Cách mạng Văn hóa đã đi vào hồi kết.
Ama İngilizler ile Almanlar kuzeyde ilerliyordu.Tuy nhiên, quân Đức chưa vội vã tiến lên phía Bắc.
Sonuç olarak deneyim puanlarınızı (EP) topluyorsunuz ve seviye seviye ilerliyorsunuz.「また、あなたがたの羊の十分の一を取り、あなたがたは、その奴隷となるであろう。
Ben, annem, babam, büyükannem ve büyükbabam gün batarken çölde ilerliyorduk.「僕が発見した最初の死だった...僕と母と父、そして祖母に祖父は夜明けに砂漠を通っていた。
Onunla gurur duyuyorum ve bulunduğum yolda onun hatırası, cömertliği ve tutkusuyla ilerliyorum.そんな母の目の高さで今を、そして未来を見つめ母のような優しさ、力強さ、謙虚さで事業展開していく。
Ordu sürekli ilerliyordu.そして陸軍は進んで行った。
Sonuç olarak deneyim puanlarınızı (EP) topluyorsunuz ve seviye seviye ilerliyorsunuz.汝等自己躬行實踐,方能教人躬行實踐。
Sovyetler ise hızlı bir şekilde Almanya'ya ilerliyorlardı.在這期間納粹在德國迅速崛起。
Mısır’a doğru ilerliyorlardı.他们不断地移居埃及。
Daha çok kendi yolunda küçük adımlarla ilerliyordu.经由数个小步骤把另一个人带进去。
Hayatı gayet sıradan ve mutlu bir şekilde ilerliyordu.우리는 평범하고 행복하게 잘 살고 있었다.
Ordu sürekli ilerliyordu.군인들이 항상 소지하고 다닌다.
Olaylar sondan başa doğru ilerliyor.결승전은 단판으로 진행된다.
Ruslar diyordu: Duna Nehri'nin batısından kuzeye doğru büyük kuvvetlerle ilerliyorlar."소련군은 막강한 병력으로 주나의 서쪽에서 북쪽으로 이동하고 있습니다.
Ama bu yolda ilerliyoruz." dedi.אני אראה אותך בהמשך הדרך".
Oyunun çoğunda oyuncu yalnız başına ilerliyor.רוב הזמן במשחק, השחקן יצטרך ללכת בדרכים שלו.
Sadece Brandenburg fabrikasında kamyon üretimi tam hızla ilerliyordu.Фабриката за камиони в Бранденбург обаче е изгубена завинаги.
Ordu sürekli ilerliyordu.Непрекъснато е сред войската.
Bu dalgayı ilerliyor olarak düşünün. x {\displaystyle x} yönünde.Putanja te točke je očito sam pravac x {\displaystyle \mathbf {} x} .
Savaş Tekrar İlerliyor (marş)Obnovljaju se ceste (npr.
Kevkaban kalesi kuşatması çok yavaş ve zor ilerliyordu.Kot vsa vojna je tudi obkoljevanje trdnjave potekalo počasi in neučinkovito.
Ancak Alman birlikleri korkunç bir hızla ilerliyordu.Nemške sile so premestili kar v največji naglici.
Hayatı gayet sıradan ve mutlu bir şekilde ilerliyordu.Njeno življenje je potekalo povsem umirjeno in običajno.
Buna rağmen diğer milliyetçi ordular ilerliyorlardı ve durum cumhuriyetçiler açısından kritik görünüyordu.Armijos centrai buvo užplūsti savanorių, o šalyje buvo jaučiamas milžiniškas patriotinių nuotaikų pakilimas.
Bu sırada Sanayi Devrimi ilerliyordu.Pramonės revoliucijos metu smarkiai išaugo.
Ama bu yolda ilerliyoruz." dedi.Teed mööda tuleb ise edasi liikuda."
-2'den sonra 1/4 birim daha -3'e doğru ilerliyoruz.-2에서 -3을 향하는 방향으로 1/4만큼 가면 되는 거에요
-2'den sonra 1/4 birim daha -3'e doğru ilerliyoruz. -2 tam 1/4 burada yer alıyor.To będzie w tym miejscu.
-2'den sonra 1/4 birim daha -3'e doğru ilerliyoruz.Así que es menos dos y luego marcamos un cuarto de la distancia para llegar a menos tres.
-2'den sonra 1/4 birim daha -3'e doğru ilerliyoruz.Deci este minus doi și ȋnca o pătrime ȋnspre minus trei.
-2'den sonra 1/4 birim daha -3'e doğru ilerliyoruz.Dus meer naar links. Het is -2 en dan nog -1/4 erbij.
-2'den sonra 1/4 birim daha -3'e doğru ilerliyoruz.Então isso é -2 e então nós vamos 1/4 no caminho para -3.
-2'den sonra 1/4 birim daha -3'e doğru ilerliyoruz.Jadi, kita mulai dari -2, lalu kita tandai seperempat jarak dari -2 ke -3.
-2'den sonra 1/4 birim daha -3'e doğru ilerliyoruz.Nên nó là âm 2 và âm thêm 1 phần 4 đoạn đường đi tới âm 3.
-2'den sonra 1/4 birim daha -3'e doğru ilerliyoruz.Quindi è -2 e poi ancora 1/4 in direzione di -3.
-2'den sonra 1/4 birim daha -3'e doğru ilerliyoruz.Så det är minus två och sedan går vi en fjärdedel av avståndet till minus tre.
-2'den sonra 1/4 birim daha -3'e doğru ilerliyoruz.Szóval ez mínusz kettő és még egy negyednyi értékkel balra kell mennünk a mínusz három felé.
-2'den sonra 1/4 birim daha -3'e doğru ilerliyoruz.Takže jdeme od -2 o jednu čtvrtinu směrem k -3.
-2'den sonra 1/4 birim daha -3'e doğru ilerliyoruz.Έτσι είναι -2 και 1/4 της απόσταση προς το -3.
-2'den sonra 1/4 birim daha -3'e doğru ilerliyoruz.Итак, отрицательное число два и потом мы двигаемся на одну четверть по пути к отрицательному числу три.
-2'den sonra 1/4 birim daha -3'e doğru ilerliyoruz.Така, минус 2 и после отиваме 1/4 по пътя до минус 3
-2'den sonra 1/4 birim daha -3'e doğru ilerliyoruz.Тож, знаходимо від'ємну 2 і рухаємося ще на 1/4 у напрямку від'ємної 3.
-2'den sonra 1/4 birim daha -3'e doğru ilerliyoruz.لذلك فمن النقطتين سالب وثم نذهب ربع نقطة من الطريق إلى إلى ثلاثة نقاط سالب.