İşte bu kadar hızlı ilerliyor.Τόσο γρήγορα κινείται.
İşte bu kadar hızlı ilerliyor.Да, это развивается настолько быстро.
İşte bu kadar hızlı ilerliyor.Настільки швидким є даний прогрес.
İşte bu kadar hızlı ilerliyor.Нещата се развиват с такива темпове.
İşte bu kadar hızlı ilerliyor.זה קצב ההתקדמות המהיר של התהליך הזה.
İşte bu kadar hızlı ilerliyor.هذه مدى سرعة هذا.
İşte bu kadar hızlı ilerliyor.この写真のニック君は
Itici güç oluşuyor. Biraz yavaş da ilerlese ilerliyor.O impulso tem vindo a crescer, com alguns entraves, mas a crescer.
Japon tuvalet teknolojisi bu yönde ilerliyor.그건 일본 변기 기술의 궁극적 지향점이기도 합니다.
Japon tuvalet teknolojisi bu yönde ilerliyor.Questo è il trend della ricerca giapponese sulle toilette.
Japon tuvalet teknolojisi bu yönde ilerliyor.וזהו כיוון ההתפתחות של טכנולוגית האסלות היפנית.
Japon tuvalet teknolojisi bu yönde ilerliyor.ونحو هذا الاتجاه تتحرك تكنولوجيا المراحيض في اليابان
Japon tuvalet teknolojisi bu yönde ilerliyor.これはそんなに多くの機能はありませんが
Kadın saatte 6 kilometre hızla ilerliyor.Así que, qué sucede en un día normal?
Kadın saatte 6 kilometre hızla ilerliyor.E lei viaggia a 6 chilometri l'ora.
Kadın saatte 6 kilometre hızla ilerliyor.교차로가 있는 지점에서, 기차가 그녀를 지나치죠.
Kadın saatte 6 kilometre hızla ilerliyor.Ona podróżuje 6 kilometrów na godzinę.
Kadın saatte 6 kilometre hızla ilerliyor.彼女は 1 時間あたり 6 キロです。
Kalbimde başlayan bir yangın var Ateş adım adım ilerliyor ve beni karanlıktan çıkarıyorΞεκινά μια πυρκαγιά στην καρδιά μου που φτάνει σ' ένα παροξυσμό που με βγάζει απ' το σκοτάδι
Kalbimde başlayan bir yangın var Ateş adım adım ilerliyor ve beni karanlıktan çıkarıyorΞεκινά μια πυρκαγιά στην καρδιά μου φτάνοντας σ' ένα παροξυσμό και με βγάζει απ' το σκοτάδι
Kanatları birbirine değerek dosdoğru ilerliyor, ilerlerken sağa sola dönmüyordu.cánh tiếp giáp nhau khi đi, không xây lại, mỗi con cứ đi thẳng tới.
Kanatları birbirine değerek dosdoğru ilerliyor, ilerlerken sağa sola dönmüyordu.cánh tiếp_giáp nhau khi đi , không xây lại , mỗi con cứ đi thẳng tới .
Kanatları birbirine değerek dosdoğru ilerliyor, ilerlerken sağa sola dönmüyordu.De fire levende Væseners Ansigter vendte sig ikke, når de gik, men de gik alle lige ud".
Kanatları birbirine değerek dosdoğru ilerliyor, ilerlerken sağa sola dönmüyordu.Deres vinger rørte ved hverandre; de vendte sig ikke når de gikk; hvert av dem gikk rett frem.
Kanatları birbirine değerek dosdoğru ilerliyor, ilerlerken sağa sola dönmüyordu.Ich krýdla boly pospájané jedno s druhým; neobracaly sa, keď išly, každá išla smerom svojej tvári.
Kanatları birbirine değerek dosdoğru ilerliyor, ilerlerken sağa sola dönmüyordu.날개는 다 서로 연하였으며 행할 때에는 돌이키지 아니하고 일제히 앞으로 곧게 행하며
Kanatları birbirine değerek dosdoğru ilerliyor, ilerlerken sağa sola dönmüyordu.Niiden siivet koskettivat toisiansa. Kulkiessaan ne eivät kääntyneet: ne kulkivat kukin suoraan eteenpäin.
Kanatları birbirine değerek dosdoğru ilerliyor, ilerlerken sağa sola dönmüyordu.Spojena byla křídla jejich jednoho s druhým. Neobracela se, když šla; jedno každé přímo na svou stranu šlo.
Kanatları birbirine değerek dosdoğru ilerliyor, ilerlerken sağa sola dönmüyordu.Uniam-se as suas asas uma � outra; eles não se viravam quando andavam; cada qual andava para adiante de si;
Kanatları birbirine değerek dosdoğru ilerliyor, ilerlerken sağa sola dönmüyordu.крилата им се съединяваха едно с друго; не се обръщаха като вървяха; всяко вървеше направо пред себе си.
Kanatları birbirine değerek dosdoğru ilerliyor, ilerlerken sağa sola dönmüyordu.חברת אשה אל אחותה כנפיהם לא יסבו בלכתן איש אל עבר פניו ילכו׃
Kanatları birbirine değerek dosdoğru ilerliyor, ilerlerken sağa sola dönmüyordu.واجنحتها متصلة الواحد باخيه. لم تدر عند سيرها. كل واحد يسير الى جهة وجهه.
