Ana içeriğe geç
Sözlük

ilave ile cümle

ilave kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Koyun kanı ilave edin.Draw) Kövesd a bárányt!
Bir alkali çözeltisi, gösterge ilave edilerek tespit edilebilir.Az egyik hengerre profilhüvely húzható fel.
Pekmez ilave edilerek yenir.A lehajló hajtások legyökeresednek.
Yarış modunda bir push-to-pass butonu ilave elektrik güç sağlamak için kullanılabilir.Egy verseny során egy gombnyomás alatt aktiválhatjuk a Power Up-okat.
İstenirse yoğurda sarımsak ilave edilebilir.Szükség esetén egy kevés narancslevet adnak.
Bazı yerlerde garoz otunun ilave edildiği de olur.Sok helyen a habszivacsot is helyettesíthetik.
Renkli çizimi SdKfz 250/5 leichte Beobachtungspanzerwagen: Komuta aracı ilave telsiz sistemli.SdKfz 250/5 leichte Beobachtungspanzerwagen - Parancsnoki változat rádióval.
Yolcular için fazladan koltuk ilave edildi.Az utasok részére kényelmes kocsiátjárót építettek ki.
Kıvamı koyu olursa bir miktar kaynar su ilave edilebilir.Ha túl sűrű, egy kevés meleg vízzel hígítható.
Anksiyeteyi azaltmak için analjeziklere ilaveten benzodiazepinler kullanılabilir.A fájdalomcsillapítókon kívül benzodiazepinek is alkalmazhatók a szorongás enyhítésére.
Bu ilavelerle maliyeti 900,000 TL'yi buldu.Ez a lépés 900 000 000 Ft-ba került.
Tırnak içi kısım Gökhan Dede'nin ilavesidir.)"Például az öngyilkos nagypapa a Párduc torzképe?)”
Ayrıca bir Tümen de kendilerinin göndermeleri için Fransızları ikna edeceğini ilave ediyordu.Meggyőződése volt továbbá, hogy franciaként kötelessége a szabadságeszmék terjesztése.
Medrese hocalığına ilaveten ilköğretim müfettişliği yaptı.A kisérleti telekre én adtam neki az eszmét.
Buna ilaveten Japonya neredeyse tamamen dışa kapanmıştı.Japani muun muassa sulkeutui ulkomaailmalta lähes täysin.
Buna ilaveten Haçlı ordusu çok yorgundu ve bir müddet dinlenmesi gerekmekteydi.Olimme vain väsyneitä ja todellakin loman tarpeessa.
Başka şekerler de ilave edilir.Muitakin makeutusaineita käytetään.
Ama babası bu para karşılığında Jin'in kendisiyle çalışması gerektiğini ilave eder parayı verirken.Vastapalvelukseksi Jin joutui tekemään tälle töitä.
Sıkça sıkça vekillerin azl ü nasbı dergâh-ı şerifin mahvına sebep olduğu da ilaveten arz ederim efendim.Hän paheksuu usein Sheriffin toistuvia solvauksia.
Ahşap olan cemaat yeri sonradan yapılan ilavelerle değiştirilmiştir.Uudet puut on jo istutettu niiden tilalle.
Onun değerli madeni para ve pul koleksiyonuna ilaveten, kendisine ait kapsamlı bir sanat koleksiyonu da vardı.Sen vuoksi hänen piti myydä kotitalonsa ja suuren osan yksityisestä taidekokoelmastaan.
Bazen içine et ya da balık ilave edilir.Tartunta on yleensä peräisin lihasta tai kalasta.
Yeni birtakım karakterler ilave edildi.Uusi ominaisuus on lisätty.
Beşinci bir sınıf 1893 yılında ilave edildi.Μια Πέμπτη Τάξη προστέθηκε το 1893.
Bir ilave oda, Gateway 2000 bilgisayar kutusunun bulunduğu tavan oldu.Ένα από τα δωμάτια ήταν η σοφίτα, η οποία περιείχε ένα κουτί σε έναν υπολογιστή Gateway 2000.
Yolcular için fazladan koltuk ilave edildi.Προσφορά μεγαλύτερου διαθέσιμου χώρου για τους επιβάτες.
Karşılığında, Almanların Doğu Cephesi'nde 2.200.000 ve ilaveten Norveç'te 100.000 askeri bulunmaktaydı.Αντιθέτως, οι Γερμανοί στο Ανατολικό Μέτωπο είχαν 2.200.000 στρατιώτες.
Hiperbarik oksijen tedavisi de geleneksel tedavilere ilaveten faydalı olabilmektedir.Πρόσθετα στις παραδοσιακές θεραπείες μπορεί να χρησιμοποιηθεί και υπερβαρική οξυγόνωση.
İnşaat çalışmaları ilerledikçe, ilaveler yapılarak taahhüt tutarı 1,5 milyar doları aştı.Ενώ όλες οι περιοδείες της Μαντόνα έχουν αποφέρει έσοδα πάνω από 1,5 δισεκατομμύρια δολάρια.
Notlar ↑ prodüksiyon ilaveleri ^ "Kelly Clarkson – Piece by Piece".Κυριολεκτικά τόσο καλή...Θέλω να πω, είναι σε επίπεδο Kelly Clarkson!".
Başta tüm dersleri kendisi verse de, bir yıl sonra ilave öğretmenler aldı.Συνέχισε τα μαθήματα αρκετές εβδομάδες αργότερα με καινούργιο, πιο υπομονετικό δάσκαλο.
