ilave ile cümle
ilave kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
CL-601-1A/ER - 601-1A ilave yakıt tanklarına sahip CL-601-1A türevidir.CL-601-1A/ER 601-1A eftermonteret med en ekstra brændstoftank i halen.
Notlar ↑ prodüksiyon ilaveleri ^ "Kelly Clarkson – Piece by Piece".Kelly Clarkson: "Because Of You" Jokeren feat.
Lorentz simetrisi ile ilave yapılar devreye girer.Enkelte Siemens maskiner er stadig i brug.
Yurt dışına gönderilerde, en önemli makalelerin Fransızca, Rusça veya İtalyanca tercümeleri ilave edilir.Indholdet er skrevet på det sprog, som kunstneren er tættest knyttet til: fransk, italiensk eller tysk.
Yazamamaktan muzdariptir ve ilave olarak kız arkadaşı Lindy (Abbie Cornish) onu terk etmiştir.Han lider av skrivesperre, i tillegg til at kjæresten Lindy (Abbie Cornish) har dumpet ham.
Fiziki zarara ilave olarak fiziki istismar da yıldırma gibi küçük düşürmektir.Fysisk misbruk er i tillegg til å være en fysisk ødeleggelse også en ydmykelse.
Böylece eğitimine ilaveten, Suetonius'un bize aktardığına göre, yün eğirme ve dokuma da öğretilmişti..Således i tillegg til hennes studier, i henhold til Suetonius, ble hun undervist i spinning og veving.
Bu durumda yüzey gerilimine ilaveler olacaktır ki olgu bugün dahi tartışmalıdır.Men noen holdt fast ved forkynnelsen til Strang, og de fortsetter å være et samfunn den dag i dag.
İlaveten İsrail Devletin güvenliğini ve devam etmesini destekler.Vi erklærer at vi kommer til å fortsette å beskytte staten Israel og dens borgere.
"Küçük" sözcüğü cha eki ilavesi ile ifade edilir.Ordet er i slekt med adjektivet kort.
Birçok maddeler bölgesel ve mevsimsel tarifleri ve kişisel tercihe bağlı olarak ilave edilir.Hvilke grønnsaker og urter som tilsettes avhenger av region, årstid og personlig preferanse.
Yahudi bilgeler bu yasağın yanında ilave engellemeler de getirmiştir.Disse blandet seg senere med omreisende jødiske handelsmenn og sinti (sigøynere).
Milliyet 2. Türkiye Ligi İlavesi.2,- eller livsvarig medlemskap for kr.
Ancak daha sonra, bu isimlere 85 kişi daha ilave edildi.Av disse ble 58 søknader innvilget.
Bu işlemlere ilave olarak sıcaklık da devamlı ölçülür, sıcaklık aletleri kalibre etmekte kullanılır.Temperaturen må også måles, siden den påvirker kalibreringen av disse sensoarene.
Sabit makaraya, aynı gövdeye bağlı bir veya daha fazla hareketli makaranın ilâve edilmesiyle meydana gelir.Hos hannen er pannen noe forlenget, eller med et mer eller mindre trekantet fremspring.
Buna ilaveten kapı kolları ve tampon süslemeleri krom yerine siyah oldu.Blant annet forsvant kartlommene og bakspeilene ble svarte i stedet for forkrommede.
Beşinci bir sınıf 1893 yılında ilave edildi.Femte sats ble tilføyd i 1869.
Hamurun içine hamsili iç harçtan ilave edin ve hamuru kapatın.Tygg skallet og sug inn saften, men ikke svelg.
Estraro bir genel direktör ve bazen ilave olarak bir direktör daha seçer.Estraro memiliki direktur umum dan terkadang juga ditambah direktur.
Bazen içine et ya da balık ilave edilir.Kadang diberi daging atau ikan.
1887 yılında ise tüccarlardan W. Ğizzätullin ve M. Wälişin minareye balkon terasını ilave ettiler.Pada 1887 pedagang W. Ğizzätullin dan M. Wälişin menambah balkon di minaret.
Bir defa kaynatıldıktan sonra üzerine un ilave edilir.Setelah adonan tersebut diaduk-aduk, kemudian digoreng.
Hedef aygıtlara 8 kadar ilave aygıt takılabilir.Sistem ini mampu mengunci hingga delapan target.
Onun değerli madeni para ve pul koleksiyonuna ilaveten, kendisine ait kapsamlı bir sanat koleksiyonu da vardı.Selain koin dan perangko berharganya, dia juga pemilik benda seni yang mahal.
Tuzunu ayarlayıp et suyu ilavesi ile pişirin.Daun dapat pula menebal dan berfungsi sebagai penyimpn air.
Önceki her iki grup üyeler seçimle sayılarının üçte biri kadar ilave komitatano seçip gönderebilir.Kelompok anggota sebelumnya dapat dipilih lagi menjadi komitatanoj, hingga sepertiga dari jumlah mereka.
İlave olarak EFTA ülkeleri topluca serbest ticaret anlaşmasını dünyada birkaç ülke ile sona erdirdiler.Selain itu, negara EFTA telah melakukan perjanjian perdagangan bebas dengan sejumlah negara lain.
Ayrıca badem likörü veya konyak ilave edebilirsiniz.Selain itu juga ditambahkan cognac atau sherry.
Etler yumuşayınca mantarlar ilave edilir.Apabila tidak memegang tongkat, mereka mengelewai (melambaikan tangan sesuai irama).
