Bunun üzerine yapımcılar filmin ikincisini çektiler.Ciò convinse i produttori a sviluppare un secondo film.
Birincisi Justice League (JL), ikincisi ise Justice League Unlimited (JLU)'dır.Voce principale: Justice League Unlimited.
Ben beş çocuktan ikincisiyim.Era la seconda di cinque figli.
İkincisi ise Jean-Jacques Rousseau'ydu.Voce principale: Jean-Jacques Rousseau.
Rusya Federasyonu'nun emir ve madalyaları eşliğinde giyildiğinde, ikincisi önceliklidir.Se indossato insieme ad altri titoli della Federazione Russa, questi ultimi hanno la precedenza.
Fakat ikincisi yalnız enzim varlığında meydana gelir.Questa però si presenta solo in caso di orchite bilaterale.
İkincisi bir okuldur.Il secondo livello è Studente.
İkincisi, bununla beraber, nedensellik prensibinin ihlali: burada emmeden önce uyarılabilen ileri dalgalar.Segue hasta milap (congiungimento delle mani della coppia), che precede il Saptpadi.
İlk fikir, bir ikincisine yol açıyordu.Lo spirito risponde prima alla seconda domanda.
Bundesliga ikincisi: 1978.Bundesliga nel 1978.
Samoylova ayrıca X Factor'un Rus versiyonu Faktor A'nın sezon ikincisi olmuştur.Nel 2013, la Samojlova participa alla terza edizione di Faktor A, versione russa del programma The X Factor.
İkincisi kolluk kuvvetiyle ilgilidir.Il secondo aspetto si riferisce al potere tampone del terreno.
İkincisi, aklî yoldur.La numero due è pensare.
İlk kule 2004 yılında tamamlanmış ve 2006 yılında da ikincisi yapılmıştır.La Torre I fu costruita nel 2004 e la Torre II nel 2006.
1972'de Mitropa Kupası ikincisi oldular.Nel 1995 diventarono i Two-Mix.
Oğuzlar iki kola ayrılır: Birincisi kara, ikincisi de sarıdır.Le maglie dei portieri sono 3: la prima è nera, la seconda è azzurra e la terza è rossa.
İkincisi doğal bir ilerleme içindeydi.Il percorso era interamente ad aderenza naturale.
Yine aynı sene dünya ikincisi oldu.Nello stesso anno è di nuovo alla Biennale.
2008 Almanya ikincisidir.In Germania giunge secondo.
Birincisi kumluk, ikincisi sazlık alanı ve üçüncüsü dağlık alanıdır.Il libro primo è intitolato La semina, il secondo La mietitura e il terzo Il raccolto.
Bunlardan ilki veriyi tutmaktadır, ikincisi ise tampon bölge olarak görev yapmaktadır.Priorato – la seconda carica di una abbazia o la prima in una entità autonoma.
Birinci sayının onlar basamağının sayı değeri 5, ikincisininki 7'dir.Il primo classificato prenderà i 5/7 della somma e il secondo i 2/7.
Grubun ilk çift albümünden ikincisidir.Si tratta del primo doppio album del gruppo.
İkincisi İbn Arabi'nin farklı ve daha müstesna yapısıdır.La seconda versione è quella di Ibn Arabī che differisce.
İkincisi ise Refika Hanım'dır.Il corrispettivo femminile è regina.
Bu ödüllendirme Stuart O'Grady tarafından kazanıldı, ikincisi ise Thor Hushovd'du.Il primo vincitore della gara fu Stuart O'Grady.
İkincisi için her zaman evrensel kapsam uzayına başvurabiliriz ve nedenselliği tekrar sağlayabiliriz.Poi distruggeremo anche il secondo generatore e torneremo in superficie.
Sonraki sene de Şampiyonlar Ligi ikincisi oldular.L'anno seguente le bianche casacche vinsero il campionato di Seconda Categoria.
İkincisi 11. sezondaki "Bart to the Future" ve üçüncüsü 16. sezondaki "Future-Drama" oldu.Остальными эпизодами являются Bart to the Future в 11-м сезоне и Future-Drama в 16-м.
İkincisi 0,34 Güneş kütlesine sahip bir beyaz cücedir.Вторая — белый карлик, имеющий массу 0,34 солнечных масс.
İkincisi, ışık hızının her gözlemci için aynı olduğu kuralıdır.Второй постулат: скорость света является одинаковой для каждого наблюдателя.
