Gerçi aslında ikimizin de ona bir garezi var!Но на самом деле, у нас обоих личная неприязнь к нему.
Gidelim ama... ...keseyi bulursak... ...ders kitaplarında ikimizin de ismi geçmeli, Ekselansları.Menjünk. De, ha megtaláljuk az erszényt, akkor mindkettőnk nevét fel kell jegyezni a könyvekbe, Felség.
Gidelim ama... ...keseyi bulursak... ...ders kitaplarında ikimizin de ismi geçmeli, Ekselansları.Αλλά αν βρεις το πουγκί θα αναφέρεις το όνομα μου στα βιβλία, Πριγκίπισσα.
Gidelim ama... ...keseyi bulursak... ...ders kitaplarında ikimizin de ismi geçmeli, Ekselansları.حسنا لنذهب, لكن لو وجدت الحقيبة عليك اضافة اسمي في المذكرات, اميرة
Harbiden, ben ikimizin ilerde bir yuva kurabileceğini düşünüyorum.Ehrlich, ich kann uns beide zusammen sehen und sich irgendwo niederlassen.
Harbiden, ben ikimizin ilerde bir yuva kurabileceğini düşünüyorum.Honnêtement je pourrais en fait vous voir vous 2 vous installer un jour peut-être.
Harbiden, ben ikimizin ilerde bir yuva kurabileceğini düşünüyorum.Onestamente, potrei effettivamente vederci sistemati un bel giorno.
Harbiden, ben ikimizin ilerde bir yuva kurabileceğini düşünüyorum.Sinceramente, eu consigo imaginar-nos a assentar, um dia destes...
Harbiden, ben ikimizin ilerde bir yuva kurabileceğini düşünüyorum.Ειλικρινά, θα μπορούσα ίσως να δω τους δυο μας να παντρευόμαστε μια μέρα.
Harbiden, ben ikimizin ilerde bir yuva kurabileceğini düşünüyorum.Я уже вижу как мы будем жить вместе.
Harbiden, ben ikimizin ilerde bir yuva kurabileceğini düşünüyorum.収まる気がするの 収まる?
İkimizi birden yatağa atmak istiyor hepsi bu. Ama birimizle de yetinir.Sauf qu'il se contentera de I'une ou I'autre.
İkimizi birden yatağa atmak istiyor hepsi bu.Hij wil ons allebei in bed krijgen.
İkimizi birden yatağa atmak istiyor hepsi bu.Mégis mitől? Hogy mindkettőnkkel dugni akar?
İkimizi birden yatağa atmak istiyor hepsi bu.O que tem de interessante? Quer pôr as duas na cama dele.
İkimizi birden yatağa atmak istiyor hepsi bu.Quiere llevarnos a ambas a la cama.
İkimizi birden yatağa atmak istiyor hepsi bu.Vrea să se culce cu amândouă.
İkimizi de aynı şekilde seviyordun.C'est que tu nous aies terriblementNaimées autant l'une que l'autre.
İkimizi de aynı şekilde seviyordun.Hogy mindkettőnket ugyanannyira szerettél.
İkimizi de aynı şekilde seviyordun.Ότι μας αγαπούσες πάντα το ίδιο.
İkimizi de aynı şekilde seviyordun.ان امي تحبنا بنفس الطريقة
İkimizin bir türlü çocuğu olmuyordu.Não conseguíamos ter filhos, percebem?
İkimizin bir türlü çocuğu olmuyordu.Näytti siltä, että me emme pystyisi saamaan lapsia.
İkimizin bir türlü çocuğu olmuyordu.Nie mogliśmy mieć dzieci.
İkimizin bir türlü çocuğu olmuyordu.No conseguíamos tener hijos.
İkimizin bir türlü çocuğu olmuyordu.Noi due non riuscivamo ad avere figli, sapete?
İkimizin bir türlü çocuğu olmuyordu.Vi kunne bare ikke få børn.
İkimizin bir türlü çocuğu olmuyordu.Vi verkade inte kunna få barn, förstår du.
İkimizin bir türlü çocuğu olmuyordu.Εμείς οι δυο δεν μπορούσαμε να κάνουμε παιδιά.
İkimizin bir türlü çocuğu olmuyordu.Мы уже думали, что у нас не может быть детей.
İkimizin de aile büyükleri... Beni rahatsız ediyorsa mı?- Gli anziani delle nostre famiglie sono-- - Questa č una situazione imbarazzante?
