Ana içeriğe geç
Sözlük

ileri gelen ile cümle

ileri gelen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
İsrailin bütün ileri gelenleri toplanınca, Levililer Antlaşma Sandığını yerden kaldırdılar.När då alla de äldste i Israel hade kommit tillstädes, lyfte leviterna upp arken.
İsrailin bütün ileri gelenleri toplanınca, Levililer Antlaşma Sandığını yerden kaldırdılar.Og alle Israels Ældste kom, og Leviterne har Arken.
İsrailin bütün ileri gelenleri toplanınca, Levililer Antlaşma Sandığını yerden kaldırdılar.Quando furono giunti tutti gli anziani di Israele, i leviti sollevarono l'arca
İsrailin bütün ileri gelenleri toplanınca, Levililer Antlaşma Sandığını yerden kaldırdılar.Setelah semua pemimpin itu berkumpul, orang-orang Lewi mengangkat Peti Perjanjian itu
İsrailin bütün ileri gelenleri toplanınca, Levililer Antlaşma Sandığını yerden kaldırdılar.und kamen alle Ältesten Israels. Und die Leviten hoben die Lade auf
İsrailin bütün ileri gelenleri toplanınca, Levililer Antlaşma Sandığını yerden kaldırdılar.Και ηλθον παντες οι πρεσβυτεροι του Ισραηλ και εσηκωσαν οι Λευιται την κιβωτον.
İsrailin bütün ileri gelenleri toplanınca, Levililer Antlaşma Sandığını yerden kaldırdılar.А когато дойдоха всичките Израилеви старейшини, левитите дигнаха ковчега.
İsrailin bütün ileri gelenleri toplanınca, Levililer Antlaşma Sandığını yerden kaldırdılar.И пришли все старейшины Израилевы. Левиты взяли ковчег
İsrailin bütün ileri gelenleri toplanınca, Levililer Antlaşma Sandığını yerden kaldırdılar.ויבאו כל זקני ישראל וישאו הלוים את הארון׃
İsrailin bütün ileri gelenleri toplanınca, Levililer Antlaşma Sandığını yerden kaldırdılar.وجاء جميع شيوخ اسرائيل وحمل اللاويون التابوت
İsrailin bütün ileri gelenleri toplanınca, Levililer Antlaşma Sandığını yerden kaldırdılar.以 色 列 眾 長 老 來 到 . 利 未 人 便 抬 起 約 櫃
İsrailin bütün ileri gelenleri toplanınca, Levililer Antlaşma Sandığını yerden kaldırdılar.以色列 眾長 老 來到 . 利未 人 便 抬起 約櫃
Kent ileri gelenleri de adamı cezalandıracaklar.Akkor a város vénei fogják meg azt a férfit, és ostorozzák meg õt;
Kent ileri gelenleri de adamı cezalandıracaklar.Allora gli anziani di quella città prenderanno il marito e lo castigherann
Kent ileri gelenleri de adamı cezalandıracaklar.Bătrînii cetăţii să ia atunci pe omul acela şi să -l pedepsească;
Kent ileri gelenleri de adamı cezalandıracaklar.Bấy giờ, các trưởng lão thành đó sẽ bắt người chồng mà đánh phạt,
Kent ileri gelenleri de adamı cezalandıracaklar.Bấy_giờ , các trưởng_lão thành đó sẽ bắt người chồng mà đánh phạt ,
Kent ileri gelenleri de adamı cezalandıracaklar.Da skal Byens Ældste tage Manden og revse ham;
Kent ileri gelenleri de adamı cezalandıracaklar.Då skola de äldste i staden taga mannen och tukta honom.
Kent ileri gelenleri de adamı cezalandıracaklar.Então os anciãos daquela cidade, tomando o homem, o castigarão,
Kent ileri gelenleri de adamı cezalandıracaklar."Entonces los ancianos de la ciudad tomarán al hombre y lo castigarán
Kent ileri gelenleri de adamı cezalandıracaklar.In mestni starejšine naj vzamejo tistega moža in ga kaznujejo,
Kent ileri gelenleri de adamı cezalandıracaklar.그 성읍 장로들은 그 사람을 잡아 때리고
Kent ileri gelenleri de adamı cezalandıracaklar.Les anciens de la ville saisiront alors cet homme et le châtieront;
Kent ileri gelenleri de adamı cezalandıracaklar.Maka para pemuka kota harus memanggil orang laki-laki itu dan memukul dia
Kent ileri gelenleri de adamı cezalandıracaklar.Nie będzie nierządnica z córek Izraelskich, ani będzie nierządnik z synów Izraelskich.
Kent ileri gelenleri de adamı cezalandıracaklar.Og de eldste i byen skal ta mannen og gi ham hugg
Kent ileri gelenleri de adamı cezalandıracaklar.So sollen die Ältesten der Stadt den Mann nehmen und züchtigen
Kent ileri gelenleri de adamı cezalandıracaklar.Tedy starší města toho jmou muže a trestati ho budou,
Kent ileri gelenleri de adamı cezalandıracaklar.Vtedy vezmú starší toho mesta muža a potrescú ho.
