İsa onların kötü niyetlerini bildiğinden, ‹‹Ey ikiyüzlüler!›› dedi. ‹‹Beni neden deniyorsunuz?Mutta Jeesus ymmärsi heidän pahuutensa ja sanoi: "Miksi kiusaatte minua, te ulkokullatut?
İsa onların kötü niyetlerini bildiğinden, ‹‹Ey ikiyüzlüler!›› dedi. ‹‹Beni neden deniyorsunuz?Pero Jesús, entendiendo la malicia de ellos, les dijo: --¿Por qué me probáis, hipócritas
İsa onların kötü niyetlerini bildiğinden, ‹‹Ey ikiyüzlüler!›› dedi. ‹‹Beni neden deniyorsunuz?Znaje pak Ježíš zlost jejich, řekl: Co mne pokoušíte, pokrytci?
İsa onların kötü niyetlerini bildiğinden, ‹‹Ey ikiyüzlüler!›› dedi. ‹‹Beni neden deniyorsunuz?Γνωρισας δε ο Ιησους την πονηριαν αυτων, ειπε Τι με πειραζετε, υποκριται;
İsa onların kötü niyetlerini bildiğinden, ‹‹Ey ikiyüzlüler!›› dedi. ‹‹Beni neden deniyorsunuz?А Исус разбра лукавството им, и рече: Защо Ме изпитвате, лицемери?
İsa onların kötü niyetlerini bildiğinden, ‹‹Ey ikiyüzlüler!›› dedi. ‹‹Beni neden deniyorsunuz?Но Иисус, видя лукавство их, сказал: что искушаете Меня, лицемеры?
İsa onların kötü niyetlerini bildiğinden, ‹‹Ey ikiyüzlüler!›› dedi. ‹‹Beni neden deniyorsunuz?Постеріг же Ісус лукавство їх, і рече: Що ви мене спокутуєте, лицеміри?
İsa onların kötü niyetlerini bildiğinden, ‹‹Ey ikiyüzlüler!›› dedi. ‹‹Beni neden deniyorsunuz?וישוע ידע את רשעתם ויאמר החנפים מה תנסוני׃
İsa onların kötü niyetlerini bildiğinden, ‹‹Ey ikiyüzlüler!›› dedi. ‹‹Beni neden deniyorsunuz?فعلم يسوع خبثهم وقال لماذا تجربونني يا مراؤون.
İsa onların kötü niyetlerini bildiğinden, ‹‹Ey ikiyüzlüler!›› dedi. ‹‹Beni neden deniyorsunuz?耶 穌 看 出 他 們 的 惡 意 、 就 說 、 假 冒 為 善 的 人 哪 、 為 甚 麼 試 探 我
İsa onların kötü niyetlerini bildiğinden, ‹‹Ey ikiyüzlüler!›› dedi. ‹‹Beni neden deniyorsunuz?耶穌 看出 他 們 的 惡意 、 就 說 、 假冒 為 善 的 人 哪 、 為甚麼試 探 我
İslam'da size 'ikiyüzlü' denmesi, hayatınızın tehlikede olabileceğini gösterir.이슬람의 위선 자, 비난 하는 때에 줄에 당신의 인생을 넣을 수 있습니다 때가 있습니다.
(Kahkaha) Biraz ikiyüzlülük edip, onu bütün ürperticiliğiyle açıkça gösteriyorum.Da habe ich ein wenig geschummelt, weil ich sie hier bis ins kleinste Detail ausgeschrieben habe.
Kanun beni ikiyüzlü olmaya zorladı.Ik vertelde ook niet dat ik eigenlijk al getrouwd was.
Kanun beni ikiyüzlü olmaya zorladı.La ley me obligó a ser un hipócrita.
Kanun beni ikiyüzlü olmaya zorladı.La loi m'a forcé à me conduire en hypocrite.
Kanun beni ikiyüzlü olmaya zorladı.Prawo zmusiło mnie do bycia hipokrytą.
Kanun beni ikiyüzlü olmaya zorladı.Ο νόμος με ανάγκασε να γίνω υποκριτής.
Nezaket, hakkı verilmeyen bir erdem. İkiyüzlülük olarak görülüyor.Zdvořilost je nedoceněná ctnost, vidíme ji jako pokrytectví.
Öbür Yahudiler de onun gibi ikiyüzlülük ettiler. Sonunda Barnaba bile onların ikiyüzlülüğüne kapıldı.A s ním spolu pokrytecky robili aj ostatní Židia, takže aj Barnabáš bol spolu zavedený ich pokrytectvom.
Öbür Yahudiler de onun gibi ikiyüzlülük ettiler. Sonunda Barnaba bile onların ikiyüzlülüğüne kapıldı.A spolu s ním v tom pokrytství byli i jiní Židé, takže i Barnabáš uveden byl v jejich pokrytství.
Öbür Yahudiler de onun gibi ikiyüzlülük ettiler. Sonunda Barnaba bile onların ikiyüzlülüğüne kapıldı.A wespół z nim obłudnie się obchodzili i drudzy Żydzi, tak że i Barnabasz uwiedziony był tą ich obłudą.
