Ama sorun şu ki, yaşlanırken, organlarımızın yetmezliğe girme ihtimali de artıyor.그런데 문제는 우리가 나이가 들면서 장기가 제 기능을 못하는 경우가 많아집니다.
Ama sorun şu ki, yaşlanırken, organlarımızın yetmezliğe girme ihtimali de artıyor.Leider neigen unsere Organe im Alter häufiger zum Versagen.
Ama sorun şu ki, yaşlanırken, organlarımızın yetmezliğe girme ihtimali de artıyor.Le problème est que, alors que nous vieillissons, nos organes cessent de fonctionner plus souvent.
Ama sorun şu ki, yaşlanırken, organlarımızın yetmezliğe girme ihtimali de artıyor.Ma il problema è che, con l'invecchiamento, i nostri organi tendono a deteriorarsi di più.
Ama sorun şu ki, yaşlanırken, organlarımızın yetmezliğe girme ihtimali de artıyor.O problema é que, à medida que envelhecermos, os nossos órgãos tendem a falhar mais.
Ama sorun şu ki, yaşlanırken, organlarımızın yetmezliğe girme ihtimali de artıyor.Pero el problema es que al envejecer los órganos tienden a fallar.
Ama sorun şu ki, yaşlanırken, organlarımızın yetmezliğe girme ihtimali de artıyor.Problema e că pe măsură ce îmbătrânim organele noastre tind să se deterioreze.
Ama sorun şu ki, yaşlanırken, organlarımızın yetmezliğe girme ihtimali de artıyor.Problémem je, když stárneme, naše orgány mají tendenci více selhávat.
Ama sorun şu ki, yaşlanırken, organlarımızın yetmezliğe girme ihtimali de artıyor.Vấn đề chính là, khi chúng ta già đi, các cơ quan nội tạng dễ bị hư hại hơn.
Ama sorun şu ki, yaşlanırken, organlarımızın yetmezliğe girme ihtimali de artıyor.Και το πρόβλημα είναι ότι καθώς μεγαλώνουμε τα όργανα μας τείνουν να καταστρέφονται.
Ama sorun şu ki, yaşlanırken, organlarımızın yetmezliğe girme ihtimali de artıyor.И проблема в том, что с возрастом наши органы всё больше отказывают.
Ama sorun şu ki, yaşlanırken, organlarımızın yetmezliğe girme ihtimali de artıyor.И проблемът е, че както ние стареем, органите ни са склонни да се изчерпват все повече.
Ama sorun şu ki, yaşlanırken, organlarımızın yetmezliğe girme ihtimali de artıyor.אבל, ככל שאנו מזדקנים, גדל הסיכוי לכשל של האיברים שלנו.
Ama sorun şu ki, yaşlanırken, organlarımızın yetmezliğe girme ihtimali de artıyor.والمشكلة هي، أنه كلما كبرنا في السن، تميل أعضائنا إلى الفشل بشكل أكبر.
Ama sorun şu ki, yaşlanırken, organlarımızın yetmezliğe girme ihtimali de artıyor.臓器が故障しやすくなるということです そのため 現在
Ama yıldızların çarpışma ihtimali çok düşüktür.Peluang tabrakan antar bintang sangat kecil.
Ama yıldızların çarpışma ihtimali çok düşüktür.Pravděpodobnost hvězdné kolize je velmi nízká.
Ama yıldızların çarpışma ihtimali çok düşüktür.Імовірність зіткнення зірок дуже мала.
Ancak, Emeklilik Risk Endeksi, emeklilikte ihtiyaçlarınızı karşılayamama ihtimaliniz giderek artmaktadır.그리고 같은 시점에, 은퇴 위기 지수, 은퇴 이후 먹고 살 수 있을만큼 벌 수 없는 확률은 증가하고 있습니다.
Ancak, Emeklilik Risk Endeksi, emeklilikte ihtiyaçlarınızı karşılayamama ihtimaliniz giderek artmaktadır.А индекс пенсионных рисков, то есть вероятность получения маленькой пенсии, увеличился.
Ancak, Emeklilik Risk Endeksi, emeklilikte ihtiyaçlarınızı karşılayamama ihtimaliniz giderek artmaktadır.במקביל, מדד סיכון הפרישה, הסיכוי שלא תוכלו לענות על הצרכים שלכם לאחר היציאה לגמלאות, נמצא בעליה.
