il ile cümle
il kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Havaalanına taksi ile gittik.I went to the airport by taxi.
O, havaalanına vardıktan sonra karısı ile bir telefon görüşmesi yaptı.Upon arriving at the airport, he made a phonecall to his wife.
Hava fotokimyasal sis ile enfekte edildi.The air was infected with photochemical smog.
Gökyüzü,deniz ile karışmış gibi göründü.The sky seemed to blend with the sea.
Hastalanırsan bu ilacı al.Take this medicine in case you get sick.
Banka paramızla ilgili guvence verdi.The bank reassured us that our money was safe.
Parayla ilgili onunla tartıştım.I had a quarrel with him over money.
Modern tıbbın ilerlemesi uzun bir süreçti.The advancement of modern medicine was a long process.
Çok geçmeden, T.V. telefonla birbirimizle iletişim kurabileceğiz.Before long, we'll be able to communicate with each other by T.V. telephone.
Acil bir durumda, temsilcim ile temas kurun.In case of an emergency, get in touch with my agent.
Bizim için sürpriz oldu, Tom Mary ile bizim partiye geldi.To our surprise, Tom came to our party with Mary.
Sürpriz oldu, Tom partimize Mary ile birlikte geldi.To our surprise, Tom came to our party with Mary.
Bize sürpriz oldu, Tom Mary ile partimize geldi.To our surprise, Tom came to our party with Mary.
İlginç bir kişi olmak için aklınızı beslemek ve egzersiz yaptırmak zorundasınız.To be an interesting person you have to feed and exercise your mind.
İlginiz için teşekkür ederim.Thank you for your interest.
O onunla sadece ilgilenmiyor, ona deli oluyor.He is not just interested, he's crazy about it.
Bir öğretmen hata yapan bir öğrenci ile asla alay etmemelidir.A teacher should never make fun of a pupil who makes a mistake.
Eğitim ilerlemenin temsilcisidir.Education is the agent of progress.
Kyoto eski tapınakları ile ünlüdür.Kyoto is famous for its old temples.
Uzun süredir ilk kez Kyoto'da şiddetli kar yağdı.A heavy snow fell in Kyoto for the first time in ages.
Geçen yıl ılımlı bir kış geçirdik.We had a mild winter last year.
Bu yıl ılık bir kış geçirdik.We had a mild winter last year.
Biraz süt ilave et.Add a little milk.
Süt, su ile karıştırılmış.The milk was adulterated with water.
Eski arkadaşım bana yazdı, yurt dışından dönüşü ile ilgili bilgi verdi.My old friend wrote to me, informing me of his return from abroad.
İlk yardım ekibi gelinceye kadar dayanmaya çalış.Try to hold on until a rescue team arrives.
Acele ile yazıldığı için kitabın birçok hatası var.As it was written in haste, the book has many faults.
Ben acele ile eve gittim.I hurried home.
O acele ile basıldığı için, kitabın bir sürü baskı hataları var.As it was printed in haste, the book has many misprints.
Acele ile menzil alınmaz.Haste makes waste.
Ben tatildeyken çocuklarımla ilgilenir misin?Would you look after my children while I am away on vacation?
Eski arkadaşlarımdan biri uzun süredir ilk defa beni ziyaret etti.An old friend of mine dropped in on me for the first time in ages.
Tepe sonbahar renkleri ile parlıyor.The hill glows with autumnal colors.
Ziyaretçiler, sıcak el sıkışma ile karşılandılar.The visitors were greeted with warm handshakes.
Sigara içmenin kanserle ilgisi olduğunu düşünmek aptalca.It's foolish to think that smoking has little to do with cancer.
Tartışma kavga ile sona erdi.The argument ended in a fight.
Başkanın on yıldır örgüt ile ilişkisi vardır.The chairperson has been associated with the organization for ten years.
İlk parlamentonun ne zaman ortaya çıktığını biliyor musun?Do you know when the first parliament came into being?
Basın onun özel hayatıyla ilgileniyor.The press is interested in his private life.
Tüm kurallar şirket politikası ile uyumlu olmalı.All of the rules must be in line with company policy.
İyi hissetmiyorum. Bana bir ilaç verir misiniz?I don't feel well. Could you give me some medicine?
Lütfen onunla ilgili bir şey düşünmeyin.Please think nothing of it.
İlginize minnettarım.I appreciate your concern.
İlk fırsatta onunla konuşacağım.I'll speak to him at the first opportunity.
İlk fırsatta onu göreceğim.I will see him at the first opportunity.
Bir krizde öğretmenin ile temas kurmalısın.In a crisis, you must get in touch with your teacher.
Şirket kazançları ilk çeyrekte keskin şekilde gelişti.Corporate earnings in the first quarter improved sharply.
Ülkeler barışçıl amaçlarla anlaşmazlıkları çözmekle ilgileniyorlardı.The countries concerned settled the dispute by peaceful means.
İlgili belgelerin yığınını incelerken gerçeği öğrendiler.They found out truth while examining a pile of relevant documents.
O, basit İngilizce ile yazılmıştır.It is written in simple English.
Hemşireler, hasta insanlarla ilgilenirler.Nurses attend sick people.
Çevre kirliliği ile nasıl uğraşacağın ciddi bir konudur.How to deal with environmental pollution is a serious matter.
Hastaya hemen ilaç verin.Give medicine to the patient right away.
Bürokratlar dev şirketler ile sağlam bağları sürdürürler.The bureaucrats maintain solid ties with the gigantic corporations.
Soğuk rüzgar iliklerime kadar üşüttü.The cold wind cut me to the bone.
Bahar soğuk kıştan sonra ılıman hava getirir.Spring brings mild weather after the cold winter.
Öğrenciler İngilizcede iyi ilerleme yapıyorlar.The students are making good progress in English.
Öğrencilerin bazıları araba ile okula gelirler.Some of the students come to school by car.
Okula giderken Tom ile karşılaştım.I met Tom on my way to school.
Okul iki kilometre ilerde.The school is two kilometers ahead.