Son setlerde ikimiz de kazanmaya çok yakındık.В обох матчах перемогу здобула збірна НАО.
Tom ve ben ikimiz de biraz meşgulüz.Ми з Томом трохи зайняті.
Dün ikimiz de Tom'u öptük.Вчора ми обидві поцілували Тома.
Dün ikimiz de Tom'u öptük.Вчора ми обидва поцілували Тома.
Ne olduğunu ikimiz de biliyoruz.Amândoi știm ce s-a întâmplat.
Yar bizim ikimizi, Çekemeyen çatlasın.Tad kelletlenül mindkettőt átadja.
Bu hâlde ikimizin bir araya gelmesi mümkün mü?Dapatkah keduanya bertemu kembali?
Bu hâlde ikimizin bir araya gelmesi mümkün mü?Họ còn có thể đến với nhau được chăng?
Bu hâlde ikimizin bir araya gelmesi mümkün mü?はたして、ふたりは仲直りができるのだろうか。
Bu yüzden seni de hasta ettim ki ikimizi de kurtar ben de sensiz kalmayayım.""I am not anything above yourselves. I am at par with you." 「私はあなた方以上の何者でもない。
Bu size saçma gelebilir ama ikimiz de akılcı davranabiliyorsak yapacağımız budur.これはやる気を挫くかもしれないが2つのことを行うことで実現できる。
Yar bizim ikimizi, Çekemeyen çatlasın.ダラけて相手が油断したところを攻撃する。
Son setlerde ikimiz de kazanmaya çok yakındık.可以肯定的是,我在最後的這兩圈非常、非常地強勢。
Biz ikimiz de, kendi halimizin gerekli kıldığı yolu sana göstermişizdir’ dedi.당신께 의탁하는 저희를 위하여 빌어 주소서.”라는 문장이 나타났다.
"Amar pelos dois" (Türkçe:Aşk ikimize yeter) Portekizli şarkıcı Salvador Sobral'ın yaptığı bir şarkı."Amar pelos dois"는 포르투갈의 가수 살바도르 소브랄의 노래이다.
Bu hâlde ikimizin bir araya gelmesi mümkün mü?האם נוכל לעשות את זה, כולנו יחד?
Manchester şehrine gitmeden önce Riera kavga hakkında; Bu durumu gören hocamız ikimizi de duşa gönderdi.הוא סירב למסור את השליטה באנטיוכיה לבוהמון הראשון, שדרש את העיר לעצמו, ובין שני המחנות התפתח מאבק על העיר.
Deli Dumrul Tanrıya yalvarır ya ikimizin canını al ya da ikimizi de bağışla diye.Правилно: Давам книгата. или Ние прощаваме на Иван.
Bu hâlde ikimizin bir araya gelmesi mümkün mü?Ще успеят ли двамата млади да останат заедно?
Bu bize çok komik geliyor, çünkü ikimiz de vampiri oynuyoruz.Още нещо интересно за Светльо е, че има мания към вампирите.
Sanırım ikimiz de başka bir yerde olmayı diliyoruz.Мисля, че и на двамата ни се иска да бяхме на друго място.
Son setlerde ikimiz de kazanmaya çok yakındık.Ko sva bila skupaj, sva bila oba zelo živčna.
Tom ve ben o zaman ikimiz de meşguldük.Tada Tomas ir aš abu buvome užsiėmę.
Ali: Yani burada bir ikimiz var. Üçe ve bir de yediye ihtiyacımız var.3 とそして 7 が必要ですね.2 かける 3 かける
Ali: Yani burada bir ikimiz var. Üçe ve bir de yediye ihtiyacımız var.42's primfaktorisering består altså af et 2-tal, et 3-tal og et 7-tal.
Ali: Yani burada bir ikimiz var. Üçe ve bir de yediye ihtiyacımız var.Sal: 까라서 처음은 2 그리고
Ama aslına bakarsan, ikimizin birbirimizin arkasını kollamamız lazım!Aber weißt du was? Du und ich, wir müssen immer mit dem Arsch an der Wand entlang!
Ama aslına bakarsan, ikimizin birbirimizin arkasını kollamamız lazım!Ale wiesz co?
Ama aslına bakarsan, ikimizin birbirimizin arkasını kollamamız lazım!Maar weet je wat? Wij twee, wij moeten echt wel onze rug dekken!
Ama aslına bakarsan, ikimizin birbirimizin arkasını kollamamız lazım!Mais tu sais quoi? Toi et moi, on se protégera
Ama aslına bakarsan, ikimizin birbirimizin arkasını kollamamız lazım!Ma sai cosa? Tu ed io, dovremmo assolutamente guardarci le spalle!
Ama aslına bakarsan, ikimizin birbirimizin arkasını kollamamız lazım!Αλλά ξέρεις τι? Εσυ και γω, πρέπει να προσέχουμε την πλάτη μας!
Ama aslına bakarsan, ikimizin birbirimizin arkasını kollamamız lazım!А вот нам с тобой стоит быть начеку! О, Боже!
Ama aslına bakarsan, ikimizin birbirimizin arkasını kollamamız lazım!キャー!そうよ、レイプされちゃうわ!
Ama ben şaka yapmıyordum. Gerçekten ikimizin iyi eşleşeceğini düşündüm.Ja nie żartowałem, naprawdę myślałem, że bylibyśmy dobraną parą.
Ama ikimiz de zor insanlardýk.Byli jsme ... v neustálém kontaktu. Ale oba jsme byli velmi složité osobnosti.
Ama ikimiz de zor insanlardýk.- Làm cái gì thế?<br/>(Quinn) - Flicker có video rồi đây.
Ama ikimiz de zor insanlardýk.Nosotros... estábamos en contacto permanente. Pero ambos somos difíciles de tratar. [risas]
Ama ikimiz de zor insanlardýk.Nous étions en contact permanent. Mais nous avions tous deux un caractère difficile... (rires)
Ama ikimiz de zor insanlardýk.Ήμασταν απλά σε συνεχή επαφή. Αλλά ήμασταν και οι δύο πολύ δύσκολοι άνθρωποι στη συναναστροφή.
Ama ikimiz de zor insanlardýk.Ние просто... бяхме в постоянен контакт. Но ние и двамата сме наистина трудни за съжителство хора.
Ama ikimiz de zor insanlardýk.كنا.. على تواصل دائم لكن كلانا.. أشخاص من الصعب التعامل معهم
Ama ikimiz de zor insanlardýk.アリー my Loveみたいなやりとりの中で、彼は自分の テーマソングがあると白状し、そこで彼に再生してあげました。
Annem ikimizi yemeğe beklediğini söyledi.Ibuku meminta kita semua untuk makan malam bersama.
Annem ikimizi yemeğe beklediğini söyledi.Mama a spus sa luam toti cina impreuna.
Annem ikimizi yemeğe beklediğini söyledi.Ma mère a demandé que nous mangions tous ensemble.
Annem ikimizi yemeğe beklediğini söyledi.Meine Mutter hat gesagt,dass wir zusammen essen sollen.
Annem ikimizi yemeğe beklediğini söyledi.Mẹ tôi nói hai đứa về nhà cùng ăn tối.
Annem ikimizi yemeğe beklediğini söyledi.Mia madre ha detto di cenare insieme.
Annem ikimizi yemeğe beklediğini söyledi.Mijn moeder zei dat we allemaal het avondeten samen moeten eten.
Annem ikimizi yemeğe beklediğini söyledi.Min mamma sa att vi ska alla äta middag tillsammans.
Annem ikimizi yemeğe beklediğini söyledi.Η μητέρα μου είπε να πάμε να φάμε όλοι μαζί δείπνο.
Annem ikimizi yemeğe beklediğini söyledi.Моя мама сказала, что мы все сегодня обедаем вместе.
Annem ikimizi yemeğe beklediğini söyledi.امي قالت يجب علينا تناول العشى معا
Annem ikimizi yemeğe beklediğini söyledi.行くぞ
Aslına bakarsan, biz ikimizin Parang Üniversitesi'ni kazandığımızı duyduktan sonra, O'ndan hiç haber alamadım.De fapt, dupa ce a aflat ca am intrat amandoua la Universitatea Parang, n-am mai reusit sa dau de ea.
Aslına bakarsan, biz ikimizin Parang Üniversitesi'ni kazandığımızı duyduktan sonra, O'ndan hiç haber alamadım.Odkedy zistila, že obidve ideme na Univerzitu Parang, nerozprávali sme sa a nemôžem ju zohnať.
Aslına bakarsan, biz ikimizin Parang Üniversitesi'ni kazandığımızı duyduktan sonra, O'ndan hiç haber alamadım.Sebenarnya, sejak dia tahu kita berdua masuk universitas Parang, aku gak bisa menghubunginya sama sekali.
Aslına bakarsan, biz ikimizin Parang Üniversitesi'ni kazandığımızı duyduktan sonra, O'ndan hiç haber alamadım.Thật ra, sau khi biết hai đứa mình vào Đại học Parang, mình chưa hề nói chuyện với cậu ấy.
Aslına bakarsan, biz ikimizin Parang Üniversitesi'ni kazandığımızı duyduktan sonra, O'ndan hiç haber alamadım.Η αλήθεια είναι, από τότε που'μαθε πως οι δυό μπήκαμε στο Παράνγκ, δε μπόρεσα να τη βρώ και να της μιλήσω.