On beş yaşlarında, Lagos'ta yaşayan güzel ikiz yeğenlerim var.ラゴスに住んでいますが もし100年前に生まれていたら
Onikilerden biri, ‹‹İkiz›› diye anılan Tomas, İsa geldiğinde onlarla birlikte değildi.Ale Tomáš, jeden z dvanástich, zvaný Didymus, nebol s nimi, keď prišiel Ježiš.
Onikilerden biri, ‹‹İkiz›› diye anılan Tomas, İsa geldiğinde onlarla birlikte değildi.A Tomasz, jeden ze dwunastu, którego zowią Dydymus, nie był z nimi, gdy był przyszedł Jezus.
Onikilerden biri, ‹‹İkiz›› diye anılan Tomas, İsa geldiğinde onlarla birlikte değildi.Eén van de twaalf discipelen, Thomas (of Didymus) was er niet bij.
Onikilerden biri, ‹‹İkiz›› diye anılan Tomas, İsa geldiğinde onlarla birlikte değildi.열 두 제자 중에 하나인 디두모라 하는 도마는 예수 오셨을 때에 함께 있지 아니한지라
Onikilerden biri, ‹‹İkiz›› diye anılan Tomas, İsa geldiğinde onlarla birlikte değildi.Men en av de tolv, Tomas, det er tvilling, var ikke sammen med dem dengang Jesus kom.
Onikilerden biri, ‹‹İkiz›› diye anılan Tomas, İsa geldiğinde onlarla birlikte değildi.Men Thomas, hvilket betyder Tvilling, en af de tolv, var ikke hos dem, da Jesus kom.
Onikilerden biri, ‹‹İkiz›› diye anılan Tomas, İsa geldiğinde onlarla birlikte değildi.Men Tomas, en av de tolv, han som kallades Didymus, var icke med dem, när Jesus kom.
Onikilerden biri, ‹‹İkiz›› diye anılan Tomas, İsa geldiğinde onlarla birlikte değildi.Ora, Tomé, um dos doze, chamado Dídimo, não estava com eles quando veio Jesus.
Onikilerden biri, ‹‹İkiz›› diye anılan Tomas, İsa geldiğinde onlarla birlikte değildi.Pero Tomás, llamado Dídimo, uno de los doce, no estaba con ellos cuando vino Jesús
Onikilerden biri, ‹‹İkiz›› diye anılan Tomas, İsa geldiğinde onlarla birlikte değildi.Tamás pedig, egy a tizenkettõ közül, a kit Kettõsnek hívtak, nem vala õ velök, a mikor eljött vala Jézus.
Onikilerden biri, ‹‹İkiz›› diye anılan Tomas, İsa geldiğinde onlarla birlikte değildi.Thomas aber, der Zwölf einer, der da heißt Zwilling, war nicht bei ihnen, da Jesus kam.
Onikilerden biri, ‹‹İkiz›› diye anılan Tomas, İsa geldiğinde onlarla birlikte değildi.Thomas, appelé Didyme, l`un des douze, n`était pas avec eux lorsque Jésus vint.
Onikilerden biri, ‹‹İkiz›› diye anılan Tomas, İsa geldiğinde onlarla birlikte değildi.Tomáš pak jeden ze dvanácti, jenž sloul Didymus, nebyl s nimi, když byl přišel Ježíš.
Onikilerden biri, ‹‹İkiz›› diye anılan Tomas, İsa geldiğinde onlarla birlikte değildi.Toma, zis Geamăn, unul din cei doisprezece, nu era cu ei cînd a venit Isus.
Onikilerden biri, ‹‹İkiz›› diye anılan Tomas, İsa geldiğinde onlarla birlikte değildi.Tomaž pa, eden dvanajsterih, ki se imenuje Dvojček, ni bil ž njimi, ko je Jezus prišel.
Onikilerden biri, ‹‹İkiz›› diye anılan Tomas, İsa geldiğinde onlarla birlikte değildi.Tommaso, uno dei Dodici, chiamato Dìdimo, non era con loro quando venne Gesù
Onikilerden biri, ‹‹İkiz›› diye anılan Tomas, İsa geldiğinde onlarla birlikte değildi.Θωμας δε, εις εκ των δωδεκα, ο λεγομενος Διδυμος, δεν ητο μετ' αυτων οτε ηλθεν ο Ιησους.
Onikilerden biri, ‹‹İkiz›› diye anılan Tomas, İsa geldiğinde onlarla birlikte değildi.Тома ж, один з дванайцяти, на прізвище Близняк, не був з ними, як прийшов Ісус.
Onikilerden biri, ‹‹İkiz›› diye anılan Tomas, İsa geldiğinde onlarla birlikte değildi.Фома же, один из двенадцати, называемый Близнец, небыл тут с ними, когда приходил Иисус.
Onikilerden biri, ‹‹İkiz›› diye anılan Tomas, İsa geldiğinde onlarla birlikte değildi.ותומא אחד משנים העשר הנקרא דידומוס לא היה בתוכם כבוא ישוע׃
Onikilerden biri, ‹‹İkiz›› diye anılan Tomas, İsa geldiğinde onlarla birlikte değildi.اما توما احد الاثني عشر الذي يقال له التوأم فلم يكن معهم حين جاء يسوع.
