ihtiyat ile cümle
ihtiyat kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Önerilerime biraz ihtiyatla yaklaşın.Berte všechny tyhle rady s troškou vtipu.
Önerilerime biraz ihtiyatla yaklaşın.Jangan terlalu serius dengan semua nasihat ini.
Önerilerime biraz ihtiyatla yaklaşın.그러니 제 이야기는 좀 걸러서 들으셔야 합니다.
Önerilerime biraz ihtiyatla yaklaşın.Neem al dit advies met een korreltje zout.
Önerilerime biraz ihtiyatla yaklaşın.Nehmt diesen Rat nicht für bare Münze.
Önerilerime biraz ihtiyatla yaklaşın.Prenez tout ceci avec des pincettes.
Önerilerime biraz ihtiyatla yaklaşın.Traktujcie moje uwagi z przymrużeniem oka.
Önerilerime biraz ihtiyatla yaklaşın.Δεχτείτε τις συμβουλές μου με λίγη επιφυλακτικότητα.
Önerilerime biraz ihtiyatla yaklaşın.Приемайте всички тези съвети с едно наум.
Önerilerime biraz ihtiyatla yaklaşın.Так что можете не воспринимать мои советы всерьез.
Önerilerime biraz ihtiyatla yaklaşın.אל תתייחסו לעצות שאשמיע יותר מדי ברצינות.
Önerilerime biraz ihtiyatla yaklaşın.خذوا جميع هذه النصائح مع حبة من الملح
Önerilerime biraz ihtiyatla yaklaşın.私はゲーバー・タリーです
Onu bulmak için ihtiyatlı olmak, karanlıkta el yordamıyla ilerlemek gerekecek.At finde det kræver forsigtighed - - på vej fremad, famlende i mørket.
Onu bulmak için ihtiyatlı olmak, karanlıkta el yordamıyla ilerlemek gerekecek.Att hitta det kräver försiktighet- -på väg framåt, famlandes i mörkret.
Onu bulmak için ihtiyatlı olmak, karanlıkta el yordamıyla ilerlemek gerekecek.Descubrirlo será una tarea arriesgada que les adentrará en la oscuridad.
Onu bulmak için ihtiyatlı olmak, karanlıkta el yordamıyla ilerlemek gerekecek.Para o descobrir é preciso cuidado, avançar tacteando pela escuridão.
Onu bulmak için ihtiyatlı olmak, karanlıkta el yordamıyla ilerlemek gerekecek.Scoprirlo richiede grande cautela, avanzando a tastoni nel buio.
Onu bulmak için ihtiyatlı olmak, karanlıkta el yordamıyla ilerlemek gerekecek.Sen löytäminen vaatii varovaisuutta- -ja etenemistä pimeässä hapuillen.
Onu bulmak için ihtiyatlı olmak, karanlıkta el yordamıyla ilerlemek gerekecek.Żeby to odkryć, trzeba zachować ostrożność, posuwając się naprzód po omacku.
Onu bulmak için ihtiyatlı olmak, karanlıkta el yordamıyla ilerlemek gerekecek.Για να το βρουν θα χρειαστεί προσοχή, να ψηλαφούν καθώς ψάχνουν στο σκοτάδι.
Onu bulmak için ihtiyatlı olmak, karanlıkta el yordamıyla ilerlemek gerekecek.Чтобы узнать это, потребуется осторожность и продвижение вперёд на ощупь в темноте.
Saf kişi her söze inanır, İhtiyatlı olansa attığı her adımı hesaplar.Abotni vsemu verjame, prebrisani pa pazi na stopinje svoje.
Saf kişi her söze inanır, İhtiyatlı olansa attığı her adımı hesaplar.Az együgyû hisz minden dolognak; az eszes pedig a maga járására vigyáz.
Saf kişi her söze inanır, İhtiyatlı olansa attığı her adımı hesaplar.Den enfoldige tror hvert ord, men den kloke akter på sine skritt.
Saf kişi her söze inanır, İhtiyatlı olansa attığı her adımı hesaplar.Den fåkunnige tror vart ord, men den kloke aktar på sina steg.
Saf kişi her söze inanır, İhtiyatlı olansa attığı her adımı hesaplar.Den tankeløse tror hvert Ord, den kloge overtænker sine Skridt.
Saf kişi her söze inanır, İhtiyatlı olansa attığı her adımı hesaplar.Een onverstandig mens kan men alles wijsmaken, maar een schrander mens denkt na bij wat hij doet.
Saf kişi her söze inanır, İhtiyatlı olansa attığı her adımı hesaplar.Ein Unverständiger glaubt alles; aber ein Kluger merkt auf seinen Gang.
Saf kişi her söze inanır, İhtiyatlı olansa attığı her adımı hesaplar.El ingenuo todo lo cree, pero el sagaz considera sus pasos
Saf kişi her söze inanır, İhtiyatlı olansa attığı her adımı hesaplar.Hloupý věří každému slovu, ale opatrný šetří kroku svého.
Saf kişi her söze inanır, İhtiyatlı olansa attığı her adımı hesaplar.Hlúpy verí každému slovu; ale opatrný rozumie svojmu kroku.
Saf kişi her söze inanır, İhtiyatlı olansa attığı her adımı hesaplar.Kẻ ngu dốt tin hết mọi lời; Nhưng người khôn khéo xem xét các bước mình.
