Bugünkü konuşmamız davranışsal iktisat hakkında olacak.Сегодня наш семинар о поведенческой экономике.
Bugünkü konuşmamız davranışsal iktisat hakkında olacak.Тази сесия днес е за поведенческата икономика.
Bugünkü konuşmamız davranışsal iktisat hakkında olacak.Цю сессію присвячено поведінковій економіці.
Bugünkü konuşmamız davranışsal iktisat hakkında olacak.הכנס הזה היום הוא בנושא כלכלה התנהגותית.
Bugünkü konuşmamız davranışsal iktisat hakkında olacak.هذه الفقرة من المؤتمر عن التصرفات الإقتصادية
Bugünkü konuşmamız davranışsal iktisat hakkında olacak.後悔について知られていることのほとんどは
Cazibeden kaçınmak zordur, 19. yüzyıl İngiliz iktisatçısı글쎄, 유혹을 견디기는 어렵습니다. 19세기 영국 경제학자
Cazibeden kaçınmak zordur, 19. yüzyıl İngiliz iktisatçısı19世紀のイギリス人経済学者の ナッソー=ウィリアム=シニアはこう言っています。
Cazibeden kaçınmak zordur, 19. yüzyıl İngiliz iktisatçısıAt modstå fristelse er vanskeligt, som den engelske økonom fra det 19. århundrede
Cazibeden kaçınmak zordur, 19. yüzyıl İngiliz iktisatçısıBeh, è dura resistere alla tentazione, e come diceva l'economista inglese del 19° secolo,
Cazibeden kaçınmak zordur, 19. yüzyıl İngiliz iktisatçısıBom, resistir à tentação é difícil, tal como o economista Inglês do século XIX
Cazibeden kaçınmak zordur, 19. yüzyıl İngiliz iktisatçısıChống lại những cám dỗ rất khó, giống như nhà kinh tế người Anh thế kỷ 19
Cazibeden kaçınmak zordur, 19. yüzyıl İngiliz iktisatçısıCóż, opieranie się pokusie jest trudne, jak określił to XIX-wieczny angielski ekonomista,
Cazibeden kaçınmak zordur, 19. yüzyıl İngiliz iktisatçısıEi bine, e greu să rezistăm tentaţiilor, după cum spunea economistul englez din secolul al 19-lea
Cazibeden kaçınmak zordur, 19. yüzyıl İngiliz iktisatçısıEt bien résister à la tentation est difficile, comme l'économiste anglais du 19ème siècle
Cazibeden kaçınmak zordur, 19. yüzyıl İngiliz iktisatçısıHet is moeilijk om de bekoring te weerstaan, zoals de 19de-eeuwse Engelse econoom
Cazibeden kaçınmak zordur, 19. yüzyıl İngiliz iktisatçısıMenahan godaan itu sulit seperti yang dikatakan ekonom Inggris abad ke-19
Cazibeden kaçınmak zordur, 19. yüzyıl İngiliz iktisatçısıNo protože odolat pokušení je těžké, jak řekl anglický ekonom z 19. století,
Cazibeden kaçınmak zordur, 19. yüzyıl İngiliz iktisatçısıNos, ellenállni a kísértésnek nehéz, ahogy a 19. századi angol közgazdász
Cazibeden kaçınmak zordur, 19. yüzyıl İngiliz iktisatçısıPues porque es difícil resistirse a las tentaciones, como dijo el economista del siglo XIX
Cazibeden kaçınmak zordur, 19. yüzyıl İngiliz iktisatçısıОпиратися спокусі дуже важко. Як сказав у 19 столітті англійський економіст
Cazibeden kaçınmak zordur, 19. yüzyıl İngiliz iktisatçısıПротивостоять соблазну очень тяжело. Как сказал английский экономист XIX века
Cazibeden kaçınmak zordur, 19. yüzyıl İngiliz iktisatçısıТрудно е да устоиш на изкушението, както казва английският икономист от 19. век
Cazibeden kaçınmak zordur, 19. yüzyıl İngiliz iktisatçısıטוב, קשה לעמוד בפני פיתויים, כפי שאמר הכלכלן האנגלי מהמאה ה-19
Cazibeden kaçınmak zordur, 19. yüzyıl İngiliz iktisatçısıفي الحقيقة ان مقاومة الاغراءات صعب للغاية في القرن ال19 قال الاقتصادي الانجليزي
Çevre ve doğal zenginlikler bölümü (orman iktisat mühendisi, manzara tasarlayıcısı)Área de naturaleza y medio ambiente (ingeniero técnico forestal, diseñador de paisajes)
Çevre ve doğal zenginlikler bölümü (orman iktisat mühendisi, manzara tasarlayıcısı)luonnonvara- ja ympäristöala (metsätalousinsinööri, maisemasuunnittelija)
Çevre ve doğal zenginlikler bölümü (orman iktisat mühendisi, manzara tasarlayıcısı)Naturbruk- och miljöområdet (skogsbruksingenjör, landskapsplanerare)
Çevre ve doğal zenginlikler bölümü (orman iktisat mühendisi, manzara tasarlayıcısı)ressources naturelles et de l'environnement (ingénieur en économie forestière, paysagiste)
Çevre ve doğal zenginlikler bölümü (orman iktisat mühendisi, manzara tasarlayıcısı)природные ресурсы и экология (лесоинженер, ландшафтный дизайнер)
Çevre ve doğal zenginlikler bölümü (orman iktisat mühendisi, manzara tasarlayıcısı)مجال الموارد الطبيعية والبيئة (مهندس الحِراجة أي اقتصاد الغابات، مخطط أرضيات).