Kent ileri gelenleri de adamı cezalandıracaklar.Και θελουσι λαβει οι πρεσβυτεροι της πολεως εκεινης τον ανθρωπον και θελουσι τιμωρησει αυτον
Kent ileri gelenleri de adamı cezalandıracaklar.Тогава старейшините на оня град да вземат човека да го накажат,
Kent ileri gelenleri de adamı cezalandıracaklar.Тогда старейшины того города пусть возьмут мужа и накажут его,
Kent ileri gelenleri de adamı cezalandıracaklar.ולקחו זקני העיר ההוא את האיש ויסרו אתו׃
Kent ileri gelenleri de adamı cezalandıracaklar.فيأخذ شيوخ تلك المدينة الرجل ويؤدبونه
Kent ileri gelenleri de adamı cezalandıracaklar.本 城 的 長 老 要 拿 住 那 人 懲 治 他
Kent ileri gelenleri de adamı cezalandıracaklar.本 城 的 長老 要 拿住 那 人 懲治他
Kocası ülkenin ileri gelenleriyle oturup kalkar, Kent kurulunda iyi tanınır.Bărbatul ei este bine văzut la porţi, cînd şade cu bătrînii ţării.
Kocası ülkenin ileri gelenleriyle oturup kalkar, Kent kurulunda iyi tanınır.Es conocido su marido en las puertas de la ciudad, cuando se sienta con los ancianos del país
Kocası ülkenin ileri gelenleriyle oturup kalkar, Kent kurulunda iyi tanınır.Hänen miehensä on tunnettu porteissa, maanvanhinten seassa istuessansa.
Kocası ülkenin ileri gelenleriyle oturup kalkar, Kent kurulunda iyi tanınır.Hendes Husbond er kendt i Portene, når han sidder blandt Landets Ældste.
Kocası ülkenin ileri gelenleriyle oturup kalkar, Kent kurulunda iyi tanınır.Hennes man är känd i stadens portar, där han sitter bland landets äldste.
Kocası ülkenin ileri gelenleriyle oturup kalkar, Kent kurulunda iyi tanınır.Hennes mann er kjent i byens porter, der han sitter sammen med landets eldste.
Kocası ülkenin ileri gelenleriyle oturup kalkar, Kent kurulunda iyi tanınır.Ihr Mann ist bekannt in den Toren, wenn er sitzt bei den Ältesten des Landes.
Kocası ülkenin ileri gelenleriyle oturup kalkar, Kent kurulunda iyi tanınır.Ismerik az õ férjét a kapukban, mikor ül a tartománynak véneivel.
Kocası ülkenin ileri gelenleriyle oturup kalkar, Kent kurulunda iyi tanınır.Jej muž je známy v bránach, keď sedáva so starcami zeme.
Kocası ülkenin ileri gelenleriyle oturup kalkar, Kent kurulunda iyi tanınır.그 남편은 그 땅의 장로로 더불어 성문에 앉으며 사람의 아는 바가 되며
Kocası ülkenin ileri gelenleriyle oturup kalkar, Kent kurulunda iyi tanınır.Nune. Conhece-se o seu marido nas portas, quando se assenta entre os anciãos da terra.
Kocası ülkenin ileri gelenleriyle oturup kalkar, Kent kurulunda iyi tanınır.Patrný jest v branách manžel její, když sedá s staršími země.
Kocası ülkenin ileri gelenleriyle oturup kalkar, Kent kurulunda iyi tanınır.Son mari est considéré aux portes, Lorsqu`il siège avec les anciens du pays.
Kocası ülkenin ileri gelenleriyle oturup kalkar, Kent kurulunda iyi tanınır.Suaminya adalah orang ternama--salah seorang dari antara para pemimpin kota
Kocası ülkenin ileri gelenleriyle oturup kalkar, Kent kurulunda iyi tanınır.Suo marito è stimato alle porte della città dove siede con gli anziani del paese
Kocası ülkenin ileri gelenleriyle oturup kalkar, Kent kurulunda iyi tanınır.Tại nơi cửa thành chồng nàng được chúng biết , Khi ngồi chung với các trưởng_lão của xứ .
Kocası ülkenin ileri gelenleriyle oturup kalkar, Kent kurulunda iyi tanınır.Tại nơi cửa thành chồng nàng được chúng biết, Khi ngồi chung với các trưởng lão của xứ.
Kocası ülkenin ileri gelenleriyle oturup kalkar, Kent kurulunda iyi tanınır.Znaczny jest w bramach mąż jej, gdy siedzi między starszymi ziemi.
Kocası ülkenin ileri gelenleriyle oturup kalkar, Kent kurulunda iyi tanınır.Znan je pri vratih mož njen, ko zboruje s starejšinami dežele.
Kocası ülkenin ileri gelenleriyle oturup kalkar, Kent kurulunda iyi tanınır.Ο ανηρ αυτης γνωριζεται εν ταις πυλαις, οταν καθηται μεταξυ των πρεσβυτερων του τοπου.
Kocası ülkenin ileri gelenleriyle oturup kalkar, Kent kurulunda iyi tanınır.Муж ее известен у ворот, когда сидит со старейшинами земли.
Kocası ülkenin ileri gelenleriyle oturup kalkar, Kent kurulunda iyi tanınır.Мъжът и е познат в портите, Когато седи между местните старейшини.
Kocası ülkenin ileri gelenleriyle oturup kalkar, Kent kurulunda iyi tanınır.נודע בשערים בעלה בשבתו עם זקני ארץ׃
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod