Bana göre Mars'ın geçmişinde canlılığın oluşmuş olma ihtimali ¼ ile ½ arasında bir yerdedir.25%〜50%程度と私は考えています とても大胆な見解です
Bana göre Mars'ın geçmişinde canlılığın oluşmuş olma ihtimali ¼ ile ½ arasında bir yerdedir.화성에 생명체가 과거 어느 시점에 존재했을 확률은 어쩌면 사분의 일 에서 이분의 일 이상일지도 모릅니다.
Bana göre Mars'ın geçmişinde canlılığın oluşmuş olma ihtimali ¼ ile ½ arasında bir yerdedir.Myslím, že možnosť vzniku života na Marse, niekedy v minulosti, je možno jedna ku štyrom až možno pol na pol.
Bana göre Mars'ın geçmişinde canlılığın oluşmuş olma ihtimali ¼ ile ½ arasında bir yerdedir.Penso che le possibilità che ci sia stata vita su Marte, in passato, sono forse dal 25 al 50 %.
Bana göre Mars'ın geçmişinde canlılığın oluşmuş olma ihtimali ¼ ile ½ arasında bir yerdedir.Szansa, że na Marsie powstało życie, wynosi 25%, może nawet 50%.
Bana göre Mars'ın geçmişinde canlılığın oluşmuş olma ihtimali ¼ ile ½ arasında bir yerdedir.Я думаю, что вероятность зарождения жизни на Марсе когда-то в прошлом, возможно один к четырём или даже 50/50.
Bana göre Mars'ın geçmişinde canlılığın oluşmuş olma ihtimali ¼ ile ½ arasında bir yerdedir.אני חושבת שהסיכויים לכך שחיים התעוררו במאדים מתישהו בעבר הם משהו בסביבות אחד לארבע, ואולי אפילו חצי-חצי.
Bana göre Mars'ın geçmişinde canlılığın oluşmuş olma ihtimali ¼ ile ½ arasında bir yerdedir.أعتقد أن فرص نشأت الحياة على المريخ ، في وقتٍ ما في الماضي ، هي ربما واحد من بين أربعة أو ربما تصل إلى النصف.
Bana "San Francisco" dedi. Ona "Willie Brown'u tanıma ihtimalin var mı?" diye sordum.私は「もしかしてウィリー・ブラウンと知り合い?」 と言いました
Başarısız olma ihtimali oldukça yüksek, ama biz gerçekleştirmeye çalışmazsak hiçbir şekilde gerçekleşmeyecek.A kudarc esélyei igen magasak, azonban biztosan nem fog bekövetkezni, ha meg sem próbáljuk!
Başarısız olma ihtimali oldukça yüksek, ama biz gerçekleştirmeye çalışmazsak hiçbir şekilde gerçekleşmeyecek.De kansen op mislukking zijn erg hoog, maar het zal in ieder geval niet gebeuren als wij het niet proberen.
Başarısız olma ihtimali oldukça yüksek, ama biz gerçekleştirmeye çalışmazsak hiçbir şekilde gerçekleşmeyecek.실패의 가능성이 매우 큽니다. 하지만 우리의 노력없이 어떠한 변화도 일어나지 않을 것입니다.
Başarısız olma ihtimali oldukça yüksek, ama biz gerçekleştirmeye çalışmazsak hiçbir şekilde gerçekleşmeyecek.Le possibilità di fallire sono molto alte, ma di certo non succederà mai nulla se nemmeno ci proviamo.
Başarısız olma ihtimali oldukça yüksek, ama biz gerçekleştirmeye çalışmazsak hiçbir şekilde gerçekleşmeyecek.Le risque d'échec est très élévé, mais ceci ne peut se produire si nous n'essayons pas de le provoquer.
Başarısız olma ihtimali oldukça yüksek, ama biz gerçekleştirmeye çalışmazsak hiçbir şekilde gerçekleşmeyecek.Pravděpodobnost selhání je velmi vysoká, ale nic by se nestalo, kdybychom se o to nepokusili.
Başarısız olma ihtimali oldukça yüksek, ama biz gerçekleştirmeye çalışmazsak hiçbir şekilde gerçekleşmeyecek.Rủi ro thất bại rất cao, nhưng nhất định sẽ không xảy ra nếu chúng ta không cố làm nó xảy ra.
Başarısız olma ihtimali oldukça yüksek, ama biz gerçekleştirmeye çalışmazsak hiçbir şekilde gerçekleşmeyecek.Șansele unei nereușite sunt foarte mari, dar cu siguranță că nu se va întâmpla nimic dacă nu încercăm.
Başarısız olma ihtimali oldukça yüksek, ama biz gerçekleştirmeye çalışmazsak hiçbir şekilde gerçekleşmeyecek.Вірогідність невдачі дуже висока, але цього не трапиться, якщо ми цього не допустимо.
Başarısız olma ihtimali oldukça yüksek, ama biz gerçekleştirmeye çalışmazsak hiçbir şekilde gerçekleşmeyecek.Шансовете за провал са много високи, но със сигурност няма да се случи ако не се опитаме да го направим.
Başarısız olma ihtimali oldukça yüksek, ama biz gerçekleştirmeye çalışmazsak hiçbir şekilde gerçekleşmeyecek.Шансы на провал очень высоки, но абсолютно точно ничего не произойдет, если мы не попытаемся сделать это.
Başarısız olma ihtimali oldukça yüksek, ama biz gerçekleştirmeye çalışmazsak hiçbir şekilde gerçekleşmeyecek.הסיכויים לכשלון הם גבוהים מאוד, אך הדבר ללא ספק לא ייקרה אם לא ננסה לגרום לזה לקרות.
Başarısız olma ihtimali oldukça yüksek, ama biz gerçekleştirmeye çalışmazsak hiçbir şekilde gerçekleşmeyecek.ان فرص الفشل كبيرة جداً ولكنها لن تحصل ان لم نسمح لها بالحصول
Başarısız olma ihtimali oldukça yüksek, ama biz gerçekleştirmeye çalışmazsak hiçbir şekilde gerçekleşmeyecek.失敗を恐れて何もしなければ 成功の可能性など無いのです 外交官だった時と比べて
Başka bazı şeylerin virüs bulaşımı frekansını arttıyor olma ihtimali de var.Ar putea exista alţi factori acolo care fac ca transmiterea să aibă o frecvenţă mai mare
Başka bazı şeylerin virüs bulaşımı frekansını arttıyor olma ihtimali de var.Bisa jadi ada hal-hal lain yang membuat transmisi terjadi dengan frekuensi yang lebih tinggi.
Başka bazı şeylerin virüs bulaşımı frekansını arttıyor olma ihtimali de var.Det kan vara andra saker. som leder till ökad spridning.
Başka bazı şeylerin virüs bulaşımı frekansını arttıyor olma ihtimali de var.Đó có thể là một số yếu tố khiến cho đại dịch lan tràn nhanh hơn.
Başka bazı şeylerin virüs bulaşımı frekansını arttıyor olma ihtimali de var.Er zouden andere dingen kunnen zijn die transmissie in een hogere frequentie veroorzaken.
Başka bazı şeylerin virüs bulaşımı frekansını arttıyor olma ihtimali de var.Es könnte sein, dass es etwas anderes ist, weswegen die Übertragung häufiger vorkommt.
Başka bazı şeylerin virüs bulaşımı frekansını arttıyor olma ihtimali de var.Il y a peut-être d'autres facteurs qui font que la transmission se fasse dans des taux plus élevés.
Başka bazı şeylerin virüs bulaşımı frekansını arttıyor olma ihtimali de var.전염이 더 잘되게 만드는 또 다른 이유가 있을 수도 있습니다.
Başka bazı şeylerin virüs bulaşımı frekansını arttıyor olma ihtimali de var.Lahko, da so tu druge stvari, zaradi katerih se prenos zgodi z večjo frekvenco.
Başka bazı şeylerin virüs bulaşımı frekansını arttıyor olma ihtimali de var.Może jeszcze inne czynniki ułatwiające przenoszenie choroby.
Başka bazı şeylerin virüs bulaşımı frekansını arttıyor olma ihtimali de var.Môže to byť inými faktormi, ktoré spôsobujú zvýšenú frekvenciu prenosu.