İkimizin de aile büyükleri...- De mindkettőnk családja...
İkimizin de aile büyükleri...- Gli anziani delle nostre famiglie sono-- - Questa č una situazione imbarazzante?
İkimizin de aile büyükleri...Kedua orang tua kita...
İkimizin de aile büyükleri...- Los mayores...
İkimizin de aile büyükleri...- Nos aïeuls...
İkimizin de aile büyükleri...Představitelé obou našich rodin jsou...
İkimizin de aile büyükleri...- Socrii...
İkimizin de aile büyükleri...- Với người lớn hơn...
İkimizin de aile büyükleri...Главы наших семей...
İkimizin de aile büyükleri...Родителите ни...
İkimizin de aile büyükleri......فكِلا كبار عائلتينا
İkimizin de akıllı olduğunu ve beraber her tür problemi çözebileceğimizi hissediyordum.2人でならどんな問題も解ける気にさせてくれました 実際 一緒に物理学を研究したこともあります
İkimizin de akıllı olduğunu ve beraber her tür problemi çözebileceğimizi hissediyordum.Dia membuat saya merasa kami semua cerdas, dan kami berdua dapat menyelesaikan masalah apapun.
İkimizin de akıllı olduğunu ve beraber her tür problemi çözebileceğimizi hissediyordum.Elérte, hogy mindkettőnket okosnak érezzem, s hogy úgy érezzem, bármilyen problémát meg tudunk oldani.
İkimizin de akıllı olduğunu ve beraber her tür problemi çözebileceğimizi hissediyordum.El mă făcea să simt că amândoi eram deştepţi, şi că amândoi puteam rezolva orice problemă oricare ar fi.
İkimizin de akıllı olduğunu ve beraber her tür problemi çözebileceğimizi hissediyordum.Er ließ mich fühlen, dass wir beide klug waren, und dass wir beide jedes Problem lösen konnten.
İkimizin de akıllı olduğunu ve beraber her tür problemi çözebileceğimizi hissediyordum.Fazia-me sentir que ambos éramos inteligentes, e que os dois juntos poderíamos resolver qualquer problema.
İkimizin de akıllı olduğunu ve beraber her tür problemi çözebileceğimizi hissediyordum.Han fick mig att känna att vi båda var smarta, och att vi två kunde lösa vilka problem som helst.
İkimizin de akıllı olduğunu ve beraber her tür problemi çözebileceğimizi hissediyordum.Hij liet me voelen dat we beiden slim waren en dat we met z'n tweeën elk probleem aankonden.
İkimizin de akıllı olduğunu ve beraber her tür problemi çözebileceğimizi hissediyordum.우리 둘다 똑똑하다고 느끼게 만들었죠. 그래서 우리 둘이서 어떤 문제라도 풀어 낼 수 있었습니다.
İkimizin de akıllı olduğunu ve beraber her tür problemi çözebileceğimizi hissediyordum.Sprawiał, że uważałem nas obu za mądrych i czułem, że możemy rozwiązać każdy problem.
İkimizin de akıllı olduğunu ve beraber her tür problemi çözebileceğimizi hissediyordum.Μ' έκανε να νιώθω πως ήμαστε κι οι δυο έξυπνοι, και πως οι δυο μας μπορούσαμε να λύσουμε κάθε πρόβλημα.
İkimizin de akıllı olduğunu ve beraber her tür problemi çözebileceğimizi hissediyordum.Он заставлял меня чувствовать, что мы оба умные, и что мы вдвоём можем решить любую задачу.
İkimizin de akıllı olduğunu ve beraber her tür problemi çözebileceğimizi hissediyordum.הוא גרם לי להרגיש ששנינו היינו פיקחים, וששנינו היינו יכולים לפתור כל בעיה שהיא.
İkimizin de akıllı olduğunu ve beraber her tür problemi çözebileceğimizi hissediyordum.لقد جعلني أشعر اننا كلينا أذكياء واننا نستطيع حل اي مسألة مهما استعصى حلها
İkimizin de eğitim görmesi için tek yol buydu.Bol to pre nás jediná možnosť, ako získať vzdelanie.
İkimizin de eğitim görmesi için tek yol buydu.Był to jedyny sposób zdobycia przez nas wykształcenia.
İkimizin de eğitim görmesi için tek yol buydu.C'était le seul moyen qu'on avait toutes les deux d'être instruites.
İkimizin de eğitim görmesi için tek yol buydu.Det var den eneste måde hvorpå vi begge kunne få en uddannelse.