Bir araştırmaya göre çocukluk fotoğraflarında gülümseyen insanların boşanma ihtimalleri daha düşük.Uno studio dice che le persone che sorridono nelle foto d'infanzia divorziano più difficilmente.
Bir araştırmaya göre çocukluk fotoğraflarında gülümseyen insanların boşanma ihtimalleri daha düşük.Учені довели, що люди, які усміхаються на дитячих знімках, менш схильні до розлучення.
Bir araştırmaya göre çocukluk fotoğraflarında gülümseyen insanların boşanma ihtimalleri daha düşük.Учёные обнаружили, что люди, которые улыбаются на детских фотографиях, с меньшей вероятностью разведутся.
Bir araştırmaya göre çocukluk fotoğraflarında gülümseyen insanların boşanma ihtimalleri daha düşük.היה מחקר שגילה שאנשים שמחייכים בתמונות ילדותם צפויים פחות להתגרש.
Bir araştırmaya göre çocukluk fotoğraflarında gülümseyen insanların boşanma ihtimalleri daha düşük.وجدت احدى الدراسات أن الاشخاص الذين يظهرون مبتسمين في صور طفولتهم يكونون أقل عُرضة للطلاق
Bir araştırmaya göre çocukluk fotoğraflarında gülümseyen insanların boşanma ihtimalleri daha düşük.一項研究顯示 人喺童年影相嘅時候笑 就越不會離婚。
Bir araştırmaya göre çocukluk fotoğraflarında gülümseyen insanların boşanma ihtimalleri daha düşük.幼少時の写真で微笑んでいる人は 離婚する確率が低いそうです これは正当な研究であることを
Bir Avrupa Birliği üye ülkesi vatandaşıysanız, büyük ihtimalle Finlandiya’dan sığınma alamazsınız.Jos olet Euroopan Unionin jäsenmaan kansalainen, et todennäköisesti saa turvapaikkaa Suomesta.
Bir Avrupa Birliği üye ülkesi vatandaşıysanız, büyük ihtimalle Finlandiya’dan sığınma alamazsınız.Om du är medborgare i ett EU-land, får du sannolikt inte asyl i Finland.
Bir Avrupa Birliği üye ülkesi vatandaşıysanız, büyük ihtimalle Finlandiya’dan sığınma alamazsınız.Si vous êtes ressortissant d'un pays membre de l'Union européenne, vous n'obtiendrez pas l'asile en Finlande.
Bir Avrupa Birliği üye ülkesi vatandaşıysanız, büyük ihtimalle Finlandiya’dan sığınma alamazsınız.إذا كنت مواطناً من إحدى دول الاتحاد الأوروبي، فإنه من المحتمل أنك لن تحصل على اللجوء في فنلندا.
Biraz ihtimal dışıHypothese plutôt tiree par les cheveux.
Biraz ihtimal dışıKhó tin nhỉ?
Biraz ihtimal dışıMuito rebuscado.
Biraz ihtimal dışıPretty farfetched.
Biraz ihtimal dışıStrano davvero.
Biraz ihtimal dışıTrudno uwierzyć.
Bir başka seçenek de sadece gülümsemek ve başka ihtimallere açık olabilmektir.Alebo sa môžu jednoducho usmievať a zostať otvorené všetkým možnostiam.
Bir başka seçenek de sadece gülümsemek ve başka ihtimallere açık olabilmektir.A mogą też uśmiechnąć się i pozostać otwarte na wszystkie możliwości.
Bir başka seçenek de sadece gülümsemek ve başka ihtimallere açık olabilmektir.A nebo se prostě mohou usmívat a zůstat otevřené všem možnostem.
Bir başka seçenek de sadece gülümsemek ve başka ihtimallere açık olabilmektir.Atau mereka bisa saja tersenyum, dan tetap terbuka terhadap semua peluang.
Bir başka seçenek de sadece gülümsemek ve başka ihtimallere açık olabilmektir.Eller de kan bare smile, og forblive åbne for alle muligheder.
Bir başka seçenek de sadece gülümsemek ve başka ihtimallere açık olabilmektir.Hay đơn giản hơn, họ có thể mỉm cười, và tiếp tục công khai nhiều nhất mà họ có thể.
Bir başka seçenek de sadece gülümsemek ve başka ihtimallere açık olabilmektir.아니면, 그냥 단순히 미소만 짓고 모든 가능성에 대해서만 공개적일 수도 잇습니다.
Bir başka seçenek de sadece gülümsemek ve başka ihtimallere açık olabilmektir.Oder sie können einfach lächeln und weiter allen Möglichkeiten offen gegenüber stehen.
Bir başka seçenek de sadece gülümsemek ve başka ihtimallere açık olabilmektir.Of ze kunnen gewoon lachen en openstaan voor alle mogelijkheden.
Bir başka seçenek de sadece gülümsemek ve başka ihtimallere açık olabilmektir.Oppure possono semplicemente sorridere e rimanere aperte a tutte le evenienze.
Bir başka seçenek de sadece gülümsemek ve başka ihtimallere açık olabilmektir.O simplemente pueden sonreír y permanecer atentos a todas las posibilidades.
