Fakat bazı iklim unsurları yakın çevreden farklıdır.As condições climáticas variam bastante até mesmo entre regiões próximas.
Sadece birkaç tür ılıman iklimlere dağılmıştır.Apenas um pequeno número de nuvens discretas foi observado.
Mahallenin iklimi, karasal iklim etki alanı içerisindedir.yılın her ayında meşhur bir rüzgarı vardır.Uma característica climática da cidade é a ocorrência de ventos fortes durante todo o ano.
Kente iklim ve havanın nispi güzelliği kente çektiği halk ile kentin ekonomisi için önemlidir.A história e o patrimônio da cidade estão fortemente relacionados com a aviação.
Geçit bulunduğu yükseklikten dolayı sert iklim koşulları kışın yolun kapanmasına neden olmaktadır.Devido à sua altitude está fechado de Inverno.
Yaşamaya uygun olduğu iklim soğuk iklim'dir.A classificação do clima é um clima de deserto frio.
Daha çok ılıman iklimlerde ürerler.Melhor comparado em períodos de tempo semelhantes.
Kralkızı barajını yapılması ile birlikte iklimde ılımanlaşma görülmüştür.A sua chegada ao Palais Royal foi fria.
Oldukça kurak bir iklime sahip Bem, Lut Çölü'nün güneybatı kıyısında yer alır.Está localizada em uma parte bastante deserta do céu austral.
Karpuz, sıcak ve ılıman iklimde yetişir.Torna-se macio e elástico quando aquecido.
Genellikle çöllerde ve sıcak iklimlerde yetişirler.É muito comum em desertos e em climas temperados.
Dağılımı genelde ılık, nemli tropikal iklime sahip bölgelerle sınırlıdır.A distribuição está limitada principalmente a áreas com clima tropical quente e húmido.
Ancak, vahşi yaşam, iklim, bitki örtüsü, toprak özellikleri insan yaşamına elvermez.Honrarás a fauna, a flora, todas as formas de vida, e não apenas a humana.
Ancak iklim çeşitlilik göstermektedir.Het klimaat is gevarieerd.
Molde, ılıman bir iklime sahiptir.Molde heeft een gematigd klimaat.
Oldukça soğuk bir iklime sahiptir.Het heeft een relatief koel klimaat.
Azerbaycan iklimi dünyadaki 11 iklim çeşidinden 9'una sahiptir.9 van de 11 bestaande klimaatzones zijn te vinden in Azerbeidzjan.
Bu iklim yapısı Mezozoik'in sonlarına kadar sürer.Deze massa-extinctie vormt het einde van het Mesozoïcum.
Kurak ve sıcak iklim koşullarından dolayı, havzada yetişen meyvelerin şeker oranı çok yüksektir.Door de droge en warme omstandigheden bevatten de vruchten zeer hoge concentraties suiker.
Ürdün'de iklim çeşitliliği bulunmaktadır.Er zijn verschillende klimaten in Noorwegen.
Ancak aynı zamanda mikro klima iklim etkisi de vardır.Ook menselijke activiteiten beïnvloeden het microklimaat.
Bu yüzden iklim de çok değişkendir.Het klimaat veranderde ook sterk.
Guam'ın iklimi tropiktir.Het klimaat in Guayaquil is tropisch.
Bu bölgenin iklimi ise sıcak ve kuru olup, bitkisel hayat yarı yarıya çöl özellikleri gösterir.Het klimaat is extreem stormachtig, koud en droog en het landschap is half woestijn half grasland.
Ölüdeniz'in iklimi yıl boyunca güneşli ve havası kurudur.En ook zullen er voor ons voor eeuwig zijn onze eigen zon en de lucht.
"Gulf Stream" sıcak su akıntısı iklim üzerinde etkilidir.De warme Golfstroom doet zijn invloed gelden op het lokale klimaat.
Küçük Buz Çağı süresince hatırı sayılır iklim değişiklikleri olmuştur.Door de ijstijd (klimaatverandering) vond zeer veel erosie plaats.
Yıl boyunca yumuşak ve rutubetli bir iklimi vardır.Het klimaat is zonnig en mild gedurende het hele jaar.
İlde iki çeşit iklim hüküm sürer.Er kunnen twee klimaattypes onderscheiden worden.
