Ayrıca albümün ismi albümdeki şarkılardan ikisinin sözlerinin bölümüydü; Neon Tiger ve The World We Live In.O título do disco é citado na letra das canções "Neon Tiger" e "The World We Live In".
Kadı da recmedilmelerine hükmetti ve evin bu ikisinin uzerine yıkılmasına karar verdi.Ele foi levado para Cesareia, na Capadócia, onde os dois pretendiam terminar de criá-lo.
Üstelik bu ülkelerden ikisinin resmi dilleri de İngilizceydi.No resto da Finlândia, ambas as línguas são os idiomas oficiais.
İkisinin de sünnet olduğuna dair inanılır.Ela acredita que ambos sejam inocentes.
İkisinin de beklentileri sevebilecekleri birini bulmaktır.Só os dois podem decidir o que prevalece.
İkisinin genel merkezleri Podgorica'da bulunmaktadır.Qualificações foram realizadas em Podgorica.
İkisinin de anlamı başkadır.O significado de ambos é o mesmo.
Her ikisinin de karbon zincirinin ortasında çift bağ vardır.Existe uma ligação dupla entre os dois carbonos.
İkisinin dostluğu mükemmeldir.O entendimento entre os dois parecia perfeito.
Buna rağmen ikisinin romantik ilişkisi bitmiştir.Os dois logo começaram um relacionamento romântico.
İkisinin ilişkisi ilerlemiş ve evlenmeye karar vermişlerdir.Os dois começaram um relacionamento e se casaram.
Ya da bu ikisinin kombinasyonudur.Muitas vezes é uma combinação de ambos.
Bu maç, ikisinin de ringe girememesiyle berabere sonuçlandı.A partida começou os dois brigando fora do ringue.
Nihayetinde her ikisinin orduları Thyateira Savaşı'nda karşı karşıya geldi ve Procopius'un birlikleri yenildi.No final, os exércitos se encontraram na Batalha de Tiatira e Procópio foi derrotado.
Bu yüzden Edward'la ikisinin arasında kalmıştır.Adam estava entre eles.
Ertesi hafta ikisinin yer aldığı bir röportaj yapıldı.A informação foi confirmada por ambas as partes uma semana mais tarde.
Ancak, başkan hariç üyelerden ikisinin katılmaması toplantıyı engellemez.Pode ocorrer, no entanto, que um dos lados não encerre a sessão.
Kriton ikisinin bilgilerini merak eder.Resposta de Locke para ambos as questões é afirmativa.
Gerçek her ne olursa olsun, Hadrianus her ikisinin öldürülmesini emretti.Para evitar um conflito na sucessão, Adriano ordenou que os dois fossem executados.
Dolayısıyla ikisinin uyumunu sağlama gereksinimi yoktu.Geen van beiden blijkt echter in zijn slaap verstoord te zijn.
Çünkü ikisinin de onunla geçmişte bir hikâyesi olmuştur (Macavity: The Msytery Cat- Gizemlerin Kedisi).Aan de waarheid van beide verhalen wordt getwijfeld.
Ya da bu ikisinin kombinasyonudur.Waarschijnlijk is het een combinatie van beide.
Bir hisse senedi simgesi, harfleri, sayıları ya da her ikisinin bir kombinasyonunu içerebilir.Een ticker symbol kan bestaan uit letters, cijfers of een combinatie van beide.
1988'den beri ikisinin de başkentlerinde elçilikler var.Beiden werken sinds 1988 bij het bedrijf.
İkisinin adı birlikte anılır.Beiden namen elkaars naam aan.
İki isim de her ikisinin doğup büyüdüğü yerlerdir.Zijn twee dochters werden er allebei geboren.
İkisinin de bir anda en az bir kız arkadaşı olur.Samen kregen ze minstens een dochter.
Albüm her ikisinin de müzik hayatına atılmalarını sağlamıştır.Het betekent voor beide de start van een muziekcarrière.
Her ikisinin karıştırılması ekşime ve bozulmayı geciktirir.De trochanter minor is van beide gescheiden door een kloof en steekt sterk naar voren uit.
Sonraları ikisinin de aynı gezegen olduğunu fark ettiler.Ze ontdekken dat ze beiden dezelfde droom hadden.
İkisinin hiç çocuğu yoktu.Beiden hadden geen kinderen.
