ihtiyat ile cümle

ihtiyat kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Tom Mary'nin gereksiz yere ihtiyatlı olduğunu düşünüyor.Tom thinks that Mary is being unnecessarily cautious.
Biz ihtiyatlıyız.We're prudent.
Sen ihtiyatlısın.You're prudent.
Tom ihtiyatlı.Tom is prudent.
Ben ihtiyatlıyım.I'm prudent.
Tom ihtiyatla yaklaştı.Tom approached warily.
O son derece ihtiyatlı.She's extremely cautious.
Annesi çocuğu ihtiyatlı biçimde gözledi.His mother discreetly kept an eye on the boy.
Tom ihtiyati tutuklamada.Tom is in protective custody.
Tom ihtiyatla iyimserdi.Tom was cautiously optimistic.
Tom son derece ihtiyatlı.Tom is extremely cautious.
Onu içeriye sokmamak için, ihtiyati tedbirler almak zorunda kaldım.I would have to take precautionary steps to keep him out.
İhtiyati önlemler gereksizdi.Precautionary measures were unnecessary.
Tom ihtiyatlı bir şekilde partiden erken ayrıldı.Tom discreetly left the party early.
Bu ihtiyatlı bir hareketti.It was a prudent move.
Biz yeterince ihtiyatlı değildik.We weren't cautious enough.
Biz de ihtiyatlı olmalıyız.We have to be cautious, too.
Ben her zaman ihtiyatlıyım.I'm always cautious.
Tom bana Mary'nin ihtiyatlı olacağını düşündüğünü söyledi.Tom told me that he thought Mary would be discreet.
Tom sadece ihtiyatlı davranıyordu.Tom was just being cautious.
Tom çok ihtiyatlı davranıyor.Tom is being very cautious.
Tom ilk başta ihtiyatlıydı.Tom was cautious at first.
Mary ihtiyatsız bir genç kadındır.Mary is an imprudent young woman.
Tom'un ihtiyatlı olacağını biliyorum.I know that Tom will be prudent.
Tom her zaman çok ihtiyatlı.Tom is always very cautious.
Tom ihtiyatlı davranıyor, değil mi?Tom is being cautious, isn't he?
Kur'an da bazı ayrıntılar sağlar, ancak ihtiyatlı yaklaşılmalıdır.The Quran also provides some detail, but can only be used cautiously.
"Âmir insan, bilmediği şeyler konusunda daha ihtiyatlı ve çekingence sorar.He also recorded the men's activities in the loft without them knowing.
Erotika, Hoysala sanatçısının ihtiyatla ele aldığı bir konudur.Erotica was a subject the Hoysala artist handled with discretion.
Sovyet komutanlar, bu durumda ihtiyatta tutulan 68. Ordu’yu da muharebeye sokmaya karar verdiler.Soviet commanders decided therefore to commit the 68th Army, kept in reserve, to battle.
Tek tiplilik bildirisi, başlanıç reform bildirisinden daha ihtiyatlı olarak hazırlanmıştı.The Bill of Uniformity was more cautious than the initial Reformation Bill.
Ne yaparsan yap, ihtiyatla yap ve sonunu gözden kaybetmeden.No matter what you do, do your best and don't give up.
Bir kez daha ha, amma ihtiyatsızlık!"Then they Got Worse a Truth is Stranger".
Dört tümenli 70. Ordu ise 47. Ordu'yu, taktik ihtiyat olarak izleyecektir.The 70th Army (4 divisions) was to follow the 47th and serve as a tactical reserve.
Bu durumda taarruz, daha geniş ihtiyatlar cephe hattında toplanıncaya kadar ertelendi.We then experience a lyrical interlude before returning to the main section.
Deniz İhtiyat Teşkilatı’nda kaldı, fakat 1961 yılında yüzbaşı olarak emekli oldu.He continued to serve in the Marine Reserves and was discharged in 1961 as a captain.
İlk zamanlarda Homer'a karşı ihtiyatlı davranır.At first, he is aggressive toward Davies.
