ihtiyat ile cümle

ihtiyat kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
İhtiyatlı kişi tehlikeyi görünce saklanır, Bönse öne atılır ve zarar görür.Opatrný, keď vidí zlé, skryje sa; ale hlupáci prejdú a pykajú.
İhtiyatlı kişi tehlikeyi görünce saklanır, Bönse öne atılır ve zarar görür.Opatrný vida zlé, vyhne se, ale hloupí předce jdouce, těžkosti docházejí.
İhtiyatlı kişi tehlikeyi görünce saklanır, Bönse öne atılır ve zarar görür.Opatrný vidiac zlé skryje sa; hlupáci prejdúc zamiešajú sa a pykajú.
İhtiyatlı kişi tehlikeyi görünce saklanır, Bönse öne atılır ve zarar görür.O prudente vê o mal e se esconde; mas os insensatos passam adiante e sofrem a pena.
İhtiyatlı kişi tehlikeyi görünce saklanır, Bönse öne atılır ve zarar görür.O prudente vê o perigo e esconde-se; mas os simples passam adiante e sofrem a pena.
İhtiyatlı kişi tehlikeyi görünce saklanır, Bönse öne atılır ve zarar görür.Orang bijaksana menghindar apabila melihat bahaya; orang bodoh berjalan terus lalu tertimpa malapetaka
İhtiyatlı kişi tehlikeyi görünce saklanır, Bönse öne atılır ve zarar görür.Ostrożny, upatrując złe, ukrywa się; ale prostak wprost idąc, w szkodę popada.
İhtiyatlı kişi tehlikeyi görünce saklanır, Bönse öne atılır ve zarar görür.Ostrożny widząc złe ukrywa się; ale prostacy wprost idąc wpadają w szkodę.
İhtiyatlı kişi tehlikeyi görünce saklanır, Bönse öne atılır ve zarar görür.Razumni vidi hudo ter se skrije, abotni pa gredo naprej in morajo trpeti.
İhtiyatlı kişi tehlikeyi görünce saklanır, Bönse öne atılır ve zarar görür.Ο φρονιμος προβλεπει το κακον και κρυπτεται οι αφρονες εξακολουθουσι και τιμωρουνται.
İhtiyatlı kişi tehlikeyi görünce saklanır, Bönse öne atılır ve zarar görür.Ο φρονιμος προβλεπει το κακον και κρυπτεται οι αφρονες ομως προχωρουσι και τιμωρουνται.
İhtiyatlı kişi tehlikeyi görünce saklanır, Bönse öne atılır ve zarar görür.Благоразумният предвижда злото и се укрива, А неразумните вървят напред - и страдат.
İhtiyatlı kişi tehlikeyi görünce saklanır, Bönse öne atılır ve zarar görür.Благоразумният предвижда злото и се укрива. А неразумните вървят напред - и страдат.
İhtiyatlı kişi tehlikeyi görünce saklanır, Bönse öne atılır ve zarar görür.Благоразумный видит беду и укрывается; а неопытные идут вперед и наказываются.
İhtiyatlı kişi tehlikeyi görünce saklanır, Bönse öne atılır ve zarar görür.Благоразумный видит беду, и укрывается; анеопытные идут вперед, и наказываются.
İhtiyatlı kişi tehlikeyi görünce saklanır, Bönse öne atılır ve zarar görür.ערום ראה רעה ויסתר ופתיים עברו ונענשו׃
İhtiyatlı kişi tehlikeyi görünce saklanır, Bönse öne atılır ve zarar görür.ערום ראה רעה נסתר פתאים עברו נענשו׃
İhtiyatlı kişi tehlikeyi görünce saklanır, Bönse öne atılır ve zarar görür.الذكي يبصر الشر فيتوارى. الاغبياء يعبرون فيعاقبون.
İhtiyatlı kişi tehlikeyi görünce saklanır, Bönse öne atılır ve zarar görür.الذكي يبصر الشر فيتوارى والحمقى يعبرون فيعاقبون.
