ilave ile cümle
ilave kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Buna ilaveten bir pil, bir bilgisayar, çeşitli sensörler ve kablosuz telsizler var.On board are also a battery, a computer, various sensors and wireless radios.
Metana ısı ilave edelim ve reaksiyonu gözlemleyelim. -So there was some heat that was released, 74 kilojoules, and so our internal energy dropped.
Matrise bir ilave olacak demektir.It means we just add something to it.
Bir çeşit ilave direk, boyacıların kullandıkları gibi.Man: Some type of extension pole -- like what the painters use.
Bu yüzden belki de A'nın borcuna da ilave olarak sigorta verirler.So maybe they gave some insurance on A's debt, as well.
Bu garip şeye ilave olarak, bu benim fen slaytım.So, besides this freakish thing, this is my science slide.
İlave örnekler için aşağıdaki bağlantıya tıklayabilirsiniz.You can click on the link below for additional examples.
Ramon'dan ilave küçük bir yardım aldığım anlamına geliyor.I got a little extra help from my three-year-old son Ramon.
Bu sayede aldığınız ürün ilave renklendiriciler, katkı maddeleri ve dolgu maddeleri içermez.That way you won't get all the added colorings, bindings, or fillers.
Bu, insanlığın belirli ilave yaşam alanı gereksinimidir.This is the particular additional habitat requirement of humanity.
Ancak, bu veriler bize bazı ilave sorular sormamız gerektiğini söylüyor.But this, to me, suggests that we really need to ask some additional questions.
Ve belki benim keşfime ilaveler yapılmalı, ya da belki değiştirilmeli.And maybe my discovery needs to be added to or maybe it needs to be changed.
Hükümetten daha çokistasyona sahiplerdi, ilaveten daha fazla sayıda silahları vardı.They have more than the government, and they've got more guns than the government.
Her istasyona daha çok para kazanabilmeleri için ilaveden birbuçuk dakika verdik.And we gave every station half a minute extra for advertising to earn more money.
İlaveten transgenesis diye bir yöntem var.We also have transgenesis.
Bu bir halka, o yüzden siklo- ön ekini de ilave ediyoruz.It's in a ring, so we add the prefix cyclo- to it.
Yaşlanma tanımıma ufak şeyler ilave edeceğim.I'm going to add a little bit to my description of aging.
Ve makyaj ilave isteyen bir yöntemdir.And makeup is an additive process.
Belki ne olur ne olmaz diye bir kaç tane ilaveten kaydettirmeliyim.Maybe I should register a few extras just in case.
Akne tedavimde birçok ilave yapıyorum.I use a lot of supplements in my treatments for acne.
Yani, sol, sağ, arka, ön, yukarı ve aşağıya ilaveten,That is in addition to left, right, back, forth and up, down,
Mikroskop testini geçerse, kolleksiyona ilave ederiz.If it passes the microscopic test, we go for a collection.
Piyasaya sürüldüğü gün bu konuda Wall Street Journal de 12 sayfalık bir ilave yayınladılar.They had a 12-page supplement in the Wall Street Journal the day it launched.
Mağaralarında üçyüz yıl kaldılar. Dokuz (yıl) da ilave ettiler.(It is said) they stayed in the cave three hundred years and nine.
Bize artık (yine) ölçeği tam olarak ver ve bize ilave bir bağışta bulun.We have brought but a meagre sum, but give us full measure as alms bestowed.
Veya üzerine ilave et. Ve Kur'an'ı belli bir düzen içinde (tertil üzere) oku.Or a little more, and recite the Qur'an slowly and distinctly.
İbrahim'e, buna ilaveten İshak ve Yakub'u da verdik, her birini iyi kimseler kıldık.And We bestowed on him Isaac, and Jacob as an additional gift, and made them righteous.
Kardeşimizi koruruz. Bir deve yükü zahire de ilave ederiz.We shall go and bring a camel-load more of grain for our family, and take good care of our brother.
