il ile cümle

il kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
O ilgi çekici.That is intriguing.
O bana ilginç görünüyor.It seems interesting to me.
Yabancı insanlar benim ilgimi çekiyor.Foreign people intrigue me.
Hiroshi,""Bu, oldukça ilginç görünüyor." diyor."This looks pretty interesting," Hiroshi says.
Onların iletişimi düşündüğümüzden çok daha karmaşık olabilir.Their communication may be much more complex than we thought.
Kendin hakkında şüphelere sahip olmak zekanın ilk işaretidir.To have doubts about oneself is the first sign of intelligence.
Bu, Amerika Birleşik Devletleri etrafındaki gezimle ilgili iyi bir hatıra olacak.This will be a good souvenir of my trip around the United States.
"Hamlet"'in şimdiye kadar yazılan en ilginç oyun olduğu söylenilmektedir.It is said that "Hamlet" is the most interesting play ever written.
Bayan Brown ile konuşabilir miyim?May I talk to Ms. Brown?
Bu çılgın fikri nasıl ileri sürdün.How did you come up with this crazy idea?
Yarım milyon çocuk Nijer'de hâlâ yetersiz beslenme ile karşı karşıyadır.Half a million children still face malnutrition in Niger.
Dünyayı değiştiren bilgi değil iletişimdir.What changes the world is communication, not information.
Yabancı dilleri çok ilginç buluyorum.I find foreign languages very interesting.
En büyük ilham kaynağınız nedir?What is your greatest source of inspiration?
Ben ilhamımı kaybettim.I lost my inspiration.
Artık ilhamlı değilim.I'm not inspired anymore.
İletişim olmadan ilerleme olamaz.There cannot be progress without communication.
Bu konu ile ilgili düşüncelerini duymaya can atıyorum.I look forward to hearing your thoughts on this matter.
O sadece ilginç bir dizi makale yayınladı.He has just published an interesting series of articles.
Kişiliğimle ilgili bilmediğin çok şey var.There are a lot of things you don't know about my personality.
Kredi kartı ile ödeyebilir miyim?Can I pay by credit card?
O ilginç geliyor. Ona ne söyledin?That sounds interesting. What did you tell her?
Üzgünüz, iletişim kurmaya çalıştığınız kişi mevcut değil.We are sorry, the person you are trying to contact is not available.
Benimki ile aynı rakete sahipsin.You have the same racket as I have.
İlaç almak zorundayım.I have to take medicine.
O kız arkadaşı ile birlikte yaşıyor.He's moving in with his girlfriend.
Kış boyunca iki battaniye ile uyurum.During winter I sleep with two blankets.
Sen iliklerine kadar boşsun.You are idle to the bone.
İlk görüşte ona âşık oldun mu?Did you fall in love with her at first sight?
Kapıya kadar onunla ilgilenmene gerek yoktu.You needn't have seen him to the door.
Onun hangi konuyla ilgilendiğini düşünüyorsun?What subject do you think he is interested in?
Bir baş ağrısı ile rahat hissedemezsin.You can't feel at ease with a headache.
Kötü davranışınla ilgili ne hesap verebilirsin?What account can you give of your misbehavior?
İlkelerine göre yaşamalısın.You should live up to your principles.
İlkelerine uyarak yaşamalısın.You must live up to your principles.
İlacını henüz aldın mı?Have you taken your medicine yet?
Sanki bu seni ilgilendirmiyor gibi görünüyorsun.You look as if it were none of your business.
Böyle bir bahaneyi nasıl ileri sürdünüz?How did you come up with such a good excuse?
Onu ne ile açtın?What did you open it with?
Hayallerinize paramı koymakla ilgilenmiyorum.I have no interest in putting my money into your dreams.
Lütfen babanıza selamlarımı iletin.Please give my regards to your father.
Cevabını onunki ile karşılaştır.Check your answer with his.
Cevaplarını öğretmeninki ile karşılaştır.Compare your answers with the teacher's.
Cevabını Tom'unki ile karşılaştır.Compare your answer with Tom's.
Seni ilgilendirmez.It's none of your business.
Sizi ilgilendirmez.It's none of your business.
Onun sizinle bir ilgisi yok.It's none of your business.
Bu sizi ilgilendirmez.It's none of your business.
Bu seni ilgilendirmez.It's none of your business.
Bu sizi ilgilendirmez!It's none of your business.
Sizin ilkeleriniz eylemleriniz ile tutarlı değil.Your principles are not consistent with your actions.
Seninki ile karşılaştırıldığında benim arabam küçük.Compared with yours, my car is small.
Senin düşüncelerin zamanın ilerisinde.Your ideas are ahead of the times.
Sağlığınla ilgili kaygılandım.I have been anxious about your health.
Sizi ilgilendiren herhangi bir kitap okuyabilirsiniz.You can read any book that interests you.
Çalışma kitabınızdaki ilk örneği yapın.Do the first example in your workbook.
Senin eylemlerinle ilgili ne yapacağımı bilmiyorum.I don't know what to make of your actions.
Kravatın takım elbisen ile uymuş.Your tie blends well with your suit.
Senin sandalyen benimki ile tamamen aynı.Your chair is identical to mine.
Senin durum analizinle ilgili aynı fikirde olmadığım için, maalesef aynı görüşte değilim.I beg to differ, as I disagree with your analysis of the situation.

İlgili Sayfalar