Esasen bağlılık mikro-iktisattır.A hűség létfontosságú a mikrogazdaságban.
Esasen bağlılık mikro-iktisattır.신뢰란 본질적으로 미시 경제입니다.
Esasen bağlılık mikro-iktisattır.La fedeltà è praticamente una microeconomia.
Esasen bağlılık mikro-iktisattır.La fidélité est essentiellement une micro-économie.
Esasen bağlılık mikro-iktisattır.La lealtad es en esencia una micro-economía.
Esasen bağlılık mikro-iktisattır.Lealdade é essencialmente uma micro-economia.
Esasen bağlılık mikro-iktisattır.Loialitatea este, în esență, un microsistem.
Esasen bağlılık mikro-iktisattır.Lojalność to właściwie mikroekonomia.
Esasen bağlılık mikro-iktisattır.Lòng trung thành cơ bản là một nền kinh tế vi mô.
Esasen bağlılık mikro-iktisattır.Loyalität ist im Grunde eine Mikro-Ökonomie.
Esasen bağlılık mikro-iktisattır.Loyaliteit is in wezen micro-economie.
Esasen bağlılık mikro-iktisattır.Loyalitet er essentielt set en mikroøkonomi.
Esasen bağlılık mikro-iktisattır. Ödül planlarını, uçuş millerini düşüneceksiniz.loyalitas intinya merupakan sebuah mikro ekonomi anda memikirkan mengenai skema hadiah, terbang gratis.
Esasen bağlılık mikro-iktisattır.Věrnost je v podstatě mikro-ekonomie.
Esasen bağlılık mikro-iktisattır.Η αφοσίωση είναι μία μικρο-οικονομία.
Esasen bağlılık mikro-iktisattır.Лояльність - це, по суті, мікроекономіка.
Esasen bağlılık mikro-iktisattır.Она определяет микроэкономику.
Esasen bağlılık mikro-iktisattır.נאמנות במהותה היא מיקרו-כלכלה.
Esasen bağlılık mikro-iktisattır.الذي يعتبر ضرورة إقتصادية
Esasen bağlılık mikro-iktisattır.利用者ポイントやマイレージがありますね
Evet, daha önce söylediğim gibi biz iktisatçılar aslında bir sürü sağlık verisi topluyoruz.Ano, protože jak už jsem zmínil, jako ekonomové jsme sesbírali hodně dat ohledně zdraví.
Evet, daha önce söylediğim gibi biz iktisatçılar aslında bir sürü sağlık verisi topluyoruz.Có, bởi vì tôi vừa nói với các bạn, chúng tôi thu thập thông tin về sức khỏe như những nhà kinh tế học.
Evet, daha önce söylediğim gibi biz iktisatçılar aslında bir sürü sağlık verisi topluyoruz.Da, ca economişti, strângem multe date legate de sănătate.
Evet, daha önce söylediğim gibi biz iktisatçılar aslında bir sürü sağlık verisi topluyoruz.Ekonomiści zbierają dużo informacji na temat zdrowia.
Evet, daha önce söylediğim gibi biz iktisatçılar aslında bir sürü sağlık verisi topluyoruz.Iya, karena seperti yang saya katakan, kita mengumpulkan banyak data kesehatan.
Evet, daha önce söylediğim gibi biz iktisatçılar aslında bir sürü sağlık verisi topluyoruz.Ja, denn wie ich grade sagte, sammeln Ökonomen eine Menge an Gesundheitsdaten.
Evet, daha önce söylediğim gibi biz iktisatçılar aslında bir sürü sağlık verisi topluyoruz.Ja, fordi jeg fortalte jer lige, at vi som økonomer indsamler mange helbredsdata.
Evet, daha önce söylediğim gibi biz iktisatçılar aslında bir sürü sağlık verisi topluyoruz.Ja, want zoals ik vertelde, verzamelen we een heleboel gezondheidsgegevens als economen.
Evet, daha önce söylediğim gibi biz iktisatçılar aslında bir sürü sağlık verisi topluyoruz.네, 경제학자로서 우리는 많은 건강 관련 자료를 수집합니다.