Beş gemiden ikisinin kaptanlarının da katıldığı bir isyan çıktı.Va fi pace între navele fiecăruia dintre contractanți.
Biz Kırımlılar ikisinin arasında kalmıştık.(Genitiv) Am fost împotriva amândurora.
Her ikisinin de aileleri Litvanya'dan göç ettiler.Ambii părinți ai ei sunt descendenți de alsacieni.
Her ikisinin de Bney Menaşe'de destekçisi vardır fakat Avichail halen etkili ve takdir edilen bir kişiliktir.El este un ajutor al lui Basil, dar și o persoană caldă și îndatoritoare."”
Sokrates, bu ikisinin yanına gitmek ister.Fleetwood a fost de acord să îi primească pe amândoi.
Her ikisinin de avantaj ve dezavantajları vardır.Ambele avioane aveau avantaje și dezavantaje.
Görevler gizlilik içerisinde, çarpışarak veya her ikisinin kombinasyonuyla tamamlanabilmektedir.Misiunile pot fi completate cu subtilitate (stealth), luptă directă, sau prin combinarea amȃndurora.
Zaten ikisinin de sonu benzer şekilde oldu.A korábbiak is hasonlóan végződtek.
İkisinin genel merkezleri Podgorica'da bulunmaktadır.Székhelye Podgoricában található.
Sun, Charles'a ikisinin de amacının Benjamin Linus'u öldürmek olduğunu söyler.Sun mindenféle kertelés nélkül kimondja, hogy mindketten Benjamin Linus halálát kívánják.
Sonraları ikisinin de aynı gezegen olduğunu fark ettiler.A későbbiekben Püthagorasz ismerte föl, hogy a két bolygó egy és ugyanaz.
En önemli buluntu ise ikisinin üzerinde kralın isminin yazılı olduğı be adet kral tacıdır.Most már mindkettőjük számára világos mi is történt a halott királlyal.
Görevler gizlilik içerisinde, çarpışarak veya her ikisinin kombinasyonuyla tamamlanabilmektedir.Lopakodással, küzdelemmel vagy a kettő kombinációjával is megoldhatóak a küldetések.
Sokrates, bu ikisinin yanına gitmek ister.Pelléas csatlakozik a két nőhöz.
Her ikisinin de yani köpeğin ve genç çocuğun favorisidir.Gyerekeknek és fiatalok kedvenc játéka.
Bundan ötürü bu ikisinin arası açıldı.Emiatt összevonták a kettőt.
İkisinin de beklentileri sevebilecekleri birini bulmaktır.Olyan megoldást keresnek, amellyel mindkét fél nyertesnek érezhetné magát.
Ancak ikisinin mutlu evlilik günleri bir gün çok kötüleşir.Eközben mind a két pár házassága megromlott.
Her ikisinin bağlantılarında da zemin dipolü olarak da adlandırılan uzun mesafe güç hatları kullanılmıştır.Mindkét helyszín hosszú távvezetékeket használt, és úgynevezett föld dipól antennákat.
Böylelikle her ikisinin de mazeretleri olacak ve şüpheli duruma düşmeyeceklerdir.Így a két férfi soha nem találkozott személyesen és nem váltak gyanússá.
İkisinin de senaryosunu Turgut Özakman yazdı.Joka tapauksessa molemmat saivat käsikirjoituskrediitin.
Bu her ikisinin de Orfeusçuluktan etkilendiğini gösterir.Nykyisin katsotaan, että kummatkin olivat osa juuri Oskhoforiaa.
Sonraları ikisinin de aynı gezegen olduğunu fark ettiler.Myöhemmin uudemmat tutkimukset osoittivat, että kummatkin planeetat olivat olemassa.
Böbreklerin ikisinin de üstünde böbreküstü bezleri yer almaktadır.Kummankin munuaisen yläpuolella on lisämunuainen.
Her ikisinin müzik videoları da ekim ayının sonlarında yayımlandı.Kumpikin musiikkivideo julkaistiin syksyllä 2011.
İkili ayrılır ve ikisinin de peşine düşer.Hän lähti etsimään kaksikkoa ja löysi molemmat.
Dövüşler gladyatörlerden birinin, bazen her ikisinin ölümüyle sonuçlanırdı.Tavallisesti tappelu päättyy jommankumman kukon kuolemaan, joskus molemmat kuolevat.
Ama ikisinin de itiraz hakkı yoktur.Poliittisia syitä kieltäytymiseen ei kummallakaan ollut.
Böylelikle her ikisinin de mazeretleri olacak ve şüpheli duruma düşmeyeceklerdir.Huonoimmassa tapauksessa molemmat huijaavat ja kärsivät vähän.
Bu canavarların ikisinin adı birlikte anılır.Molemmissa tyypeissä joudutaan kuitenkin kohtaamisiin hirviöiden kanssa.
Başka araştırmacılar ise her ikisinin de benzer derecede önemli olduğunu düşünmektedir.Άλλοι πιστεύουν ότι και τα δύο είναι εξίσου σημαντικά.
