ilaçın ile cümle

ilaçın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
İlacın yemeklerden önce veya sonra veya yemek arasında alınması sonucu etkilemez.Waktu meminum obat apakah sebelum atau sesudah makan juga akan mempengaruhi penyerapan obat.
Herhangi bir tromboembolik olay belirtisinde ilacın kullanımına hemen son verilmelidir.Jika gejala tersebut timbul, penggunaan obat ini harus segera dihentikan.
Aslında çay törensel amaçlı veya geleneksel bitkisel ilacın bir parçası olarak kullanılıyordu.Trà ban đầu được sử dụng cho mục đích nghi lễ hoặc dùng như một phần của loại thảo dược truyền thống.
Bu nedenle bu ilacın uygulanmasında sonraki 24 saat içinde emzirme önerilmez.Sử dụng thuốc này không được khuyến cáo trong hơn bảy ngày.
Tanım olarak diyebiliriz ki intravenöz olarak verilen bir ilacın biyoyararlanımı % 100 dür.Từ định nghĩa, thuốc theo đường tiêm tĩnh mạch có sinh khả dụng là 100%.
Ayrıca ilacın dozunun çok fazla olduğu öne sürülmüştür.同じ薬を大量に飲まされていた可能性が高かった。
Topikal formda, ilacın hamilelik kategorisi C'dir ve hamile kadınlar tarafından kullanılmamalıdır.FDAの胎児危険度分類はCであり、妊婦に対して日常診療に用いる薬ではない。
İlacın vücutta bir etki gösterebilmesi için ilacın vücuda herhangi bir yolla uygulanmış olması gerekir.医療パッチ 身体に貼ることで体内に薬を投入することができる。
Ancak ilacın yan etkileri de mevcuttur.薬物の副作用にもよる。
Gıda ile birlikte alınması ilacın biyoyararlanımını değiştirmez.食物並不會影響其藥物動力學。
1960'larda klinik deneylere başlanmış ve ilacın akut lösemi ve lenfoma tedavisinde başarılı olmuştur.這種抗生素的臨床實驗開始于1960年代,並成功的治療急性白血病和淋巴瘤。
İki sınıf ilacın sabit kombinasyonunu içeren tabletler mevcuttur.现已有包含两种固定类型药物联合的片剂。
Tanım olarak diyebiliriz ki intravenöz olarak verilen bir ilacın biyoyararlanımı % 100 dür.על פי ההגדרה, הזמינות הביולוגית של תרופה שניתנת בהזרקה תוך-ורידית היא 100%.
Amerika Birleşik Devletleri'nde, ilacın patentleri 2016 yılında sona erdi.בשנת 2016 הסתיים אישור השיווק לתרופה באירופה.
Bu ilacın yan etkisi yoktur.אין אינטראקציות המתוארות עבור תרופה זו.
İlacın güvenlik ve etkinliği çocuklarda saptanmadığından önerilmemektedir.לא נצפו מחלות אלרגיות ושיגרוניות בקרב הילדים.
Bu ilacın yan etkisi yoktur.לתרופה הזאת אין תופעות לוואי.
Bu ilacın yan etkisi yoktur.לתרופה זו אין תופעות לוואי.
İki sınıf ilacın sabit kombinasyonunu içeren tabletler mevcuttur.Достъпни са таблетки, съдържащи фиксирана комбинация от два класа лекарства.
İlacın yemeklerden önce veya sonra veya yemek arasında alınması sonucu etkilemez.Използват се и за съхранение на храна преди или след приготвяне.
İlacın salınmasına kadar geçen değerlendirme safhası yaklaşık bir saat sürmektedir.Инкубационния период продължава около една седмица.
Tablet, ilacın dozaj şekillerinden biridir.Tableta je oblik farmaceutskog doziranja.
Her iki tip ilacın da uzun etkili ve kısa etkili biçimleri bulunur.Mnogi lijekovi iz ove skupine imaju dvojben ili vrlo slab učinak.
Ayrıca ilacın deri altı dokuya verildiğinden emin olunmalıdır.Ďalšou podmienkou je že z jedného lieku môže byť predpísaná dávka maximálne na 3 mesiace.
Kapsül, ilacın dozaj şekillerinden biridir.Lieková forma je charakteristika lieku.
Doktorların onu kurtarabilecek tek bir ilacın olduğunu düşünmektedirler.Rešil ga je konjski zdravnik, ki je menil, da ga lahko reši in proda.
İlacın yapımı çok pahalıdır.Todėl vakcinų kūrimas yra labai brangus procesas.
Tablet, ilacın dozaj şekillerinden biridir.Vaistas vartojamas tablečių forma.
İlaç için gerekli olan radyuma 200 dolar verip, ilacın küçük bir dozajı için 2,000 dolar istemektedir.Raadiumi eest maksis ta 200 USD ja väikse koguse ravimi eest küsis ta 2000 USD.
İlacın araç ve makina kullanma yeteneği üzerindeki etkileriyle ilgili olarak yapılmış özel bir çalışma yoktur.Puuduvad andmed selle kohta, et Silgard mõjutaks autojuhtimise või masinatega töötamise võimet.
Diyetle ne kadar çok karbohidrat alınırsa ilacın etkinliği de o ölçüde az olacaktır.Kuigi varfariin mõjub, on sel ravimina puudujääke.
