Ana içeriğe geç
Sözlük

ilerliyor ile cümle

ilerliyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Şimdi, Gregor geriye gidiyor hiç bir uygulama vardı gerçekten çok yavaş ilerliyor.الآن ، وكان غريغور أي ممارسة على الإطلاق في الذهاب الى الوراء -- حقا انها تسير ببطء شديد.
Şimdi, Gregor geriye gidiyor hiç bir uygulama vardı gerçekten çok yavaş ilerliyor.グレだけ自分自身を好転させることを許可されていた場合、彼は彼になっているはず
Şimdi ise acımasızca ilerliyorlarA l'instant où nous parlons, ils avancent inexorablement vers
Şimdi ise acımasızca ilerliyorlar Dunedain'in kuzey köyleri.Agora mesmo eles avançam para as vilas mais ao norte dos Dúnedain.
Şimdi ise acımasızca ilerliyorlar Dunedain'in kuzey köyleri.Ahora mismo están avanzando implacablemente hacia las aldeas al norte de los Dúnedain.
Şimdi ise acımasızca ilerliyorlar Dunedain'in kuzey köyleri.Aj práve teraz sa vytrvale približujú k najsevernejším dedinám Dúnadanov.
Şimdi ise acımasızca ilerliyorlar Dunedain'in kuzey köyleri.De bevæger sig allerede skånselsløst frem mod de mest nordlige Dunedain beboelser.
Şimdi ise acımasızca ilerliyorlar Dunedain'in kuzey köyleri.I právě nyní se vytrvale přibližují k nejseverenějším vesnicím Dúnadanů
Şimdi ise acımasızca ilerliyorlar Dunedain'in kuzey köyleri.Könyörtelenül haladnak a legészakabban fekvő dúnadán faluk felé.
Şimdi ise acımasızca ilerliyorlar Dunedain'in kuzey köyleri.Nawet teraz bezustannie prą naprzód, ku wysuniętym na północ osadom Dúnedainów.
Şimdi ise acımasızca ilerliyorlar Dunedain'in kuzey köyleri.Sie bewegen sich unaufhaltsam in Richtung der nördlichsten Ansiedlungen der Dúnedain.
Şimdi ise acımasızca ilerliyorlar Dunedain'in kuzey köyleri.Zelfs nu trekken zij meedogenloos op tegen de meest noordelijke dorpen van de Dúnedain.
Şimdi ise acımasızca ilerliyorlar Dunedain'in kuzey köyleri.Ακόμη και τώρα κινούνται ασταμάτητα προς τα βορειότερα χωριά των Ντούνενταϊν.
Şimdi ise acımasızca ilerliyorlar Dunedain'in kuzey köyleri.Уже сейчас они неумолимо приближаются к крайним северным деревням дунаданов.
Şimdi ise acımasızca ilerliyorlarMentre stiamo parlando, si avvicinano sempre più
Şimdi ise acımasızca ilerliyorlar軍を進めています
Şimdi öbür yöne doğru gidiyoruz ve 4 birim yol ilerliyorux.Когда мы идем в обратном направлении, мы поворачиваем в том же направлении.
Siz ilerliyoruz.Se están moviendo hacia adelante.
Siz ilerliyoruz.Vocês estão se movendo para a frente.
Siz ilerliyoruz.Vous vous déplacez.
Siz ilerliyoruz. Yavaşça.Bạn đang di chuyển về phía trước.
Siz ilerliyoruz. Yavaşça.אתה נע קדימה. לאט לאט.
Siz ilerliyoruz. Yavaşça.تقوم بنقله إلى الأمام. ببطء.
Siz ilerliyoruz. Yavaşça.あなたは何をあなたの目の前に_を参照してくださいか?
Soğuk Savaş dönemine ilerliyoruz, denemeye devam ediyoruz ve duvarlar inşa ediyoruz..Andiamo in Guerra Fredda, e continuiamo a provare e costruire muri.
Soğuk Savaş dönemine ilerliyoruz, denemeye devam ediyoruz ve duvarlar inşa ediyoruz..Auch im Kalten Krieg versuchten wir weiterhin, Mauern zu errichten.