Hiperbarik oksijen tedavisi de geleneksel tedavilere ilaveten faydalı olabilmektedir.Oksigenasi hiperbarik mungkin dapat beguna sebagai tambahan dari penanganan secara tradisional.
Kıymayı ilave edip kavurmaya devam edin.Silakan menambahkan dan melengkapinya.
Bu durumda yüzey gerilimine ilaveler olacaktır ki olgu bugün dahi tartışmalıdır.Sesungguhnya, waktu ini adalah waktu perkenanan itu; sesungguhnya, hari ini adalah hari penyelamatan itu.
Söz konusu listeye şehirlerin banliyöleri ilave edilmemiştir.Konstitusi tidak menyebutkan lokasi ibu kota tersebut.
Bunlara ilaveten özel etiketli Endura markasını da saymak gerekir.Angka ini termasuk kontrak merek lain.
Buna ilaveten birçok dilsel durum bu alanlar arasındaki ortak alanı gösterir.Hal ini ditengarai dengan banyaknya kesamaan kosakata antara kedua bahasa tersebut.
Dördüncü derece yanıkta ise yara ilaveten kas veya kemik gibi daha derin dokuları da etkiler.Sedangkan luka bakar derajat IV melibatkan cedera ke jaringan yang lebih dalam, seperti otot atau tulang.
Asidik ortamda, genel reaksiyonu dengelemek için yarı-reaksiyonlara H+ iyonları ve su ilave edilir.Pada media asam, ion H+ dan air ditambahkan pada reaksi setengah untuk menyeimbangkan keseluruhan reaksi.
Anksiyeteyi azaltmak için analjeziklere ilaveten benzodiazepinler kullanılabilir.Benzodiazepin bisa digunakan sebagai tambahan untuk analgesik guna membantu menurunkan kecemasan.
Eğer hamur iyi tutmamışsa, biraz sıvı yağ ilave edilir.Kalau tidak dibersihkan, minyak nilam bisa terkontaminasi.
Biraz tuz ilave edilir.Tambahkan garam secukupnya.
"Küçük" sözcüğü cha eki ilavesi ile ifade edilir.(Inggris) Saying the 'L' Word dari The Jakarta Post.
İlaveten çok sayıda kulübe ve kamping alanı bulunur.Baik itu wisata fhoto maupun untuk kemping ber ramai ramai.
Buna ilaveten, gizli devlet vergi kayıtları halka açık hale getirildi.Thêm vào đó, các hồ sơ thuế bí mật của chính phủ được công bố đến cộng đồng.
SS muhafızları, cesetleri daha da yakmak için ilave benzin kutuları getirdi.Vệ binh SS đã mang thêm thùng xăng đến đốt xác chết.
Buna ilaveten Japonya neredeyse tamamen dışa kapanmıştı.Đây cũng là giai đoạn nước Nhật hoàn toàn đóng kín cửa với thế giới bên ngoài.
Kıymayı ilave edip kavurmaya devam edin.Cô cứ ăn và tăng cân.
Artık Hannibal'in, birliklerini erzak yönünden ikmal edebileceği bir üssü ve ilave birlikleri vardır.Hannibal bây giờ đã có một cơ sở mà từ đó ông có thể cung cấp cho quân đội của ông với thực phẩm và quân nhu.
Yolcular için fazladan koltuk ilave edildi.Nhà ga đã tăng số lượng phương tiện sẵn có cho hành khách.
Buna ilaveten, II. Şapur'un ordusu batıda yeni ele geçirilen yerleri tutmak için yeterli değildi.Hơn nữa, Shapur II không có đủ quân để bảo vệ những vùng đất mà ông vừa chiếm được.
İlave olarak EFTA ülkeleri topluca serbest ticaret anlaşmasını dünyada birkaç ülke ile sona erdirdiler.Ngoài ra, các nước EFTA cũng ký chung các thỏa hiệp mậu dịch tự do với nhiều nước khác.
Koyun kanı ilave edin.Chúng ký sinh hút máu cừu.
Ayrıca badem likörü veya konyak ilave edebilirsiniz.Cũng có thể đem sao với mật ong hoặc ngâm rượu.
1910 ve 1911’de üç değişkeni “n” değişkene çıkararak tezine ilave yaptı.Năm 1910 và 1911 bà công bố nghiên cứu mở rộng luận án từ ba biến thành n biến số.
Standardın bu versiyonu, önceki versiyondaki konulara ilave olarak hata önleme konusuna da odaklanmıştır.Và phiên bản này cũng được dùng để vá một lượng lớn các lỗi ở bản trước.
Saray yeni blokların ilavesiyle ikiden fazlaya katlanmıştı.Tại hai phần cầu mở rộng được bố trí hai đài hoa sen.
İnşaat çalışmaları ilerledikçe, ilaveler yapılarak taahhüt tutarı 1,5 milyar doları aştı.Trạm Y tế xã Phú Tiến được đầu tư xây dựng với kinh phí 1,5 tỷ đồng.
Buna ilaveten Haçlı ordusu çok yorgundu ve bir müddet dinlenmesi gerekmekteydi.Ford cho rằng, binh sĩ miền Nam đã mỏi mệt nên cần được nghỉ ngơi.
1931'de basılana ise İntihab-Vergi-Askerlik ilave edilmiştir.Năm 1931 được ra tù và dược phục hồi danh dự.
Buna ilaveten, Seneca bir kere zimmetine para geçirmekle suçlandı.Ngoài ra, Seneca lại bị kết án vì tội tham ô.