Ancak, Emeklilik Risk Endeksi, emeklilikte ihtiyaçlarınızı karşılayamama ihtimaliniz giderek artmaktadır.في الوقت ذاته، "مؤشر خطر التقاعد"، و إحتمالية عدم التمكن من تلبية الاحتياجات الخاصة بك في التقاعد، قد زادت
Ancak, Emeklilik Risk Endeksi, emeklilikte ihtiyaçlarınızı karşılayamama ihtimaliniz giderek artmaktadır.退職後の生活のために十分に貯蓄できない可能性が 増えていることがわかります。 マッキンゼー=グローバル機関は既に、
Anne her zaman X kromozomu verdiğine göre cinsiyeti onun belirleme ihtimali yoktur. -Máma přece vždycky dává chromozom X, a změnit haploidní charakter máminých vajíček nelze.
Anne her zaman X kromozomu verdiğine göre cinsiyeti onun belirleme ihtimali yoktur. -엄마는 항상 X염색체를 줍니다 엄마의 난자 중 반수체(haploid) 유전 정보가 있는
Anne her zaman X kromozomu verdiğine göre cinsiyeti onun belirleme ihtimali yoktur. -"Кой определя дали детето е момиче или момче - майката или бащата?"
Anne her zaman X kromozomu verdiğine göre cinsiyeti onun belirleme ihtimali yoktur. -حسنا, الام دائما تُعطى الكروموسوم X, لذلك بأى حال من الأحوال-- تركيب الصبغيات الاحادية من بيوضة الأم
Annenizden alma ihtimaliniz %30 ve babanızdan alma ihtimaliniz de %30. -Je hebt een kans van 30% het van je moeder te krijgen en een kans van 30% het van je vader te krijgen.
Annenizden alma ihtimaliniz %30 ve babanızdan alma ihtimaliniz de %30. -Máte 30% šanci, že ji dostanete od své matky a 30% šanci, že ji dostanete od svého otce.
Annenizden alma ihtimaliniz %30 ve babanızdan alma ihtimaliniz de %30. -Tienes un 30% de probabilidades de obtener de su mamá y una 30% de probabilidades de obtener de su papá.
Annenizden alma ihtimaliniz %30 ve babanızdan alma ihtimaliniz de %30. -Има 30% вероятност да го получите от майка си и 30% вероятност да го получите от баща си.
Annenizden alma ihtimaliniz %30 ve babanızdan alma ihtimaliniz de %30. -У вас 30% ймовірність успадкувати їх від мами і 30% ймовірність успадкувати ві тата.
Annenizden alma ihtimaliniz %30 ve babanızdan alma ihtimaliniz de %30. -لديك 30% من الفرص للحصول عليها من أمك و30 % من الفرص للحصول عليها من أبيك
Arama ihtimaline karşı çok iyi bir yere saklamalısın.Ouais, Georg a raison. Juste démonter le siège arrière et cacher ton neveu en dessous.
Arama ihtimaline karşı çok iyi bir yere saklamalısın.إنها لطيفة جدا من كل الجوانب
Askeri birliklerin Bradley karşıtı fraksiyonun elinde olması ihtimalini göz ardı edemeyiz.Não podemos excluir a possibilidade de as forças militares estarem a ser controladas pela facção anti-Bradley.
Askeri birliklerin Bradley karşıtı fraksiyonun elinde olması ihtimalini göz ardı edemeyiz.Nie możemy wykluczyć ewentualności, że armię opanowali przeciwnicy Bradleya.
Askeri birliklerin Bradley karşıtı fraksiyonun elinde olması ihtimalini göz ardı edemeyiz.Non possiamo escludere la possibilità che le forze dell'esercito siano in mano alla coalizione anti-Bradley.
Askeri birliklerin Bradley karşıtı fraksiyonun elinde olması ihtimalini göz ardı edemeyiz.No podemos descartar que el ejército esté en manos de la facción que está en contra de Bradley.
Askeri birliklerin Bradley karşıtı fraksiyonun elinde olması ihtimalini göz ardı edemeyiz.On mahdollista, että armeija on Bradleyn vastustajien käsissä.
Askeri birliklerin Bradley karşıtı fraksiyonun elinde olması ihtimalini göz ardı edemeyiz.Vi kan ikke udelukke, at der er militærfolk - - i hænderne på anti-Bradley faktionen.
Askeri birliklerin Bradley karşıtı fraksiyonun elinde olması ihtimalini göz ardı edemeyiz.Vi kan inte utesluta att det finns militärer- -i händerna på anti-Bradley fraktionen.
