il ile cümle
il kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
John okula giderkenMary ile karşılaştı.John met Mary on his way to school.
Okuldan eve giderken bir sağanağa yakalandım ve iliklerime kadar ıslandım.On my way home from school, I was caught in a shower and got wet to the skin.
Her insanın ödemesi çalışması ile orantılı olacaktır.Each man's pay will be in proportion to his work.
Her birinin ödemesi onun eseri ile orantılıydı.Each man's pay was in proportion to his work.
Florida'daki hava genellikle ılımlıdır.The weather in Florida is generally moderate.
Bazı ilaçlar bize zarar verir.Some medicine does us harm.
Öksürük ilacın var mı?Do you have any cough medicine?
Biraz öksürük ilacı ve aspirin almalısın.You should buy some cough medicine and aspirin.
Bir yabancı ile arkadaş olmak ilginçtir.It is interesting to make friends with a foreigner.
Yabancı dillere ilgi duyuyor musun?Are you interested in foreign languages?
Yurt dışında seyahat etmek çok ilginçtir.Traveling abroad is very interesting.
Yurt dışına gitsem, tekne ile gitmek isterim.If I were to go abroad, I would go by boat.
Bir insanı görünümü ile yargılamayın.Don't judge a man by his appearance.
Öncüler birçok tehlike ile karşılaştılar.The pioneers met with many dangers.
Sanat ile hayatı karıştırmayın.Never confuse art with life.
Herkes hikaye ile ilgilendi.Everybody was interested in the story.
Eğer yurt dışında ilk yaşama deneyiminse, Kanada gidilecek iyi bir yerdir.Canada is a good place to go if it's your first experience living abroad.
Yurt dışında eğitim görerek, öğrenciler diğer görgü ve gelenekler ile temas kurabilirler.By studying overseas, students can come into contact with other manners and customs.
Bu battaniye ile yaralı adamı örtün.Cover up the injured man with this blanket.
Kırık fincanları yenileri ile değiştirdim.I replaced the broken cups with new ones.
Şirket onu promosyon ile ödüllendirdi.The company rewarded him with promotion.
Ben toplantıdan sonra John ile küçük bir sohbet yaptım.I had a little chat with John after the meeting.
Tarihle çok ilgiliyiz.We are very interested in the history.
Biz çaresizlik duygusu ile baş etmek zorunda kalacağız.We will have to get over the feeling of helplessness.
Bizim masumiyetinle ilgili belirli bir kanıtımız var.We have specific proof of your innocence.
Onun ilk romanının çoğunu biz düşündük.We thought much of his first novel.
Japonya ve ABD arasındaki arkadaşça ilişkileri sürdürmeliyiz.We must maintain the friendly relations between Japan and the U.S.
Aynı ilkelere sahibiz.We hold the same principles.
Hiçbirimiz sorunla ilgilenmiyoruz.None of us are related to the problem.
Her birimiz az çok sanatla ilgilenmektedir.Every one of us is more or less interested in art.
Kahkaha ile güldük.We roared with laughter.
Başkalarıyla ilişkiler kurup sürdürüyoruz.We build and maintain relationships with others.
Biz gelecekle ilgili planımızı tartıştık.We discussed our future plan.
Bizim çalışma saatleri konusunda başkan ile görüşme yaptık.We negotiated with the president about our working hours.
Biz ilk trene yetişebilmek için erken çıktık.We left early so that we can catch the first train.
Biz ilk olarak vardık.We arrived first.
İlk biz ulaştık.We arrived first.
Biz hayatın ileri dönemlerinde zengin ödüller kazanacağız.We will reap rich rewards later on in life.
Dil ile fikir ifade ederiz.We express thought with language.
Biz dil vasıtasıyla iletişim kurarız.We communicate by means of language.
Biz deneyim ile öğreniriz.We learn by experience.
Oğlunuzla ilgili iyi bir fikrimiz vardı.We had a good opinion of your son.
İlginç bir bilgiye sahibiz.We got an interesting piece of information.
İleride başka bir gemi gördük.We saw another ship far ahead.
O ülkedeki yeni hükümetle dostça ilişkiler kurduk.We have established friendly relations with the new government of that country.
Ormanda balta ile yolumuzu açtık.We chopped our way through the jungle.
Sık sık siyahı ölümle ilişkilendiririz.We often associate black with death.
Biz başkaları ile iletişim kurmak için sözlerin yanı sıra jestler de kullanırız.We use gestures as well as words to communicate with others.
Birbirimizle birçok açıdan iletişim kurabiliriz.We can communicate with each other in many ways.
Biz ileri geri koşuyorduk.We were running to and fro.
Bizim çıkarlarımız onlarınki ile çatışıyor.Our interests conflict with theirs.
İlerlememiz kontrol edildi.Our advance was checked.
İlk saldırımızdan sonra düşman kaçtı.After our first attack, the enemy fled.
Aramızdaki ilişkiler bozuk gibi görünüyor.Relations between us seem to be on the ebb.
Bizim takımımız beş puan ilerdedir.Our team is five points ahead.
İlk oyunda takımımız takımınızı kolayca yenebilir.Our team can easily beat your team in the first game.
Bizim takım ilerliyor.Our team is gaining ground.
Biz o firma ile iş yaparız.We do business with that company.
Takımımız ilk oyunu kaybetti.Our team lost the first game.
Hanako arabasıyla ilgili son ödemeyi yaptı ve çok memnun hissetti.Hanako made the final payment on her car, and felt very satisfied.