ilaçın ile cümle
ilaçın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
İlacın kullanılması ve doz ayarlanması mutlaka uzman doktor kontrolünde yapılmalıdır.Другие дозировки и схемы применения устанавливаются врачом.
Ancak ilacın yan etkisi, bir yıl süreyle kullanan kişilerde öldürücü etkilerinin bulunmasıdır.Однако окончательные результаты её воздействия на этих больных людях будут известны примерно через год.
Gıda ile birlikte alınması ilacın biyoyararlanımını değiştirmez.Пища не влияет на всасывание препарата.
İki sınıf ilacın sabit kombinasyonunu içeren tabletler mevcuttur.تتوفر حالياً أقراص تحتوي على تركيبات ثابتة من صنفين من الأدوية.
İlacın yemeklerden önce veya sonra veya yemek arasında alınması sonucu etkilemez.فلهذا يفضل أخذ هذه الأدوية أثناء أو بعد تناول الطعام.
Ancak ilacın kirpikleri nasıl uzattığı henüz bilinmiyor.لم يعرف، بعد، مدى مامونية هذا الدواء .
İlacın salınmasına kadar geçen değerlendirme safhası yaklaşık bir saat sürmektedir.استغرقت عملية التقييم وحتى إطلاق العقار حوالي الساعة لإتمامها.
İlacın yemeklerden önce veya sonra veya yemek arasında alınması sonucu etkilemez.Tome o medicamento durante ou após as refeições.
İlacın kullanılması ve doz ayarlanması mutlaka uzman doktor kontrolünde yapılmalıdır.O diagnóstico e escolha do tratamento devem ser determinados pelo médico dermatologista.
Tanım olarak diyebiliriz ki intravenöz olarak verilen bir ilacın biyoyararlanımı % 100 dür.Por definição, quando uma medicação é administrada intravenosamente, sua biodisponibilidade é de 100%.
Ancak ilacın yan etkileri de mevcuttur.Os efeitos positivos do fármaco também foram observados.
Uygulama yolu bir ilacın vücuda verilme şeklidir.Um de seus possíveis usos seria o de transporte de medicamentos através do corpo humano.
İlacın etkileri de zamanla azalmaktadır.O efeito do medicamento diminui com seu uso.
Tablet, ilacın dozaj şekillerinden biridir.O Pamelor é o medicamento de referência desta classe de fármacos.
ABD’nin Illinois eyaletindeki Ovation Pharmaceuticals, ilacın ABD’de satışını yürütecek olan tek firma.Este é o único hospital fora dos Estados Unidos a obter essa certificação.
Öksürük ilacın var mı?Você tem algum remédio pra tosse?
İlacın yemeklerden önce veya sonra veya yemek arasında alınması sonucu etkilemez.Het is daarom af te raden om pompelmoes te eten voor of na inname van geneesmiddelen.
Bu ilacın yan etkileri yok.Dit geneesmiddel heeft geen bijwerkingen.
Bu ilacın hiçbir yan etkisi yoktur.Dit geneesmiddel heeft geen bijwerkingen.
Topikal formda, ilacın hamilelik kategorisi C'dir ve hamile kadınlar tarafından kullanılmamalıdır.Ciąża i płodność Lek posiada kategorię D i nie powinien być stosowany w ciąży.
Aslında çay törensel amaçlı veya geleneksel bitkisel ilacın bir parçası olarak kullanılıyordu.Początkowo, używano herbaty do celów ceremonialnych oraz w tradycyjnej medycynie opartej na ziołach.
Gıda ile birlikte alınması ilacın biyoyararlanımını değiştirmez.Spożycie posiłku nie wpływa na wchłanianie leku.
Uzun süreli kullanımlardan sonra ilacın aniden kesilmesi yoksunluk sendromuna neden olur.Doprowadza to po pewnym czasie do niewydolności oddychania.
İki sınıf ilacın sabit kombinasyonunu içeren tabletler mevcuttur.Tabletter innehållande fasta kombinationer av två läkemedelsklasser är tillgängliga.
İki sınıf ilacın sabit kombinasyonunu içeren tabletler mevcuttur.Продаються таблетки, що містять фіксовані комбінації двох класів препаратів.
Gıda ile birlikte alınması ilacın biyoyararlanımını değiştirmez.Одночасний прийом їжі не впливає на біодоступність препарату.
İlacın güvenlik ve etkinliği çocuklarda saptanmadığından önerilmemektedir.Безпека та ефективність застосування препарату у дітей не встановлені.
Ancak ilacın yan etkileri de mevcuttur.Є й інші фактори, що впливають на ефективність препарату.
İlaç için gerekli olan radyuma 200 dolar verip, ilacın küçük bir dozajı için 2,000 dolar istemektedir.Za radium zaplatil 200 dolarů a za malou dózu s lékem požadoval 2000 dolarů.
Doktorların onu kurtarabilecek tek bir ilacın olduğunu düşünmektedirler.Existoval lék, o němž si lékaři mysleli, že by mohl ženu zachránit.
