İçine 2 yemek kaşığı tereyağı, 2 tabletlik et suyu ilave edilir.Я попросила принести мне стакан воды и две таблетки аспирина.
Pişerken üzerine su ve pekmez ilave edilir.В день причащения до полудня запрещалось вкушение пищи и даже воды.
Buna ilaveten, bazı virüsler hücre genomuna entegre olup kararlı gen ifadesini sağlarlar.Кроме того, некоторые вирусы интегрируются в геном клетки, способствуя стабильной экспрессии.
Eğer adam zenginse, buna altından bir astar ilave edilmekteydi."И если бы я это сделал, то люди до Судного часа стали бы утверждать сотворённость Корана».
Bu listede olmayan en az bir ilave asal sayının mevcudiyeti ispat edilecektir.Будет показано, что существует по меньшей мере ещё одно простое число, отсутствующее в списке.
Notlar a ↑ Ortak yapımcı b ↑ Prodüksiyon ilaveleri "4:44" adlı parçada Kim Burrell vokalleri bulunmaktadır."4:44" при участии дополнительного вокала Kim Burrell.
Bazen içine et ya da balık ilave edilir.Изредка к пульсу подавали мясо или рыбу.
Buna ilaveten Haçlı ordusu çok yorgundu ve bir müddet dinlenmesi gerekmekteydi.Его армия была утомлена переходом и ей необходим был отдых.
2010 yılının yaz aylarında son çalışmalardan sonra yaklaşık 1.000 yeni koltuk ilave edilmiştir.С середины лета 2010 г. ежемесячно добавлялось примерно по две тысячи подписей.
Yolcular için fazladan koltuk ilave edildi.Затем за пассажирами отправили дополнительный самолёт.
Örneğin nikel ilave edildiğinde demirin östenitik mikroyapısı istikrarlı hale gelir.Такие элементы, как никель стабилизируют аустенитную фазу.
Tuz ilave edilerek pişirilir.Добывается поваренная соль.
Ve ilaveten turları ve yeniden canlandırmaları yapıldı.Также требуют реорганизации и пополнения.
Bu durumda yüzey gerilimine ilaveler olacaktır ki olgu bugün dahi tartışmalıdır.Я уверен, что сегодня он нашел бы своего зрителя».
Üçüncü katı ise 1323 yılında bir yangın sonrası ilave edildi.Третий этаж, сложенный из меньших блоков, был добавлен после пожара 1323 года.
Buna ilaveten 1. ve 2. Kolorduların Bulgar 3. Ordusu'na yaptığı saldırılardan da bir sonuç alınamadı.У этой линии и остановилось наступление 1-й и 3-й болгарских армий.
İki adet ilave silah istasyonuna sahiptir.В стрелочной коробке находятся два соленоида.
Notlar ↑ prodüksiyon ilaveleri ^ "Kelly Clarkson – Piece by Piece".«Kelly Clarkson — Meaning of Life» (нем.).
Buna gördüğü bireyleri tanıma zorluğu çeken otistik bireylerde ilave edilebilir.Нетрудно предположить, какое испытание их там ожидает.
Devamlı ağrıya ilaveten hazımsızlık ve mide ekşimesi de vardır.Сопровождается часто потерей аппетита и болями в животе.
Sürat: Kazanılan hareket hızı ilaveleri %10 artar.Допустимые отклонения напряжения питания ±10 %.
Eğer kıvamı koyu ise arzuya göre biraz su ilave edilir.Если же секрета слишком мало, волосы становятся сухими.
Kıymayı ilave edip kavurmaya devam edin.تذوقه وامضغه ببطء.
Buna ilaveten yerbenzeri cüce gezegen Ceres'in yüzeyinde de buzun olduğu bilinmektedir.وربما يوجد الثلج أيضا على سطح الكوكب القزم "سيريس".
Buna ilaveten Gandy, Johnnie Walker Blue Label markasının elçi ismi oldu.إضافة إلى ذلك، عُينَ غاندي سفيرًا للعلامة التجارية"بلو ليبل" لجوني ووكر.
Dördüncü derece yanıkta ise yara ilaveten kas veya kemik gibi daha derin dokuları da etkiler.أما حرق الدرجة الرابعة فهو يشمل إضافة إلى ذلك إصابة الأنسجة الأعمق، مثل العضلات أو العظام.
Ayrıca bir Tümen de kendilerinin göndermeleri için Fransızları ikna edeceğini ilave ediyordu.أخشى ما كان يخشاه هو انقسام الفرنسيين على أنفسهم.
Belirsiz vakalarda BT taraması ilave bilgiler sağlayabilir.يمكن أن تُعطي الأشعة المقطعية معلومات إضافية في الحالات غير المحدّدة.
Bazı durumlarda yanlarına eşleri de ilave edilirdi.في بعض الحالات, تم اعتقال النساء انفسهن.
Etler yumuşayınca mantarlar ilave edilir.أهل بطش، فإذا بطشوا بطشوا جبارين.
İki adet ilave silah istasyonuna sahiptir.لكن ديها اثنان من مرسلات الطوارئ لتحديد المواقع (ELTs).
