İkinci baskısı 50 cilt olarak (100,000 madde, ilave bir ciltle beraber), 1950-1958 arasında yayımlandı.Tweede editie – 50 delen (100.000 lemma's en een extra deel), uitgegeven van 1950 tot 1958.
Bunlara ilaveten iki cins ve 3 familya da fosil kayıtlarından bilinmektedir.Daarnaast zijn er twee families met in totaal drie geslachten als fossielen bekend.
Buna ilaveten seride birçok Hristiyanlık ögesi bulunmaktadır.Er zijn een groot aantal christelijke elementen in de tekst.
Yolcular için fazladan koltuk ilave edildi.Een afdeling was gereserveerd voor de rijtuigbegeleider.
Bunlara ilaveten özel etiketli Endura markasını da saymak gerekir.Ook bij de rangschikking dient er een nauwgezette etiquette in acht worden genomen.
Buna ilaveten Japonya neredeyse tamamen dışa kapanmıştı.Japan was een geheimzinnig land, bijna volledig afgesloten van de buitenwereld.
Bir çeşit rom olan Cachaca ilave edilir.Verder zijn ze omkranst met een soort van wijnranken.
Yeni birtakım karakterler ilave edildi.Andere personages moeten worden gevonden.
Current sürümün numarasına bundan itibaren hep .99.x ilave ediliyor.Deze spoorlijn heeft gedurende bepaalde tijd het nummer 98C gedragen.
Ayrıca istenirse peynir de ilave edilebilir.Als je wint zal je de kaas mogen houden.
Sonra tuz ve yeteri kadar su ilave edip kaynatılır.Daarna worden worsten en kruiden toegevoegd en onder water gezet.
Artık Hannibal'in, birliklerini erzak yönünden ikmal edebileceği bir üssü ve ilave birlikleri vardır.Hannibal had nu een basis van waaruit hij zijn troepen kon aanvullen en bevoorraden.
Doğranmış çileklikler kaynamakta olan suya ilave edilerek 20 dakika daha pişirilir.Vervolgens 20 minuten koken in zout water.
Su ve salça ilave edildikten sonra tandırda köz haline gelmiş ateşin içine gömülerek pişirilir.Na de slacht en na het uitsnijden van de ham wordt deze bedekt met stro dat aangestoken wordt.
Eğer varsa içine kıyma ya da et ilave edilir ama bu şart değildir.Er mogen kruiden of kruidenextracten worden toegevoegd, maar dit hoeft niet.
Bunlara ilaveten, Madrid’de bulunan Juan de Mariana Institute ile yakın işbirliği içindedir.Oprócz tego bardzo blisko współpracuje z Instituto Juan de Mariana w Madrycie.
Ayrıca, ilaveten bir "kahin" veya "peygamber" sınıfı bulunmuş olabilir.Mogła w dodatku istnieć klasa "jasnowidzów" lub "proroków".
(Topaklanmamasına dikkat edilir) Pirinci ilave edilir.Seiyū: Ryōka Yuzuki Yumi Ōmura (jap.
İlk baskısı 65 cilttir (65,000 madde, Sovyetler Birliği hakkında ilave bir ciltle beraber).Pierwsza edycja liczyła 65 tomów zawierających 65 000 haseł (plus dodatkowy tom o Związku Radzieckim).
Milliyet Gazetesi, Hafta Sonu ilavesi.Informator – jak przeżyć długi weekend. .
Pişerken üzerine su ve pekmez ilave edilir.Na wodzie unoszą się grążele i grzybienie.
Havalimanındaki ilave olarak yapılan büyümenin yeni uydu terminalleriyle 2012'de bitmesi planlanmıştır.Przełomem w rozwoju lotniska było oddanie do użytku w maju 2012 roku nowego terminala pasażerskiego.
Bir defa kaynatıldıktan sonra üzerine un ilave edilir.Po tym czasie rozpływają się one po powierzchni; zastępują je kolejne granule.
Enerji alanındaki çalışmalar geliştirilerek ilaveten 5 adet HES elektrik santral lisansı daha satın alındı.Urząd miejski zapowiedział dodatkowo zakup 5 elektrycznych zespołów trakcyjnych.
Hristiyanlar haç ve çan ilave ederek yerküresini tekrar yerleştirdiler.Chrześcijanie zastąpili ją krzyżem oraz dzwonem.
Ayrıca bir Tümen de kendilerinin göndermeleri için Fransızları ikna edeceğini ilave ediyordu.Teraz zrobi wszystko, aby zatrzymać Francuzkę tylko dla siebie.
Çaylar üzerine ilave edilir ve 15 dakika demlemeye bırakılır.Następnie napar należy odstawić na 15 minut i przecedzić.
Karbürizasyonun kelime anlamı demire karbon ilavesi prosesidir.Postanowiono więc, że wehikułem czasu zostanie DeLorean.
