ilaçın ile cümle
ilaçın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
İlacın faydalarını net olarak anlayabilirisiniz.You can understand exactly what the benefits are.
Ona kendi ilacından tattıracağım.Let him have a taste of his own medicine.
1,05 saniye burada. Eğer sadece ilacın etkisi vardır diyorsanız, iki kuyruğa da bakarsınız. -But here we're saying we only care is does the drug lower our response time?
Ya da ilacınızı buz dolabınıza değil de, cüzdanınıza koyabilirsiniz.Or you could put drugs in your wallet and not in your fridge.
İlacın geliştirme sürecinin başında, çok küçük bir deney yapmışlar, 100 hastadan az katılımla.Early on its development, they did a very small trial, just under a hundred patients.
Bu doğanın ilacını değiştiriyor.Changes the nature of medicine.
Eğer ilacınız biterse, kesinlikle ölüyorsunuz. Kimse Flolan kullanmak istemiyor.If you run out of medicine, you definitely die.
Verilerinizi , yeni ilacınızı gerçekten değersiz bir şeyle de karşılaştırarak saptırabilirsiniz.You can also rig your data by making the thing you compare your new drug against really rubbish.
Şizofreni tedavisinde kullanılan bir anti-psikotik ilacın denemeleri sırasında da bu oldu.And this is exactly what happened which antipsychotic medication for schizophrenia.
Böyle yaparsanız, yeni ilacın daha iyi görülmesi kaçınılmaz olacaktır.And so you're bound to make your new drug look better.
Eğer verilerin yarısını ortadan kaldırırsak, bir ilacın gerçek etkinliğini asla bilemeyiz.If we remove half of the data, we can never know what the true effect size of these medicines is.
Elimizdeki veriler, bu ilacın grip semptomlarını birkaç saat kadar kısaltacbileceği yönünde.We already have the data showing that it reduces the duration of your flu by a few hours.
- İlacın.-Your medicine.
Bu arada böcek ilacını da unutmayalım!And don't forget pesticides!
İlacın etkisi, salgın sırasında sizi bir müddet koruması biraz zaman kazandıracak olması.There is some indication that it may buy you some time in the midst of an outbreak.
Bir Hırvat biyoteknoloji firması, böbrek ilacının patent haklarını Pfizer'a satacak.A Croatian biotech company will sell its kidney drug patent rights to Pfizer.
Savunucuları, bir kaşık yoğurdun pek çok ilacın yerine geçebileceğine inanıyor.Its proponents claim that a spoonful of yogurt can replace many pharmaceutical drugs.
Sorafenib adlı ilacın geliştirmecileri ürünü 2007'de Sırbistan'da tescil ettirdiler.Its developers registered the drug, called Sorafenib, in Serbia in 2007.
Doktorların onu kurtarabilecek tek bir ilacın olduğunu düşünmektedirler.It was a form of radium that a druggist in the same town had recently discovered.
İlacın yapımı çok pahalıdır.He paid $200 for the radium and charged $2,000 for a small dose of the drug.
Birçok ilacın aksine, insülin şu anda oral olarak kullanılamaz.Unlike many medicines, insulin cannot be taken orally at the present time.
Parasetamol gibi bir ilacın oral ve intravenöz dozları aynı sebepten farklı olacaktır. [1]The oral and intravenous doses of a drug such as paracetamol will differ for the same reason.[3]
İlacın alınma nedeni açıktı,ayakta kalmak,uyumamak için alınıyordu.The object was simply to keep awake, like wartime bomber crews."
Fiona daha sonra Jerry'den ilacını almasını ister.Fiona then demands Jerry take his medication.
α, ilacın yalnızca tamamlayıcı listede olduğunu gösterir.An α indicates the medicine is only on the complementary list.
Bu test, Tensilon (edrophonium) ilacının bir damara enjekte edilmesi ile yapılır.This test involves injecting the drug Tensilon (edrophonium) into a vein.
Doktor daha sonra göz kapaklarını ilaçın etkisinin geçme süresine dek izler.The doctor then monitors the eyelids for signs of improvements from the drug.
İlacın yarılanma ömrü 23 saattir.[1]The half-life is 23 hours.[1]
İlacın metabolizması benzersizdir.The metabolism for the drug is unique as it is a cascading pro-drug.
İkinci bir çalışma, ilacın gıdayla alınmasının bu etkilerin şiddetini azalttığını göstermiştir.A second study showed that co administration of food decreased the severity of these effects.