Etrafında mesken ve iş yerlerinin çoğalması ile 1967'de yanına bir ilave yapılmıştır.كان ما زال يبيع بشكل جيد عندما حلت محلها مرافقة أكثر عملية في عام 1967.
1845'te mühendislik fakültesi geliştirildi ve buna ilaveten mimarlık eğitimi verilmeye başlandı.الأوروبية , في 1854 تم تطوير قسم الهندسة في المدرسة مع إضافة برنامج مكرس لتدريب المهندسين المعماريين .
Buna ilaveten Gandy, Johnnie Walker Blue Label markasının elçi ismi oldu.Além disso, Gandy foi nomeado embaixador da marca Johnnie Walker Blue Label.
Lorentz simetrisi ile ilave yapılar devreye girer.Com a simetria de Lorentz, estruturas adicionais entram em jogo.
Lig müsabakasına ilaveten, BBL takımlarının hepsi Almanya Kupası (BBL-Kupası)'nda da mücadele eder.Além de disputarem a Liga Alemã, todos as equipes da BBL competem na Copa da Alemanha (BBL Cup).
Bahçeye ayrıca küçük bir köşk daha ilave edildi.No mesmo pátio, foi criado também um pequeno jardim.
Eritilen yağa sarıkök (zerdeçal) ilave edilir.Os espinhos (radíolos) são dispostos sobre tubérculos) perfurados.
2–3 dakika piştikten sonra karıştırılarak azar azar unu ilave edilir."Se fizermos um verso duas ou três vezes, ficamos logo cansados de o ouvir.
Bir defa kaynatıldıktan sonra üzerine un ilave edilir.Quando o bebê encontra-se prono (de bruços) deve ser feito um estímulo na lateral das costas.
Milliyet Gazetesi, Hafta Sonu ilavesi.Boletim de notícias - Informações nos fim de semana.
Güney Araştırmasıyla Abell'in orijinal Kuzey Araştırmasına 1,361 zengin küme daha ilave edilmiştir.O Levantamento Austral juntou mais 1361 aglomerados ricos à estatística de aglomerados Abell.
Yolcular için fazladan koltuk ilave edildi.O número de assentos foi reduzido para 4 passageiros.
Etler yumuşayınca mantarlar ilave edilir.Quando puro (em pó) possui coloração azul-avermelhada.
1845'te mühendislik fakültesi geliştirildi ve buna ilaveten mimarlık eğitimi verilmeye başlandı.Em 1845 a função de engenharia da escola foi ampliada ao agregar o programa para formação de arquitetos.
Buna ilaveten seride birçok Hristiyanlık ögesi bulunmaktadır.Além dos citados acima, ainda há outros credos cristãos.
Kalıba döküldükten sonra üstüne kakao pudrası ilave edilir.Logo após, é preciso esmagá-la para fazer o chocolate.
Çaylar üzerine ilave edilir ve 15 dakika demlemeye bırakılır.Este processo será repetido até que atire os 15 COPOS para fora da mesa.
Blok süresi, ağın blok zincirinde bir ilave blok üretmesi için geçen ortalama süredir.O tempo de bloqueio é o tempo médio que leva para a rede gerar um bloco extra no blockchain.
Başka şekerler de ilave edilir.Devem-se evitar os açúcares.
Bu listede olmayan en az bir ilave asal sayının mevcudiyeti ispat edilecektir.Daí a razão para pelo menos um número primo que não esteja na lista.
Dubi kıyı şeridine 78 km. ilave sağlamaktadır.O Cabildo concedeu-lhe 8 quilômetros quadrados de terra.
Bu işlemlere ilave olarak sıcaklık da devamlı ölçülür, sıcaklık aletleri kalibre etmekte kullanılır.Esses termômetros devido a sua precisão, são muitas vezes utilizados para calibrar outros termômetros.
Biraz daha tuz ilave edelim mi?Devemos acrescentar um pouquinho mais de sal?
Bunlara ilaveten, Madrid’de bulunan Juan de Mariana Institute ile yakın işbirliği içindedir.Hij werkt daarenboven zeer nauw samen met het Juan de Mariana Instituut in Madrid.
Bill Murray kendisi,kendi repliklerine ilaveler yapmıştır.Alleen Bill Murray gebruikt gewoon zijn eigen naam.
Buna ilaveten, serbest radikaller alkole bağlı karaciğer hasarına katkıda bulunur.Zo zijn vrije radicalen betrokken bij leverbeschadiging, die door alcohol is veroorzaakt.
Su ilavesi öğütme öncesinde yapılabildiği gibi, öğütme sonrasında da yapılmaktadır.De soera is vernoemd naar de lasteraar die gewaarschuwd wordt in de eerste aya.
Sepphoris'i yeniden kurup tahkim etti ve aynı zamanda Parea'daki Betharamphtha'ya bir sur ilave etti.Hij herbouwde en versterkte Sepphoris, en bouwde een muur voor Betharamphtha in Perea.
Bir defa kaynatıldıktan sonra üzerine un ilave edilir.Hierna komt een steile helling en daarop weer een afdaling.