ilave ile cümle
ilave kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
İlave Bluetooth profilleri için destek genellikle aygıt sürücüsü aracılığıyla eklenebilir.Support for additional Bluetooth profiles can typically be added through drivers.
Bir ilave oda, Gateway 2000 bilgisayar kutusunun bulunduğu tavan oldu.One additional room was the attic, which contained the box to a Gateway 2000 computer.
SS muhafızları, cesetleri daha da yakmak için ilave benzin kutuları getirdi.SS guards brought over additional cans of petrol to further burn the corpses.
Yeni düzenlenmiş pasaporta ilave olarak güvenlik özellikleri ile yeniden tasarlanmıştır.Newly issued passport booklets have been redesigned with additional security features.
Eklenen ilave bilgiler sadece spekülasyon olabilir.The information given may be speculative.
Ayrıca istenirse peynir de ilave edilebilir.Cheese may also be added.
İlave olarak bir pist inşa edilmiştir (07R/25L).An additional runway (07R/25L) was also built.
Kırılmış buz ve ardından rom ilave edilir ve son olarak soda eklenir.Crushed ice is then added, followed by rum and topped off with club soda.
Yeni birtakım karakterler ilave edildi.New characters are introduced.
Lig müsabakasına ilaveten, BBL takımlarının hepsi Almanya Kupası (BBL-Kupası)'nda da mücadele eder.In addition to the league competition, all BBL teams compete for the German Cup (BBL-Cup).
Notlar ↑ prodüksiyon ilaveleri ^ "Kelly Clarkson – Piece by Piece"."Piece by Piece – Kelly Clarkson".
İlave boyutlar Tabiatta dört uzayzaman boyutundan başka boyutlar var mıdır?Extra dimensions: Does nature have more than four spacetime dimensions?
Önceki her iki grup üyeler seçimle sayılarının üçte biri kadar ilave komitatano seçip gönderebilir.Both previous groups by-elect more komitatanoj, up to one third of their numbers.
Tuz da ilave edilerek, ılık suyla hamur yapılır.Made to drink warm salted water.
1961'de müfredatına ilave olarak dini olmayan konular da eklenmiştir.In 1961 additional non-religious subjects were added to its curriculum.
Anksiyeteyi azaltmak için analjeziklere ilaveten benzodiazepinler kullanılabilir.Benzodiazepines may be used in addition to analgesics to help with anxiety.
Yolcular için fazladan koltuk ilave edildi.A shelter was provided for the passengers.
Bu aletlerin önceki kuşaklarında mevcut olan 3-eksenli ivme algılama yeteneğine ilave eder.This adds to the 3-axis acceleration sensing ability available on previous generations of devices.
Notlar ↑ a Ortak prodüksiyon ↑ b İlave prodüksiyon ^ Kellman, Andy.Notes ^ signifies a co-producer Kellman, Andy.
Bazı durumlarda yanlarına eşleri de ilave edilirdi.Further allegations were made against each of their wives as well.
Bunların birkaçı ilave olarak kırmızı renkte "25" ile baskılandı.A few of these were additional overprinted with "25" in red ink.
Buna ilave olarak Yass şovuna katkıda bulundu.In addition, he contributed to the Yass scene.
Buna ince ince doğranmış bütün otlar ilave edilip iyice pişirilir.Salt is rubbed thoroughly into each piece of meat and all surfaces are covered.
Üzerine tavuk didilir ve haşlanmış nohut ilave edilir.The chicken is bitten and poisoned through the head.
Bu şekilde köprü kirişi ilaveten ara mesnetteki kuleye de asılabilir.Thus one still might need a toolbox in addition to the toolset.
Buna ilaveten yerbenzeri cüce gezegen Ceres'in yüzeyinde de buzun olduğu bilinmektedir.Additionally, the terrestrial dwarf planet, Ceres is known to have water ice on its surface.
1910 ve 1911’de üç değişkeni “n” değişkene çıkararak tezine ilave yaptı.In 1910 and 1911 she published an extension of her thesis work from three variables to n variables.
Buna ilaveten, serbest radikaller alkole bağlı karaciğer hasarına katkıda bulunur.This can render the drinker more vulnerable to alcohol-related brain damage.
Haziran 2016'da KAT, ".onion" ile biten ilave bir resmi Tor adresi açtı.In June 2016, KAT added an official Tor network .onion address.
Bu listede olmayan en az bir ilave asal sayının mevcudiyeti ispat edilecektir.An undisclosed minimum bid must be met in this auction.