Fakat ikisinin de kız arkadaşı süper markettedir.Beiden laten hun oog vallen op een winkelmeisje.
Böylelikle her ikisinin de mazeretleri olacak ve şüpheli duruma düşmeyeceklerdir.Stel dat beide verdachten zwijgen.
Evlenmek isteseler de ikisinin de ailesi bunu istemedi.Ze zouden graag met elkaar trouwen, maar hun vaders verbieden dit.
Her ikisinin de yeri Palmiye Adalarının arasıdır.Tussen beide bevindt zich de vallei van de Hanneton.
İkili ayrılır ve ikisinin de peşine düşer.Hij zwicht uiteindelijk toch en reist de twee anderen achterna.
Ancak ikisinin mutlu evlilik günleri bir gün çok kötüleşir.Twee getrouwde koppels maken op kerstavond een moeilijke periode door in hun relatie.
Her ikisinin de karbon zincirinin ortasında çift bağ vardır.Het heeft twee dubbele bindingen in de lange koolstofketen.
Her ikisinin de videoları YouTube'da yayınlandı.Beiden zijn te vinden via YouTube.
İkisinin de adı Adviye.Beiden met opschrift.
Başka araştırmacılar ise her ikisinin de benzer derecede önemli olduğunu düşünmektedir.Uit grote onderzoeken is gebleken, dat beide middelen even effectief zijn.
Hem Susan'ı hem de Betty'yi severim fakat sanırım Susan ikisinin daha güzel olanıdır.Ik hou van Susan en van Betty, maar ik denk dat Susan de liefste van beide is.
SHA-224 ve SHA-384 ilk ikisinin farklı başlangıç değerleri ile hesaplanmış, basitçe kesilmiş versiyonlarıdır.SHA-224 i SHA-384 są po prostu obciętymi wersjami dwóch pierwszych, obliczone z różnych wartości początkowych.
Babasının mirasının üçte ikisinin gitmesiyle, 29 yaşındaki Pascal soylu yoksulluğa mahkûm oldu.Po utracie dwóch trzecich majątku swego ojca, 29-letniemu Pascalowi w oczy zajrzało widmo biedy.
Evlenmek isteseler de ikisinin de ailesi bunu istemedi.Oboje chcą się pobrać, ale jego rodzice nie akceptują tego wyboru.
İkisinin de yaşı ilerlemişti.Z obydwoma się rozwiodła.
Zaten ikisinin seslendirmeni aynıdır.Zakres obu nazw jest taki sam.
Ayrıca ikisinin dövüş teknikleri farklıdır.Szczegółowe rozwiązania techniczne obu broni są odmienne.
Zaten ikisinin de sonu benzer şekilde oldu.Zakończył się on podobnie do dwóch poprzednich.
Fakat ikisinin de sadece bir görsel efekt olduğu belli olmuştur.Ponieważ obaj się znali, bezpośredni wpływ jest prawdopodobny.
İkisinin de hikayeleri gittikçe karanlıklaştı.Oglądane obrazy stają się coraz mroczniejsze.
İkisinin ilişkisi ilerlemiş ve evlenmeye karar vermişlerdir.Kiedy oboje poznali się bliżej, postanowili się pobrać.
Her ikisinin de ölümü şüphe altındadır.Obydwaj mężczyźni byli przekonani o swojej śmierci.
İkisi birlikte sudan çıkmakta zorlanırlar ve ikisinin imdadına Daniel yetişir.Mają ryzyko zatonąć, na szczęście Catherine wydostaje ich obu.
İkisinin genel merkezleri Podgorica'da bulunmaktadır.Biuro Krajowe mieści się w Podgoricy.
İki organizmanın genomları aynı uzunlukta olmakla beraber her ikisinin de kendine has genleri bulunmaktadır.Uzyskanie dla nich obu takich samych wyników oznacza ich bliskie pokrewieństwo genetyczne.
Böylelikle ikisinin de ilerlemesi mümkün değildir.Czy jest sposób aby przekroczyć obydwu?
Her ikisinin de aileleri Litvanya'dan göç ettiler.Później obie siostry pisały po litewsku.
Kaçışları, ikisinin de daha önce bilmediği duyguları ateşler.Objawia się ona sympatią, przed którą oboje wciąż uciekają.
Böbreklerin ikisinin de üstünde böbreküstü bezleri yer almaktadır.W obu przypadkach brzuch zabarwiony jest na kremowobiało.