ileri ile cümle

ileri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
İklim değişikliğini inkar edenler, Güneş'in bunun ana nedeni olduğunu ileri sürüyorlar.Climate change deniers argue that the Sun is the main cause of climate change.
İleride açığa satışın riskleri üzerinde de duracağım. .And we'll talk a little bit more about why short selling can be extremely risky.
İleriki videoda görüşmek üzere.See you in the next video.
Daha da ileri giderdim.I'd go further.
Sizlere biraz daha ileri seviyede resim göstermek istiyorum.I would like to show you here a picture which is a bit more advanced.
Ve bu gerçekten de ileri seviyede "toparlama".And that's really advanced tidying up.
Yakınlaştırmak ve uzaklaştırmak için fare tekerleğini ileri ve geri döndürmeniz yeterlidir.Simply roll the mouse wheel forward and back to zoom in and out.
İmlecinizi modelinizin bu köşesine getirin ve tekerleği ileri kaydırın.Hover your cursor over this corner of your model and roll the wheel forward.
Burada gördüğümüz gibi çok ileri yaşlarda hafif bir düşüş var.Now you see this slight downturn at very advanced ages.
Bu kadar ileri gidemez.He wouldn't have been able to come this far!
Aslında bunu daha ileri yapalım yoksa buralar karmakarışık olurActually, let's do it even further out, just because it's going to get messy otherwise.
Onlar yukarı, aşağı, ileri, geri, hatta başaşağı bile uçabilirler.It can fly up, down, forwards, backwards, even upside-down.
Tim, düşüncelerini ileri düzey bir protez kolu kontrol etmek için kullanıyor.Tim uses his thoughts to control an advanced prosthetic arm.
Ben de inanıyorum ki, iş dünyası insanlığı ileriye taşıyacak hakikaten de.And I do believe that business will move the great mass of humanity forward.
Kooperatif gelişme ileriye yönelik bir yoldur.Cooperative development is a way forward.
İleride, matrislerin vektörlerle bağlantılarını inceleyeceğiz. -We'll talk more about how matrices relate to vectors in the future.
Bu nedenle bazıları evrenin ileride içine çökerek küçüleceğine inanıyorlardı.Some people thought that the universe would recollapse in the future.
İki boyutta, iki yönde de geri ve ileri gidilebilir.Two dimensions You can go backwards or forwards in two directions
Matematiğin daha ileri kısımlarında üç boyuttan fazlasını da kurcalayacağız. .That have more than three dimensions
Beş çocuğun babası olarak, onlar ileride kimleri örnek alacaklar endişeleniyorum.As the father of five sons, I worry about who they're going to be using as role models.
Bana sorulan öteki soru ise ileride ele geçirme isteklerinin olup olmayacağı.And the other question people ask me is, will they want to take over?
Bu kadar ileriye gitmek istememiştim.I didn't intend to bring it up actually.
Aynı doğru üzerinde ama iki birim daha ileri gidiyor.It's along the same line, but just goes out further 2.
St Peter'ın arkasında, Hz. İsa'yı görüyoruz, kolunu ileri uzatmış, yüzünün bir kısmı gölgede kalmış.And behind him, half obscured, facing us is Christ with his arm outstretched.
Bay Daens'in her zaman baţýmýzýn üzerinde yeri var... ama çok ileri gitti!Vendeu todos? - O que quer de Nette... ... vale mais que 3 linhas.
Çünkü Bay Woeste'nin Flamanca söylediklerimi anlayacak kadar... ileri seviyede olmadýđýný anladým.Sirva-nos cerveja! As salsichas do Sr. Woeste são muito boas! Obrigado, Sr. Woeste!
İlerideki sunumlarda, terstürevin faydalarını da anlatacağım. -And in future presentations I'll give you more of an intuition of why the antiderivative is useful.
Elbette güzel ayrılmadık fakat... ...ileride karşılaşamayacak kadar da kötü değildi.Of course we didn't break up cleanly, but it wasn't ardent enough to leave any feelings.
İleride bir restaurant var. Taksi çağıracağım.There's a restaurant over there, so I'm going to call a cab.
Bunu yeterince ileri götürecek olursanız da deli diye etiketlenmeniz an meselesidir.And if you go too far on that, that's just simply labeled as madness.
Tamam şimdi dudaklarını ileri doğru uzat ve biraz öne doğru eğil, tamam mı?Okay, now I'm going to ask you to pucker up. Pucker up big and lean in just a little bit, okay?
