Domatesler kuşbaşı doğranarak ilave edilir.Le feuillage est aromatique lorsqu'on le froisse.
Akşamdan ılık bir bardak su ve aldığı kadar un ilavesiyle yumuşak bir hamur yapılır.On lui offrit une soupe bien chaude et un lit.
Chile Colorado sosunda, mevcut tarife domates de ilave edilmektedir.Cependant, sur la commune du Cellier c'est la tarification Lila qui continue de s'appliquer.
Buna ilaveten, gizli devlet vergi kayıtları halka açık hale getirildi.Puis, un scandale politique au Ministère des douanes et de l'accise fut révélé au grand public.
Büyük ve zorlu rollere ilave olarak Rasim Balayev küçük rollerde de rol almıştır.Il jouait avec un grand naturel les rôles de niais.
Az tuz ilave edilir.Gabelle du sel.
Bu durum, yolculuk için ilave yakıtın taşınmasını gerektirir.Cela a nécessité de déplacer le réservoir de carburant.
Yolcular için fazladan koltuk ilave edildi.Une salle d'attente pour les voyageurs est aménagée.
Aksi takdirde ilave ücretler alınabilir.Ils peuvent enfin lever des impôts.
Film için ilave 5 şarkıyı daha çabucak besteleyip hazırladılar.Pour les besoins du 45 tours, la chanson a été remixée et raccourcie.
PVC sert bir plastik olup, daha yumuşak ve daha esnek hale getirmek için plastifiyanlar ilave edilir.Pour les matières plastiques, un plastifiant est un additif utilisé pour les rendre plus souple et flexible.
Biraz daha tuz ilave edelim mi?¿Le ponemos un poco más de sal?
Bu beşine ilaveten, Galyalıların kökenlerini Dis Pater'e bağladıklarını belirtir.Además de estos cinco, él menciona que los Galos remontan su linaje a Dis Pater.
Başka şekerler de ilave edilir.También para rellenar otros dulces.
Kırılmış buz ve ardından rom ilave edilir ve son olarak soda eklenir.Añadir el hielo y posteriormente el ron.
Buna ilaveten seride birçok Hristiyanlık ögesi bulunmaktadır.Dentro de la izquierda también hay numerosos cristianos.
Gerekirse buharlaşan suyun yerine kaynamış su ilave edilerek kıvamı ayarlanır.De ser necesario se ha de rellenar cada una de las células con agua destilada.
Çekici ilave edilmiştir.Cerro el Encanto.
(Topaklanmamasına dikkat edilir) Pirinci ilave edilir.E hicimos llover sobre ellos una lluvia.
Güney Araştırmasıyla Abell'in orijinal Kuzey Araştırmasına 1,361 zengin küme daha ilave edilmiştir.El Southern Survey agregó 1.361 cúmulos adicionales al original.
Boş sandalyeler ise, en fazla oy artığı bulunan listelere ilave edilir.Acá se presentan aquellos que obtuvieron la mayor votación por cada lista.
Buna ilaveten hükümet, bu iki halktan turistleri İspanya'ya davet etti.Ahí habrían de enfrentar, ambos grupos, a los conquistadores españoles.
İstenirse yoğurda sarımsak ilave edilebilir.Al servirse se puede cubrir con un poco de yogur.
Kavrulmuş yarma da eklenip, üstünü örtecek şekilde su ilave edilir.Cuando ha hervido convenientemente se retira y se cuela, añadiendo más agua hervida.
Ruslar geçen zamana içinde Ubıhları daha fazla önemsemeleri gerektiğini anlayıp bazı ilave tedbirler aldılar.Al punto de avisarse entre ellos si conocían el rumor de visitas importantes.
Bazen içine et ya da balık ilave edilir.Como ingredientes también se utiliza a veces las nueces o pecanas.
Notlar (*) ilave yapım ve remix (^) remixçi Madonna.com > Discography > You Can DanceFuente: Libreto del álbum. «Madonna.com > Discography > You Can Dance» (en inglés).
Çok faktörlü kimlik doğrulama ilavesi ile, zaten birçok ülkede kullanılan temassız ödemelerine benzer.Es similar al pago sin contacto ya utilizado en muchos países, con la adición de verificación en dos pasos.
Hedef aygıtlara 8 kadar ilave aygıt takılabilir.Permite hasta 8 segundos de grabación.
Az tuz ilave edilir.Se añade la sal.
Biraz tuz ilave edilir.Se puede añadir una pizca de sal.
Aynı zamanlarda, 800 motoru üç ekstra beygir gücü ilavesiyle yükseltildi.El poder se puede tomar hasta 800 caballos de fuerza con la mejora opcional.
Milliyet Gazetesi, Hafta Sonu ilavesi.Ensayo de último minuto para el editado del viernes.