Un ilavesiyle tekrar çırpılır.Jeśli jeszcze raz , zwymiotuję!
Yolcular için fazladan koltuk ilave edildi.Dodatkowe miękkie składane siedzisko dla pasażera.
1958 yılında binaya yemekhane ve derslik ilavesi yapıldı.W 1958 zbudowano odbieralnie mleka i aparatownię.
Her durumda ilave ağırlık, maliyet artışı ve istenmeyen sorunlar oluşturacaktır.Trudności powoduje niedojrzałość kostna i niezakończony wzrost kostny.
Son olarak 0,5 çay bardağı sıcak suyu tavaya ilave edip 1-2 taşım kaynatın.Zaleca się np. wypijanie rano i wieczorem po pół szklanki mleka z 1–2 ząbkami czosnku.
Sürücü ve yolcu Hava yastığı gibi ilaveler ile güvenlik arttırılmıştı.Dla kierowcy i pasażera wprowadzono gazową poduszkę powietrzną.
Çok sayıda genç yazar ilavede eleştiri ve tanıtım yazılarıyla yer alır.Niewielka część oryginalnych okładek została wysłana do dyskdżokejów i recenzentów jako materiał promocyjny.
Bunlara ilaveten, Madrid’de bulunan Juan de Mariana Institute ile yakın işbirliği içindedir.Förutom detta arbetar han mycket tätt med Juan de Mariana-institutet i Madrid.
Buna ilaveten, gizli devlet vergi kayıtları halka açık hale getirildi.Dessutom fattades beslut om att statens hemliga skatteregister skulle göras offentliga.
Bazı durumlarda yanlarına eşleri de ilave edilirdi.I samband med dem var det ibland möjligt att även fruarna fick delta.
Buna ilaveten, Seneca bir kere zimmetine para geçirmekle suçlandı.Dessutom anklagades Seneca ännu en gång för förskingring.
Un ilavesiyle tekrar çırpılır.En lönndörr slår igen.
Saldırılar sonucunda toplan 17 insan ve ilaveten 3 saldırgan öldü.Bomberna dödade 17 personer, varav minst tre collegestudenter.
Periskobun boyunu uzatmak için ara mercek düzenleri ilave edilir.Bygg ett eget periskop.
Başka şekerler de ilave edilir.Även andra tillsatser används.
(Yanıtı, READABILITY sözcüğüne ilaveten 1-5 arası bir rakam olmalıdır.(Dialogens väsen s.35) Då jag ger mitt svar tar jag mitt an-svar.
Bunlara ilaveten bayrak başka mekanlarda, binalarda, inşaat yerlerinde ve evlerde de bulunabilir.Man kan till och med hitta mynt här och där på marken, i lådor eller på andra ställen.
Ve ilaveten turları ve yeniden canlandırmaları yapıldı.Dessa har nu delvis börjat rivas och byggas om.
Yeni birtakım karakterler ilave edildi.Nya framstolar infördes.
Bill Murray kendisi,kendi repliklerine ilaveler yapmıştır.Bill Oakley själv minns att han var det.
Kaynayan süte pirinç ilave edilir.Man använder korta/runda riskorn.
Kauçuk karışımına antiozonant ilavesi yapılması, ya da ozon dirençli kauçuk kullanılması önlem olabilir.Man kan använda negativ resistans till att underhålla oscillationer.
Buna ilaveten bölgede İngilizce tek resmî dil olarak kabul edilmiş ve İngiliz yasaları yürürlüğe koyulmuştur.Inom dessa delar är följaktligen det officiella språket (brittisk) engelska, och brittisk lag gäller.
Bir miktar kavrulduktan sonra az tuz ilave edilir.Efter lagring tillkommer en viss smörighet.
Ayrıca büyük kojenerasyonlar da ilave ısıtma depolarıyla optimize edilebilir.De går att utrusta med extra uppvärmningsslinga vid behov.
Biraz tuz ilave edilir.Slutligen tillsätts en aning salt.
Çaylar üzerine ilave edilir ve 15 dakika demlemeye bırakılır.De kan ätas råa men bör kokas i 15 minuter.
Bir alkali çözeltisi, gösterge ilave edilerek tespit edilebilir.Resultatet är ett test på halten av en given alkalijon.
Bu beşine ilaveten, Galyalıların kökenlerini Dis Pater'e bağladıklarını belirtir.На додаток до цих п'яти божеств, він згадує, що галли вели свій родовід від Dis Pater.
Yolcular için fazladan koltuk ilave edildi.Пасажирам були надані додаткові вагони.
Bazen içine et ya da balık ilave edilir.Іноді в неї додавали м'ясо чи рибу.
Not ↑ prodüksiyon ilaveleri. ^ Murphy, John.Буває і гірше. Музіль, Роберт.