Öbür Yahudiler de onun gibi ikiyüzlülük ettiler. Sonunda Barnaba bile onların ikiyüzlülüğüne kapıldı.De andere Joodse christenen, en zelfs Barnabas, huichelden met hem mee!
Öbür Yahudiler de onun gibi ikiyüzlülük ettiler. Sonunda Barnaba bile onların ikiyüzlülüğüne kapıldı.E os outros judeus também dissimularam com ele, de modo que até Barnabé se deixou levar pela sua dissimulação.
Öbür Yahudiler de onun gibi ikiyüzlülük ettiler. Sonunda Barnaba bile onların ikiyüzlülüğüne kapıldı.És vele képmutatóskodtak a többi zsidók is, úgy hogy Barnabás szintén elcsábíttatott az õ tettetésök által.
Öbür Yahudiler de onun gibi ikiyüzlülük ettiler. Sonunda Barnaba bile onların ikiyüzlülüğüne kapıldı.In ž njim vred so se hlinili tudi drugi Judje, tako da je tudi Barnaba zavedlo njih hlinjenje.
Öbür Yahudiler de onun gibi ikiyüzlülük ettiler. Sonunda Barnaba bile onların ikiyüzlülüğüne kapıldı.남은 유대인들도 저와 같이 외식하므로 바나바도 저희의 외식에 유혹되었느니라
Öbür Yahudiler de onun gibi ikiyüzlülük ettiler. Sonunda Barnaba bile onların ikiyüzlülüğüne kapıldı.Og med ham hyklede også de øvrige Jøder, så at endog Barnabas blev dragen med af deres Hykleri.
Öbür Yahudiler de onun gibi ikiyüzlülük ettiler. Sonunda Barnaba bile onların ikiyüzlülüğüne kapıldı.og sammen med ham hyklet og de andre jøder, så at endog Barnabas blev revet med av deres hykleri.
Öbür Yahudiler de onun gibi ikiyüzlülük ettiler. Sonunda Barnaba bile onların ikiyüzlülüğüne kapıldı.Und mit ihm heuchelten die andern Juden, also daß auch Barnabas verführt ward, mit ihnen zu heucheln.
Öbür Yahudiler de onun gibi ikiyüzlülük ettiler. Sonunda Barnaba bile onların ikiyüzlülüğüne kapıldı.Вместе с ним лицемерили и прочие Иудеи, так что даже Варнава был увлечен их лицемерием.
Öbür Yahudiler de onun gibi ikiyüzlülük ettiler. Sonunda Barnaba bile onların ikiyüzlülüğüne kapıldı.Лицемірили з ним також і инші Жиди, так що й Варнава зведений був лицемірством їх.
Öbür Yahudiler de onun gibi ikiyüzlülük ettiler. Sonunda Barnaba bile onların ikiyüzlülüğüne kapıldı.Не осуетявам Божията благодат; обаче, ако правдата се придобива чрез закона, тогава Христос е умрял напразно.
Öbür Yahudiler de onun gibi ikiyüzlülük ettiler. Sonunda Barnaba bile onların ikiyüzlülüğüne kapıldı.ויכחשו עמו גם שאר היהודים עד כי בר נבא גם הוא נדח אחרי כחשם׃
Öbür Yahudiler de onun gibi ikiyüzlülük ettiler. Sonunda Barnaba bile onların ikiyüzlülüğüne kapıldı.وراءى معه باقي اليهود ايضا حتى ان برنابا ايضا انقاد الى ريائهم.
Öbür Yahudiler de onun gibi ikiyüzlülük ettiler. Sonunda Barnaba bile onların ikiyüzlülüğüne kapıldı.其 餘 的 猶 太 人 、 也 都 隨 著 他 裝 假 . 甚 至 連 巴 拿 巴 也 隨 夥 裝 假
Öbür Yahudiler de onun gibi ikiyüzlülük ettiler. Sonunda Barnaba bile onların ikiyüzlülüğüne kapıldı.其餘 的 猶太人 、 也 都 隨著 他 裝假 . 甚至 連巴拿巴 也 隨夥 裝假
Onların ikiyüzlülüğünü bilen İsa şöyle dedi: ‹‹Beni neden deniyorsunuz? Bana bir dinar getirin bakayım.››Ale on znajúc ich pokrytstvo povedal im: Čo ma pokúšate? Doneste mi denár, aby som videl.
Onların ikiyüzlülüğünü bilen İsa şöyle dedi: ‹‹Beni neden deniyorsunuz? Bana bir dinar getirin bakayım.››A on poznawszy obłudę ich, rzekł im: Czemuż mię kusicie? Przynieście mi grosz, abym go oglądał.