Bir hisse senedi simgesi, harfleri, sayıları ya da her ikisinin bir kombinasyonunu içerebilir.Ένα σύμβολο μετοχής μπορεί να αποτελείται από γράμματα, αριθμούς ή ένα συνδυασμό και των δύο.
Böylelikle her ikisinin de mazeretleri olacak ve şüpheli duruma düşmeyeceklerdir.Οι δύο δολοφόνοι έτσι καταφέρνουν να μην πέσουν υποψίες πάνω τους.
Geç kaynaklar ikisinin arzularının imparatorluğu ikiye böldüğünü söyler.Μετέπειτα πηγές εικάζουν ότι οι αδελφοί επιθυμούσαν να χωρίσουν την αυτοκρατορία στη μέση.
Ancak, başkan hariç üyelerden ikisinin katılmaması toplantıyı engellemez.Σε δύο κόμματα που δεν πρόσκεινται στον πρόεδρο δεν επετράπη η συμμετοχή.
Gerçek her ne olursa olsun, Hadrianus her ikisinin öldürülmesini emretti.Όποια και να είναι η αλήθεια, ο Αδριανός τους καταδίκασε σε θάνατο.
Buna rağmen ikisinin romantik ilişkisi bitmiştir.Ανάμεσα στους δύο ξεκινάει μια ρομαντική σχέση.
Bu keşif ikisinin Alman bilim dünyasında ünlerini artırdı.Δύο από τους μεγαλύτερους Γερμανούς επιστήμονες επινόησαν την έννοια.
Böylelikle ikisinin de ilerlemesi mümkün değildir.Φαίνεται πως δεν αποκλείεται να συνέβησαν και τα δύο.
Üstelik bu ülkelerden ikisinin resmi dilleri de İngilizceydi.Στις δύο αυτές χώρες είναι επίσημη γλώσσα μαζί με τα αγγλικά.
İkisinin karakteri de birbirlerine benzemektedir.Τα δύο φύλα μοιάζουν μεταξύ τους.
Bu canavarların ikisinin adı birlikte anılır.Έτσι γεννήθηκαν τα δυο τρομακτικά αυτά τέρατα.
Buna rağmen ikisinin arasındaki fark çok kesin sınırlarla çizili değildir.Πάντως τα όρια μεταξύ των δυο συνόλων είναι δύσκολο να εξακριβωθούν απόλυτα.
İkisinin hiç çocuğu yoktu.Οι δυο τους δεν είχαν παιδιά.
Öğrencilerinden ikisinin ünü zamanla kendisini geçti: Johann Baptist Cramer ve John Field.Αργότερα ετάφησαν μαζί του οι μαθητές του Johann Baptist Cramer, John Field και Ignaz Moscheles.
İkisinin adı birlikte anılır.Και τα δύο ονόματα είναι επώνυμα.
Üyelik mevcut üye parlamentoların üçte ikisinin olumlu oyu ile kazanılır.Η Ένωση των Αντιπροσώπων της Κυβέρνησης κέρδισε το ένα τρίτο από τις εκλεγμένες έδρες.
Ya da bu ikisinin kombinasyonudur.Eller en kombination af disse.
Görevler gizlilik içerisinde, çarpışarak veya her ikisinin kombinasyonuyla tamamlanabilmektedir.Missionerne kan gennemføres gennem snig, kamp eller en kombination af begge.
Ancak bu dava sonucunda çocuğun üzerinde ikisinin de eşit haklara sahip olduğuna karar verildi.I samme sag fik to af hans sønner samme dom.
Her ikisininde eşleri dul kalmış.De to nævnte damer var begge enker.
İkisinin de uzunlukları tasarımın üretmesi gereken kaldırma kuvvetine göre belirlenir.Begge trin er designet til genbrug.
İkisinin adı birlikte anılır.Begge navnene bruges om hinanden.
Ateş Kadehi'nde ikisinin de asasında Dumbledore'un anka kuşu Fawkes'ın tüyünün bulunduğu açığa çıkmıştır.I Flammernes Pokal bliver det afsløret at begge stave indeholder en halefjer fra Dumbledores fønix Fawkes.
Albüm her ikisinin de müzik hayatına atılmalarını sağlamıştır.Det afsløres i løbet af musikvideoen at han dræbte begge kvinder.
İkisinin kesişimi başlangıç noktasıdır.Coming together is a beginning.
İkisinin dostluğu mükemmeldir.Begge slægter er højadelige.
İkisinin ilişkisi ilerlemiş ve evlenmeye karar vermişlerdir.De har taget den store beslutning at gifte sig og flytte sammen.
Her ikisi de filmde çok küçük bir rolde oynuyorlar ve her ikisinin de yazılarda adı geçmiyor.Kun nogle få personer optræder i begge bøger, ingen af dem i helt centrale roller begge steder.
İkisinin derbi maçları Batı Kolombiya Clasico olarak adlandırılır.De to holds opgør er kendt som Clásico Capitalino.