Bu ilacın dopamin reseptörleri veya muskarinik reseptörler üzerinde herhangi bir etkisi yoktur.This drug does not have any effect on dopamine receptors or muscarinic receptors.
Psikotomimez, ilacın verilmesini takiben psikotik semptomların başlamasıdır.Psychotomimesis is the onset of psychotic symptoms following the administration of such a drug.
Bu ilacın muhtemel yan etkileri parmakların nekrozu, tırnak kaybı ve Raynaud sendromudur.Possible side effects include necrosis of the digits, nail loss, and Raynaud syndrome.
Bu ilacın yaygın uygulanma şekli, bir veya iki enjeksiyondur.[1][2]The usual treatment is one or two injections.[19][20]
Uyku ilacına ihtiyacım var.Ich brauche Schlaftabletten.
Bir ilacın yararı zararından fazla olacaksa hastaya uygulanır.Je besser die Zusammenarbeit funktioniert, desto mehr profitieren die Patienten.
İlacın etkileri de zamanla azalmaktadır.Der Einfluss der Behandlung nimmt mit der Zeit ab.
İlacın anında etkisi oldu.Le médicament a eu un effet immédiat.
Bu ilacın yan etkileri yok.Ce médicament n'a pas d'effets secondaires.
İlacın etkileri yavaş yavaş kaybolmaya başladı.Les effets du médicament se sont peu à peu dissipés.
İlacın yemeklerden önce veya sonra veya yemek arasında alınması sonucu etkilemez.L'accouplement se produit avant ou après ces repas.
Doktorların onu kurtarabilecek tek bir ilacın olduğunu düşünmektedirler.Un seul médecin en Europe a les capacités de le sauver.
İlacın dozuna bağlı olarak bazı yan etkiler görülebilir.Plusieurs effets indésirables peuvent être constatés à la suite de la prise de ce médicament.
İlacın bağımlılık yaptığı konusu hala tartışmalıdır.L'intérêt médical reste toutefois discuté.
Bu nedenle bu ilacın uygulanmasında sonraki 24 saat içinde emzirme önerilmez.Dans ce cas, les aliments doivent être consommés dans les 24 heures.
Plasebo etkisi, farmakolojik olarak etkisiz bir ilacın telkine dayalı bir etki ortaya çıkarma halidir.Efecto placebo, capacidad curativa de un agente terapéutico que no produce ningún efecto farmacológico.
İlacın bağımlılık yaptığı konusu hala tartışmalıdır.La utilidad de estos aditivos está siendo debatida.
Her iki tip ilacın da uzun etkili ve kısa etkili biçimleri bulunur.Este medicamento es efectivo en ambos, corto y largo plazo.
Doktorların onu kurtarabilecek tek bir ilacın olduğunu düşünmektedirler.Así puede preparar un medicamento que lo salva.
İlaç için gerekli olan radyuma 200 dolar verip, ilacın küçük bir dozajı için 2,000 dolar istemektedir.Egli pagava 200$ per il radio e chiedeva 2000$ per una piccola dose di medicina.
Gıda ile birlikte alınması ilacın biyoyararlanımını değiştirmez.L'assunzione di cibo non sembra alterare l'assorbimento del farmaco.
İlacın etkileri de zamanla azalmaktadır.Nella mente del chirurgo il tempo sembra rallentare.
İlacın ortaya çıkan bu etkisinin büyüklüğü ilacın o dokuda bulunan miktarına bağlıdır.L'effetto come ogni farmaco deriva dalla quantità assunta della droga.
İlacınızı düzenli alınız.Принимайте лекарство регулярно!
İlacın etkisi şaşırtıcıydı.Эффект от лекарства был поразительным.
Sivrisinekler ısırdı, kaşınıyor. Herhangi bir ilaçın yok mu?Комары покусали, зудит. У тебя нет какого-нибудь лекарства?
Bu ilacın neye yaradığını hatırlıyor musun? Sana bu reçeteyi ne zaman yazmışlardı?Ты помнишь, от чего это лекарство? Когда тебе его назначали?
İlacın yapımı çok pahalıdır.Изготовление лекарства стоило дорого.
Doktorların onu kurtarabilecek tek bir ilacın olduğunu düşünmektedirler.Было только одно лекарство, которое, по мнению докторов, могло бы её спасти.
İlacın güvenlik ve etkinliği çocuklarda saptanmadığından önerilmemektedir.У детей безопасность и эффективность применения препарата не установлены.