Soğuk Savaş dönemine ilerliyoruz, denemeye devam ediyoruz ve duvarlar inşa ediyoruz..Dalej, zimna wojna i ciągle próbujemy budować mury. Dalej, zimna wojna i ciągle próbujemy budować mury.
Soğuk Savaş dönemine ilerliyoruz, denemeye devam ediyoruz ve duvarlar inşa ediyoruz..Dan komt de Koude Oorlog. We blijven het proberen en bouwen muren.
Soğuk Savaş dönemine ilerliyoruz, denemeye devam ediyoruz ve duvarlar inşa ediyoruz..Durante la guerra fría, seguimos construyendo muros.
Soğuk Savaş dönemine ilerliyoruz, denemeye devam ediyoruz ve duvarlar inşa ediyoruz..냉전이 됐고, 우리는 계속해서 벽을 쌓았죠.
Soğuk Savaş dönemine ilerliyoruz, denemeye devam ediyoruz ve duvarlar inşa ediyoruz..Mergem spre Războiul Rece și continuăm să încercăm să construim ziduri.
Soğuk Savaş dönemine ilerliyoruz, denemeye devam ediyoruz ve duvarlar inşa ediyoruz..Nous entrons dans la guerre froide, et nous continuons d'essayer de construire des murs.
Soğuk Savaş dönemine ilerliyoruz, denemeye devam ediyoruz ve duvarlar inşa ediyoruz..Vào thời kỳ Chiến Tranh lạnh, ta lại tiếp tục cố xây nên những bức tường ngăn.
Soğuk Savaş dönemine ilerliyoruz, denemeye devam ediyoruz ve duvarlar inşa ediyoruz..Πάμε στον Ψυχρό Πόλεμο και συνεχίζουμε με το να δοκιμάζουμε και να χτίζουμε τείχη.
Soğuk Savaş dönemine ilerliyoruz, denemeye devam ediyoruz ve duvarlar inşa ediyoruz..Затем Холодная война, и мы продолжаем строить стены.
Soğuk Savaş dönemine ilerliyoruz, denemeye devam ediyoruz ve duvarlar inşa ediyoruz..Переходимо до Холодної війни, ми й далі будуємо стіни.
Soğuk Savaş dönemine ilerliyoruz, denemeye devam ediyoruz ve duvarlar inşa ediyoruz..Ще разгледаме Студената война и ще продължим да строим стени.
Soğuk Savaş dönemine ilerliyoruz, denemeye devam ediyoruz ve duvarlar inşa ediyoruz..נתקדם למלחמה הקרה, ואנו ממשיכים לנסות ולבנות קירות.
Soğuk Savaş dönemine ilerliyoruz, denemeye devam ediyoruz ve duvarlar inşa ediyoruz..نذهب للحرب الباردة، ونستمر فى محاولة بناء الجدران.
Soğuk Savaş dönemine ilerliyoruz, denemeye devam ediyoruz ve duvarlar inşa ediyoruz..我々は壁を築こうとし続けます 第一次世界大戦における塹壕戦にはじまり
Sonra bunun yerini atların çektiği troleybüsler aldı... ...ve raylar üzerinde cadde boyunca ilerliyorlardı.Dan kemudian ini diganti dengan kuda-troli ditarik... ... Berdentang sepanjang trek tetap di jalan ini.
Sonra bunun yerini atların çektiği troleybüsler aldı... ...ve raylar üzerinde cadde boyunca ilerliyorlardı.Diese machten Platz für Pferdebahnen... ...die auf Schmalspurgleisen hier entlangfuhren.
Sonra bunun yerini atların çektiği troleybüsler aldı... ...ve raylar üzerinde cadde boyunca ilerliyorlardı.그리고 나서, 말이 끄는 트롤리(고가 이동 활차)에 의해 대체 되었고 대로에 고정된 선로를 철커덩하면 울리게 되었습니다.
Sonra bunun yerini atların çektiği troleybüsler aldı... ...ve raylar üzerinde cadde boyunca ilerliyorlardı.Le carrozze furono rimpiazzate dai tram a cavallo... ...che sferragliavano sui binari di questa Avenue.