Onların ikiyüzlülüğünü bilen İsa şöyle dedi: ‹‹Beni neden deniyorsunuz? Bana bir dinar getirin bakayım.››우리가 바치리이까 말리이까한대 예수께서 그 외식함을 아시고 이르시되 어찌하여 나를 시험하느냐 데나리온 하나를 가져다가 내게 보이라 하시니
Onların ikiyüzlülüğünü bilen İsa şöyle dedi: ‹‹Beni neden deniyorsunuz? Bana bir dinar getirin bakayım.››Ma egli, conoscendo la loro ipocrisia, disse: «Perché mi tentate? Portatemi un denaro perché io lo veda»
Onların ikiyüzlülüğünü bilen İsa şöyle dedi: ‹‹Beni neden deniyorsunuz? Bana bir dinar getirin bakayım.››On pa, ker je spoznal njih hinavstvo, jim reče: Kaj me izkušate? Prinesite mi denar, da pogledam.
Onların ikiyüzlülüğünü bilen İsa şöyle dedi: ‹‹Beni neden deniyorsunuz? Bana bir dinar getirin bakayım.››On pak znaje pokrytství jejich, řekl jim: Co mne pokoušíte? Přineste mi peníz, ať pohledím.
Onların ikiyüzlülüğünü bilen İsa şöyle dedi: ‹‹Beni neden deniyorsunuz? Bana bir dinar getirin bakayım.››Ο δε γνωρισας την υποκρισιν αυτων, ειπε προς αυτους τι με πειραζετε; φερετε μοι δηναριον δια να ιδω.
Onların ikiyüzlülüğünü bilen İsa şöyle dedi: ‹‹Beni neden deniyorsunuz? Bana bir dinar getirin bakayım.››Він же, знаючи їх лицемірство, рече їм: Що мене спокутуєте? Принесіть менї денария, щоб я бачив.
Onların ikiyüzlülüğünü bilen İsa şöyle dedi: ‹‹Beni neden deniyorsunuz? Bana bir dinar getirin bakayım.››Но Он, зная их лицемерие, сказал им: что искушаете Меня? принесите Мне динарий, чтобы Мне видеть его.
Onların ikiyüzlülüğünü bilen İsa şöyle dedi: ‹‹Beni neden deniyorsunuz? Bana bir dinar getirin bakayım.››והוא ידע את חנפתם ויאמר אליהם מה תנסוני הביאו אלי דינר ואראה׃
Onların ikiyüzlülüğünü bilen İsa şöyle dedi: ‹‹Beni neden deniyorsunuz? Bana bir dinar getirin bakayım.››فعلم رياءهم وقال لهم لماذا تجربونني. ايتوني بدينار لانظره.
Onların ikiyüzlülüğünü bilen İsa şöyle dedi: ‹‹Beni neden deniyorsunuz? Bana bir dinar getirin bakayım.››我 們 該 納 不 該 納 。 耶 穌 知 道 他 們 的 假 意 、 就 對 他 們 說 、 你 們 為 甚 麼 試 探 我 . 拿 一 個 銀 錢 來 給 我 看
Onların ikiyüzlülüğünü bilen İsa şöyle dedi: ‹‹Beni neden deniyorsunuz? Bana bir dinar getirin bakayım.››我 們該納 不 該納 。 耶穌 知道 他 們 的 假意 、 就 對 他 們說 、 你 們為 甚 麼試 探我.拿一 個銀錢來給 我看
Sevginiz ikiyüzlü olmasın. Kötülükten tiksinin, iyiliğe bağlanın.A szeretet képmutatás nélkül való legyen. Iszonyodjatok a gonosztól, ragaszkodjatok a jóhoz.
Sevginiz ikiyüzlü olmasın. Kötülükten tiksinin, iyiliğe bağlanın.Die Liebe sei nicht falsch. Hasset das Arge, hanget dem Guten an.
Sevginiz ikiyüzlü olmasın. Kötülükten tiksinin, iyiliğe bağlanın.Dragostea să fie fără prefăcătorie. Fie-vă groază de rău, şi lipiţi-vă tare de bine.
Sevginiz ikiyüzlü olmasın. Kötülükten tiksinin, iyiliğe bağlanın.Eder kärlek vare utan skrymtan; avskyn det onda, hållen fast vid det goda.
Sevginiz ikiyüzlü olmasın. Kötülükten tiksinin, iyiliğe bağlanın.El amor sea sin fingimiento, aborreciendo lo malo y adhiriéndoos a lo bueno
Sevginiz ikiyüzlü olmasın. Kötülükten tiksinin, iyiliğe bağlanın.Kærligheden være uskrømtet; afskyer det onde, holder eder til det gode;
Sevginiz ikiyüzlü olmasın. Kötülükten tiksinin, iyiliğe bağlanın.Kasihilah dengan ikhlas. Bencilah yang jahat, dan berpeganglah kepada apa yang baik
Sevginiz ikiyüzlü olmasın. Kötülükten tiksinin, iyiliğe bağlanın.Kjærligheten være uten skrømt; avsky det onde, hold fast ved det gode!
Sevginiz ikiyüzlü olmasın. Kötülükten tiksinin, iyiliğe bağlanın.사랑엔 거짓이 없나니 악을 미워하고 선에 속하라
Sevginiz ikiyüzlü olmasın. Kötülükten tiksinin, iyiliğe bağlanın.Laat uw liefde geen schijnvertoning zijn. Keer u af van het slechte, maar klem u vast aan het goede.