Başka bazı şeylerin virüs bulaşımı frekansını arttıyor olma ihtimali de var.Můžou existovat jiné faktory, které způsobují vyšší frekvenci přenosu.
Başka bazı şeylerin virüs bulaşımı frekansını arttıyor olma ihtimali de var.Pode ser que seja outra coisa que faça a transmissão ocorrer com uma maior frequência.
Başka bazı şeylerin virüs bulaşımı frekansını arttıyor olma ihtimali de var.Podría ser que hay otras cosas que hace que la transmisión ocurra con mayor frecuencia.
Başka bazı şeylerin virüs bulaşımı frekansını arttıyor olma ihtimali de var.Può essere che ci siano altre cose che fanno si che la trasmissione avvenga più frequentemente.
Başka bazı şeylerin virüs bulaşımı frekansını arttıyor olma ihtimali de var.Saattaa olla vielä muitakin tekijöitä, jotka vaikuttavat tartuntojen esiintyvyyteen.
Başka bazı şeylerin virüs bulaşımı frekansını arttıyor olma ihtimali de var.Θα μπορούσαν να είναι άλλοι παράγοντες που προκαλούν διάδοση με μεγαλύτερη συχνότητα.
Başka bazı şeylerin virüs bulaşımı frekansını arttıyor olma ihtimali de var.Возможно, также существуют другие причины, делающие передачу вируса более частой.
Başka bazı şeylerin virüs bulaşımı frekansını arttıyor olma ihtimali de var.Може да има и други неща, които причиняват повишаване честотата на разпространение.
Başka bazı şeylerin virüs bulaşımı frekansını arttıyor olma ihtimali de var.Можливо, також існують інші причини, які збільшують частоту передачі вірусу.
Başka bazı şeylerin virüs bulaşımı frekansını arttıyor olma ihtimali de var.יכול להיות שישנם גורמים אחרים שמובילים להדבקה בתדירות גבוהה.
Başka bazı şeylerin virüs bulaşımı frekansını arttıyor olma ihtimali de var.وقد توجد أشياء أخرى تزيد من نسبة انتقال الفيروس
Başka bazı şeylerin virüs bulaşımı frekansını arttıyor olma ihtimali de var.高い頻度で伝染を生じさせるのは 結局のところ、健康な人が異性とのセックスを行っている限り
Başka karşılaşma ihtimali de o yere gittiğimdedirAltă întâlnire pur incidentală a fost când am mers într-un loc
Başka karşılaşma ihtimali de o yere gittiğimdedirAz is csak véletlen volt, hogy elmentem valahova
Başka karşılaşma ihtimali de o yere gittiğimdedirEen andere toevalligheid, gebeurde toen ik naar een plek ging
Başka karşılaşma ihtimali de o yere gittiğimdedirEine andere zufälligen Begegnung geschah, als ich an einen Ort gegangen bin
Başka karşılaşma ihtimali de o yere gittiğimdedirEtt slumpartat möte var när jag åkte till ett ställe med några vänner.
Başka karşılaşma ihtimali de o yere gittiğimdedirJ'ai eu un autre coup de chance quand je suis allée dans un endroit
Başka karşılaşma ihtimali de o yere gittiğimdedirKejadian lainnya adalah ketika saya pergi ke suatu tempat
Başka karşılaşma ihtimali de o yere gittiğimdedir또 다른 행운은 제가 그 장소에 갔을때입니다—
Başka karşılaşma ihtimali de o yere gittiğimdedirOutro encontro casual foi quando fui a um sítio.
Başka karşılaşma ihtimali de o yere gittiğimdedirToinen sattuma kävi, kun menin erääseen paikkaan
Başka karşılaşma ihtimali de o yere gittiğimdedirΜια άλλη τυχαία συνάντηση έιναι όταν πήγα σε ένα μέρος
Başka karşılaşma ihtimali de o yere gittiğimdedirמפגש גורלי נוסף הוא כשאני הולכת למקום
Başka karşılaşma ihtimali de o yere gittiğimdedirومصادفة اخري تحدث عندما اذهب لمكان
Başka karşılaşma ihtimali de o yere gittiğimdedir私はたまたま数人の友達と、違う場所へ行き当たりばったりに車で移動していました。