Bir başka seçenek de sadece gülümsemek ve başka ihtimallere açık olabilmektir.Ou elles peuvent tout simplement sourire, et rester ouvertes à tout.
Bir başka seçenek de sadece gülümsemek ve başka ihtimallere açık olabilmektir.Ou podem simplesmente sorrir, e ficar abertos a todas as possibilidades.
Bir başka seçenek de sadece gülümsemek ve başka ihtimallere açık olabilmektir.Sau pot, pur și simplu, să zâmbească și să ramână deschise la toate opțiunile.
Bir başka seçenek de sadece gülümsemek ve başka ihtimallere açık olabilmektir.Tai he voivat vain hymyillä ja pysyä avoimina kaikille mahdollisuuksille.
Bir başka seçenek de sadece gülümsemek ve başka ihtimallere açık olabilmektir.Vagy egyszerűen csak mosolyoghatnak és nyitottak maradhatnak minden lehetőségre.
Bir başka seçenek de sadece gülümsemek ve başka ihtimallere açık olabilmektir.Ή μπορούν απλά να χαμογελούν και να παραμένουν ανοιχτοί σε όλα τα ενδεχόμενα.
Bir başka seçenek de sadece gülümsemek ve başka ihtimallere açık olabilmektir.Або ж керівництво може просто посміхатися і залишатися відкритим для нових можливостей.
Bir başka seçenek de sadece gülümsemek ve başka ihtimallere açık olabilmektir.Или они могут просто улыбаться, и оставаться открытыми для всех возможностей.
Bir başka seçenek de sadece gülümsemek ve başka ihtimallere açık olabilmektir.Или те могат просто да се усмихват и да останат открити за всички възможности.
Bir başka seçenek de sadece gülümsemek ve başka ihtimallere açık olabilmektir.או שהן יכולות פשוט לחייך, ולהישאר פתוחות לכל האפשרויות.
Bir başka seçenek de sadece gülümsemek ve başka ihtimallere açık olabilmektir.أو أنها مجرد ابتسامة، وتبقى مفتوحة لكل الاحتمالات.
Bir başka seçenek de sadece gülümsemek ve başka ihtimallere açık olabilmektir.オープンでいることもできます ありがとうございました
Bir cevap bulmak için büyük ihtimalle Arthur'un yaptığından daha çabuk.Att hitta ett svar förmodligen mycket snabbare än Arthur gjorde. Så...
Bir cevap bulmak için büyük ihtimalle Arthur'un yaptığından daha çabuk.De a găsi un răspuns probabil mult mai repede decât a făcut Arthur.
Bir cevap bulmak için büyük ihtimalle Arthur'un yaptığından daha çabuk.정답에 도달 하는 것입니다. 아마도 아서보다 빠를것입니다.
Bir cevap bulmak için büyük ihtimalle Arthur'un yaptığından daha çabuk.löytää vastaus luultavasti paljon nopeammin kuin Arthur.
Bir cevap bulmak için büyük ihtimalle Arthur'un yaptığından daha çabuk.Per trovare una risposta più velocemente di quanto abbia fatto Arthur.
Bir cevap bulmak için büyük ihtimalle Arthur'un yaptığından daha çabuk.Pour trouver une réponse probablement plus vite qu'Arthur.
Bir cevap bulmak için büyük ihtimalle Arthur'un yaptığından daha çabuk.- zumindest schneller als Arthur.
Bir cevap bulmak için büyük ihtimalle Arthur'un yaptığından daha çabuk.למצוא תשובה יותר מהר מאשר ארתור.
Bir cevap bulmak için büyük ihtimalle Arthur'un yaptığından daha çabuk.لايجاد اجابة لربما بشكل اسرع من ما فعله ارثر . لذا--
Bir cevap bulmak için büyük ihtimalle Arthur'un yaptığından daha çabuk.アーサー・ベンジャミンの 「数学マジック」より早いんです まず
Bir daha öyle bir tayfunun gelme ihtimali sıfırDet finns ingen chans att en tyfhon ska komma igen vid den tiden.
Bir daha öyle bir tayfunun gelme ihtimali sıfırEr is geen kans dat de typhoon's opnieuw gaan komen bij die tijd.
Bir daha öyle bir tayfunun gelme ihtimali sıfırEs ist nicht möglich,dass der Taifun wieder zu dieser Zeitpunkt kommt.
Bir daha öyle bir tayfunun gelme ihtimali sıfırIl n'y a aucune chance qu'un autre typhon arrive encore cette fois-ci.
Bir daha öyle bir tayfunun gelme ihtimali sıfır태풍이 또 딱 맞춰서 와줄리가 없어.
Bir daha öyle bir tayfunun gelme ihtimali sıfırLàm gì lại xuất hiện cơn bão lần nữa.
Bir daha öyle bir tayfunun gelme ihtimali sıfırMana ada topan akan terjadi di waktu yang sama untuk kedua kalinya.
Bir daha öyle bir tayfunun gelme ihtimali sıfırNie ma mowy, żeby tajfun przyszedł i tym razem.
Bir daha öyle bir tayfunun gelme ihtimali sıfırNon c'è modo che quel tifone torni di nuovo in quel periodo.
Bir daha öyle bir tayfunun gelme ihtimali sıfırNu are cum sa vina din nou taifunul in acel timp.