Aslında iş alanında, bu kesinlikle ilerlediğimiz yol değildir.In de zakenwereld zouden we het zo zeker niet aanpakken.
Aslında iş alanında, bu kesinlikle ilerlediğimiz yol değildir.기업측면으로 보면 그렇게 하지 않을 것입니다.
Aslında iş alanında, bu kesinlikle ilerlediğimiz yol değildir.No mundo dos negócios, decerto esse não seria o caminho a seguir.
Aslında iş alanında, bu kesinlikle ilerlediğimiz yol değildir.Nos, gazdaságilag, persze nem kifizetődő.
Aslında iş alanında, bu kesinlikle ilerlediğimiz yol değildir.Trong kinh doanh, đó chắc chắn không phải cách nên làm.
Aslında iş alanında, bu kesinlikle ilerlediğimiz yol değildir.W świecie biznesu nikt by tak nie zrobił.
Aslında iş alanında, bu kesinlikle ilerlediğimiz yol değildir.Yang pasti, dalam dunia bisnis, ini bukan cara yang akan dijalankan.
Aslında iş alanında, bu kesinlikle ilerlediğimiz yol değildir.Ами, в бизнеса, това със сигурност не е начинът, по който бихме подходили.
Aslında iş alanında, bu kesinlikle ilerlediğimiz yol değildir.В бизнесе это, безусловно, не работает.
Aslında iş alanında, bu kesinlikle ilerlediğimiz yol değildir.בעסקים, זו לבטח אינה הדרך.
Aslında iş alanında, bu kesinlikle ilerlediğimiz yol değildir.حسنا، بالتأكيد في مجال الأعمال ليست هذه هي الطريقة التي نقرر بها.
Aslında iş alanında, bu kesinlikle ilerlediğimiz yol değildir.貨物輸送を
Aslında katı toprakta 3 metre gitti, ve delici rokete dönüştü. kumun içine doğru ilerledi.3만 미터 상공까지 올라갔죠.
Aslında katı toprakta 3 metre gitti, ve delici rokete dönüştü. kumun içine doğru ilerledi.Doleciała do 100 tysięcy stóp.
Aslında katı toprakta 3 metre gitti, ve delici rokete dönüştü. kumun içine doğru ilerledi.Voló casi 30,000 metros, pero no lo logró...
Aslında, yaşım ilerledikçe kâhin gibi bir şey oldum.Fordi i mine ældre år, er jeg blevet en anelse clairvoyant.
Aslında, yaşım ilerledikçe kâhin gibi bir şey oldum.Idősebb koromra valahogy látnokká váltam.
Aslında, yaşım ilerledikçe kâhin gibi bir şey oldum.În ultimii ani am devenit un fel de clarvăzător.
Aslında, yaşım ilerledikçe kâhin gibi bir şey oldum.제가 나이를 좀 먹어서, 뭐랄까 선견지명이 생긴 것 같습니다.
Aslında, yaşım ilerledikçe kâhin gibi bir şey oldum. Okul puanlarını önceden tahmin edebiliyorum.Weil ich im Alter zu so etwas wie einem Hellseher wurde, kann ich die Schulwerte voraussagen.
Aslında, yaşım ilerledikçe kâhin gibi bir şey oldum. Okul puanlarını önceden tahmin edebiliyorum.Защото в по-старите си години станах нещо като ясновидец, мога да предсказвам резултатите на училищата.
Aslında, yaşım ilerledikçe kâhin gibi bir şey oldum. Okul puanlarını önceden tahmin edebiliyorum.С возрастом я стал, кем-то вроде ясновидящего: я могу предсказывать школьные оценки.
Aslında, yaşım ilerledikçe kâhin gibi bir şey oldum. Okul puanlarını önceden tahmin edebiliyorum.Тому що з віком я став таким собі ясновидцем: я можу передбачити шкільні оцінки.
Aslında, yaşım ilerledikçe kâhin gibi bir şey oldum.Op mijn oude dag ben ik een beetje helderziend geworden.
Aslında, yaşım ilerledikçe kâhin gibi bir şey oldum.Parce que dans mes vielles années, je suis devenu un peu voyant.
Aslında, yaşım ilerledikçe kâhin gibi bir şey oldum.Perché i primi anni sono diventato un po' veggente.
Aslında, yaşım ilerledikçe kâhin gibi bir şey oldum.Porque com o passar dos anos, tornei-me algo clarividente.
Aslında, yaşım ilerledikçe kâhin gibi bir şey oldum.Porque conforme me hago viejo, me he vuelto un poco clarividente.
Aslında, yaşım ilerledikçe kâhin gibi bir şey oldum.Pretože už mám svoje roky, začínam mať jasnovidecké schopnosti.
Aslında, yaşım ilerledikçe kâhin gibi bir şey oldum.Under senare år har jag blivit något av en klärvoajant.
Aslında, yaşım ilerledikçe kâhin gibi bir şey oldum.Vì khi tôi già đi, tôi sẽ trở thành nhà tiên tri.
Aslında, yaşım ilerledikçe kâhin gibi bir şey oldum.W moim podeszłym wieku trochę stałem się jasnowidzem.
Aslında, yaşım ilerledikçe kâhin gibi bir şey oldum.Γιατί τώρα στα γεράματα, έχω γίνει κάτι σαν μάντης.