Askeri birliklerin Bradley karşıtı fraksiyonun elinde olması ihtimalini göz ardı edemeyiz.Δεν μπορούμε να αποκλείσουμε ότι στρατιωτικές δυνάμεις έχουν πέσει στα χέρια εχθρικών φατριών.
Askeri birliklerin Bradley karşıtı fraksiyonun elinde olması ihtimalini göz ardı edemeyiz.Мы не можем отметать возможность, что военная мощь окажется в руках фракции, которая выступает против Брэдли.
Ayrıca eğer gerçekleşseydi bu gibi şeyleri görmeyecek oluşumuz ihtimalinden de çok etkilenmiştim.E senti-me inspirado pelas possibilidades de que se ele existisse, talvez não víssemos coisas destas.
Ayrıca eğer gerçekleşseydi bu gibi şeyleri görmeyecek oluşumuz ihtimalinden de çok etkilenmiştim.És inspirált annak a lehetősége, hogy ha megvalósul, akkor talán többé nem látunk hasonló dolgokat.
Ayrıca eğer gerçekleşseydi bu gibi şeyleri görmeyecek oluşumuz ihtimalinden de çok etkilenmiştim.I czułem inspirację możliwościami, że gdyby się udało, może wtedy nie oglądalibyśmy takich rzeczy.
Ayrıca eğer gerçekleşseydi bu gibi şeyleri görmeyecek oluşumuz ihtimalinden de çok etkilenmiştim.그리고 저는 실패로 인해 자극을 받았습니다. 만약 바로 성공했더라면, 아마 이런 느낌을 받지 못했을 겁니다.
Ayrıca eğer gerçekleşseydi bu gibi şeyleri görmeyecek oluşumuz ihtimalinden de çok etkilenmiştim.Me sentía inspirado por las posibilidades que de existir, quizá no veríamos cosas como esa.
Ayrıca eğer gerçekleşseydi bu gibi şeyleri görmeyecek oluşumuz ihtimalinden de çok etkilenmiştim.Och jag kände mig inspirerad av möjligheterna om det fungerade, då kanske vi slapp se saker som det här.
Ayrıca eğer gerçekleşseydi bu gibi şeyleri görmeyecek oluşumuz ihtimalinden de çok etkilenmiştim.Počutil sem se navdihnjenega zaradi vseh možnosti, ker če bi deloval, morda ne bi videvali takšnih stvari.
Ayrıca eğer gerçekleşseydi bu gibi şeyleri görmeyecek oluşumuz ihtimalinden de çok etkilenmiştim.Şi m-am simţit inspirat de posibilitatea ca, dacă se realiza, atunci, poate nu am mai privi astfel lucrurile.
Ayrıca eğer gerçekleşseydi bu gibi şeyleri görmeyecek oluşumuz ihtimalinden de çok etkilenmiştim.Εμπνεύστηκα από τις πιθανότητες ότι αν δούλευε, ίσως δεν θα βλέπαμε πράγματα σαν και αυτό.
Ayrıca eğer gerçekleşseydi bu gibi şeyleri görmeyecek oluşumuz ihtimalinden de çok etkilenmiştim.Мене надихнула думка, що якби все вдалося, ті події не трапились би.
Ayrıca eğer gerçekleşseydi bu gibi şeyleri görmeyecek oluşumuz ihtimalinden de çok etkilenmiştim.Меня вдохновляла мысль, что, если бы такой день уже действовал, всего этого могло и не произойти.
Ayrıca eğer gerçekleşseydi bu gibi şeyleri görmeyecek oluşumuz ihtimalinden de çok etkilenmiştim.והרגשתי מעודד מהאפשרויות שאם נצליח, אולי נפסיק לראות מאורעות כאלו.
Ayrıca eğer gerçekleşseydi bu gibi şeyleri görmeyecek oluşumuz ihtimalinden de çok etkilenmiştim.و شعرت بالالهام بوجود احتمالات بانه لو تم تحقيق ذلك اليوم لما كنا صادفنا مثل هذه التجربة
Ayrıca eğer gerçekleşseydi bu gibi şeyleri görmeyecek oluşumuz ihtimalinden de çok etkilenmiştim.もうこんな悲劇はなくなるかもしれない という可能性に 元気づけられていました フィルムを取り出して皮肉屋のところに行きました
Ayrıca yaşam ihtimalinin suyla yakından alakalı olduğuna inanıyoruz.Também pensamos que a possibilidade de haver vida está fortemente ligada a ter água líquida.
Ayrıca yaşam ihtimalinin suyla yakından alakalı olduğuna inanıyoruz.También creemos que las posibilidades de tener vida está altamente conectada con el agua líquida.