Korkaklık ihtiyat bozukluğu olarak değerlendirilebilir.His cowardice is regarded as a forfeit.
Korkularımız sınırlı olursa, ihtiyatlıyız, dikkatliyiz, düşünceliyiz.When our fears are bounded, we're prudent, we're cautious, we're thoughtful.
Bu nedenle... ...ihtiyatlı ve itinalı bir şekilde yapmamız gerekir...Therefore, we perform it with caution and care...
Dinle, bu NASA bilgisayarı, aşırı ihtiyatlı.Listen, that NASA computer is just playin' it safe.
Ama hiçbir önlem yada ihtiyatlılık ilkesi öngöremediğimiz problemleri engelleyemez.But no precautions and no precautionary principle can avoid problems that we do not yet foresee.
Ben arkadaşlarımın 'çocuklarını' ödünç alıyorum- (Kahkaha) Önerilerime biraz ihtiyatla yaklaşın.I borrow my friends' children, so -- (Laughter) take all this advice with a grain of salt.
Fakat NATO, Estonya'yı savunmasına rağmen, çok ihtiyatlı bir şekilde tepki verdi.But NATO, though it defends Estonia, reacted very prudently. Why?
Ancak hala Jonah oldukça çanta, ihtiyatlı şüpheleri ortadan kaldırır tacizYet when Jonah fairly takes out his purse, prudent suspicions still molest the
Konuţmalarýnýzý adalet, sevgi ve ihtiyatlýlýk dođrultusunda yapýn.E, eu digo que não!
Saf kişiyi ihtiyatlı, Genç adamı bilgili ve sağgörülü kılmak içindir.to give prudence to the simple, knowledge and discretion to the young man:
Ey bön kişiler, ihtiyatlı olmayı öğrenin; Sağduyulu olmayı öğrenin, ey akılsızlar!You simple, understand prudence. You fools, be of an understanding heart.
Ben bilgelik olarak ihtiyatı kendime konut edindim. Bilgi ve sağgörü bendedir."I, wisdom, have made prudence my dwelling. Find out knowledge and discretion.
Ahmak sinirlendiğini hemen belli eder, Ama ihtiyatlı olan aşağılanmaya aldırmaz.A fool shows his annoyance the same day, but one who overlooks an insult is prudent.
İhtiyatlı kişi bilgisini kendine saklar, Oysa akılsızın yüreği ahmaklığını ilan eder.A prudent man keeps his knowledge, but the hearts of fools proclaim foolishness.
İhtiyatlı kişi işini bilerek yapar, Akılsız kişiyse ahmaklığını sergiler.Every prudent man acts from knowledge, but a fool exposes folly.
İhtiyatlı kişinin bilgeliği, ne yapacağını bilmektir, Akılsızların ahmaklığıysa aldanmaktır.The wisdom of the prudent is to think about his way, but the folly of fools is deceit.
Saf kişi her söze inanır, İhtiyatlı olansa attığı her adımı hesaplar.A simple man believes everything, but the prudent man carefully considers his ways.
Saf kişilerin mirası akılsızlıktır, İhtiyatlı kişilerin tacı ise bilgidir.The simple inherit folly, but the prudent are crowned with knowledge.
Ahmak babasının uyarılarını küçümser, İhtiyatlı kişi azara kulak verir.A fool despises his father's correction, but he who heeds reproof shows prudence.
İhtiyatlı kişi tehlikeyi görünce saklanır, Bönse öne atılır ve zarar görür.A prudent man sees danger, and hides himself; but the simple pass on, and suffer for it.
Biz, ihtiyatlı, koca bir cemaatiz.But we are a fully accounted army."
Ey İnananlar! İhtiyatlı davranın, bölük bölük veya hep birden savaşa gidin.O believers, take precautions, and advance in detachments, or go all together in a body.
Ey inananlar, ihtiyata ait gereken tedbirleri alın da bölükbölük, yahut hep birden ilerleyin.O believers, take precautions, and advance in detachments, or go all together in a body.
İlgili Sayfalar