Kanatları birbirine değerek dosdoğru ilerliyor, ilerlerken sağa sola dönmüyordu.翅 膀 彼 此 相 接 、 行 走 並 不 轉 身 、 俱 各 直 往 前 行
Kanatları birbirine değerek dosdoğru ilerliyor, ilerlerken sağa sola dönmüyordu.翅膀 彼此 相接 、 行走 並 不 轉身 、 俱 各 直 往 前行
Koca bir gedikten girer gibi ilerliyor, Yıkıntılar arasından üzerime yuvarlanıyorlar.Avanzano come attraverso una larga breccia, sbucano in mezzo alle macerie
Koca bir gedikten girer gibi ilerliyor, Yıkıntılar arasından üzerime yuvarlanıyorlar.Bagaikan banjir mereka dobrak tembok pertahananku; beramai-ramai mereka datang menindih tubuhku
Koca bir gedikten girer gibi ilerliyor, Yıkıntılar arasından üzerime yuvarlanıyorlar.Ca printr'o largă spărtură străbat spre mine, se năpustesc supt pocnetul dărîmăturilor.
Koca bir gedikten girer gibi ilerliyor, Yıkıntılar arasından üzerime yuvarlanıyorlar.Chúng do nơi hư lũng lớn mà đến , Xông vào tôi giữa sự đồi tàn .
Koca bir gedikten girer gibi ilerliyor, Yıkıntılar arasından üzerime yuvarlanıyorlar.Chúng do nơi hư lũng lớn mà đến, Xông vào tôi giữa sự đồi tàn.
Koca bir gedikten girer gibi ilerliyor, Yıkıntılar arasından üzerime yuvarlanıyorlar.de kommer som gennem et gabende Murbrud, vælter sig frem under Ruiner,
Koca bir gedikten girer gibi ilerliyor, Yıkıntılar arasından üzerime yuvarlanıyorlar.Entran como por amplia brecha, y dan vueltas en medio de la devastación
Koca bir gedikten girer gibi ilerliyor, Yıkıntılar arasından üzerime yuvarlanıyorlar.Ils arrivent comme par une large brèche, Ils se précipitent sous les craquements.
Koca bir gedikten girer gibi ilerliyor, Yıkıntılar arasından üzerime yuvarlanıyorlar.Jako przerwą szeroką napadają na mię, i na spustoszenie moje walą się.
Koca bir gedikten girer gibi ilerliyor, Yıkıntılar arasından üzerime yuvarlanıyorlar.Jako širokou mezerou vskakují, a k vyplénění mému valí se.
Koca bir gedikten girer gibi ilerliyor, Yıkıntılar arasından üzerime yuvarlanıyorlar.Kakor skozi širok predor se rinejo sem, lomasteč se vale nadme.
Koca bir gedikten girer gibi ilerliyor, Yıkıntılar arasından üzerime yuvarlanıyorlar.성을 크게 파괴하고 그 파괴한 가운데로 몰려 들어 오는것 같이 그들이 내게로 달려드니
Koca bir gedikten girer gibi ilerliyor, Yıkıntılar arasından üzerime yuvarlanıyorlar.niinkuin leveästä muurinaukosta he tulevat, raunioiden alta he vyöryvät esiin.
Koca bir gedikten girer gibi ilerliyor, Yıkıntılar arasından üzerime yuvarlanıyorlar.nt valami széles résen, úgy rontanak elõ, pusztulás között hömpölyögnek [ide].
Koca bir gedikten girer gibi ilerliyor, Yıkıntılar arasından üzerime yuvarlanıyorlar.Prišli na mňa jako širokou trhlinou; valia sa jako búrka.
Koca bir gedikten girer gibi ilerliyor, Yıkıntılar arasından üzerime yuvarlanıyorlar.Såsom genom en bred rämna bryta de in; de vältra sig fram under murarnas brak.
Koca bir gedikten girer gibi ilerliyor, Yıkıntılar arasından üzerime yuvarlanıyorlar.Sie sind gekommen wie zu einer weiten Lücke der Mauer herein und sind ohne Ordnung dahergefallen.
Koca bir gedikten girer gibi ilerliyor, Yıkıntılar arasından üzerime yuvarlanıyorlar.Som gjennem en vid revne kommer de; gjennem nedstyrtende murer velter de sig frem.
Koca bir gedikten girer gibi ilerliyor, Yıkıntılar arasından üzerime yuvarlanıyorlar.Vêm como por uma grande brecha, por entre as ruínas se precipitam.
Koca bir gedikten girer gibi ilerliyor, Yıkıntılar arasından üzerime yuvarlanıyorlar.Εφορμωσιν ως σφοδρα πλημμυρα, επι της ερημωσεως μου περικυλιονται.
Koca bir gedikten girer gibi ilerliyor, Yıkıntılar arasından üzerime yuvarlanıyorlar.Идат като през широк пролом; Под краха нахвърлят се върху мене.
Koca bir gedikten girer gibi ilerliyor, Yıkıntılar arasından üzerime yuvarlanıyorlar.Они пришли ко мне, как сквозь широкий пролом; с шумом бросились на меня.
Koca bir gedikten girer gibi ilerliyor, Yıkıntılar arasından üzerime yuvarlanıyorlar.כפרץ רחב יאתיו תחת שאה התגלגלו׃
Koca bir gedikten girer gibi ilerliyor, Yıkıntılar arasından üzerime yuvarlanıyorlar.ياتون كصدع عريض. تحت الهدّة يتدحرجون.
Koca bir gedikten girer gibi ilerliyor, Yıkıntılar arasından üzerime yuvarlanıyorlar.他 們 來 如 同 闖 進 大 破 口 . 在 毀 壞 之 間 、 輥 在 我 身 上
Koca bir gedikten girer gibi ilerliyor, Yıkıntılar arasından üzerime yuvarlanıyorlar.他 們來 如同 闖進 大 破口 . 在 毀壞 之 間 、 輥 在 我 身上