Onikilerden biri, ‹‹İkiz›› diye anılan Tomas, İsa geldiğinde onlarla birlikte değildi.那 十 二 個 門 徒 中 、 有 稱 為 低 土 馬 的 多 馬 . 耶 穌 來 的 時 候 、 他 沒 有 和 他 們 同 在
Onikilerden biri, ‹‹İkiz›› diye anılan Tomas, İsa geldiğinde onlarla birlikte değildi.那 十二 個 門徒 中 、 有 稱為 低 土馬 的 多馬.耶穌來 的 時候 、 他 沒有 和 他 們同在
Örneğin, bir diğeri Nil nehri. Dişi kurt ve ikizlerle simgelenen Tiber nehri.На пример, Волчица и близнецы символизировали реку Тибр.
Pekala, bu ikiz gelenekler bizi felç ediyor.2つの伝統から逃れるのは とても難しいことです
Pekala, bu ikiz gelenekler bizi felç ediyor.Aceste două tradiții gemene ne paralizează.
Pekala, bu ikiz gelenekler bizi felç ediyor.Bueno, entonces estas tradiciones gemelas nos están paralizando.
Pekala, bu ikiz gelenekler bizi felç ediyor.Diese Zwillingstraditionen lähmen uns.
Pekala, bu ikiz gelenekler bizi felç ediyor.Die twee tradities verlammen ons.
Pekala, bu ikiz gelenekler bizi felç ediyor.En d'autres termes, ces deux traditions jumelles sont paralysantes.
Pekala, bu ikiz gelenekler bizi felç ediyor.Então, estas duas tradições gémeas estão a paralisar-nos.
Pekala, bu ikiz gelenekler bizi felç ediyor.Fajn, tyto tradice nás ochromují.
Pekala, bu ikiz gelenekler bizi felç ediyor.이런 접근이 우리를 옴짝달싹도 못하게 합니다.
Pekala, bu ikiz gelenekler bizi felç ediyor.Nämä kaksostraditiot halvaannuttavat meidät.
Pekala, bu ikiz gelenekler bizi felç ediyor.Những tư tưởng ấy đang làm tê liệt chúng ta.
Pekala, bu ikiz gelenekler bizi felç ediyor.Okay, så disse tvillinge-traditioner lammer os
Pekala, bu ikiz gelenekler bizi felç ediyor.Okej, så dessa tvillingtraditioner har förlamat oss.
Pekala, bu ikiz gelenekler bizi felç ediyor.Oké, szóval ez az iker-tradíció megbénít minket.
Pekala, bu ikiz gelenekler bizi felç ediyor.Ok, quindi queste tradizioni gemelle ci stanno paralizzando.
Pekala, bu ikiz gelenekler bizi felç ediyor.Takže tieto dve tradície nás paralyzujú.
Pekala, bu ikiz gelenekler bizi felç ediyor.Te dwa poglądy obezwładniają nas.
Pekala, bu ikiz gelenekler bizi felç ediyor.Έτσι, αυτές οι δίδυμες αντιλήψεις μας παραλύουν.
Pekala, bu ikiz gelenekler bizi felç ediyor.Добре, но тези дуални традиции ни парализират.
Pekala, bu ikiz gelenekler bizi felç ediyor.Ці традиції-близнята обмежують нас.
Pekala, bu ikiz gelenekler bizi felç ediyor.Эти две традиции парализуют нас.
Pekala, bu ikiz gelenekler bizi felç ediyor.טוב, אז שתי מסורות תאומות אלו משתקות אותנו,
Pekala, bu ikiz gelenekler bizi felç ediyor.حسنا، هذان الإرثان التوأمان يسببان العجز لنا
Peki, aynı çatı altında yetiştirilmiş tek yumurta ikizlerindeki durum nedir?Cosa succede nei gemelli omozigoti cresciuti nello stesso ambiente familiare?
Peki, aynı çatı altında yetiştirilmiş tek yumurta ikizlerindeki durum nedir?¿Qué ocurre con los gemelos idénticos criados en el mismo hogar?
Peki, aynı çatı altında yetiştirilmiş tek yumurta ikizlerindeki durum nedir?この双子の生まれと育ちは ほとんど同じです
Peki, Mallifert ikizleri birlikte büyüselerdi ne olacaktı?Alors, que serait-il arrivé aux jumeaux Mallifert s'ils avaient été élevés ensemble ?
Peki, Mallifert ikizleri birlikte büyüselerdi ne olacaktı?Beh, cosa sarebbe successo se i gemelli Mallifert fossero anche cresciuti insieme?
Peki, Mallifert ikizleri birlikte büyüselerdi ne olacaktı?Co by się stało, gdyby bliźniacy dorastali razem?
Peki, Mallifert ikizleri birlikte büyüselerdi ne olacaktı?Ei bine, ce s-ar fi întâmplat dacă gemenii Mallifert ar fi crescut împreună?
Peki, Mallifert ikizleri birlikte büyüselerdi ne olacaktı?Ktovie, čo by sa stalo, keby tieto dvojčatá vyrastali spolu?
Peki, Mallifert ikizleri birlikte büyüselerdi ne olacaktı?그럼 Mallifert 쌍둥이가 같이 컸다면 어떻게 되었을까요?
Peki, Mallifert ikizleri birlikte büyüselerdi ne olacaktı?Nos, mi történt volna, ha a Mallifert ikrek együtt nőnek fel?
Peki, Mallifert ikizleri birlikte büyüselerdi ne olacaktı?O que teria acontecido se os gémeos Mallifert tivessem crescido juntos?
Peki, Mallifert ikizleri birlikte büyüselerdi ne olacaktı?¿Qué habría pasado si hubieran crecido juntos?