Onlar, mağaralarında üçyüz yıl kaldılar; dokuz da ilave ettiler.(It is said) they stayed in the cave three hundred years and nine.
Onlar, mağaralarında üçyüz yıl kadar kaldılar ve dokuz yıl da buna ilave etmişlerdir.(It is said) they stayed in the cave three hundred years and nine.
Ve ilâve etti: “Ey elçiler, bundan başka işiniz nedir? sorabilir miyim?”And asked them: "What matter, O angels, brings you here?"
Mağaralarında üç yüz yıl kaldılar. Bazıları buna dokuz yıl daha ilâve ettiler.(It is said) they stayed in the cave three hundred years and nine.
Veya üzerine ilave et.Or increase thereto.
Bir deve yükü zahire de ilave ederiz. Zaten şu aldığımız az bir miktardır."We shall receive an extra camelload, that is an easy measure'
Kolay gezinti ve düzenleme için küçültülmüş resim çubuğu ilavesiThumbnail-bar integration for easy navigation and editing;
Şablon İlavesiTemplate Superimpose
Şablon İlavesi...Template Superimpose...
Art arda KPhotoAlbum profili oluşturan sayısız yama ilavesiNumerous patches plus profiling KPhotoAlbum again and again.
İlave komut satırı değişkenleri:Additional command line arguments:
Her etiket düzenleme diyaloğu ana sayfanın birden fazla ilave sayfa kenarına sahip olacaktır.Every tab edit dialog will have one more extra page aside of the main page
İlk ilave sayfayı etkin kılEnable the first extra page
İkinci ilave sayfayı etkin kılEnable the second extra page
Üçüncü ilave sayfayı etkin kılEnable the third extra page
Dördüncü ilave sayfayı etkin kılEnable the fourth extra page
Beşinci ilave sayfayı etkin kılEnable the fifth extra page
İlave hamleler:% 1Ships:
Bu iletinin bir kopyasını alan ilave alıcılarAdditional recipients who get a copy of the message
İlave ağ geçitlerinin listesiNetwork route options: replace default route
İlave hata ayıklama bilgisi:Additional debug information:
Dışişleri bakanlığı bütün tarafları her türlü ilave gerginliği önlemeye çağırdı.The foreign ministry urged all sides to avoid any further escalation.
İçişleri bakanlığı tarafından da ilave donanım tedarik ediliyor.Additional equipment is being obtained by the internal affairs ministry.
Ancak Komisyon, ülkenin ilave önlemler alması gerekebileceği konusunda da uyardı.But it also cautioned that the country might need to take additional measures.
Kanunları uygulamaya koymak için ilave bir kapasite ve siyasi irade gerekiyor.To do so requires additional capacity and political will.
Hastalıkta kullanılan Tamiflu adlı ilaçtan Van'a ilave miktarlarda gönderildi.Additional supplies of the Tamiflu medicine used against the disease have been sent to Van.
Gurbetçi seçmenlerin Sanader ve partisine beş ilave sandalye kazandırması bekleniyor.Diaspora voters are expected to give Sanader and his party up to five additional seats.
Brüksel de ilave kaynak sağlıyor.Brussels is providing additional funds.
Tesisin bakımının yapılmaması ilave güçlükler doğuruyor.Since nobody is maintaining the facility, it poses additional difficulties.
Kompleks iki adet yuvarlak oda, bir ortak antre ve bir ilave odadan oluşuyor.The complex consists of two round chambers, a common anteroom and an additional chamber.
Irak'taki görevlerine başlamadan önce de Kuveyt'te bir haftalık ilave eğitimden geçecekler.Before they begin duty in Iraq, they will undergo a week of supplementary training in Kuwait.
İlave yardım yakın gelecekte düzenlenecek bağış konferansında belirlenecek.The extra financing is to be determined at a donor's conference in the near future.