Ayrıca ilacın deri altı dokuya verildiğinden emin olunmalıdır.Současně s tím se také vyjádřil, aby se léky na předpis vydávaly přímo u lékařů.
İlacın salınmasına kadar geçen değerlendirme safhası yaklaşık bir saat sürmektedir.Desetiminutová stimulace doznívá ještě přibližně hodinu po jejím ukončení.
İlaç için gerekli olan radyuma 200 dolar verip, ilacın küçük bir dozajı için 2,000 dolar istemektedir.El a plătit 200 de dolari pe radium și cerea 2000 de dolari pentru o doză mică din medicament.
Doktorların onu kurtarabilecek tek bir ilacın olduğunu düşünmektedirler.Exista un singur medicament care ar fi putut-o salva.
İki sınıf ilacın sabit kombinasyonunu içeren tabletler mevcuttur.Există comprimate care conțin combinații fixe de două clase de medicamente.
Bu da ilacın rahatlıkla üretilebilmesine ve çok düşük fiyatlara satılabilmesinin önünü açmıştır.Pe de altă parte, firma poate lansa noul produs la un preț ridicat și cu o promovare scăzută.
Herhangi bir tromboembolik olay belirtisinde ilacın kullanımına hemen son verilmelidir.În cazul apariției de simptome de neurotoxicitate, tratamentul va fi imediat întrerupt.
Dokudaki ilaç konsantrasyonu ilacın reseptörler üzerindeki etkisini belirler.Activitatea intrinsecă a medicamentului semnifică capacitatea acestuia de a acționa acel receptor.
Uygulama yolu bir ilacın vücuda verilme şeklidir.Medicamentul se administrează la prescripția medicului.
İlacın etkileri yavaş yavaş kaybolmaya başladı.Efectele medicamentului au început să dispară încetul cu încetul.
Tanım olarak diyebiliriz ki intravenöz olarak verilen bir ilacın biyoyararlanımı % 100 dür.Az intravénásan beadott szer hasznosulása 100% per definitionem.
İlacın yapımı çok pahalıdır.Lääkekehittely on kallista.
Ancak ilacın kirpikleri nasıl uzattığı henüz bilinmiyor.Ei ole varmaa tietoa, kuinka lapset alkoivat käyttää ainetta.
2-5 ml kadar ilacın kas içine (intramüskuler) verilmesidir.Teloituksessa ainetta annetaan 2–5 grammaa.
Tablet, ilacın dozaj şekillerinden biridir.Tadalafiili on tablettimuotoinen lääke.
Ayrıca ilacın deri altı dokuya verildiğinden emin olunmalıdır.Lääkelaitos hyväksyi kuusenpihkavoiteen Yle Uutiset.
İki sınıf ilacın sabit kombinasyonunu içeren tabletler mevcuttur.Υπάρχουν διαθέσιμα δισκία που περιέχουν σταθερούς συνδυασμούς δύο κατηγοριών φαρμάκων.
İlacın yemeklerden önce veya sonra veya yemek arasında alınması sonucu etkilemez.Kunderne betaler før eller efter måltidet.
Bu ilacın yan etkisi yoktur.Sygdommen har ingen senere bivirkninger.
Kurtulanlar ise ilacın etkisinden birkaç sene yumurta vermemiştir.Man fandt ingen bivirkninger efter nogle få måneders behandling.
İlacın bağımlılık yaptığı konusu hala tartışmalıdır.Den kontroversielle behandlingsvejledning er fortsat gældende.
Tom bu sabah ilacını almayı unuttu.Tom glemte at tage sin medicin i morges.
İlacınızı alın.Tag Deres medicin.
Ancak ilacın kirpikleri nasıl uzattığı henüz bilinmiyor.William skjønner fortsatt ikke hvordan de har fått giften i seg.
Birçok ilacın aksine, insülin şu anda oral olarak kullanılamaz.Til forskjell fra mange medisiner kan ikke insulin tas gjennom munnen (peroralt).
İlacın kullanılması ve doz ayarlanması mutlaka uzman doktor kontrolünde yapılmalıdır.Alle kuler og hevelser bør undersøkes av lege.
Doktorların onu kurtarabilecek tek bir ilacın olduğunu düşünmektedirler.Ada suatu obat yang menurut dokter dapat menyelamatkannya.
İlaç için gerekli olan radyuma 200 dolar verip, ilacın küçük bir dozajı için 2,000 dolar istemektedir.Ia membayar $200 untuk radium tersebut dan menjualnya $2.000 untuk satu dosis kecil obat tersebut.
Tanım olarak diyebiliriz ki intravenöz olarak verilen bir ilacın biyoyararlanımı % 100 dür.Berdasarkan definisi, ketika obat diberikan secara intravena, bioavailabilitasnya adalah 100%.
İki sınıf ilacın sabit kombinasyonunu içeren tabletler mevcuttur.Tersedia tablet yang mengandung kombinasi tetap dari dua golongan obat tersebut.