iklim ile cümle

iklim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
İlçe iklimi tipik karasaldır.Der Vormittag ist typische Arbeitszeit.
Buranın iklimi İngiltere'ninkine çok yakındır.Le climat ici est très comparable à celui de l'Angleterre.
Soğuk iklime hızlıca alıştı.Il s'est habitué rapidement au climat froid.
İklim, bedenimizle ve aklımızla çok oynuyor.Le climat joue beaucoup sur notre corps et notre esprit.
Yeni iklime alışmak zorundayız.Nous devons nous habituer au nouveau climat.
Adada çok çeşitli mikro iklimler bulunmaktadır.L'île a des micro-climats très variés.
İklim değişikliği ve kuraklık başlıca sonuçlardır.La surpêche et les modifications climatiques sont les premières menaces.
Aralık 2015'in ortasında 2015 Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı'na katıldı.Fin 2011, elle accueille la conférence de l'ONU sur le changement climatique.
İlçede karasal iklim görülür.Parlons Climat avec énergie.
Bu da iklimin bir sonucu olarak gözükmektedir.C'est aussi un effet dû à l'atmosphère.
Bu endeks ayrıca iklim değişikliği çalışmalarında da kullanılmaktadır.L'indice est également utilisé dans les études du changement climatique.
Dakotalar dünyadaki her iklim şartında ve her kıtada uçmuşlardır.On les retrouve sur toutes les régions du globe et sous tous les climats.
İlçe iki iklim arasında geçiş bölgesinde yer almaktadır.Premier avion à avoir traversé l'Atlantique dans les deux sens.
Kuzey Avrupa Rusyası ve Sibirya'nın çoğunluğu yarı arktik iklime sahiptir.L'extrême Nord (la Sibérie) possède un climat arctique.
Değişik iklimlere adapte olmuşlardır.Ils se sont adaptés à des milieux très différents.
En önemli tarım ürünü karasal iklime bağlı olarak buğdaydır.Il reste la seule espèce de blé que l'on puisse cultiver en climat aride.
13.000–10.000 yıl önce: Son Buzul Maksimum, Son buzul dönemi sonu, iklim ısınmaları, buzullar geri çekilir.Vers -10 000, à la fin de la dernière ère glaciaire, le climat s’adoucit.
Bu nedenle deniz ve kara iklimi geçit bölgesindedir.La mer Noire climat semble ici.
Dağılımı genelde ılık, nemli tropikal iklime sahip bölgelerle sınırlıdır.Sa répartition est essentiellement limitée à des zones avec un climat tropical, chaud et humide.
Olympic Ulusal Parkı'nda iklim bulunulan mevkiye göre çok değişiklik göstermektedir.La position du parc national Olympique influence fortement son climat.
Çünkü iklim orman yetişmesine elverişli durumdaydı.Le climat favorise la croissance des forêts.
Erzuruma şehir merkezine göre daha ılıman bir iklime sahiptir.Elle bénéficie d'un climat encore plus doux que la capitale provinciale.
Nankin kenti ılıman bir iklime sahiptir ve Doğu Asya Muson rüzgarları etkisi altındadır.Nankin a un climat subtropical humide, sous l'influence des moussons d'Asie de l'Est.
Bozkır iklimi ve bitki örtüsü vardır.Le climat et végétation.
Sizin anlayacağınız, bizim köy dört mevsimi de yaşayan bir iklime sahiptir.La ville présente un climat avec quatre saisons.
Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi.Article détaillé : Conférences des Nations unies sur les changements climatiques.
Karasal iklim.Climat humide.
Olağanüstü şekilde iklim şartlarına uyum sağlar.Il s'adapte parfaitement aux conditions océaniques.
Dinozorlar döneminde tüm dünyada sadece tropik iklim koşulları hakimdi.En effet, la région était, du temps des dinosaures, une lagune tropicale.
Ayrıca karasal iklim etkisi de görülür.D'autre part, l'exposition aux stress climatiques.