Yazar ise ilave yedi yıl daha ceza aldı.Η Microsoft ξαναέδωσε στο κοινό την εγγύηση 3 ετών.
Saldırılar sonucunda toplan 17 insan ve ilaveten 3 saldırgan öldü.Η στρατιωτική αντίδραση είχε ως αποτέλεσμα δεκαεννέα θανάτους Κανάκ και άλλους τρεις θανάτους υπό κράτηση.
Doğranmış çileklikler kaynamakta olan suya ilave edilerek 20 dakika daha pişirilir.Πριν την χρήση στην μαγειρική τα αποξηραμένα βασιλομανίταρα ζεματίζονται σε χλιαρό νερό για 20 λεπτά.
Bazen de demir burunlu Yaztumşuk olarak ilave özellikler eklenir.Ειδικά στην εγκυμοσύνη μερικές φορές συνιστάται λήψη συμπληρώματος σιδήρου.
Kıvamı koyu olursa bir miktar kaynar su ilave edilebilir.Εάν είναι πάρα πολύ παχύ, μπορεί να προστεθεί λίγο βραστό νερό.
Atina, 40 gemi ile 2 bin hoplitten oluşan ilave bir kuvveti II. Kallias komutasında bölgeye gönderdi.Η Αθήνα έστειλε ακόμα 2.000 οπλίτες και 40 πλοία με αρχηγό τον Καλλία.
Ericsson, 20.000 ilave çalışanı işten çıkardı ve hissedarlarından yaklaşık 3 milyar dolar kazandı.Ericsson blev tvunget til at afskedige 20.000 ansatte og søge omkring 3 milliarder USD fra sine aktionærer.
Buna ilaveten Gandy, Johnnie Walker Blue Label markasının elçi ismi oldu.Samtidig trådte han til som brand ambassadør for Johnnie Walker Blue Label.
İlk olarak 9 haneden oluşurken daha sonra II. Mahmud tarafından 11 konut daha ilave edildi.Oprindelig i 3 dele; 1. del kasserede Mahler senere.
Kırılmış buz ve ardından rom ilave edilir ve son olarak soda eklenir.Herefter fyldes glasset med knust is, og der tilsættes rom.
Eklenen ilave bilgiler sadece spekülasyon olabilir.Om det er rigtigt kan kun blive spekulation.
Kıvamı koyu olursa bir miktar kaynar su ilave edilebilir.Hvis man ønsker ekstra hurtig varme, kan man smide en smule vand på stenene.
Bu sütle beslenen çocuklara bu vitamin de ilave edilmelidir.Derfor bør kvinder, der forsøger at blive gravide, indtage dette vitamin.
İki adet yumurta akı da ilave edilir.Der tilsættes to æg.
CL-601-1A/ER - 601-1A ilave yakıt tanklarına sahip CL-601-1A türevidir.CL-601-1A/ER 601-1A eftermonteret med en ekstra brændstoftank i halen.
Notlar ↑ prodüksiyon ilaveleri ^ "Kelly Clarkson – Piece by Piece".Kelly Clarkson: "Because Of You" Jokeren feat.
Lorentz simetrisi ile ilave yapılar devreye girer.Enkelte Siemens maskiner er stadig i brug.
Yurt dışına gönderilerde, en önemli makalelerin Fransızca, Rusça veya İtalyanca tercümeleri ilave edilir.Indholdet er skrevet på det sprog, som kunstneren er tættest knyttet til: fransk, italiensk eller tysk.
Yazamamaktan muzdariptir ve ilave olarak kız arkadaşı Lindy (Abbie Cornish) onu terk etmiştir.Han lider av skrivesperre, i tillegg til at kjæresten Lindy (Abbie Cornish) har dumpet ham.
Fiziki zarara ilave olarak fiziki istismar da yıldırma gibi küçük düşürmektir.Fysisk misbruk er i tillegg til å være en fysisk ødeleggelse også en ydmykelse.
Böylece eğitimine ilaveten, Suetonius'un bize aktardığına göre, yün eğirme ve dokuma da öğretilmişti..Således i tillegg til hennes studier, i henhold til Suetonius, ble hun undervist i spinning og veving.
Bu durumda yüzey gerilimine ilaveler olacaktır ki olgu bugün dahi tartışmalıdır.Men noen holdt fast ved forkynnelsen til Strang, og de fortsetter å være et samfunn den dag i dag.
"Küçük" sözcüğü cha eki ilavesi ile ifade edilir.Ordet er i slekt med adjektivet kort.
Birçok maddeler bölgesel ve mevsimsel tarifleri ve kişisel tercihe bağlı olarak ilave edilir.Hvilke grønnsaker og urter som tilsettes avhenger av region, årstid og personlig preferanse.
Yahudi bilgeler bu yasağın yanında ilave engellemeler de getirmiştir.Disse blandet seg senere med omreisende jødiske handelsmenn og sinti (sigøynere).
Ancak daha sonra, bu isimlere 85 kişi daha ilave edildi.Av disse ble 58 søknader innvilget.
Bu işlemlere ilave olarak sıcaklık da devamlı ölçülür, sıcaklık aletleri kalibre etmekte kullanılır.Temperaturen må også måles, siden den påvirker kalibreringen av disse sensoarene.
Buna ilaveten kapı kolları ve tampon süslemeleri krom yerine siyah oldu.Blant annet forsvant kartlommene og bakspeilene ble svarte i stedet for forkrommede.
Beşinci bir sınıf 1893 yılında ilave edildi.Femte sats ble tilføyd i 1869.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod