İlk hedefimize ulaşma yolunda ilerliyoruz.Suntem pe cale de a ne împlini scopul iniţial.
İlk hedefimize ulaşma yolunda ilerliyoruz.Vi er godt på vej til at nå vores første mål.
İlk hedefimize ulaşma yolunda ilerliyoruz.We zijn goed op weg om ons initiële doel te bereiken.
İlk hedefimize ulaşma yolunda ilerliyoruz.Wir sind auf gutem Weg, unser ursprüngliches Ziel zu erreichen.
İlk hedefimize ulaşma yolunda ilerliyoruz.Близо сме до постигането на първоначалната ни цел.
İlk hedefimize ulaşma yolunda ilerliyoruz.Мы на пути к достижению нашей первоначальной цели.
İlk hedefimize ulaşma yolunda ilerliyoruz.אנחנו בדרך הנכונה להשיג את המטרה הראשונית שלנו.
İlk hedefimize ulaşma yolunda ilerliyoruz.نحن في طريقنا لتحقيق هدفنا الإبتدائي
İnsanlar, bir işi incelerken, "bu iyi", "bu kötü" deyip, anında ilerliyor.Ludzie patrzą na sztukę i mówią: podoba mi się to lub nie podoba mi się to i idą dalej.
İsa köy kent dolaşarak öğretiyor, Yeruşalime doğru ilerliyordu.A chodil po mestách a mestečkách učiac a bol na ceste do Jeruzalema.
İsa köy kent dolaşarak öğretiyor, Yeruşalime doğru ilerliyordu.Assim percorria Jesus as cidades e as aldeias, ensinando, e caminhando para Jerusalém.
İsa köy kent dolaşarak öğretiyor, Yeruşalime doğru ilerliyordu.Dalam perjalanan ke Yerusalem, Yesus melalui kota-kota dan kampung-kampung sambil mengajar
İsa köy kent dolaşarak öğretiyor, Yeruşalime doğru ilerliyordu.Ðức Chúa Jêsus trải qua các thành các làng, vừa dạy dỗ vừa đi thẳng tới thành Giê-ru-sa-lem.
İsa köy kent dolaşarak öğretiyor, Yeruşalime doğru ilerliyordu.Ðức_Chúa_Jêsus trải qua các thành các làng , vừa dạy_dỗ vừa đi thẳng tới thành Giê-ru-sa-lem .
İsa köy kent dolaşarak öğretiyor, Yeruşalime doğru ilerliyordu.És városokon és falvakon megy vala által, tanítva, és Jeruzsálembe menve.
İsa köy kent dolaşarak öğretiyor, Yeruşalime doğru ilerliyordu.Hij reisde verder naar Jeruzalem. Onderweg, in de steden en dorpen, sprak Hij met de mensen.
İsa köy kent dolaşarak öğretiyor, Yeruşalime doğru ilerliyordu.I chodil po městech a městečkách uče, bera se do Jeruzaléma.
İsa köy kent dolaşarak öğretiyor, Yeruşalime doğru ilerliyordu.I chodził po miastach i miasteczkach, nauczając a idąc w drogę do Jeruzalemu.
İsa köy kent dolaşarak öğretiyor, Yeruşalime doğru ilerliyordu.In hodil je po mestih in vaseh, učeč in potujoč proti Jeruzalemu.
İsa köy kent dolaşarak öğretiyor, Yeruşalime doğru ilerliyordu.Isus umbla prin cetăţi şi prin sate, învăţînd pe norod, şi călătorind spre Ierusalim.
İsa köy kent dolaşarak öğretiyor, Yeruşalime doğru ilerliyordu.Ja hän vaelsi kaupungista kaupunkiin ja kylästä kylään ja opetti, kulkien Jerusalemia kohti.
İsa köy kent dolaşarak öğretiyor, Yeruşalime doğru ilerliyordu.Jesús pasaba por las ciudades y aldeas, enseñando y caminando hacia Jerusalén
İsa köy kent dolaşarak öğretiyor, Yeruşalime doğru ilerliyordu.Jésus traversait les villes et les villages, enseignant, et faisant route vers Jérusalem.
İsa köy kent dolaşarak öğretiyor, Yeruşalime doğru ilerliyordu.예수께서 각성 각촌으로 다니사 가르치시며 예루살렘으로 여행하시더니
İsa köy kent dolaşarak öğretiyor, Yeruşalime doğru ilerliyordu.Og han gik igennem Byer og Landsbyer og lærte og tog Vejen til Jerusalem.
İsa köy kent dolaşarak öğretiyor, Yeruşalime doğru ilerliyordu.Og han gikk omkring og lærte rundt om I byer og landsbyer, og tok veien til Jerusalem.
İsa köy kent dolaşarak öğretiyor, Yeruşalime doğru ilerliyordu.Passava per città e villaggi, insegnando, mentre camminava verso Gerusalemme
İsa köy kent dolaşarak öğretiyor, Yeruşalime doğru ilerliyordu.Und er ging durch Städte und Märkte und lehrte und nahm seinen Weg gen Jerusalem.
İsa köy kent dolaşarak öğretiyor, Yeruşalime doğru ilerliyordu.Και διηρχετο τας πολεις και κωμας διδασκων και οδοιπορων εις Ιερουσαλημ.
İsa köy kent dolaşarak öğretiyor, Yeruşalime doğru ilerliyordu.И по пътя Си за Ерусалим, минаваше през градовете и през селата и поучаваше.
İsa köy kent dolaşarak öğretiyor, Yeruşalime doğru ilerliyordu.И проходил по городам и селениям, уча и направляя путь к Иерусалиму.
İsa köy kent dolaşarak öğretiyor, Yeruşalime doğru ilerliyordu.І проходив через городи й села, навчаючи й верстаючи дорогу до Єрусалиму.
İsa köy kent dolaşarak öğretiyor, Yeruşalime doğru ilerliyordu.ויעבר בערים ובכפרים עבור ולמד וישם את דרכו לבוא ירושלים׃
İsa köy kent dolaşarak öğretiyor, Yeruşalime doğru ilerliyordu.واجتاز في مدن وقرى يعلّم ويسافر نحو اورشليم.
İsa köy kent dolaşarak öğretiyor, Yeruşalime doğru ilerliyordu.耶 穌 往 耶 路 撒 冷 去 、 在 所 經 過 的 各 城 各 鄉 教 訓 人
İsa köy kent dolaşarak öğretiyor, Yeruşalime doğru ilerliyordu.耶穌往 耶路撒冷 去 、 在 所經過 的 各 城 各鄉教 訓人
İşler düşündüğümden daha hızlı ilerliyor.As coisas estão a ser mais rápidas do que imaginei.
İşler düşündüğümden daha hızlı ilerliyor.Las cosas progresan más rápido de lo que esperaba.
İşler düşündüğümden daha hızlı ilerliyor.Le cose stanno andando più in fretta del previsto.
İşler düşündüğümden daha hızlı ilerliyor.Saker och ting utvecklas snabbare än jag trodde.
İşler düşündüğümden daha hızlı ilerliyor.Tilanne etenee nopeammin kuin kuvittelin.
İşler düşündüğümden daha hızlı ilerliyor.Tingene udvikler sig hurtigere, end jeg havde troet.
İşler düşündüğümden daha hızlı ilerliyor.Wszystko rozgrywa się szybciej, niż sobie wyobrażałem.
İşler düşündüğümden daha hızlı ilerliyor.Τα πράγματα εξελίσσονται πιο γρήγορα απ' όσο φανταζόμουν.
İşler düşündüğümden daha hızlı ilerliyor.Дела идут быстрее, чем я ожидал.
İşte bu kadar hızlı ilerliyor.Así de rápido se mueve esto.
İşte bu kadar hızlı ilerliyor.Atât de repede se mişcă.
İşte bu kadar hızlı ilerliyor.Điều đó cho thấy việc này đang diễn ra nhanh chóng như thế nào.
İşte bu kadar hızlı ilerliyor.É com esta rapidez que se está a avançar.
İşte bu kadar hızlı ilerliyor.Ennyire gyorsan fejlődik ez a dolog.
İşte bu kadar hızlı ilerliyor.이렇게 빨리 움직이고 있습니다.
İşte bu kadar hızlı ilerliyor.Questa è la velocità alla quale si sta muovendo.
İşte bu kadar hızlı ilerliyor.Så fort går utvecklingen.
İşte bu kadar hızlı ilerliyor.Semua ini bergerak secepat itu.
İşte bu kadar hızlı ilerliyor.So schnell verändert sich das.
İşte bu kadar hızlı ilerliyor.Tak rychle se tento obor rozvíjí.
İşte bu kadar hızlı ilerliyor.Tak szybko to idzie.
İşte bu kadar hızlı ilerliyor.Takto rýchlo sa to hýbe.
İşte bu kadar hızlı ilerliyor.Voici la vitesse à laquelle cela évolue.
İşte bu kadar hızlı ilerliyor.Zo snel ontwikkelt het zich.