Ama aslında, iktisatçıların neden ikinci kişinin parayı geri göndermek isteyeceği konusunda kafası karışmıştı.Dar economiștii au fost mirați - de ce a doua persoană ar mai returna banii?
Ama aslında, iktisatçıların neden ikinci kişinin parayı geri göndermek isteyeceği konusunda kafası karışmıştı.Doch die Ökonomen verwirrte, warum die zweite Person das Geld zurückgab.
Ama aslında, iktisatçıların neden ikinci kişinin parayı geri göndermek isteyeceği konusunda kafası karışmıştı.Ekonomové však byli vyvedeni z konceptu tím, proč by druhá osoba měla té první vlastně něco vracet.
Ama aslında, iktisatçıların neden ikinci kişinin parayı geri göndermek isteyeceği konusunda kafası karışmıştı.Jednak ekonomiści zachodzili w głowę, dlaczego druga osoba w ogóle oddawała jakąś sumę.
Ama aslında, iktisatçıların neden ikinci kişinin parayı geri göndermek isteyeceği konusunda kafası karışmıştı.하지만 사실, 경제학자들은 두번째 사람이 돈을 한번이라도 반환받을지에 대한 이유에 대해 어리둥절해했습니다
Ama aslında, iktisatçıların neden ikinci kişinin parayı geri göndermek isteyeceği konusunda kafası karışmıştı.Los economistas quedaron desconcertados: ¿por qué devolvería dinero la segunda persona?
Ama aslında, iktisatçıların neden ikinci kişinin parayı geri göndermek isteyeceği konusunda kafası karışmıştı.Maar economen hadden geen benul van waarom de tweede persoon ooit geld zou teruggeven.
Ama aslında, iktisatçıların neden ikinci kişinin parayı geri göndermek isteyeceği konusunda kafası karışmıştı.Mas, de facto, os economistas ficaram desconcertados, quanto à razão de a segunda pessoa devolver dinheiro.
Ama aslında, iktisatçıların neden ikinci kişinin parayı geri göndermek isteyeceği konusunda kafası karışmıştı.Mutta taloustieteilijät olivat hämmentyneitä, miksi toinen henkilö palauttaisi koskaan yhtään rahaa.
Ama aslında, iktisatçıların neden ikinci kişinin parayı geri göndermek isteyeceği konusunda kafası karışmıştı.Namun sebenarnya, para ekonom bingung pada mengapa orang kedua akan mengembalikan uang itu.
Ama aslında, iktisatçıların neden ikinci kişinin parayı geri göndermek isteyeceği konusunda kafası karışmıştı.Nhưng trên thực tế, các nhà kinh tế lại bị lúng túng với câu hỏi tại sao người thứ hai lại trả lại tiền.
Ama aslında, iktisatçıların neden ikinci kişinin parayı geri göndermek isteyeceği konusunda kafası karışmıştı.Στην πραγματικότητα, οι οικονομολόγοι είχαν σαστίσει με τους λόγους που το δεύτερο άτομο επέστρεφε χρήματα.
Ama aslında, iktisatçıların neden ikinci kişinin parayı geri göndermek isteyeceği konusunda kafası karışmıştı.Але насправді, економісти буди дещо збентежені: чому ця друга людина повертає гроші?
Ama aslında, iktisatçıların neden ikinci kişinin parayı geri göndermek isteyeceği konusunda kafası karışmıştı.В действителност икономистите бяха объркани по въпроса защо изобщо вторият трябва да връща някакви пари.
Ama aslında, iktisatçıların neden ikinci kişinin parayı geri göndermek isteyeceği konusunda kafası karışmıştı.Но экономисты не могли понять, почему второй человек соглашается отдавать деньги.
Ama aslında, iktisatçıların neden ikinci kişinin parayı geri göndermek isteyeceği konusunda kafası karışmıştı.אבל למעשה הכלכלנים היו נבוכים מול השאלה מדוע האדם השני בכלל מחזיר סכום כלשהו.