İklimi: Kuru çöl iklimi.Article détaillé : Climat désertique.
Tabi yükseltisi fazla olduğundan dolayı iklim serttir.Le climat est assez vif dû à l'altitude.
İklim değişimleri, sıcaklık ve nemdeki değişiklikler dolayısıyla tarımsal ürünlere etki etmektedir.Des transformations d'état, les transitions de phase, affectent les gaz.
Çok güzel bir iklimi vardır.Elle a un climat très agréable.
Türkiye’de her iklim bölgesinde rastlanır.On le rencontre dans toutes les zones climatiques de l'Asie.
İlçe’de kara iklimi egemendir.L' Imperial Regina dans le mauvais temps.
Vevey şehrinin iklimi yarı-kıtasal ılıman iklim tipindedir.La ville de Vevey se trouve dans une région au climat tempéré semi-continental.
İklimi genel olarak ılımandır.Le climat est tempéré dans l'ensemble.
Afrika direyi, Afrika kıtasının genel anlamda çeşitlilik gösteren iklimi nedeniyle oldukça çeşitlidir.Cela est relativement téméraire étant donné l'état des divisions de l'Afrikakorps.
Ayrıca, belli bölümlrinde okyanusal iklim özellikleri görülmektedir.On y observe les caractéristiques du climat océanique.
Avustralya'nın iç kesimlerinde Çöl iklimi görülebilmektedir.Mais il est notable que le cristal se développe dans le désert australien par exemple.
Modena'nin iklimi ılımandır.Le climat à Meudon est tempéré.
İklimden dolayı filmin Salt Lake'teki stüdyoda çekilmesini planlıyordu.En fait, le film a été tourné à Salt Lake City.
İklimi ve ürünleri hemen hemen Suyab'a benzerdi.".Le climat de Beylul est comparable à celui d'Assab.
Köy yolları, bölgenin iklim ve coğrafi özellikleri nedeniyle genellikle betondur.Le voyage était rendu particulièrement difficile par la géographie et le climat.
Jiangxi eyaleti ılıman dönencealtı bir iklime sahip.Le royaume de Tlemcen, connaît un destin hors du commun.
Marmara Bölgesi iklimi özellikleri göstermektedir.Le climat de Manicamp présente les caractéristiques du climat océanique.
Ilıman bir iklimi vardır.Un climat de méfiance s'instaure.
İklim yağışın fazla olması ve yağışlı dönemin uzun sürmesi ile etkili olur.La situation est très inquiétante et risque d'empirer avec la saison des pluies.
İklim yüksekliğe göre değişken: Yüksek bölgelerde ve alçak bölgelerde çok farklılık vardır.Essences dominantes: Elles varient fortement selon les régions et l'altitude.
Aynı zamanda bu bölgenin iklimi de çok serttir.Là-bas aussi, l’atmosphère est excellente.
Şehir, Okyanus İklimi'ne sahiptir.La ville jouit d'un climat océanique.
Bu hayvanlar da iklime daha iyi uyum sağlıyorlardı.Ces animaux sont bien adaptés à la vie aquatique.
Çok sıcak iklimler için uygun olduğu şüphelidir.Cette variété supporte très bien les climats chauds.
Küresel iklim değişikliği, insan sağlığını koruma konusundaki çabalara engel oluşturmaktadır.La protection de l'eau est l'effort humain de garder l'eau.
Bu iklim tipinde mevsimler çok belirli olmaktadır.Des saisons peu marquées expliquent en partie ce climat.
Çiftçiler her zaman iklimin insafına kalmıştır.Los granjeros siempre están a merced del clima.
Japonya ılıman bir iklime sahiptir.Japón tiene un clima templado.
Senin ülkende iklim nasıl?¿Qué tiempo hace en tu país?
İklimi ve ürünleri hemen hemen Suyab'a benzerdi.".Los productos y el clima son aproximadamente los mismos que en Suyab.

İlgili Sayfalar