Oyunların ikincisi 9-23 Ağustos 2012 tarihleri arasında Lille, Fransa'da gerçekleştirilmiştir.Вторые игры прошли в Лилле с 9 по 23 августа 2012 года.
I. Konstantin Büyük Konstantin ve ikinci karısı Fausta'nın üç oğlundan ikincisiydi.Был третьим сыном Константина I Великого и вторым его второй жены Фаусты.
İkincisi öğrenmenin değerlendirilmesi olarak sayabiliriz.Во-вторых, мы знаем, как это может быть строго доказано.
Ben beş çocuktan ikincisiyim.Была вторым ребёнком из пяти детей.
İkincisi, aklî yoldur.Второй способ — способ развёртывающих.
İkincisinin üretimi ise tamamlanmamıştır.Работа над вторым томом осталась незавершённой.
İkincisi ise yollardaki kırmızı çizgileri takip ederek yürümek.Далее по бокам следуют ещё две красные полосы.
İkincisi doğal bir ilerleme içindeydi.Оно, скорее, эволюционировало естественным образом.
İkincisi ise büyükelçinin karısını resmettiği eserdir.Самое первое представление изображало жену императора.
İkincisi ise daha sık kullanılan harf (A,B) ve rakamlardan oluşan adlandırmadır.Наиболее часто встречаются обозначения (a) и (b).
Bu şarkı İrlanda'nın art arda üç zaferinden ikincisi olmuştur.Это была вторая подряд (из трёх в серии) победа Ирландии на данном конкурсе.
İkincisi eşit olarak iyi satıldı, ancak iyi olarak kabul edilmedi.Оба были высоко оценены, но плохо продавались.
Eşinin vefatından sonra iki kez intihar etmeyi denedi, ikincisinde başarılı oldu.Дважды пытался совершить самоубийство, второй раз — успешно.
İkincisi ise, Reiki'nin hakkında medyumlar aracılığı ile alınan bilgiler.Так, к примеру, сделав запрос по адресу MediaWiki
Gigliola Cinquetti, İtalya adına yarıştığı 1964 yarışmasının galibi ve 1974 yarışmasının ikincisidir.Джильола Чинкветти, победила в 1964 и заняла второе место в 1974 году от Италии.
İlk kule 2004 yılında tamamlanmış ve 2006 yılında da ikincisi yapılmıştır.Первое здание было построено в 2004 году, а второе — в 2006 году.
Roma İmparatorluğu'nun Beş İyi İmparatorundan ikincisidir.Второй из пяти хороших императоров.
İkincisi ise Jean-Jacques Rousseau'ydu.В частности, такова версия Жан-Жака Руссо.
Bunlardan birincisi; metamorfik seri (başkalaşmış kayaçlar), ikincisi ise Tortul Kütleler dir.Первое из них — с одним (мячи), второе — комбинированное (ленты и обручи).
İkincisi bir okuldur.Во-вторых, она ученый.
İkincisinde ise dolu kişi girip çıkmaktadır.Затем из подъезда выходит второй человек.
2014 Olimpiyat üçüncüsü, 2013 Dünya ikincisi olmuştur.На Олимпийских играх 2012 Крис стал третьим в индивидуальной разделке.
Aralarındaki temel fark, birincisinin nesnelliği, ikincisinin ise öznelliğidir.Вторая тема в той или иной мере контрастирует с первой и имеет самостоятельное значение.
1980 Paralimpik Kış Oyunları, Kış Paralimpik oyunlarının ikincisidir.История Паралимпийских зимних игр похожа на историю летних Паралимпийских игр.
1902 yılında Mekteb-i Harbiye'den Mülazım (Teğmen) rütbesiyle piyade sınıf on ikincisi olarak bitirdi.Закончив Вест-Пойнт в 1910 году, он стал 2-м лейтенантом пехоты.
Bunlardan ikincisi 2001 yapımı "The Affair of the Necklace"dır.Этому также посвящён американский фильм «Дело об ожерелье» (The Affair of the Necklace, 2001).
Halter Milli Takımı dünya ikincisi oldu.Таким образом, NMD появился вторым из них.
İkincisinde ise dört hurûftan ibaret olan Velâyet te onun içine dâhildir.Колёсный состоял из четырёх колёс, два задних из которых были ведущие.
İlk kız çocukları 9 aylık iken öldüğü için ikincisinin adını da onun anısına aynı koymuşlardır.ماتت الابنة الأولى بعمر تسعة أشهر، وسموا ابنة الثانية باسمها للذكرى.