Aslına bakarsan, biz ikimizin Parang Üniversitesi'ni kazandığımızı duyduktan sonra, O'ndan hiç haber alamadım.Всъщност, от както се разбра, че и двете сме приети в Паранг, не мога нито да я намеря, нито да говоря с нея.
Aslına bakarsan, biz ikimizin Parang Üniversitesi'ni kazandığımızı duyduktan sonra, O'ndan hiç haber alamadım.למעשה, אחרי שהיא גילתה ששנינו נכנסנו פאראנג האוניברסיטה, לא הייתי מסוגלת לדבר או להשיג אותה
Aslına bakarsan, biz ikimizin Parang Üniversitesi'ni kazandığımızı duyduktan sonra, O'ndan hiç haber alamadım.في الواقع بعد ان تبين باننا سنذهب لجامعه بارانج لم استطع مكالمتها ولا العثور عليها
Aslına bakarsan, biz ikimizin Parang Üniversitesi'ni kazandığımızı duyduktan sonra, O'ndan hiç haber alamadım.だから あんたが事故にあったとき 私ひとりで行ったじゃない
Aslına bakarsan, ikimiz de birbirimizi takdir ettik.Als een zaak van de feiten, We bewonderden elkaar.
Aslına bakarsan, ikimiz de birbirimizi takdir ettik.Ami azt illeti, azt csodálta egymást.
Aslına bakarsan, ikimiz de birbirimizi takdir ettik. Belki... Ancak, kaplanla yer değiştirir miydin?Anh không ghét tôi rình rập anh ta ... nhiều hơn tôi ghét ông cố gắng để tính phí cho tôi.
Aslına bakarsan, ikimiz de birbirimizi takdir ettik. Belki... Ancak, kaplanla yer değiştirir miydin?Hän ei vihaa minua varten vaanii häntä ... enempää kuin vihasin häntä yrittää veloittaa minua.
Aslına bakarsan, ikimiz de birbirimizi takdir ettik. Belki... Ancak, kaplanla yer değiştirir miydin?Han hade inte hatar mig för smygjakt honom ... någon mer än jag hatade honom för att försöka ta ut mig.
Aslına bakarsan, ikimiz de birbirimizi takdir ettik. Belki... Ancak, kaplanla yer değiştirir miydin?Nemal ma nenávidia k prenasledovaniu ho ... nič viac, než som ho nenávidela za snahu po mňa.
Aslına bakarsan, ikimiz de birbirimizi takdir ettik. Belki... Ancak, kaplanla yer değiştirir miydin?Nie nienawidzisz mnie za prześladowanie go ... bardziej, niż go nienawidziłem za próbę za mnie.
Aslına bakarsan, ikimiz de birbirimizi takdir ettik. Belki... Ancak, kaplanla yer değiştirir miydin?Non mi odiano per stalking lui ... non più di quanto lo odiavo per aver cercato di farmi pagare.
Aslına bakarsan, ikimiz de birbirimizi takdir ettik. Belki... Ancak, kaplanla yer değiştirir miydin?Він не ненавидять мене за переслідування його ... більше, ніж я його ненавидів за те, щоб звинуватити мене.
Aslına bakarsan, ikimiz de birbirimizi takdir ettik. Belki... Ancak, kaplanla yer değiştirir miydin?Он не ненавидят меня за преследование его ... больше, чем я его ненавидел за то, чтобы обвинить меня.
Aslına bakarsan, ikimiz de birbirimizi takdir ettik. Belki...Dia tidak membenci saya untuk menguntit dia ...
Aslına bakarsan, ikimiz de birbirimizi takdir ettik. Belki...وقال انه لا يكرهونني لالمطاردة له...
Aslına bakarsan, ikimiz de birbirimizi takdir ettik. Belki...私は彼を嫌ってもそれ以上 私を充電しようとするため。
Aslına bakarsan, ikimiz de birbirimizi takdir ettik.Ca o chestiune de fapt, am admirat reciproc.
Aslına bakarsan, ikimiz de birbirimizi takdir ettik.En fait, nous développions une admiration réciproque Peut-être
Aslına bakarsan, ikimiz de birbirimizi takdir ettik.Han blev interesseret i jagt mig.
Aslına bakarsan, ikimiz de birbirimizi takdir ettik.Im Grunde genommen bewunderten wir uns gegenseitig.
Aslına bakarsan, ikimiz de birbirimizi takdir ettik.Kot Dejstvo je, smo občudovali med seboj.
Aslına bakarsan, ikimiz de birbirimizi takdir ettik.Ve skutečnosti jsme se vzájemně obdivovali..
Aslına bakarsan, ikimiz de birbirimizi takdir ettik.В интерес на истината, Ние се възхищава един на друг.
Aslında ikimizin hiç de aynı olmaması gibi.De uma forma que nenhum de nós é parecido um com o outro.
Aslında ikimizin hiç de aynı olmaması gibi.D'une façon telle que pas deux d'entre nous ne sont vraiment pareil.
Aslında ikimizin hiç de aynı olmaması gibi.En un modo en que, de hecho, no hay dos de nosotros muy similares.
Aslında ikimizin hiç de aynı olmaması gibi.Fakt, że żaden z nas nie jest taki jak inni.
Aslında ikimizin hiç de aynı olmaması gibi.În sensul că, de fapt, nu exisă două persoane la fel.
Aslında ikimizin hiç de aynı olmaması gibi.어떤 두 사람도 완전하게 같을 수는 없다는 측면에서 말입니다.
Aslında ikimizin hiç de aynı olmaması gibi.Per questo nessuno di noi è uguale ad un altro.
Aslında ikimizin hiç de aynı olmaması gibi.Unterschiede im menschlichen Wesen, sodass keine zwei von uns ganz gleich sind.
Aslında ikimizin hiç de aynı olmaması gibi.Zo dat in feite geen twee van ons helemaal hetzelfde zijn.
Aslında ikimizin hiç de aynı olmaması gibi.Таким образом, нет одинаковых двух из нас.
Aslında ikimizin hiç de aynı olmaması gibi.Таким чином, що немає двох людей, які були б цілком однаковими.
Aslında ikimizin hiç de aynı olmaması gibi.Тоест, всъщност няма двама от нас, които да си приличат особено.
Aslında ikimizin hiç de aynı olmaması gibi.כך שאין שני אנשים שהם בדיוק זהים.
Aslında ikimizin hiç de aynı olmaması gibi.بمعنى أنه لن تجد بيننا اثنان مساويان لبعضهما البعض.
Aslında ikimizin hiç de aynı olmaması gibi.私たち誰もが 他の誰とも異なる存在であります 私たちは皆
Bazen ben kazanırdım, ama çoğunlukla o kazanırdı, ikimiz de bunlardan hoşlanırdık.Às vezes eu ganhava, a maior parte das vezes ganhava ele, mas ambos gostávamos desses jogos.
Bazen ben kazanırdım, ama çoğunlukla o kazanırdı, ikimiz de bunlardan hoşlanırdık.A volte vincevo io, a volte lui, ma ci divertivamo tutti e due.
Bazen ben kazanırdım, ama çoğunlukla o kazanırdı, ikimiz de bunlardan hoşlanırdık.Czasem je wygrywałem, zazwyczaj wygrywał on, ale obaj świetnie się bawiliśmy.
Bazen ben kazanırdım, ama çoğunlukla o kazanırdı, ikimiz de bunlardan hoşlanırdık.Ibland vann jag, oftast vann han., men vi tyckte om det båda två.
Bazen ben kazanırdım, ama çoğunlukla o kazanırdı, ikimiz de bunlardan hoşlanırdık.Je gagnais parfois, lui presque tout le temps, mais nous les appréciions tous les deux.
Bazen ben kazanırdım, ama çoğunlukla o kazanırdı, ikimiz de bunlardan hoşlanırdık.제가 이기는 경우는 드물었고, 대부분 그가 이겼습니다. 그래도 우리 둘다 즐거워했어요.
Bazen ben kazanırdım, ama çoğunlukla o kazanırdı, ikimiz de bunlardan hoşlanırdık.Manchmal gewann ich, meist gewann er, aber wir genossen sie beide.
Bazen ben kazanırdım, ama çoğunlukla o kazanırdı, ikimiz de bunlardan hoşlanırdık.Néha én győztem, de többnyire persze ő, viszont mindketten élveztük.
Bazen ben kazanırdım, ama çoğunlukla o kazanırdı, ikimiz de bunlardan hoşlanırdık.Ocasionalmente yo ganaba, pero la mayoría de las veces él era el ganador, pero a ambos nos divertían.
Bazen ben kazanırdım, ama çoğunlukla o kazanırdı, ikimiz de bunlardan hoşlanırdık.Soms won ik, maar meestal hij, maar allebei genoten we ervan.
Bazen ben kazanırdım, ama çoğunlukla o kazanırdı, ikimiz de bunlardan hoşlanırdık.Terkadang saya menang, kebanyakan dia menang, namun kami menikmatinya.
Bazen ben kazanırdım, ama çoğunlukla o kazanırdı, ikimiz de bunlardan hoşlanırdık.Uneori câştigam eu, de cele mai multe ori câştiga el, dar amândurora ne plăceau jocurile.
Bazen ben kazanırdım, ama çoğunlukla o kazanırdı, ikimiz de bunlardan hoşlanırdık.Μερικές φορές κέρδιζα, τις περισσότερες φορές κέρδιζε αυτός, αλλά το ευχαριστιόμασταν και οι δυο.
Bazen ben kazanırdım, ama çoğunlukla o kazanırdı, ikimiz de bunlardan hoşlanırdık.Иногда я побеждал, в основном побеждал он, но мы оба любили их.
Bazen ben kazanırdım, ama çoğunlukla o kazanırdı, ikimiz de bunlardan hoşlanırdık.Інколи я вигравав, але здебільшого переможцем виходив він, проте ми обоє отримували задоволення.
Bazen ben kazanırdım, ama çoğunlukla o kazanırdı, ikimiz de bunlardan hoşlanırdık.Понякога печелех аз, повечето пъти -- той, но и на двамата ни беше забавно.
Bazen ben kazanırdım, ama çoğunlukla o kazanırdı, ikimiz de bunlardan hoşlanırdık.לפעמים ניצחתי אני, לרוב הוא ניצח, אבל שנינו נהננו מהם.
Bazen ben kazanırdım, ama çoğunlukla o kazanırdı, ikimiz de bunlardan hoşlanırdık.كنت اربح في بعض الاحيان .. وفي الغالب هو يربح ولكننا كنا نستمتع بها - المسائل -
Bazen ben kazanırdım, ama çoğunlukla o kazanırdı, ikimiz de bunlardan hoşlanırdık.でも お互い楽しんでいました いつしか ディックは
Belki ikimizde hayal gördük ve bu o kadar da kötü değildi.Misschien droomden we allebei en was het zo slecht nog niet.
Belki ikimizde hayal gördük ve bu o kadar da kötü değildi.Možná jsme oba snili a nebylo to tak špatné.