İhtiyatlı kişi tehlikeyi görünce saklanır, Bönse öne atılır ve zarar görür.通 達 人 見 禍 藏 躲 . 愚 蒙 人 前 往 受 害
İhtiyatlı kişi tehlikeyi görünce saklanır, Bönse öne atılır ve zarar görür.通達 人 見禍 藏躲 . 愚蒙 人 前往 受害
İngiltere'de ihtiyatlı müsrif.영국에서 신중한 쓰셨 네요. 그는 미국 chappies가 전화를 원하는 것이죠
İngiltere'de ihtiyatlı müsrif. O Amerikan chappies dediğiniz oldu haşlanmış yumurta.Er war, was amerikanische Chappies nennen würde hart gekochtes Ei.
İngiltere'de ihtiyatlı müsrif. O Amerikan chappies dediğiniz oldu haşlanmış yumurta.Han var, hvad amerikanske chappies ville kalde en hårdkogte æg.
İngiltere'de ihtiyatlı müsrif. O Amerikan chappies dediğiniz oldu haşlanmış yumurta.Han var vad amerikanska chappies skulle kalla en hårdkokt ägg.
İngiltere'de ihtiyatlı müsrif. O Amerikan chappies dediğiniz oldu haşlanmış yumurta.Il était ce Chappies américaine pourrait appeler un œuf dur.
İngiltere'de ihtiyatlı müsrif. O Amerikan chappies dediğiniz oldu haşlanmış yumurta.Volt, amit az amerikai chappies volna hívni fõtt tojás.
İngiltere'de ihtiyatlı müsrif.الحكمة منفق في انكلترا. كان ما chappies الاميركية سيدعو الى
İngiltere'de ihtiyatlı müsrif.固ゆで卵。
Korkularımız sınırlı olursa, ihtiyatlıyız, dikkatliyiz, düşünceliyiz.Ak kontrolujeme náš strach, sme rozvážni, obozretní, pozorní.
Korkularımız sınırlı olursa, ihtiyatlıyız, dikkatliyiz, düşünceliyiz.Când fricile noastre sunt ţinute în frâu, suntem prudenţi, atenţi, cugetaţi.
Korkularımız sınırlı olursa, ihtiyatlıyız, dikkatliyiz, düşünceliyiz.Cuando nuestros miedos están atados, somos prudentes, cautelosos, atentos.
Korkularımız sınırlı olursa, ihtiyatlıyız, dikkatliyiz, düşünceliyiz.Ha a félelmeink korlátozva vannak, meggondoltak, óvatosak és gondosak vagyunk.
Korkularımız sınırlı olursa, ihtiyatlıyız, dikkatliyiz, düşünceliyiz.Když je náš strach kontrolovaný, jsme prozíraví, jsme opatrní, a přemýšlíme.
Korkularımız sınırlı olursa, ihtiyatlıyız, dikkatliyiz, düşünceliyiz.Ketika rasa takut kita terkungkung, kita bijak, kita berhati-hati, kita berpikir.
Korkularımız sınırlı olursa, ihtiyatlıyız, dikkatliyiz, düşünceliyiz.Khi nỗi sợ hãi của chúng ta bị giới hạn, chúng ta thận trọng; chúng ta cảnh giác; chúng ta suy nghĩ chu đáo.
Korkularımız sınırlı olursa, ihtiyatlıyız, dikkatliyiz, düşünceliyiz.두려움을 다스리는 사람은 신중하고, 사려깊습니다.
Korkularımız sınırlı olursa, ihtiyatlıyız, dikkatliyiz, düşünceliyiz.Ko imajo naši strahovi meje, smo razumni, pazljivi in skrbni.
Korkularımız sınırlı olursa, ihtiyatlıyız, dikkatliyiz, düşünceliyiz.Kun pelot ovat rajallisia, olemme harkitsevaisia, varovaisia ja huomaavaisia.
Korkularımız sınırlı olursa, ihtiyatlıyız, dikkatliyiz, düşünceliyiz.När vår rädsla är begränsad, är vi eftertänksamma, är vi försiktiga, är vi omtänksamma.