Ama aslında, iktisatçıların neden ikinci kişinin parayı geri göndermek isteyeceği konusunda kafası karışmıştı.لكن في الحقيقة ، إلتبس العلماء الإقتصاديون على أن السبب الذي يجعل الشخص الثاني يعيد بعض المال
Ama aslında, iktisatçıların neden ikinci kişinin parayı geri göndermek isteyeceği konusunda kafası karışmıştı.なぜBがAにお金を戻すのかと驚きました お金はすべてキープされて
Artık bir çok harikulade iktisatçı tüm hayatını bu soru üzerinde çalışarak geçiriyor.많은 훌륭한 경제학자들이 인생을 바쳐 이 문제를 연구한 덕에
Artık bir çok harikulade iktisatçı tüm hayatını bu soru üzerinde çalışarak geçiriyor.Mulţi economişti străluciţi au căutat o viaţă întreagă răspunsul la această întrebare.
Artık bir çok harikulade iktisatçı tüm hayatını bu soru üzerinde çalışarak geçiriyor.Wielu znakomitych ekonomistów pracowało nad odpowiedzią całe życie.
Artık bir çok harikulade iktisatçı tüm hayatını bu soru üzerinde çalışarak geçiriyor.כעת, כלכלנים מבריקים רבים השקיעו חיים שלמים בעבודה על השאלה הזאת,
Artık bir çok harikulade iktisatçı tüm hayatını bu soru üzerinde çalışarak geçiriyor.العديد من خبراء الاقتصاد أمضوا حياتهم كاملة يعملون على هذا السّؤال،
Artık bir çok harikulade iktisatçı tüm hayatını bu soru üzerinde çalışarak geçiriyor.その甲斐あって 議論は大きく前進してきましたし
Bu durum bir davranışsal iktisatçı olarak beni ilgi çekici bir hipoteze yönlendirdi.Als Verhaltens-Ökonom führt mich das zu einer faszinierenden Hypothese.
Bu durum bir davranışsal iktisatçı olarak beni ilgi çekici bir hipoteze yönlendirdi.Ca economist comportamental, asta m-a făcut să mă gândesc la o ipoteză incitantă.
Bu durum bir davranışsal iktisatçı olarak beni ilgi çekici bir hipoteze yönlendirdi.Ça m'a amené, en ma qualité d'économiste comportemental, à une hypothèse intrigante.
Bu durum bir davranışsal iktisatçı olarak beni ilgi çekici bir hipoteze yönlendirdi.Dette ledte mig, som adfærdsøkonom, til en interessant hypotese.
Bu durum bir davranışsal iktisatçı olarak beni ilgi çekici bir hipoteze yönlendirdi.Điều này đã dẫn tôi, một nhà kinh tế học hành vi, đến một giả thuyết hấp dẫn.
Bu durum bir davranışsal iktisatçı olarak beni ilgi çekici bir hipoteze yönlendirdi.Dit bracht mij als gedragseconoom tot een intrigerende hypothese.
Bu durum bir davranışsal iktisatçı olarak beni ilgi çekici bir hipoteze yönlendirdi.Esto me llevó, como economista conductual, a una hipótesis fascinante.
Bu durum bir davranışsal iktisatçı olarak beni ilgi çekici bir hipoteze yönlendirdi.Hal ini membawa saya, sebagai ekonom perilaku, pada hipotesis yang menarik.
Bu durum bir davranışsal iktisatçı olarak beni ilgi çekici bir hipoteze yönlendirdi.Isto levou-me, como economista comportamental, a uma hipótese intrigante.
Bu durum bir davranışsal iktisatçı olarak beni ilgi çekici bir hipoteze yönlendirdi.Jako ekonomista behawioralny wysnułem z tego intrygującą hipotezę.
Bu durum bir davranışsal iktisatçı olarak beni ilgi çekici bir hipoteze yönlendirdi.행동 경제학자로서 저는 이를 바탕으로 흥미로운 가설을 세우게 되었습니다.