1887 yılında ise tüccarlardan W. Ğizzätullin ve M. Wälişin minareye balkon terasını ilave ettiler.In 1887 merchants W. Ğizzätullin and M. Wälişin added the tracery balcony to the minaret.
Ayrıca, ilaveten bir "kahin" veya "peygamber" sınıfı bulunmuş olabilir.However, a 'hidden' class can be opened: a Paladin.
Buna ilaveten, bazı virüsler hücre genomuna entegre olup kararlı gen ifadesini sağlarlar.Furthermore, some viruses integrate into the cell genome facilitating stable expression.
Yahudi bilgeler bu yasağın yanında ilave engellemeler de getirmiştir.To the Jews, Judea was the Promised Land given to them by God to own.
Ancak, bu ilaveler karışımın yanma hızını biraz değiştirebilir.However, this may alter slightly the burn rate of the mixture.
İlaveten ücret sahipleri sosyal güvenlik katkıları ödemektedir.Pay Half Pay Pay salaries to civil officers.
Doğranmış çileklikler kaynamakta olan suya ilave edilerek 20 dakika daha pişirilir.Add the rose water in the last 10 minutes of cooking.
Bu beşine ilaveten, Galyalıların kökenlerini Dis Pater'e bağladıklarını belirtir.In addition to these five, he mentions that the Gauls traced their ancestry to Dīs Pater.
Procter & Gamble 1971'de bezlere açılıp bağlanan cırt-cırt bantlar ilave etti.Procter and Gamble replaced the pin-on design with tapes in 1971.
Soğan, kıyma yağda kavrulur; içine baharatlardan ilave edilir.The juice is boiled in vats and then stored in earthen jars (tapayan).
Yazın böcek ve örümcekler kışın ise bunlara ilaveten tohum ve salyangozlarla beslenirler.It feeds on insects and spiders in summer, supplemented with seeds and snails in winter.
Forum, aslında iki ilave geliştirmeye hizmet etmek için yapılmıştır.The Forum, however, evolved so that it served two additional purposes.
Milliyet Gazetesi, Hafta Sonu ilavesi.The Advertiser, SA Weekend.
Basic service'e ilaveten kontrolör sürveyans temelli trafik bilgisi vererek pilotlara yardımcı olur.Air traffic controllers are also permitted to provide flight information services to pilots.
Başta tüm dersleri kendisi verse de, bir yıl sonra ilave öğretmenler aldı.At first he taught all subjects, but hired additional tutors after a year.
Ayrıca badem likörü veya konyak ilave edebilirsiniz.Champagne wine or Cognac may also be served.
Bunlara ilaveten iki cins ve 3 familya da fosil kayıtlarından bilinmektedir.It comprises eight families, three of which are known only from fossils.
Kasların titremesi ile üretilen ısıya ilave olarak KAD ısıyı titreme harekei yapmadan üretir.In the production of black teas, halting by heating is carried out simultaneously with drying.
Üçüncü katı ise 1323 yılında bir yangın sonrası ilave edildi.The rest of the building was replaced after a 1927 fire.
İlave sürşarjlar düzenli bir şekilde yüzyılın sonana kadar görüldü.Additional surcharges appeared regularly until the end of the century.
Saldırılar sonucunda toplan 17 insan ve ilaveten 3 saldırgan öldü.The blast claimed the lives of 17 others including 3 Indian commandos.
Bu ilavelerle maliyeti 900,000 TL'yi buldu.They responded by offering 900,000 tons.
Ayrıca bir Tümen de kendilerinin göndermeleri için Fransızları ikna edeceğini ilave ediyordu.We make another turn to see if any of the French fighters will have the courage to take off.
Belirsiz vakalarda BT taraması ilave bilgiler sağlayabilir.A CT scan can give additional information in indeterminate cases.
(Yanıtı, READABILITY sözcüğüne ilaveten 1-5 arası bir rakam olmalıdır.(In order to be totally secure alone, a corner stone must be placed on the 3-3 point.
Buna ilaveten birçok dilsel durum bu alanlar arasındaki ortak alanı gösterir.It is easy to point out many direct literal relationships among sections of them.
Lorentz simetrisi ile ilave yapılar devreye girer.With Lorentz symmetry, additional structures come into play.
Eritilen yağa sarıkök (zerdeçal) ilave edilir.Sangsad Bangiya Charitra Avidhan.
Üzerine kızgın tereyağı ilavesiyle servis yapılır.It is eaten with hot butter.
Biraz perküsyon ilave ediyorum.Now I'll put some percussion in.