Sonra bunun yerini atların çektiği troleybüsler aldı... ...ve raylar üzerinde cadde boyunca ilerliyorlardı.После те били заменени от конски трамваи, които са звънтели по фиксираните коловози на тази улица.
Sonuç olarak deneyimlerin baskın ekonomik arz olduğu bir deneyim ekonomisine doğru ilerliyoruz.Donc on glisse à une économie d'expérience, où les expériences deviennent l'offre prédominante de l"économie.
Sonuç olarak deneyimlerin baskın ekonomik arz olduğu bir deneyim ekonomisine doğru ilerliyoruz.즉, 우리는 이제 경험경제의 시대로 옮겨가고 있습니다 이제 경험이 경제가 제공하는 것의 중심이 되고 있습니다.
Sonuç olarak deneyimlerin baskın ekonomik arz olduğu bir deneyim ekonomisine doğru ilerliyoruz.Przechodzimy do ekonomii doświadczenia, gdzie to doświadczenie jest podstawowym produktem.
Sonuç olarak deneyimlerin baskın ekonomik arz olduğu bir deneyim ekonomisine doğru ilerliyoruz.Szóval élmény-gazdasággá válunk, ahol az élmény válik az elsődleges gazdasági kínálattá.
Sonuç olarak deneyimlerin baskın ekonomik arz olduğu bir deneyim ekonomisine doğru ilerliyoruz.We bewegen dus richting een ervaringseconomie, waarbij ervaringen het dominante economische aanbod worden.
Sonuç olarak deneyimlerin baskın ekonomik arz olduğu bir deneyim ekonomisine doğru ilerliyoruz.Wir bewegen uns hin zu einer Erlebniswirtschaft, in der das Erlebnis das tatsächliche Produkt ist.
Sonuç olarak deneyimlerin baskın ekonomik arz olduğu bir deneyim ekonomisine doğru ilerliyoruz.Μετακινούμαστε προς μια εμπειρική οικονομία, όπου οι εμπειρίες γίνονται η κυρίαρχη οικονομική προσφορά.
Sonuç olarak deneyimlerin baskın ekonomik arz olduğu bir deneyim ekonomisine doğru ilerliyoruz.אז אנו עובדים לכלכלה חוויתית; החוויות הופכות להיצע הכלכלי השולט.
Sonuç olarak deneyimlerin baskın ekonomik arz olduğu bir deneyim ekonomisine doğru ilerliyoruz.إذاً فنحن نتحول إلى إقتصاد التجربة، حيث تصبح الخبرات هي الطرح الإقتصادي السائد.
Sonuç olarak deneyimlerin baskın ekonomik arz olduğu bir deneyim ekonomisine doğru ilerliyoruz.体験が経済的な提供品となる世界です 私が講演するほとんどの場所で
Sonuçta sanırım göreceksiniz ki zeki, kapalı organizasyonlar hızla kapalı yönünde ilerliyorlar.A konečně, myslím si, že uvidíme, že inteligentní, uzavřené organizace se budou čím dál více otevírat.
Sonuçta sanırım göreceksiniz ki zeki, kapalı organizasyonlar hızla kapalı yönünde ilerliyorlar.또한 다른 면으로 우리들이 보게 될 것은 전문적인 폐쇄 조직들이 개방적인 방향으로 점점 이동해 가는 것입니다.
Sonuçta sanırım göreceksiniz ki zeki, kapalı organizasyonlar hızla kapalı yönünde ilerliyorlar.Sądzę, że w końcu inteligentne, zamknięte organizacje podążą w stronę otwartości.
Sonuçta sanırım göreceksiniz ki zeki, kapalı organizasyonlar hızla kapalı yönünde ilerliyorlar.В крайна сметка, умните затворени организации ще тръгнат по пътя на отвореността.
Sonuçta sanırım göreceksiniz ki zeki, kapalı organizasyonlar hızla kapalı yönünde ilerliyorlar.ולבסוף, מה שאני חושב שתראו הוא שהארגונים הסגורים האינטליגנטיים ינועו יותר לעבר הכיוון הפתוח.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod