Bu nedenle burada olan şey Omnivor'un İkilemi değil,Was wir also haben ist kein Ominvoren-Problem.
Bu nedenle burada olan şey Omnivor'un İkilemi değil,We hebben dus niet met een dilemma voor een omnivoor te maken.
Bu nedenle burada olan şey Omnivor'un İkilemi değil,Στην πραγματικότητα λοιπόν δεν πρόκειται για δίλημμα παμφάγου.
Bu nedenle burada olan şey Omnivor'un İkilemi değil,И на самом деле то, что мы имеем, это не "дилемма всеядного".
Bu nedenle burada olan şey Omnivor'un İkilemi değil,Така че това, което имаме всъщност, не е дилемата на омниворите.
Bu nedenle burada olan şey Omnivor'un İkilemi değil,באיזה אופן נשנה בישול? באיזה אופן נבשל
Bu nedenle burada olan şey Omnivor'un İkilemi değil,وما لدينا هنا في الحقيقة ليست معضلة آكل الحيوانات
Bu nedenle burada olan şey Omnivor'un İkilemi değil,私たちは調理食動物としての機会があります
Bunlar her gün yaşadığım ikilemler.Dieses Dilemma habe ich jeden Tag.
Bunlar her gün yaşadığım ikilemler.Estes são os dilemas que tenho todos os dias.
Bunlar her gün yaşadığım ikilemler.Estos son dilemas que tengo todos los días.
Bunlar her gün yaşadığım ikilemler.Ezek olyan dilemmák, amiket minden nap megélek.
Bunlar her gün yaşadığım ikilemler.Inilah dilema yang saya hadapi setiap hari.
Bunlar her gün yaşadığım ikilemler.이것은 저를 매일 괴롭히는 딜레마입니다.
Bunlar her gün yaşadığım ikilemler.Sono dilemmi che devo affrontare ogni giorno.
Bunlar her gün yaşadığım ikilemler.Sunt dilemele mele cotidiene.
Bunlar her gün yaşadığım ikilemler.Tällaisia dilemmoja minulla on joka päivä.
Bunlar her gün yaşadığım ikilemler.Te problemy dręczą mnie na co dzień.
Bunlar her gün yaşadığım ikilemler.Tình thế khó xử đó cứ diễn ra suốt ngày.
Bunlar her gün yaşadığım ikilemler.Toto jsou dilemata, která mám každý den.
Bunlar her gün yaşadığım ikilemler.Toto sú dilemy, ktoré riešim každý deň.
Bunlar her gün yaşadığım ikilemler.Voilà les dilemmes que j'ai tous les jours.
Bunlar her gün yaşadığım ikilemler.Αυτά είναι διλήμματα που έχω κάθε μέρα.
Bunlar her gün yaşadığım ikilemler.И это все дилеммы, что возникают каждый день.
Bunlar her gün yaşadığım ikilemler.Това са дилеми, пред които съм изправен всеки ден.
Bunlar her gün yaşadığım ikilemler.אלה דילמות שיש לי כל יום.
Bunlar her gün yaşadığım ikilemler.هذه هي المعضلات التي لدي كل يوم.
Bunlar her gün yaşadığım ikilemler.生まれはイラン 今はアメリカ人
Bu sadece hoş olmakla alakalı değil. Ve işte bu ikilem, bu çeliskidir güzellik.É este o dilema, o paradoxo da beleza.
Çünkü burada bir ikilem var:그런데, 거기엔 기본적인 역설이 있습니다.
Çünkü burada bir ikilem var:Porque hay una paradoja básica:
Çünkü burada bir ikilem var:Vì có một nghịch lý căn bản ở đây:
Çünkü burada bir ikilem var:שהרי קיימת סתירה יסודית:
Çünkü burada bir ikilem var:لأن هناك تناقض أساسي:
Çünkü burada bir ikilem var:「本物でない体験」というものはあり得ない
El Salvador'da iç savaştan çekilen iki taraf da tutsak ikilemini yansıtan hareketlerde bulundu.엘살바도르에서는 내전에서 철수한 양측이 죄수의 딜레마 전략을 반영했다는 것을 증명하는 행동을 했습니다.
El Salvador'da iç savaştan çekilen iki taraf da tutsak ikilemini yansıtan hareketlerde bulundu.באל סלבדור, שני הצדדים שנסוגו ממלחמת האזרחים שלהם נקטו צעדים שהוכחו כזהים לאסטרטגייה של דילמת האסיר.
El Salvador'da iç savaştan çekilen iki taraf da tutsak ikilemini yansıtan hareketlerde bulundu.囚人のジレンマ戦略を証明する動きをしました 米国 フィリピン ケニヤ 世界中で
Gördüğünüz üzere bazı ikilemler var. seçim yapmazdım. "Ci sono dei dilemmi, sai. Io sono abituato a non avere scelta."
Gördüğünüz üzere bazı ikilemler var. seçim yapmazdım. "Có một vài tình thế tiến thoái lưỡng nan mà bạn thấy. Tôi quen với việc không chọn lựa."
Gördüğünüz üzere bazı ikilemler var. seçim yapmazdım. "Der er nogle dilemmaer man ser. Jeg er vant til ingen valg."
Gördüğünüz üzere bazı ikilemler var. seçim yapmazdım. "Dilemmák merülnek fel... Megszoktam, hogy nincs választásom."
Gördüğünüz üzere bazı ikilemler var. seçim yapmazdım. "Du förstår, det blir ett dilemma. Jag är van vid att inte ha något val."
Gördüğünüz üzere bazı ikilemler var. seçim yapmazdım. ""Hay algunos dilemas verás". "Estoy acostumbrado a no elegir".
Gördüğünüz üzere bazı ikilemler var. seçim yapmazdım. "Il y a des dilemmes, vous voyez. Je suis habitué à n'avoir pas de choix. "
Gördüğünüz üzere bazı ikilemler var. seçim yapmazdım. "Jestem w rozterce, co wybrać. Przywykłem do braku wyboru>"
Gördüğünüz üzere bazı ikilemler var. seçim yapmazdım. "Je to ťažké rozhodovanie. Som zvyknutý nemať vôbec na výber."
Gördüğünüz üzere bazı ikilemler var. seçim yapmazdım. "Je to těžké, víte? Jsem zvyklý nemít volbu."
Gördüğünüz üzere bazı ikilemler var. seçim yapmazdım. "보고 계신 딜레마가 몇 개 있는데요. 저는 '선택 여지가 없음'에 익숙합니다."
Gördüğünüz üzere bazı ikilemler var. seçim yapmazdım. "Memang ini dilema. Saya terbiasa hidup tanpa pilihan."
Gördüğünüz üzere bazı ikilemler var. seçim yapmazdım. ""Minulle se on pelko. Siihen liittyy ongelmia.
Gördüğünüz üzere bazı ikilemler var. seçim yapmazdım. ""Sabe, há dilemas. "Eu estou habituado a não ter escolha."
Gördüğünüz üzere bazı ikilemler var. seçim yapmazdım. "Sehen Sie da sind einige Dilemmas. Ich bin es gewohnt keine Möglichkeiten zu haben."
Gördüğünüz üzere bazı ikilemler var. seçim yapmazdım. "Vezi tu, acum sunt în impas. Sunt obişnuit să nu am posibilitatea de a alege."
Gördüğünüz üzere bazı ikilemler var. seçim yapmazdım. "Weet je, er zijn een aantal dilemma's. Ik ben eraan gewend geen keuze te hebben."
Gördüğünüz üzere bazı ikilemler var. seçim yapmazdım. "Βλέπε υπάρχουν διλήμματα. Έχω συνηθίσει να μην έχω επιλογές."
Gördüğünüz üzere bazı ikilemler var. seçim yapmazdım. "Иногда выбрать что-то мучительно трудно, потому что я привык к отсутствию выбора".
Gördüğünüz üzere bazı ikilemler var. seçim yapmazdım. "Розумієте, з тим є деякі проблеми. Я звик, що вибору немає".
Gördüğünüz üzere bazı ikilemler var. seçim yapmazdım. "Свикнал съм да няма избор."
Gördüğünüz üzere bazı ikilemler var. seçim yapmazdım. "זה כרוך בכמה דילמות. אני רגיל להיעדר בחירה."