ilave ile cümle

ilave kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Eklenen ilave bilgiler sadece spekülasyon olabilir.Weitere Zuweisungen seien lediglich spekulativer Natur.
Buna ilaveten birçok dilsel durum bu alanlar arasındaki ortak alanı gösterir.Viele sprachliche Gegebenheiten zeigen sich zudem im Grenzbereich dieser Gebiete.
Un ilavesiyle tekrar çırpılır.Er trifft Nessen wieder.
2011 yılında oluşturulan Muchinga bölgesine, Doğu bölgesinden ilçeler ilave edilmiştir.Jüngste Provinz ist die erst 2011 geschaffene Provinz Muchinga.
Bunlara ilaveten topsuz 120 adet mühimmat taşıyıcı araçta üretildi.Dazu verlor es mindestens 120 Munitionswagen.
Buna ince ince doğranmış bütün otlar ilave edilip iyice pişirilir.Die Teilfrüchte sind runzelig und scharf berandet.
Yazar ise ilave yedi yıl daha ceza aldı.Gericht verlängert Haft für Pistorius um mehr als sieben Jahre.
Buna ilaveten La Paz ile Arica arasında demiryolu bağlantısı kurulması kararlaştırılmıştır.Dafür sieht der Vertrag unter anderem den Bau der Eisenbahnlinie Arica–La Paz vor.
Bu role ilaveten Criminal Minds'taki seri katil rolüyle övgü topladı.Seine erste Rolle erhielt er in der Serie Criminal Minds.
Ayrıca büyük kojenerasyonlar da ilave ısıtma depolarıyla optimize edilebilir.Auch größere BHKW können durch den Einsatz von Wärmespeichern optimiert werden.
Başta tüm dersleri kendisi verse de, bir yıl sonra ilave öğretmenler aldı.Er war gelernter Maurer und absolvierte später eine einjährige Fachsportlehrerausbildung.
Tüm bunlara ilaveten Augustus Roma şehrinin yegane yetkilisi ilan edildi.Die Stadt scheint jedoch eine römische Neugründung unter Augustus gewesen zu sein.
Fransızlara ilaveten İngilizler, Belçikalılar, Ruslar ve Amerikalılar tarafından da kullanıldı.Hier wurden Franzosen, Belgier, Engländer und Russen interniert.
Bazen içine et ya da balık ilave edilir.Nur gelegentlich kam auch Fleisch oder Fisch dazu.
Bu durumda yüzey gerilimine ilaveler olacaktır ki olgu bugün dahi tartışmalıdır.Heute setzt ihr sie gegen die anderen ein; später werdet ihr erleben, wie sie sich gegen euch selbst kehrt.
Biraz daha tuz ilave edelim mi?Ajoutons-nous un peu plus de sel ?
Bunlara ilaveten, Madrid’de bulunan Juan de Mariana Institute ile yakın işbirliği içindedir.Il travaille également en étroite collaboration avec l’Instituto Juan de Mariana à Madrid.
Etler yumuşayınca mantarlar ilave edilir.Elles dégagent une odeur aromatique lorsqu’on les frotte.
Buna ilaveten seride birçok Hristiyanlık ögesi bulunmaktadır.Il contient de ce fait beaucoup d'éléments christianisés.
Notlar ↑ prodüksiyon ilaveleri ^ "Kelly Clarkson – Piece by Piece".En tout cas, c'est ce que ferait Kelly Clarkson, pour sûr."
Bu durumda yüzey gerilimine ilaveler olacaktır ki olgu bugün dahi tartışmalıdır.On a voulu épargner l'effort ; on rencontre aujourd'hui le malheur ».
Haziran 2016'da KAT, ".onion" ile biten ilave bir resmi Tor adresi açtı.En juin 2016, KAT se munit d'une adresse Tor officielle en .onion.
İlave boyutlar Tabiatta dört uzayzaman boyutundan başka boyutlar var mıdır?Dimensions supplémentaires Est-ce que la nature admet plus de quatre dimensions spatio-temporelles ?
Buna ilaveten Gandy, Johnnie Walker Blue Label markasının elçi ismi oldu.Entre-temps, il fut élu ambassadeur de la marque, Blue Label, de Johnnie Walker.
Yemek ateşten indirildikten sonra ince kıyılmış maydanoz ve dereotu ilave edilir.Lorsqu'il brait, l'âne présente des naseaux dilatés et une queue tendue.
İlave olarak sehpaya monte standard MG34 makineli tüfek.Cet équipement s’ajoutait à la mitrailleuse MG34 standard.
Bahçeye ayrıca küçük bir köşk daha ilave edildi.À l'arrière du bâtiment, un petit jardin a également été remis en valeur.
Bunlara ilaveten Abant Platformu Eş Başkanlığı görevini de sürdürmektedir.Il en reste l’un des vice-présidents chargé de la plateforme Patrimoine.