Çünkü bu bölgelerde iklim, diğer bölgelere oranla ılımandır.In deze streken heerst in tegenstelling tot andere delen van Mexico een tropisch klimaat.
İklim subtropik iklimidir.Het klimaat is er subtropisch.
Sarız ilçesi karasal iklim koşullarını taşımaktadır.Deze dalkom zorgt voor gunstige klimatologische omstandigheden.
Bu vadide Yusufeli ilçesine doğru gidildikçe mikroklima iklim özellikleri hakim olmaya başlar.Om het monument te behouden voor toekomstige generaties wordt het microklimaat geregeld.
Kendine has bir iklimi vardır.Instellen van een bepaalde sfeer (met behulp van verlichting).
Karasal iklim etki alanı içindedir.Heeft u last van atmosferische storing?
Ancak, sahil kısmına kıyasla iklim şartları daha serttir.Aan de kust is het klimaat strenger.
Akdeniz iklimi de görülmektedir.Zie ook vorm van het heelal.
Lund, okyanus iklimine sahiptir.Kerguelen heeft een oceanisch klimaat.
Pattaya, Kasım-Şubat arasında sıcak ve kuru bir iklime sahiptir.Panama heeft een tropisch, zeer vochtig klimaat, met een droge periode tussen januari en mei.
Kuzey Amerika'nın ılıman iklim bölgelerinde geniş yayılış gösterirler.De Amerikaanse ratelpopulier groeit in een brede range van klimatologische omstandigheden.
Sıcaklığın çok düşük olduğu bir iklimdir.De daar heersende temperaturen zijn zeer laag.
Step iklim görülmektedir.Er heerst een steppeklimaat.
Şehrin iklimi İç Anadolu Bölgesi tipi Karasal iklim'dir.De benaming van het klimaattype in de stad is tropisch maritiem.
Bu iklimde çok çeşitli hayvanlar bulunur.In deze serie komen veel verschillende diersoorten voor.
Mahallenin iklimi tipik kuzeydoğu Karadeniz iklim özelliklerini gösterir.Het klimaat in het zuidelijke gedeelte van de regio heeft de regenval die typerend is voor de Soedan.
Araştırmacılar, sebep olarak o zaman da görülen iklim değişikliğini göstermektedirler.Klimaatverandering zou volgens de onderzoekers een mogelijke oorzaak van uitsterven zijn.
Ilıman kuşak iklimleri ^ Güçlü, Yüksel (2010).Historie prawdziwe, dziwne, śmieszne (2010).
Azerbaycan iklimi dünyadaki 11 iklim çeşidinden 9'una sahiptir.9 z 11 istniejących stref klimatycznych jest obecnych w Azerbejdżanie.
Bir kısım türleri ise Güneydoğu Asya'da subtropikal iklimlerinde yetişir.Obydwa rodzaje obejmują ważki występujące w subtropikalnej Azji.
Yıl boyunca yumuşak ve rutubetli bir iklimi vardır.W ciągu całego roku panuje tu wyjątkowo łagodny klimat.
Adriyatik Denizi kıyısındaki dar bir şeritte Akdeniz iklimi görülür.W pogodne dni ze szczytu widać Morze Adriatyckie.
Malezya'nın iklimi ekvatoral iklimdir.Malezja znajduje się w strefie klimatu równikowego.
Sıcak iklim balıklarıdırlar.Są to ryby ciepłolubne.
Şehirde genel olarak nemli subtropikal iklim görülür.W mieście panuje klimat subtropikalny typu półpustynnego.
Fakat bazı iklim unsurları yakın çevreden farklıdır.Klimat wyżyny jest nieco odmienny od otaczających ją obszarów.
Soğuk iklimlerde yetiştirilmesi saksıda ya da dondan korumalı kapalı alanlarda yapılır.W chłodniejszym klimacie pomarańcze mogą być uprawiane w pomieszczeniach zamkniętych.
Bu yüzden iklim karasaldır.Sorry, taki mamy klimat.
Ukrayna'nın "iş iklimi" çok olumsuz bir üne sahiptir.W czasie prób „Ukraina” osiągnęła jednak nieco lepsze rezultaty.
Yaylalarda, iklimin her türü her an görülebilir.W przestrzeni fazowej możemy ocenić wszystkie możliwe stany systemu w każdej chwili czasowej.
Bakü'nün iklimi karasal iklimdir.Pokój babci ma atmosferę staroświecką.