Alternatif hipotez ise, ilacın etkisi olduğu yönündeydi. -Oboustranný test.
Ama burada sorduğumuz, ilacın tepki süresini azaltıp azaltmadığı. -그러나 우리 여기에서 반응 낮추는 시간에만 얘기하고 있죠?
- Ama burada sorduğumuz, ilacın tepki süresini azaltıp azaltmadığı. -Tenías tu distribución de muestreo de la media de la muestra.
Ama ilacın burada işte, durumları düzeltecek.Aber ich habe hier ein Medikament, das Dinge loslösen kann.
Ama ilacın burada işte, durumları düzeltecek.Ale mam tu dla ciebie lek, który może ulży ci choć trochę.
Ama ilacın burada işte, durumları düzeltecek.Am un medicament care ar putea ajuta.
Ama ilacın burada işte, durumları düzeltecek.하지만 저에겐 정신을 몽롱하게 만드는 약이 있죠.
Ama ilacın burada işte, durumları düzeltecek.Maar hier heb ik wat medicijn die de dingen wat draaglijker kan maken.
Ama ilacın burada işte, durumları düzeltecek.Ma io ho una medicina che potrebbe scuotere le cose.♫
Ama ilacın burada işte, durumları düzeltecek.Mais j'ai quelques médicaments ici qui pourrait secouer ces mauvaises choses.
Ama ilacın burada işte, durumları düzeltecek.Nhưng tôi có phương thuốc có thể làm vơi đi phần nào.
Ama ilacın burada işte, durumları düzeltecek.Van nekem egy gyógyszerem, ami feloldja a dolgokat,
Ama ilacın burada işte, durumları düzeltecek.Но имам едно лекарство тук, което може просто да разхлаби нещата.
Ama ilacın burada işte, durumları düzeltecek.Я принял кое-какие таблетки, они помогли мне немного забыться.
Ama ilacın burada işte, durumları düzeltecek.אבל יש לי פה תרופה שאולי תנער ותשחרר את הכל.
Ama ilacın burada işte, durumları düzeltecek.ولكني أستخدمت بعض الادوية في تلك الفترة لكي أُنقذ نفسي من بعض الاشياء التي كانت تحدث لي
Ama ilacın burada işte, durumları düzeltecek.これを聴いたら また明日の朝に電話をくれ
Ancak saat 10.06'da, domuzun ilacını kestikten sonra olana bakın domuzun kalp krizi geçirmesini önledi.10시 6분, 그동안 심장 마비가 일어나는 것을 방지하기 위해 투여하던 약을 끊은 뒤인데, 무슨일이 있었는지 한번 보세요.
Ancak saat 10.06'da, domuzun ilacını kestikten sonra olana bakın domuzun kalp krizi geçirmesini önledi.Aber sehen Sie, was um 10:06 passierte, nach dem Absetzen der Medikation gegen Herzanfall.
Ancak saat 10.06'da, domuzun ilacını kestikten sonra olana bakın domuzun kalp krizi geçirmesini önledi.Но взгляните, что произошло в 10:06 после отмены медикаментов, которые удерживали ее от приступа.
Ancak saat 10.06'da, domuzun ilacını kestikten sonra olana bakın domuzun kalp krizi geçirmesini önledi.אבל תראו מה קרה בשעה 10:06 אחרי שהפסקנו את מתן התרופות לחזיר שמנעו ממנו לחטוף התקף לב.
Ancak saat 10.06'da, domuzun ilacını kestikten sonra olana bakın domuzun kalp krizi geçirmesini önledi.ولكن انظروا ماذا حدث في ١٠:٠٦ بعد إزالة دواء الخنزير الذي منعه من الإصابة بنوبة قلبية
Ancak saat 10.06'da, domuzun ilacını kestikten sonra olana bakın domuzun kalp krizi geçirmesini önledi.薬物治療が心臓発作を防いでいたのですが 皆さんはもうST上昇の専門家ですから お分かりでしょう
-aynı zamanda ilaç endüstrisinin Güney Afrika'yı HIV ilacını aldıkları için dava ettiği yıl.-,a przemysł farmaceutyczny pozawał Południową Afryke za kopiowanie leku na HIV.
-aynı zamanda ilaç endüstrisinin Güney Afrika'yı HIV ilacını aldıkları için dava ettiği yıl.-a zdravotnický průmysl obvinil Jižní Afriku pro kopírování medicíny proti HIV.
-aynı zamanda ilaç endüstrisinin Güney Afrika'yı HIV ilacını aldıkları için dava ettiği yıl.-en de medische industrie klaagde Zuid-Afrika aan voor het kopiëren van HIV medicijnen.
-aynı zamanda ilaç endüstrisinin Güney Afrika'yı HIV ilacını aldıkları için dava ettiği yıl.-ja lääketeollisuus haastoi Etelä Afrikan HIV-lääkkeen kopioimisesta.
-aynı zamanda ilaç endüstrisinin Güney Afrika'yı HIV ilacını aldıkları için dava ettiği yıl.의료 업계가 에이즈 백신 복제에 대해 아프리카를 고소했을 때였다.
-aynı zamanda ilaç endüstrisinin Güney Afrika'yı HIV ilacını aldıkları için dava ettiği yıl.Läkemedelsindustrin åtalade sydafrikanska staten- -för att ha kopierat hiv-mediciner.

İlgili Sayfalar