Buna ilave olarak Yass şovuna katkıda bulundu.Il a par ailleurs contribué à la scène Yass.
Yeşil mercimek ilave edilerek 20 dakika kadar kaynatılır.Les nettes rousses peuvent rester 20 secondes sous l'eau.
Yağ salınmaya başlayınca 'soğuk' su ilave edilir.Lorsqu'il s'arrête pour déjeuner, le froid l'oblige à construire.
Birçok maddeler bölgesel ve mevsimsel tarifleri ve kişisel tercihe bağlı olarak ilave edilir.Cela diffère selon le matériel disponible et les préférences personnelles.
Biraz pişince çorba karıştırılarak mısır unu elle yavaş yavaş ilave edilir.Un cheveu dans la soupe Un peu de retenue, s'il vous plait!
Ayrıca organik madde ilavesi de toprağın fiziksel ve kimyasal özelliklerini iyileştirir.Il dépend aussi des caractéristiques physiques et chimiques du sol.
Kile azar azar su ilave edildiğinde plastikliği bir miktar artmaktadır.La température de transition vitreuse de l'objet diminue si la proportion de plastifiant augmente .
Domatesler kuşbaşı doğranarak ilave edilir.Le feuillage est aromatique lorsqu'on le froisse.
Akşamdan ılık bir bardak su ve aldığı kadar un ilavesiyle yumuşak bir hamur yapılır.On lui offrit une soupe bien chaude et un lit.
Chile Colorado sosunda, mevcut tarife domates de ilave edilmektedir.Cependant, sur la commune du Cellier c'est la tarification Lila qui continue de s'appliquer.
Buna ilaveten, gizli devlet vergi kayıtları halka açık hale getirildi.Puis, un scandale politique au Ministère des douanes et de l'accise fut révélé au grand public.
Büyük ve zorlu rollere ilave olarak Rasim Balayev küçük rollerde de rol almıştır.Il jouait avec un grand naturel les rôles de niais.
Az tuz ilave edilir.Gabelle du sel.
Bu durum, yolculuk için ilave yakıtın taşınmasını gerektirir.Cela a nécessité de déplacer le réservoir de carburant.
Yolcular için fazladan koltuk ilave edildi.Une salle d'attente pour les voyageurs est aménagée.
Aksi takdirde ilave ücretler alınabilir.Ils peuvent enfin lever des impôts.
Film için ilave 5 şarkıyı daha çabucak besteleyip hazırladılar.Pour les besoins du 45 tours, la chanson a été remixée et raccourcie.
PVC sert bir plastik olup, daha yumuşak ve daha esnek hale getirmek için plastifiyanlar ilave edilir.Pour les matières plastiques, un plastifiant est un additif utilisé pour les rendre plus souple et flexible.
Biraz daha tuz ilave edelim mi?¿Le ponemos un poco más de sal?
İlave ulusal farmakopeler de mevcut olabilir ( örneğin Birleşik Krallık ve Almanya’da olduğu gibi).Pueden existir farmacopeas locales adicionales (por ejemplo, en el Reino Unido y Alemania).
Bu beşine ilaveten, Galyalıların kökenlerini Dis Pater'e bağladıklarını belirtir.Además de estos cinco, él menciona que los Galos remontan su linaje a Dis Pater.
Başka şekerler de ilave edilir.También para rellenar otros dulces.
Kırılmış buz ve ardından rom ilave edilir ve son olarak soda eklenir.Añadir el hielo y posteriormente el ron.
Buna ilaveten seride birçok Hristiyanlık ögesi bulunmaktadır.Dentro de la izquierda también hay numerosos cristianos.
Gerekirse buharlaşan suyun yerine kaynamış su ilave edilerek kıvamı ayarlanır.De ser necesario se ha de rellenar cada una de las células con agua destilada.
İlave Bluetooth profilleri için destek genellikle aygıt sürücüsü aracılığıyla eklenebilir.Se puede añadir soporte para perfiles Bluetooth específicos por medio de drivers.
Çekici ilave edilmiştir.Cerro el Encanto.
(Topaklanmamasına dikkat edilir) Pirinci ilave edilir.E hicimos llover sobre ellos una lluvia.
Güney Araştırmasıyla Abell'in orijinal Kuzey Araştırmasına 1,361 zengin küme daha ilave edilmiştir.El Southern Survey agregó 1.361 cúmulos adicionales al original.
Milliyet (2. Türkiye Ligi İlavesi).Grupo 2 (Turismo especial).
Boş sandalyeler ise, en fazla oy artığı bulunan listelere ilave edilir.Acá se presentan aquellos que obtuvieron la mayor votación por cada lista.
Kütahya Hükümet Konağı'na bir oda ilâve ettirmiştir.Esto obligó a Kafka a alquilar una habitación.

İlgili Sayfalar