Korkularımız sınırlı olursa, ihtiyatlıyız, dikkatliyiz, düşünceliyiz.Når vores frygt er afgrænset, er vi fornuftige; vi er forsigtige; vi er eftertænksomme.
Korkularımız sınırlı olursa, ihtiyatlıyız, dikkatliyiz, düşünceliyiz.Quand nos craintes sont contenues, nous sommes prudents, circonspects, attentionnés.
Korkularımız sınırlı olursa, ihtiyatlıyız, dikkatliyiz, düşünceliyiz.Quando le nostre paure sono entro certi confini, siamo prudenti, cauti, riflessivi.
Korkularımız sınırlı olursa, ihtiyatlıyız, dikkatliyiz, düşünceliyiz.Quando os nossos medos têm limites, somos prudentes, somos cautelosos, somos pensativos.
Korkularımız sınırlı olursa, ihtiyatlıyız, dikkatliyiz, düşünceliyiz.Wanneer onze angsten zijn begrensd, zijn we verstandig, zijn we voorzichtig, zijn we bezonnen.
Korkularımız sınırlı olursa, ihtiyatlıyız, dikkatliyiz, düşünceliyiz.Wenn unsere Ängste eingeschränkt sind, sind wir besonnen, vorsichtig, nachdenklich.
Korkularımız sınırlı olursa, ihtiyatlıyız, dikkatliyiz, düşünceliyiz.Όταν οι φόβοι μας έχουν όρια, είμαστε συνετοί, προσεκτικοί, προνοητικοί.
Korkularımız sınırlı olursa, ihtiyatlıyız, dikkatliyiz, düşünceliyiz.Когато страховете ни са с мярка, сме благоразумни, предпазливи, съобразителни.
Korkularımız sınırlı olursa, ihtiyatlıyız, dikkatliyiz, düşünceliyiz.Когда страхи наши сдержаны, мы благоразумны, осторожны, внимательны.
Korkularımız sınırlı olursa, ihtiyatlıyız, dikkatliyiz, düşünceliyiz.Коли наші страхи під контролем, ми розсудливі, ми обережні, ми вдумливі.
Korkularımız sınırlı olursa, ihtiyatlıyız, dikkatliyiz, düşünceliyiz.כשהפחדים שלנו מוגבלים, אנחנו זהירים ושקולים, אנחנו מתחשבים.
Korkularımız sınırlı olursa, ihtiyatlıyız, dikkatliyiz, düşünceliyiz.فنحن اكثر حكمة , اكثر حذرا , اكثر ابداعا
Korkularımız sınırlı olursa, ihtiyatlıyız, dikkatliyiz, düşünceliyiz.しかし恐怖が限りなく強大なものであれば
Ne var ki, herhangi basit bir nedensel açıklama bulmaya çalışırken, ihtiyatlı davranılmalıdır.Brug inden for de seneste 30 dage: mindre end 1 million
Ne var ki, herhangi basit bir nedensel açıklama bulmaya çalışırken, ihtiyatlı davranılmalıdır.Il convient toutefois d’être prudent et de veiller à ne pas conclure de façon trop hâtive et simpliste.
Ne var ki, herhangi basit bir nedensel açıklama bulmaya çalışırken, ihtiyatlı davranılmalıdır.Je však třeba se obezřetně bránit vyvozování jakýchkoli jednoduchých příčinných vysvětlení.
Ne var ki, herhangi basit bir nedensel açıklama bulmaya çalışırken, ihtiyatlı davranılmalıdır.Meidän on kuitenkin varottava johtamasta tilanteesta yksinkertaisia syy-seuraussuhteita.
Ne var ki, herhangi basit bir nedensel açıklama bulmaya çalışırken, ihtiyatlı davranılmalıdır.Sin embargo, conviene ser prudente a la hora de inferir cualquier explicación causal simple.
Ne var ki, herhangi basit bir nedensel açıklama bulmaya çalışırken, ihtiyatlı davranılmalıdır.Użycie w ciągu ostatniego miesiąca: poniżej 1 mln osób.
Önerilerime biraz ihtiyatla yaklaşın.Așa că priviți cu scepticism sfaturile mele.
İlgili Sayfalar