Saf kişi her söze inanır, İhtiyatlı olansa attığı her adımı hesaplar.Kẻ ngu_dốt tin hết mọi lời ; Nhưng người khôn_khéo xem_xét các bước mình .
Saf kişi her söze inanır, İhtiyatlı olansa attığı her adımı hesaplar.어리석은 자는 온갖 말을 믿으나 슬기로운 자는 그 행동을 삼가느니라
Saf kişi her söze inanır, İhtiyatlı olansa attığı her adımı hesaplar.L`homme simple croit tout ce qu`on dit, Mais l`homme prudent est attentif à ses pas.
Saf kişi her söze inanır, İhtiyatlı olansa attığı her adımı hesaplar.L'ingenuo crede quanto gli dici, l'accorto controlla i propri passi
Saf kişi her söze inanır, İhtiyatlı olansa attığı her adımı hesaplar.Omul lesne crezător crede orice vorbă, dar omul chibzuit ia seama bine cum merge. -
Saf kişi her söze inanır, İhtiyatlı olansa attığı her adımı hesaplar.Orang bodoh percaya kepada setiap perkataan, orang bijaksana bertindak hati-hati
Saf kişi her söze inanır, İhtiyatlı olansa attığı her adımı hesaplar.O simples dá crédito a tudo; mas o prudente atenta para os seus passos.
Saf kişi her söze inanır, İhtiyatlı olansa attığı her adımı hesaplar.Prostak wierzy każdemu słowu; ale ostrożny zrozumiewa postępki swoje.
Saf kişi her söze inanır, İhtiyatlı olansa attığı her adımı hesaplar.Yksinkertainen uskoo joka sanan, mutta mielevä ottaa askeleistansa vaarin.
Saf kişi her söze inanır, İhtiyatlı olansa attığı her adımı hesaplar.Ο απλους πιστευει εις παντα λογον ο δε φρονιμος προσεχει εις τα βηματα αυτου.
Saf kişi her söze inanır, İhtiyatlı olansa attığı her adımı hesaplar.Глупый верит всякому слову, благоразумный же внимателен к путямсвоим.
Saf kişi her söze inanır, İhtiyatlı olansa attığı her adımı hesaplar.Простият вярва всяка дума, А благоразумният внимава добре в стъпките си.
Saf kişi her söze inanır, İhtiyatlı olansa attığı her adımı hesaplar.פתי יאמין לכל דבר וערום יבין לאשרו׃
Saf kişi her söze inanır, İhtiyatlı olansa attığı her adımı hesaplar.الغبي يصدق كل كلمة والذكي ينتبه الى خطواته.
Saf kişi her söze inanır, İhtiyatlı olansa attığı her adımı hesaplar.愚 蒙 人 是 話 都 信 . 通 達 人 步 步 謹 慎
Saf kişi her söze inanır, İhtiyatlı olansa attığı her adımı hesaplar.愚蒙人 是 話都信.通達人 步步 謹慎
Saf kişilerin mirası akılsızlıktır, İhtiyatlı kişilerin tacı ise bilgidir.Bírják az esztelenek a bolondságot örökség szerint; az eszesek pedig fonják a tudománynak koszorúját.
Saf kişilerin mirası akılsızlıktır, İhtiyatlı kişilerin tacı ise bilgidir.Cei proşti au parte de nebunie, dar oamenii chibzuiţi sînt încununaţi cu ştiinţă. -
Saf kişilerin mirası akılsızlıktır, İhtiyatlı kişilerin tacı ise bilgidir.Dědičně vládnou hlupci bláznovstvím, ale opatrní bývají korunováni uměním.
Saf kişilerin mirası akılsızlıktır, İhtiyatlı kişilerin tacı ise bilgidir.De enfoldige har fått dårskap i arv, men de kloke krones med kunnskap.
Saf kişilerin mirası akılsızlıktır, İhtiyatlı kişilerin tacı ise bilgidir.De fåkunniga hava fått oförnuft till sin arvedel, men de kloka bliva krönta med kunskap.
Saf kişilerin mirası akılsızlıktır, İhtiyatlı kişilerin tacı ise bilgidir.De tankeløse giver dårskab i Arv, de kloge efterlader sig Kundskab.
Saf kişilerin mirası akılsızlıktır, İhtiyatlı kişilerin tacı ise bilgidir.Die Unverständigen erben Narrheit; aber es ist der Klugen Krone, vorsichtig handeln.
Saf kişilerin mirası akılsızlıktır, İhtiyatlı kişilerin tacı ise bilgidir.Gli inesperti erediteranno la stoltezza, i prudenti si coroneranno di scienza
Saf kişilerin mirası akılsızlıktır, İhtiyatlı kişilerin tacı ise bilgidir.Głupstwo prostacy dziedzicznie trzymają; ale ostrożni bywają koronowani umiejętnością.
Saf kişilerin mirası akılsızlıktır, İhtiyatlı kişilerin tacı ise bilgidir.Hlúpi dedia bláznovstvo; ale opatrní budú korunovaní známosťou.
Saf kişilerin mirası akılsızlıktır, İhtiyatlı kişilerin tacı ise bilgidir.Kẻ ngu muội được sự điên dại làm cơ nghiệp; Song người khôn ngoan được đội mão triều thiên bằng tri thức.