House karakterine ilişkin fikirler, Fox diziyi satın aldıktan sonra ilave edildi.Conoce a Big Boss cuando éste se encuentra preso, después de que la Unidad FOX se haya revelado.
Bunlara ilave olarak bazı yan misyoner kuruluşların da bu maddi kaynaklarda payları bulunmaktadır.Parece que al menos algunos genes selectores homeóticos tienen esta propiedad.
Not ↑ prodüksiyon ilaveleri. ^ Murphy, John.Se le da por muerto. Walbridge, John.
Bunlara ilaveten, Madrid’de bulunan Juan de Mariana Institute ile yakın işbirliği içindedir.Collabora strettamente anche con l'Instituto Juan de Mariana a Madrid.
Blok süresi, ağın blok zincirinde bir ilave blok üretmesi için geçen ortalama süredir.Il tempo di blocco è il tempo medio impiegato dalla rete per generare un blocco aggiuntivo nella blockchain.
SS muhafızları, cesetleri daha da yakmak için ilave benzin kutuları getirdi.In seguito altre guardie delle SS portarono nuove taniche di benzina per bruciare ancora di più i due corpi.
Buna ilaveten, gizli devlet vergi kayıtları halka açık hale getirildi.I pubblici registri delle tasse furono resi pubblici.
Buna ilaveten Haçlı ordusu çok yorgundu ve bir müddet dinlenmesi gerekmekteydi.In realtà era stanco e voleva solo riposarsi un po'.
Anksiyeteyi azaltmak için analjeziklere ilaveten benzodiazepinler kullanılabilir.Le benzodiazepine possono essere utilizzate in aggiunta agli analgesici per calmare l'ansia.
Buna ilaveten seride birçok Hristiyanlık ögesi bulunmaktadır.Su questo dato sono concordi tutte le confessioni cristiane.
Bunlara ilaveten Kafka'nın Bauer'in arkadaşı Grete Bloch'a yazdığı mektupların yaklaşık yarısını da aldı.Include anche alcune lettere di Kafka a Grete Bloch.
Hristiyanlar haç ve çan ilave ederek yerküresini tekrar yerleştirdiler.I cristiani sostituirono la sfera con una croce e una campana.
Yeni birtakım karakterler ilave edildi.Vengono aggiunti alcuni nuovi personaggi.
Bazı durumlarda yanlarına eşleri de ilave edilirdi.In alcuni stati si tentò perfino di costringerli a prendere moglie.
Ancak daha sonra, bu isimlere 85 kişi daha ilave edildi.A questo seguirono altri 85 esemplari.
Üçüncü katı ise 1323 yılında bir yangın sonrası ilave edildi.La settima (Ultima Cena) fu distrutta da un incendio all'inizio dell'Ottocento.
18 kt beyaz altına %75 altın ve %25 gümüş veya paladyum ilave edilir.L'oro bianco da gioielleria è composto al 75% da oro, e al 25% da nichel, argento o palladio.
Kaynarken içine 1.5 su bardağı toz şeker ilave edilip 5 dakika daha kaynatılır ve ocak söndürülür.Montate poi gli albumi a neve per 5 minuti e poi aggiungete lo sciroppo di zucchero.
Bunlara ilaveten uzatılmış gövdeli sivil kargo versiyonu da (L-100) vardır.È anche disponibile la versione a carrello fisso (detta F30 FG).
Daha sonraki yıllarda çıkarılan bazı kanunlarla ana kanun olan 66 sayılı kanuna ilaveler yapılmıştır.36 regola alcuni casi previsti all'articolo precedente.
Buna ilaveten Gandy, Johnnie Walker Blue Label markasının elçi ismi oldu.Nel 2013 viene nominato ambasciatore del noto whisky scozzese Johnnie Walker Blue Label.
Transpadan Cumhuriyeti'de buna ilave edildi.Nasce la Repubblica Transpadana.
Bunların birkaçı ilave olarak kırmızı renkte "25" ile baskılandı.На нескольких из них были дополнительно сделана надпечатка числа «25» красного цвета.
Buna ilaveten Gandy, Johnnie Walker Blue Label markasının elçi ismi oldu.Кроме того, он стал представителем Johnnie Walker Blue Label.
Bunlara ilaveten, Madrid’de bulunan Juan de Mariana Institute ile yakın işbirliği içindedir.Тесно сотрудничает с Институтом имени Хуана де Марианы в Мадриде.
Estraro bir genel direktör ve bazen ilave olarak bir direktör daha seçer.Estraro назначает генерального директора, а иногда замдиректора.
1864'te ilave tamamlayıcı değerler 1,25 ve 2,5 Schillinge farklı çerçeve tasarımında basıldı.В 1864 году были эмитированы дополнительные номиналы 1,25 и 2,5 Schillinge с другим дизайном рамки.