İkiyüzlülük olarak görülüyor.Álszentségnek látszik.
İkiyüzlülük olarak görülüyor.Den ses som hyckleri.
İkiyüzlülük olarak görülüyor.Det er set som hykleri.
İkiyüzlülük olarak görülüyor.Elle est perçue comme hypocrisie.
İkiyüzlülük olarak görülüyor.E percepută drept ipocrizie.
İkiyüzlülük olarak görülüyor.È vista come ipocrisia.
İkiyüzlülük olarak görülüyor.É vista como hipocrisia.
İkiyüzlülük olarak görülüyor.Het wordt gezien als hypocrisie.
İkiyüzlülük olarak görülüyor.공손함은 위선으로 간주되기도 합니다.
İkiyüzlülük olarak görülüyor.Nó được coi là đạo đức giả.
İkiyüzlülük olarak görülüyor.Považuje sa za pokrytectvo.
İkiyüzlülük olarak görülüyor.Se la ve como hipocresía.
İkiyüzlülük olarak görülüyor.Sepertinya itu adalah omong kosong.
İkiyüzlülük olarak görülüyor.Sie wird als Scheinheiligkeit wahrgenommen.
İkiyüzlülük olarak görülüyor.Uważana jest za hipokryzję.
İkiyüzlülük olarak görülüyor.Vidimo jo kot hinavščino.
İkiyüzlülük olarak görülüyor.Αντιμετωπίζεται ως υποκρισία.
İkiyüzlülük olarak görülüyor.Її сприймають як лицемірство.
İkiyüzlülük olarak görülüyor.Мы принимаем ее за лицемерие.
İkiyüzlülük olarak görülüyor.На нея се гледа като на лицемерие.
İkiyüzlülük olarak görülüyor.היא נתפסת כצביעות.
İkiyüzlülük olarak görülüyor.ذلك يبدو كنفاق
İkiyüzlülük olarak görülüyor.しかし自分が無神論者で
İkiyüzlülük sona erecek.Dość już hipokryzji.
İkiyüzlülük sona erecek.Já něco řeknu...
İkiyüzlülük sona erecek.Nic vec hinavšcine.
İkiyüzlülük sona erecek.Tak adalagi kepalsuan.
İkiyüzlülük sona erecek.Стига лицемерие.
İkiyüz sene önce sorunumuz kölelikti.150年前には 我々のような国での問題は
İkiyüz sene önce sorunumuz kölelikti.200 anni fa, il problema da risolvere era la schiavitù.
İkiyüz sene önce sorunumuz kölelikti.200 éve a probléma a rabszolgakereskedelem megoldása volt.
İkiyüz sene önce sorunumuz kölelikti.200 jaar geleden was slavernij het probleem dat we moesten oplossen.
İkiyüz sene önce sorunumuz kölelikti.200년 전 우리의 해결 과제는 노예제도였습니다.
İkiyüz sene önce sorunumuz kölelikti.200 lat temu uporaliśmy się z niewolnictwem.
İkiyüz sene önce sorunumuz kölelikti.200 năm trước, vấn đề chúng ta cần giải quyết là nô lệ.
İkiyüz sene önce sorunumuz kölelikti.200 tahun yang lalu masalah yang kita harus pecahkan adalah perbudakan.
İkiyüz sene önce sorunumuz kölelikti.Acum 200 de ani problema pe care trebuia să o rezolvăm era sclavia.
İkiyüz sene önce sorunumuz kölelikti.Há 200 anos, o problema que tinha de ser resolvido era a escravidão.
İkiyüz sene önce sorunumuz kölelikti.Il y a 200 ans, le problème que nous avions à résoudre était l'esclavage.
İkiyüz sene önce sorunumuz kölelikti.Vor 200 Jahren hatten wir das Problem der Sklaverei zu lösen.
İkiyüz sene önce sorunumuz kölelikti.Πριν από 200 χρόνια το πρόβλημα που έπρεπε να επιλύσουμε ήταν η σκλαβιά.
İkiyüz sene önce sorunumuz kölelikti.Два века назад проблемой, требующей решения, оставалось рабство.
İkiyüz sene önce sorunumuz kölelikti.Преди 200 години проблемът, който е трябвало да разрешим, е бил робството.
İkiyüz sene önce sorunumuz kölelikti.לפני 200 שנה היינו צריכים לפתור את בעיית העבדות.
İkiyüz sene önce sorunumuz kölelikti.قبل 200 سنة مضت كانت المشكلة التي علينا حلها هي العبودية.
İsa onların kötü niyetlerini bildiğinden, ‹‹Ey ikiyüzlüler!›› dedi. ‹‹Beni neden deniyorsunuz?Ale Ježiš poznal ich zlobu a povedal: Čo ma pokúšate, pokrytci?
İsa onların kötü niyetlerini bildiğinden, ‹‹Ey ikiyüzlüler!›› dedi. ‹‹Beni neden deniyorsunuz?Ale Jezus poznawszy złość ich, rzekł im: Czemuż mię kusicie, obłudnicy?
İsa onların kötü niyetlerini bildiğinden, ‹‹Ey ikiyüzlüler!›› dedi. ‹‹Beni neden deniyorsunuz?Da nun Jesus merkte ihre Schalkheit, sprach er: Ihr Heuchler, was versucht ihr mich?
İsa onların kötü niyetlerini bildiğinden, ‹‹Ey ikiyüzlüler!›› dedi. ‹‹Beni neden deniyorsunuz?Ðức Chúa Jêsus biết ý xấu của họ, bèn đáp rằng: Hỡi kẻ giả hình, sao các ngươi thử ta?
İsa onların kötü niyetlerini bildiğinden, ‹‹Ey ikiyüzlüler!›› dedi. ‹‹Beni neden deniyorsunuz?Ðức_Chúa_Jêsus biết ý xấu của họ , bèn đáp rằng : Hỡi kẻ giả hình , sao các ngươi thử ta ?
İsa onların kötü niyetlerini bildiğinden, ‹‹Ey ikiyüzlüler!›› dedi. ‹‹Beni neden deniyorsunuz?Isus, care le cunoştea vicleşugul, a răspuns: ,,Pentruce Mă ispitiţi, făţarnicilor?
İsa onların kötü niyetlerini bildiğinden, ‹‹Ey ikiyüzlüler!›› dedi. ‹‹Beni neden deniyorsunuz?Jésus, connaissant leur méchanceté, répondit: Pourquoi me tentez-vous, hypocrites?
İsa onların kötü niyetlerini bildiğinden, ‹‹Ey ikiyüzlüler!›› dedi. ‹‹Beni neden deniyorsunuz?Jesus, porém, percebendo a sua malícia, respondeu: Por que me experimentais, hipócritas?
İsa onların kötü niyetlerini bildiğinden, ‹‹Ey ikiyüzlüler!›› dedi. ‹‹Beni neden deniyorsunuz?Jezus pa, spoznavši njih hudobnost, reče: Kaj me izkušate, hinavci?
İsa onların kötü niyetlerini bildiğinden, ‹‹Ey ikiyüzlüler!›› dedi. ‹‹Beni neden deniyorsunuz?Jézus pedig ismervén az õ álnokságukat, monda: Mit kisértgettek engem, képmutatók?
İsa onların kötü niyetlerini bildiğinden, ‹‹Ey ikiyüzlüler!›› dedi. ‹‹Beni neden deniyorsunuz?예수께서 저희의 악함을 아시고 가라사대 외식하는 자들아 어찌하여 나를 시험하느냐
İsa onların kötü niyetlerini bildiğinden, ‹‹Ey ikiyüzlüler!›› dedi. ‹‹Beni neden deniyorsunuz?Ma Gesù, conoscendo la loro malizia, rispose: «Ipocriti, perché mi tentate
İsa onların kötü niyetlerini bildiğinden, ‹‹Ey ikiyüzlüler!›› dedi. ‹‹Beni neden deniyorsunuz?Men da Jesus mærkede deres Ondskab, sagde han: "I Hyklere, hvorfor friste I mig?
İsa onların kötü niyetlerini bildiğinden, ‹‹Ey ikiyüzlüler!›› dedi. ‹‹Beni neden deniyorsunuz?Men Jesus märkte deras ondska och sade: »Varför söken I att snärja mig, I skrymtare?
İsa onların kötü niyetlerini bildiğinden, ‹‹Ey ikiyüzlüler!›› dedi. ‹‹Beni neden deniyorsunuz?Men Jesus merket deres ondskap og sa: Hvorfor frister I mig, hyklere?