Etrafında Kral adamlarını ileri çağırırAround it the King called men forth
Bunun yanıtını size bırakıyorum. Belki ileride bir videoda anlatırım.I'll leave you -- or maybe I'll make a future video about that.
Özkaynağın alt kalemleri hakkında da ileride bir video yapıyor olmalıyım.And maybe I'll do a little bit more on that in the future.
1 ileri bir yukarı.You move forward 1, you go up 1.
2 ileri, altı aşağı.Move 2, you would move down 6.
2 ileri, 2 gittik,4,6.Move 2, you go 2, 4, 6.
Bu videoyu burada bitiriyoruz,ileride aynı konuda daha detaylı bir videomuz daha olacak.and let's say I divide it into 4 equal parts. So there is a total of 4 equal slices of pizza.
Malcom Burrows çekirgeden alınan bu nörona dayanarak oldukça ilginç bir fikir ileri sürdü.Malcom Burrows çekirgeden alınan bu nörona dayanarak oldukça ilginç bir fikir ileri sürdü.
- Ţimdi kuţandýk, zamaný geldi. - Ne kadar ileri gideceksin?Now, we are getting loaded, because it is the right time
Mert'i korumak için daha ne kadar ileri gideceksin?How much more risk are you gonna take in order to protect Mert?
Bilgisayarlar gelmiş geçmiş her bir şeyden daha hızlı şekilde ileriye gidiyor.Computers get better faster than anything else ever.
Teknoloji ileri gitmektir, ancak gitgide daha çok insanı geride bırakıyor.Technology is racing ahead, but it's leaving more and more people behind.
Sen de esenlik içinde atalarına kavuşacaksın. İleri yaşta ölüp gömüleceksin.but you will go to your fathers in peace. You will be buried in a good old age.
İbrahimle Sara kocamışlardı, yaşları hayli ileriydi. Sara âdetten kesilmişti.Now Abraham and Sarah were old, well advanced in age. Sarah had passed the age of childbearing.
Musayla Harun varıp İsrailin bütün ileri gelenlerini topladılar.Moses and Aaron went and gathered together all the elders of the children of Israel.
Sonra Musa, Harun, Nadav, Avihu ve İsrail ileri gelenlerinden yetmiş kişi dağa çıkarakThen Moses, Aaron, Nadab, Abihu, and seventy of the elders of Israel went up.
Sekizinci gün Musa Harunla oğullarını ve İsrail ileri gelenlerini çağırdı.It happened on the eighth day, that Moses called Aaron and his sons, and the elders of Israel;
Sonra Musayla İsrailin ileri gelenleri ordugaha döndüler.Moses went into the camp, he and the elders of Israel.
Musa Datanla Avirama gitti. İsrailin ileri gelenleri onu izledi.Moses rose up and went to Dathan and Abiram; and the elders of Israel followed him.
Kent ileri gelenleri de adamı cezalandıracaklar.The elders of that city shall take the man and chastise him;
Bu yüzden İsrailin bütün ileri gelenleri toplanıp Ramaya, Samuelin yanına vardılar.Then all the elders of Israel gathered themselves together, and came to Samuel to Ramah;
Bu öğüt Avşalomu ve İsrail ileri gelenlerini hoşnut etti.The saying pleased Absalom well, and all the elders of Israel.
İsrailin bütün ileri gelenleri toplanınca, bazı kâhinler Antlaşma Sandığını yerden kaldırdılar.All the elders of Israel came, and the priests took up the ark.
Bütün ileri gelenler ve halk, ‹‹Onu dinleme, isteklerini de kabul etme›› diye karşılık verdiler.All the elders and all the people said to him, "Don't listen, neither consent."
Kral Yoşiya haber gönderip Yahuda ve Yeruşalimin bütün ileri gelenlerini yanına topladı.The king sent, and they gathered to him all the elders of Judah and of Jerusalem.
İsrailin bütün ileri gelenleri toplanınca, Levililer Antlaşma Sandığını yerden kaldırdılar.All the elders of Israel came: and the Levites took up the ark;
Kral Yoşiya haber gönderip Yahuda ve Yeruşalimin bütün ileri gelenlerini topladı.Then the king sent and gathered together all the elders of Judah and Jerusalem.
Önderlerini istediği gibi eğitsin, İleri gelenlerine akıl versin diye.to discipline his princes at his pleasure, and to teach his elders wisdom.
Yüceltsinler Onu halk topluluğunda, Övgüler sunsunlar ileri gelenlerin toplantısında.Let them exalt him also in the assembly of the people, and praise him in the seat of the elders.

İlgili Sayfalar