Aslında, yaşım ilerledikçe kâhin gibi bir şey oldum.בגלל שבשנותיי המבוגרות יותר, הפכתי לאיזושהי סוג של מגדת עתידות. (צחוק)
Aslında, yaşım ilerledikçe kâhin gibi bir şey oldum.في سنوات شيخوختي، أصبحت لي بصيرة جيدة.
Aslında, yaşım ilerledikçe kâhin gibi bir şey oldum.その学校の試験結果が予想できるんです
Aslında, yaşım ilerledikçe kâhin gibi bir şey oldum.噉因為我宜家做得耐咗 洞察力都比以前好
Avram ülke boyunca Şekemdeki More meşesine kadar ilerledi. O günlerde orada Kenanlılar yaşıyordu.A Abram prešiel zem až po miesto Sichem, až k dubu Móre. A vtedy bol v zemi Kananej.
Avram ülke boyunca Şekemdeki More meşesine kadar ilerledi. O günlerde orada Kenanlılar yaşıyordu.Áp - ram trải qua xứ nầy , đến cây dẻ bộp của Mô-rê , tại Si-chem . Vả , lúc đó , dân Ca-na-an ở tại xứ .
Avram ülke boyunca Şekemdeki More meşesine kadar ilerledi. O günlerde orada Kenanlılar yaşıyordu.Áp-ram trải qua xứ nầy, đến cây dẻ bộp của Mô-rê, tại Si-chem. Vả, lúc đó, dân Ca-na-an ở tại xứ.
Avram ülke boyunca Şekemdeki More meşesine kadar ilerledi. O günlerde orada Kenanlılar yaşıyordu.Avram a străbătut ţara pînă la locul numit Sihem, pînă la stejarul lui More. Cananiţii erau atunci în ţară.
Avram ülke boyunca Şekemdeki More meşesine kadar ilerledi. O günlerde orada Kenanlılar yaşıyordu.És általméne Ábrám a földön mind Sikhem vidékéig, Móréh tölgyeséig. Akkor Kananeusok valának azon a földön.
Avram ülke boyunca Şekemdeki More meşesine kadar ilerledi. O günlerde orada Kenanlılar yaşıyordu.In Abram preide deželo do kraja Sihema, do hrasta Morejevega. Bival je pa tedaj Kanaanec v deželi.
Avram ülke boyunca Şekemdeki More meşesine kadar ilerledi. O günlerde orada Kenanlılar yaşıyordu.I prošel Abram tu zemi až k místu Sichem, to jest až k rovině More. A tehdáž Kananejští byli v zemi.
Avram ülke boyunca Şekemdeki More meşesine kadar ilerledi. O günlerde orada Kenanlılar yaşıyordu.아브람이 그 땅을 통과하여 세겜 땅 모레 상수리 나무에 이르니 그 때에 가나안 사람이 그 땅에 거하였더라
Avram ülke boyunca Şekemdeki More meşesine kadar ilerledi. O günlerde orada Kenanlılar yaşıyordu.И Аврам пропътува земята до местността Сихем, до дъба Море. В това време ханаанците живееха в земята.
Avram ülke boyunca Şekemdeki More meşesine kadar ilerledi. O günlerde orada Kenanlılar yaşıyordu.И прошел Аврам по земле сей до места Сихема, до дубравы Море. В этойземле тогда жили Хананеи.
Avram ülke boyunca Şekemdeki More meşesine kadar ilerledi. O günlerde orada Kenanlılar yaşıyordu.ויעבר אברם בארץ עד מקום שכם עד אלון מורה והכנעני אז בארץ׃
Avram ülke boyunca Şekemdeki More meşesine kadar ilerledi. O günlerde orada Kenanlılar yaşıyordu.واجتاز ابرام في الارض الى مكان شكيم الى بلّوطة مورة. وكان الكنعانيون حينئذ في الارض.
Avram ülke boyunca Şekemdeki More meşesine kadar ilerledi. O günlerde orada Kenanlılar yaşıyordu.亞 伯 蘭 經 過 那 地 、 到 了 示 劍 地 方 摩 利 橡 樹 那 裡 . 那 時 迦 南 人 住 在 那 地
Avram ülke boyunca Şekemdeki More meşesine kadar ilerledi. O günlerde orada Kenanlılar yaşıyordu.亞伯蘭經過 那 地 、 到 了 示劍 地方 摩利 橡樹那裡 . 那時 迦南人 住在 那 地
Babanın spermlerinin yumurtaya doğru ilerlediğini düşünün. -아빠 쪽은 수많은 정자를 가지고 있고
Babanın spermlerinin yumurtaya doğru ilerlediğini düşünün. -Ще го нарисувам.
Batı yakasına ilerlediğimizde,A nyugati partra átlépve
Batı yakasına ilerlediğimizde,서쪽 해안으로 이동해서
Batı yakasına ilerlediğimizde,ונעבור לצד השני אל עבר החוף המערבי,
Batı yakasına ilerlediğimizde,وننتقل الى الساحل الغربي،
Batı yakasına ilerlediğimizde,サンフランシスコとロサンゼルスです
Ben de aynen bu tavsiyede bulunmuştum ve olaylar da bu doğrultuda ilerledi.Das war genau, was ich empfohlen, und letztlich, was passiert ist. \
Ben de aynen bu tavsiyede bulunmuştum ve olaylar da bu doğrultuda ilerledi.Αυτό ακριβώς ήταν που πρότεινα και τελικά ήταν και αυτό που συνέβη.