Bu durum bir davranışsal iktisatçı olarak beni ilgi çekici bir hipoteze yönlendirdi.Mindez engem, mint viselkedéstani közgazdászt egy sok fejtörést okozó feltételezéshez vezetett.
Bu durum bir davranışsal iktisatçı olarak beni ilgi çekici bir hipoteze yönlendirdi.Questo mi ha portato, da economista comportamentale, ad un'ipotesi intrigante.
Bu durum bir davranışsal iktisatçı olarak beni ilgi çekici bir hipoteze yönlendirdi.To mě jako behaviorálního ekonoma vedlo k velmi zajímavé hypotéze.
Bu durum bir davranışsal iktisatçı olarak beni ilgi çekici bir hipoteze yönlendirdi.Αυτό με οδήγησε, ως οικονομολόγο συμπεριφορών, σε μια ενδιαφέρουσα υπόθεση.
Bu durum bir davranışsal iktisatçı olarak beni ilgi çekici bir hipoteze yönlendirdi.Мене, як бігевіорального економіста, це підштовхнуло до інтригуючої гіпотези.
Bu durum bir davranışsal iktisatçı olarak beni ilgi çekici bir hipoteze yönlendirdi.Това ме насочи, като поведенчески икономист, към интригуваща хипотеза.
Bu durum bir davranışsal iktisatçı olarak beni ilgi çekici bir hipoteze yönlendirdi.Это привело меня, поведенческого экономиста, к интригующей гипотезе.
Bu durum bir davranışsal iktisatçı olarak beni ilgi çekici bir hipoteze yönlendirdi.זה הביא אותי ככלכלן התנהגותי, להיפותיזה מסקרנת.
Bu durum bir davranışsal iktisatçı olarak beni ilgi çekici bir hipoteze yönlendirdi.كخبير اقتصاد سلوكيّ، قادني هذا إلى فرضيّة مذهلة.
Bu durum bir davranışsal iktisatçı olarak beni ilgi çekici bir hipoteze yönlendirdi.「時」についての捉え方や 言語的な制約が
Bugünkü konuşmamız davranışsal iktisat hakkında olacak.A sessão de hoje é sobre economia comportamental.
Bugünkü konuşmamız davranışsal iktisat hakkında olacak.Cette session d'aujourd'hui a pour thème l'économie comportementale.
Bugünkü konuşmamız davranışsal iktisat hakkında olacak.Chương trình ngày hôm nay là về kinh tế hành vi học.
Bugünkü konuşmamız davranışsal iktisat hakkında olacak.Dette foredrag i dag handler om adfærdsøkonomi.
Bugünkü konuşmamız davranışsal iktisat hakkında olacak.Dzisiejsze konferencje dotyczą ekonomii behawioralnej.
Bugünkü konuşmamız davranışsal iktisat hakkında olacak.Hier und heute geht es um Verhaltensökonomie.
Bugünkü konuşmamız davranışsal iktisat hakkında olacak.La charla de hoy es acerca de la economía conductual.
Bugünkü konuşmamız davranışsal iktisat hakkında olacak.Mai témánk a viselkedési gazdaságtan.
Bugünkü konuşmamız davranışsal iktisat hakkında olacak.Pembahasan kali ini adalah tentang perilaku ekonomi.
Bugünkü konuşmamız davranışsal iktisat hakkında olacak.Questa sessione oggi riguarda i comportamenti economici.
Bugünkü konuşmamız davranışsal iktisat hakkında olacak.Sesiunea de azi este despre economie comportamentală.
Bugünkü konuşmamız davranışsal iktisat hakkında olacak.오늘 이 TED 세션은 행동 경제학에 관한 겁니다
Bugünkü konuşmamız davranışsal iktisat hakkında olacak.Toto povídání je o behaviorální ekonomice.
Bugünkü konuşmamız davranışsal iktisat hakkında olacak.Vandaag zal het gaan over gedragseconomie.
Bugünkü konuşmamız davranışsal iktisat hakkında olacak.Αυτή η συνεδρίαση σήμερα έχει σαν θέμα τα συμπεριφορικά οικονομικά.